BIST 100
14.587,93 2,72%
DOLAR
44,8593 0,14%
EURO
52,7935 -0,09%
GRAM ALTIN
6.966,26 1,07%
FAİZ
39,24 -1,46%
GÜMÜŞ GRAM
116,50 3,21%
BITCOIN
75.433,00 -0,46%
GBP/TRY
60,6672 0,04%
EUR/USD
1,1765 -0,14%
BRENT
90,38 -9,07%
ÇEYREK ALTIN
11.389,84 1,07%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

ANASAYFA

Son dakika Gülistan Doku Haberleri: Gülistan doku soruşturmasında yeni gelişme! Dilekçe verildi

Son dakika Gülistan Doku Haberleri: Gülistan doku soruşturmasında yeni gelişme! Dilekçe verildi

Van’da iki yıl önce kaybolduktan 18 gün sonra sahilde cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, 10 kişinin tutuklandığı Gülistan Doku soruşturmasında genç kızın ailesine destek olmak için Tunceli Adliyesi’ne geldi. Kabaiş, adliye önünde Gülistan’ın annesi Bedriye ile ablası Aygül Doku ile görüştü. Nizamettin Kabaiş, Bedriye Doku’nun elini öptü.
İlginizi Çekebilir
Nizamettin Kabaiş, Rojin dosyasının da çözüleceğine inandıklarını belirterek, “Doku ailesi çok büyük acılar çektiler. 6 yıldır bu acıyı çekiyorlar. Biz de 2 yıldır büyük acılar çektik, bize çektirdiler. Onlar validen şüphe etmişti, bizim olayda da rektörden çok şüpheleniyorum. Akrabasıdır, parmağı vardır içinde, ben biliyorum. Kamera kayıtları silinmiş. Hal hareketlerinden dahi bellidir. Otopsi odasına girmiş. Sürekli onun yüzüne de vuruyorum bunu. Taziyeye de gelmedi. Biz çocuğumuzu size emanet etmiştik. Siz ‘bunlar bizim evladımızdır, bizim kızımızdır’ demeliydiniz. Hiç mücadele etmediler. Hiç demedi ki ‘benim öğrencimdi, başına ne geldi’ diye. Aynı şekilde Gülistan Doku da öyle oldu. Böyle olmaması lazım. Bizim makama saygımız vardır. Devletimize güveniyoruz. Ama şahsi kızımıza sahip çıkmamışlar. Hakkımızı onlara helal etmeyeceğiz, bu olayın peşini de hiç bırakmayacağız” dedi.
Kabine yarın toplanıyor! Gündemde okul saldırıları, bölgesel krizler ve yeni güvenlik tedbirleri var

‘DEVLETİMİZE, ADALET BAKANIMIZA GÜVENİYORUM’
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sözlerinin kendisini duygulandırdığını belirten Kabaiş, “Suçumuz günahımız nedir? Bu insanlar, bu aile 6 senedir burada acılar çekiyor. Bu yolda belki yüzlerce defa gelip, gittiler. Biz de sürekli Van’a gidip geliyoruz, acılar çekiyoruz. Onların umurunda değil. Rojin Kabaiş’in dosyasına 6 aydır hiçbir şey yapılmamış. Dosya halen o şekilde rafta duruyor. 2 erkek DNA’sı da tespit edildiği halde halen bir adım atılmadı. Sadece ‘telefonu yurt dışında, onu bekliyoruz’ diyorlar. Allah’ın izniyle her şey çözülecek, hem Rojin’in hem Gülistan’ın. Adalet Bakanımıza da buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Devletimize, Adalet Bakanımıza güveniyorum. Onun tarihi kelimeleri vardı, çok duygulandım, çok ağladım. Kendisi de söyledi. ‘Kim olursa olsun, güçlüye dokunulmaz algısı yapmasınlar’ diye. İnşallah her şeyi çözecek. Bizimki de ortaya çıkacak. Bu annenin hakkı nasıl ödenecek? 6 yıldır bu aile acı çekiyor. Bizimki de onun benzeridir. Van Valisine sesleniyorum. Bize yardımcı ol, her şey açığa çıksın. Kimin parmağı varsa, kim olursa olsun çözülsün. Gülistan Doku’daki gibi her şey açığa çıksın. Çünkü kameraları silmişler, dar baz çalışması yapılmadı, 2 erkek DNA’sı var” diye konuştu.
8 yıl sonra Rabia Naz dosyasında yeni umut! Kayıp detaylar yeniden gündemde, babadan ilk açıklama

‘İNŞALLAH SİZİNKİ DE BULUNUR’
Gülistan’ın annesi Bedriye Doku da sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyerek, “Ben bir anneyim. Bunlara müebbet verilmesini istiyorum. Ben kızımın katillerini buldum, inşallah sizinki de bulunur. Kızımın kemiklerini istiyorum. İnşallah Ebru Cansu gibi bir savcı da size denk gelsin. Ebru Cansu kızımın katillerini buldu, inşallah sizin de bulunacak. İnşallah kızımın da bir mezarı olur. Ben gidip bir Fatiha okuyacağım” dedi.

‘SONEL’İN ANNESİ HAKKINDA DİLEKÇE VERDİK’
Gülistan’ın ablası Aygül Doku, tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in annesi H.S. hakkında da şikayetçi olduklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Aile avukatımız, Mustafa Türkay Sonel katilin annesi ve örtbasçı babası Tuncay Sonel’in eşi hakkında da tutuklama talebinde bulunmak üzere başsavcılığımıza dilekçesini gönderdi. Çünkü o katil ve tecavüzcünün annesi de oğlunun kızımızı öldürdüğünü biliyordu. Bu yüzden aile avukatımız tutuklanması için başvurusunu yaptı. En ağır şekilde müebbet almalarını istiyoruz, adalete inanıyoruz.
6 kişilik ailenin 70 yıllık gizemi! Sır perdesi aralandı, hayatta kalan son kişiden dikkat çeken çıkış geldi…

8 yıl sonra Rabia Naz dosyasında yeni umut! Kayıp detaylar yeniden gündemde, babadan ilk açıklama

8 yıl sonra Rabia Naz dosyasında yeni umut! Kayıp detaylar yeniden gündemde, babadan ilk açıklama

Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de, Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi’ndeki evlerinin önünde yaralı bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekibi tarafından hastaneye kaldırılan Rabia Naz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Rabia Naz Vatan’ın ölüm nedeninin tespiti için Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda ölümün, genel beden travmasına bağlı kırık ve iç organ yaralanması sonucu meydana geldiği, yüksekten düşme ile uyumlu olduğu kaydedildi. Aile ise kızlarına otomobil çarptığını ve yaralı olarak evin önüne bırakıldığını iddia etti.
İlginizi Çekebilir
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada; Rabia Naz Vatan’ın ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği belirtildi. Kararda küçük kızın ölümünün yüksekten düşme sonucu meydana geldiği, başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde bir delil tespit edilemediğine yer verildi. 130 kişinin tanık olarak dinlendiği kaydedilen açıklamada, “Tüm dosya kapsamından, Rabia Naz Vatan’ın evinin çatısından düşerek vefat ettiği kanaatine varılmış, başka birinin kusuru tespit edilemeyen olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir” ifadesi kullanıldı.
İstanbul’da hayalet ekran hırsızlığı! Park halindeki 8 araçtan çaldılar, 2 şüpheli tutuklandı
‘İNŞALLAH ARTIK GEREKEN YAPILIR’
Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmelerin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, ‘Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor’ açıklamasına ilişkin konuştu. Ziyaret ettiği kızının kabrine çiçek bırakıp, Bakan Gürlek’in açıklamasının umut verici olduğunu belirten Vatan, Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nü aradığını belirterek “İnşallah artık gereken yapılır” dedi.
‘GÜÇ ALIR GİBİ SIMSIKI ELİMİ SIKMIŞTI’
Olay günü yaşadıklarını DHA’ya anlatan Şaban Vatan, “Rabia Naz, okuldan çıktıktan sonra gittiği eczanedeki annesinin yanından ayrılıyor. Öncesinde kırtasiyeye gitmiş, arkadaşlarıyla dondurma alıp yemişler. Annesinin yanından ayrıldıktan sonraki süreçte Rabia Naz’a ne olduğu hala ortaya çıkmadı. O gün saat 17.17’de bana bir telefon geldi. Trabzon’un Beşikdüzü ilçesindeydim. ‘Naz’a bir şey olmuş, yüzünde de bir şey var. Yolun kenarında duruyor’ dendi. Ben o panikle Eynesil’e geldim. O panikle yolda 112’yi aramıştım. Ambulans gelmişti ve Rabia Naz sırt üzeri yolun kenarına, iş yerimin önündeki kısma bırakılmıştı. Bulunduğu yerde sürüklenme gibi hiçbir iz yoktu. Bir çocuğu sırt üzeri bırakıp kaçmışlar gibiydi. Sırtında okul çantası olması gerekirdi, o bile yoktu. Hastaneye gitti ve Rabia Naz yaşıyordu. Yavrum acı içerisinde kıvranıyordu, ambulans içerisinde çığlık atmış. Sağ tarafında kan vardı ama burnu bile kanamamıştı. Aynı zamanda ayağında açık ve ciddi büyüklükte bir yara vardı. Kemikleri görünüyordu ama yaranın etrafında kan yoktu. Beni odadan çıkardılar. Kızıma cesaret vermek için elini tutmuş, ‘Kızım korkma, yanındayım’ demiştim. Güç alır gibi sımsıkı elimi sıkmıştı. Biz umutluyduk ve sadece ayağındaki yaradan ötürü endişemiz vardı. Naz’ın okul çantasını aramaya başladık. Olay yeri inceleme saat 20.00’a kadar da inceleme yapmış. Her yer arandı ama çantayı bulamadık. Bir süre sonra acildeki doktor, Rabia’yı kaybettiğimizi söyledi. Morg kısmının kapısında kızımızı bekledik. Hastane sedyesinden morg sedyesine kendim aldım. Rabia Naz’a araç çarptığı net olarak belliydi hatta fail araç aranıyordu” diye konuştu.

‘KATİLLERİN HAK ETTİKLERİ CEZALARI ALMASINI İSTİYORUZ’
Kızının okul çantasını sakladığını söyleyen Vatan, “Sayın Bakan Beyin şu anda yaptığı açıklamalara göre Rabia Naz, Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku ile ilgili biz, katillerin yargılanmasını, hak ettikleri cezaları almasını istiyoruz. Rabia Naz’a araç çarptığı anda hastaneye yetiştirilmiş olsaydı, yaşayacaktı ki zaten yaşıyordu. İç organlarında hasar yoktu. Ölümüne de sebep oldular. Rabia Naz’ın okul çantası burada. Çantası bana takipsizlik kararı sonrasında verildi. Aldıktan sonra hiçbir yerine dokunmadım. Adli torbada olduğu gibi duruyor. Hiç açmadım ki tekrar incelensin diye. Çantanın altında simsiyah çizgili bir iz var; üzerinden bir şey geçmiş gibi. Araç lastik izi olma olasılığı çok yüksek. Rabia Naz’ın okul çantasında hiçbir ize rastlanmıyor. Çantayı tutuğu yer belli, her gün sırtına aldı, ders saatlerinde çantasını açıp kapattı. Rabia’nın parmak izi, naylon dokulu bir çantada nasıl olmaz? “ifadelerini kullandı.
Adı ‘altın’ ama değeri altından fazla! Antik Yunan’da soylular giyiyordu: Midye kabuğundan çıkıyor
‘BEDELLER ÖDEDİK’
Bakan Gürlek’in duyarlılığının farkında olduklarını kaydeden Şaban Vatan, şöyle konuştu:
“12 Nisan, Rabia Naz’ın ölüm yıl dönümüydü. Onun ardından gündeme gelen Gülistan Doku olayını Sayın Bakan Bey de yakından takip ediyormuş. Özel kalemini arayarak, bu konuyla ilgili bilgi almak istedim ve randevu talep ettim. Biz de bildiğimiz ve süreçte elde ettiğimiz tüm verileri Bakan Beye aktarmak istiyoruz. Bir ekip kurulmuş, bu ekiple sağlıklı sonuçlara gidilmesini bekliyoruz. Gülistan Doku’nun ardındaki süreç bize umut oldu. Bakan Beyin duyarlılığının farkındayız. Çabaladık ve anlatmaya çalıştık hatta bedeller ödedik. Gülistan Doku ve Dorukhan Büyükışık dosyaları hepsini anlatıyor. Rabia Naz da Rojin Kabaiş de aynıdır. Her can önemlidir. Biz, her şeyin en etkin şekilde yeniden soruşturulmasının başlatılmasını istiyoruz. Kurmuş olduğu ekibin özveriyle çalışmasını ve bizlerle de aile olarak görüşülmesini istiyoruz.”

‘BU SAATTEN SONRA İNŞALLAH SONUCA GİDİLİR’
Vatan, “8 yıl içerisinde bizler de bilgiler elde ettik ve sunacak olduğumuz bir yer yoktu. Bu saatten sonra inşallah sonuca gidilir. Dorukhan Büyükışık cinayetinde çok ümitlenmiştim. Gülistan Doku olayını da hep yakından takip ettik. Umut ediyoruz ki Gülistan’ın da bedeni inşallah bulunur. Umutluyum; gelinen süreç, tüm toplumun takibinde. Bu süreç bizim için umuttur. Sayın Bakanın da bu konuda tam yetkisi var. Biz de Sayın Bakandan bunu bekliyorduk. Bakanımız da Rabia Naz ve Rojin Kabaiş için de özel inceleme yapılacağını belirtmiş. Sadece adalet istiyoruz” dedi.
2295 gün sonra gelen itiraf: Hamile kaldı kafasına sıktım…

SON DAKİKA KABİNE TOPLANTISI HABERLERİ: Kabine yarın toplanıyor! İşte masadaki konular

SON DAKİKA KABİNE TOPLANTISI HABERLERİ: Kabine yarın toplanıyor! İşte masadaki konular

HABER MERKEZİ- Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda dış ve iç politikaya ilişkin gelişmelerin yanı sıra, geçen hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarıyla ilgili gelişmeler ve bu gibi saldırıların engellenmesi için atılabilecek adımların görüşülmesi bekleniyor. Öte yandan İran-İsrail gerilimi ve ekonomiye etkileri de ele alınacak.
İlginizi Çekebilir
Toplantının ayrıntılarını CNN Türk muhabiri Arda Erdoğan anlattı;
“Saat 15.30’da gerçekleşecek kabine toplantısında Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleşen okul saldırıları ele alınacak. Bu saldırılarda 9 kişi ölmüş, onlarca kişi yaralanmıştı. O saldırıların ardından İçişleri ve Millî Eğitim Bakanları, il millî eğitim müdürleri, valiler ve kolluk güçleriyle bir toplantı yapmıştı. O toplantının ardından bir dizi karar açıklanmıştı.
OKUL SALDIRILARI
Bu kararlar yurt genelinde nasıl uygulanacak? Şiddet olaylarının önüne geçilmesi için hangi adımlar atılabilir? Bu adımlara ek olarak yeni tedbirler neler olabilir? Tüm bu hususlar kabine toplantısında değerlendirilecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında diplomasi kısmı da önemli, dış politika kısmı da önemli. Kabine toplantısı öncesinde Antalya Diplomasi Forumu sona ermek üzereydi. O forumda Cumhurbaşkanı Erdoğan birçok mevkidaşıyla, devlet ve hükümet başkanıyla görüşmüştü. O görüşmelerin yansımaları, bölgesel krizlere dair yapılan istişareler ve müzakereler kabine toplantısında değerlendirilecek konular arasında yer alıyor.
İRAN- ABD İSRAİL SAVAŞI
Dış politikayla devam edelim. Amerika Birleşik Devletleri, İran-İsrail savaşı kapsamında barış umudunun artmasının ardından ateşkesin kalıcı hâle gelmesi için diplomatik çabalarını bölge ülkeleriyle sürdürüyor. Türkiye de bu çabalara aktif şekilde destek veriyor. Taraflarla telefon görüşmeleri devam ediyor, hem lider boyutunda hem de Dışişleri Bakanı düzeyinde. Söz konusu krizin çözümüne ilişkin yürütülecek yeni adımlar neler olacak? Mevcut çabalarda gelinen son durum da kabine toplantısında değerlendirilecek.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ
Hürmüz Boğazı’nın tekrar trafiğe açılması gerekiyor. Zira İran, geçtiğimiz günlerde Boğaz’ın Amerikan ablukası nedeniyle kapatıldığını duyurmuştu. Bölgesel ve küresel ticaretin yeniden aktif şekilde devam edebilmesi için Hürmüz’ün açılması gerekiyor. Bu krizin çözümüne ilişkin değerlendirmeler ve girişimler de kabine toplantısında masada olacak başlıklar arasında yer alıyor. Krizin ekonomiye etkileri de yine değerlendirilecek.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ
Toplantıda “terörsüz Türkiye” hedefi de kabinenin yakından takip ettiği başlıklar arasında. Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin yasal adımları bir bir hayata geçirmesi bekleniyor. Bu yasal adımlar öncesinde, terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecinin sahada nasıl takip edildiği, Millî İstihbarat Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tespitleri kabine toplantısında masaya gelecek.
Yasal düzenlemeler öncesinde kurulacak teyit mekanizmasının nasıl olacağı ve düzenlemelerin hangi takvimde gündeme geleceği sorularına da kabine toplantısında yanıt aranacak.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI
Bir not düşerek devam edelim. Tunceli’de devam eden önemli bir soruşturma var. 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku soruşturması sürüyor. Bazı şüpheliler gözaltına alındı, tutuklamalar var. Tunceli’nin eski valisi Tuncay Sonel de gözaltına alındı. Sorgusu devam ediyor. Bu hususa ilişkin değerlendirmelerin ve soruşturmadaki son durumun da kabinenin gündeminde olması bekleniyor.”
Okul saldırısında hayatını kaybeden Bayram’ın antrenman günüydü! Futbol okulunda sessizlik ve hüzün hakim
Fenerbahçe’de Ederson’un menajeri İstanbul’a çağrıldı! Hatası sonrası özür dilemişti…

Nisan ayında çığ felaketi! 4 kişinin bulunduğu araçta can pazarı

Nisan ayında çığ felaketi! 4 kişinin bulunduğu araçta can pazarı

Trabzon’un yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Hayrat ilçesi Geçitli mevkisinde sabah saatlerinde çığ düştü. Bu sırada yoldan geçen araç, çığ altında kaldı. Araçtaki 4 kişi kendi imkanlarıyla çıktı. Bu kişilerin sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, belediye ekiplerinin yolu açmak için çalışma başlatacağı ifade edildi.
İlginizi Çekebilir
BEYŞEHİR’DE İKİ MEVSİMİN GÜZELLİĞİ BİR ARADA YAŞANIYOR
Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü çevresinde ilkbaharın gelişiyle doğal güzellikler kendini gösteriyor.
Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Torosların uzantısı 2 bin 998 metre yüksekliğe sahip Anamas Dağı, Beyşehir Gölü Havzası’nı kuzey ve batı yönlerinden çevreliyor.
Beyşehir Gölü’ne hakim konumun yanı sıra onlarca yaylayı barındıran dağ, eteklerinden zirvesine kadar uzanan kar örtüsüyle dikkati çekiyor.
Milli Saraylar Torino Zirvesi’ne “Yılın Konuğu” olarak davet edildi
Beyşehir Gölü’nün adalarında yeşil çayırlar kendini gösterirken, çiçek açan ağaçlar ile zirvelerdeki kar örtüsünün oluşturduğu manzara, bölgeye ayrı bir güzellik kazandırıyor.
Sisli dağları, geniş çayırları ve göl üzerindeki adalarıyla dikkat çeken bölge güzel görüntüler sunarken, Kurucuova Mahallesi açıklarındaki iki ada çevresinde uçuşan martı sürüleri doğaya ayrı bir hareket katıyor.

BEYŞEHİR GÖLÜ VE ÇEVRESİ, DOĞANIN TÜM RENKLERİNİ YANSITIYOR
Göl havzasında Adaköy Mahallesi’nin arazilerinde açan laleler de Anamas Dağı’nın karlı manzarasıyla kırmızı, beyaz, yeşil ve maviyi buluşturdu.
Bölge, dört mevsim sunduğu doğal güzelliklerle özellikle fotoğrafçılar için de eşsiz manzaralar oluşturuyor.
Bölgeye ulaşımı sağlayan Beyşehir-Yeşildağ güzergahında 55 kilometrelik yol ise göl manzarası eşliğinde yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz bir seyir deneyimi sunuyor.
Öte yandan Pınargözü Mağarası, Adaköy ve Yenişarbademli çevresindeki derelerin debisinde artış yaşandı, bu su kaynakları Beyşehir Gölü’nü besliyor.

BİR TARAFTA KIŞ, BİR TARAFTA İLKBAHAR YAŞANIYOR
Beyşehir Kültür ve Tanıtım Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, AA muhabirine, dağın zirvesinde yaklaşık 1 metre kar bulunduğunu belirtti.
Bölgenin bir tarafında kış bir tarafında ilkbahar mevsimi yaşandığını ifade eden Büyükkafalı, “Yüksek kesimlerde kar var, aşağıda ağaçlar çiçek açtı. Bölgemiz doğal güzellikleri açısından çok zengin. Fotoğrafçılar için bulunmaz bir nimet. Göldeki su durumu da iyiye gidiyor. ‘Beyşehir Gölü öldü.’ söylemleri doğru değil. Su tasarrufuna dikkat eder ve yeterli yağış alırsak daha güzel günler göreceğiz.” diye konuştu.

Nisan ayında çığ felaketi! 4 kişini bulunduğu araçta can pazarı

Nisan ayında çığ felaketi! 4 kişini bulunduğu araçta can pazarı

Trabzon’un yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Hayrat ilçesi Geçitli mevkisinde sabah saatlerinde çığ düştü. Bu sırada yoldan geçen araç, çığ altında kaldı. Araçtaki 4 kişi kendi imkanlarıyla çıktı. Bu kişilerin sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, belediye ekiplerinin yolu açmak için çalışma başlatacağı ifade edildi.
İlginizi Çekebilir
BEYŞEHİR’DE İKİ MEVSİMİN GÜZELLİĞİ BİR ARADA YAŞANIYOR
Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü çevresinde ilkbaharın gelişiyle doğal güzellikler kendini gösteriyor.
Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Torosların uzantısı 2 bin 998 metre yüksekliğe sahip Anamas Dağı, Beyşehir Gölü Havzası’nı kuzey ve batı yönlerinden çevreliyor.
Beyşehir Gölü’ne hakim konumun yanı sıra onlarca yaylayı barındıran dağ, eteklerinden zirvesine kadar uzanan kar örtüsüyle dikkati çekiyor.
Milli Saraylar Torino Zirvesi’ne “Yılın Konuğu” olarak davet edildi
Beyşehir Gölü’nün adalarında yeşil çayırlar kendini gösterirken, çiçek açan ağaçlar ile zirvelerdeki kar örtüsünün oluşturduğu manzara, bölgeye ayrı bir güzellik kazandırıyor.
Sisli dağları, geniş çayırları ve göl üzerindeki adalarıyla dikkat çeken bölge güzel görüntüler sunarken, Kurucuova Mahallesi açıklarındaki iki ada çevresinde uçuşan martı sürüleri doğaya ayrı bir hareket katıyor.

BEYŞEHİR GÖLÜ VE ÇEVRESİ, DOĞANIN TÜM RENKLERİNİ YANSITIYOR
Göl havzasında Adaköy Mahallesi’nin arazilerinde açan laleler de Anamas Dağı’nın karlı manzarasıyla kırmızı, beyaz, yeşil ve maviyi buluşturdu.
Bölge, dört mevsim sunduğu doğal güzelliklerle özellikle fotoğrafçılar için de eşsiz manzaralar oluşturuyor.
Bölgeye ulaşımı sağlayan Beyşehir-Yeşildağ güzergahında 55 kilometrelik yol ise göl manzarası eşliğinde yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz bir seyir deneyimi sunuyor.
Öte yandan Pınargözü Mağarası, Adaköy ve Yenişarbademli çevresindeki derelerin debisinde artış yaşandı, bu su kaynakları Beyşehir Gölü’nü besliyor.

BİR TARAFTA KIŞ, BİR TARAFTA İLKBAHAR YAŞANIYOR
Beyşehir Kültür ve Tanıtım Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, AA muhabirine, dağın zirvesinde yaklaşık 1 metre kar bulunduğunu belirtti.
Bölgenin bir tarafında kış bir tarafında ilkbahar mevsimi yaşandığını ifade eden Büyükkafalı, “Yüksek kesimlerde kar var, aşağıda ağaçlar çiçek açtı. Bölgemiz doğal güzellikleri açısından çok zengin. Fotoğrafçılar için bulunmaz bir nimet. Göldeki su durumu da iyiye gidiyor. ‘Beyşehir Gölü öldü.’ söylemleri doğru değil. Su tasarrufuna dikkat eder ve yeterli yağış alırsak daha güzel günler göreceğiz.” diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'dan Antalya Diplomasi Forumu değerlendirmesi: 'Türkiye’nin ‘güvenli liman’ vurgusu gerçekçi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu’dan Antalya Diplomasi Forumu değerlendirmesi: ‘Türkiye’nin ‘güvenli liman’ vurgusu gerçekçi

Zorlu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nu AA muhabirine değerlendirdi. Dünyadaki kırılganlığın, küresel sistemde kuralsızlığın hakim olduğu bir dönemde, somut olarak da bölgeyi yakından ilgilendiren savaş ve kaotik dönemden geçilen bir süreçte forumu gerçekleştirdiklerini belirten Zorlu, “İki açıdan umudumuzu yeşerten sonuçlar var. Birincisi bütün bu kaosa rağmen hala barışı ve uzlaşmayı arayan, bu çabada olan ülkelerin ve yöneticilerin olduğunu görmek güzel. İkincisi bu zor iklime rağmen Türkiye’de bu kadar yüksek seviyede katılımın gerçekleşiyor olması da Türkiye’nin bizim hep altını çizdiğimiz ‘güvenli liman’ vurgusunun ne kadar gerçekçi ve haklı olduğunu ortaya koyuyor.” dedi.
İlginizi Çekebilir
Zorlu, yoğun katılımın memnuniyet verici olduğunu dile getirerek, artık bunları somut neticelere dönüştürme zamanı olduğunu ifade etti.
Diplomasi eğer sonuç üretemezse başka araçların devreye girdiğini ve gelişmelerin yaşanmaya devam ettiğini vurgulayan Zorlu, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla da inşallah kalıcı bir ateşkesin gerçekleşmesi bölgemizde her şeyden önemli. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde baştan bu yana tarihsel sayfaların bir yana, bugünün gerçekliğiyle dünyanın, insanlığın ihtiyaç duyduğu çerçevede barışı ve huzuru tesis edecek her türlü diplomatik çabanın arayışının içerisinde olduk. Bugün de inşallah forumda bu görüşmeler neticesinde bunu hızlandıran gelişmelerin olacağını ümit ediyoruz. Türk dünyası da bizim için elbette çok önemli. Türk dış politikasının önemli merkezlerinden birisi Türk dünyasıyla ilişkiler. Bunu iki kısma ayırabiliriz. Birisi Türk devletleriyle olan teşkilat bünyesindeki ilişkilerimiz, diğeri geniş gönül coğrafyası ifadesiyle kullandığımız Türk dili konuşan topluluklarla birlikte iç içe olduğumuz topluluklar ve devletler arası ilişkilerimiz.”

TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI, İKİ ÖNEMLİ ZİRVEYE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
Zorlu, geniş coğrafyaya bakıldığında 300 milyon nüfusun olduğunu belirterek, Türkiye’nin kadim devlet aklının sorumluluk zincirinin forumda kendisini çok açık şekilde gösterdiğini aktardı.
Birliktelik ruhunun, başta Türk Devletleri Teşkilatı olmak üzere başka hiçbir birliğe, birlikteliğe tehdit taşımadığını anlatan Zorlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz bilakis güçlendikçe başta ekonomi, ulaştırma, lojistik ağlar, tedarik zincirleri… Buradaki güç sistemimizi perçinledikçe inanıyoruz ki farklı coğrafyalarda barış ve huzurun tesisinde dünya çok daha önemli ve avantajlı bir hale gelecektir. Türk tarihinin devletler zincirinin en önemli ayırt edici özelliği sömürge bizim kitabımızda yoktur. Bilakis gittiğimiz yerlere huzur, barış, sükunet, refah götürmek için çalışmışızdır. Bugün de bu anlayışla inşallah Türk Devletleri Teşkilatı olarak bu yıl iki önemli zirveye ev sahipliği yapıyoruz. İlki ‘Gayri Resmi Zirve’ Türkistan’da Kazakistan’ın şehrinde, sonra da resmi zirve Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ev sahipliğinde gerçekleşecek ve önemli kararların alınacağına yürekten inanıyoruz.”
Kabine yarın toplanıyor! Gündemde okul saldırıları, bölgesel krizler ve yeni güvenlik tedbirleri var…

Yer: Erzurum! Ameliyattan çıkan doktor şaşkın: Böylesini hiç görmedim

Yer: Erzurum! Ameliyattan çıkan doktor şaşkın: Böylesini hiç görmedim

İstanbul’da yaşayan 2 çocuk annesi Rüveyda Özer’e bir süre önce mide bulantısı, ağrı ve sancı şikayetleriyle başvurduğu hastanelerde, böbrek ve mesane arasındaki üreterinde taş tespit edilerek açık ameliyat önerildi.
Açık ameliyatı kabul etmeyen Özer, ağrıları yüzünden her gün acil servislere giderek ağrı kesici ve serumlarla acısını dindirmeye çalıştı.
Şikayetleri artınca Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi üroloji kliniğinden Prof. Dr. Fatih Özkaya’ya başvuran Özer, buradaki tetkiklerinin ardından ameliyata alındı.
Yaklaşık 1,5 saat süren kapalı ameliyatta Özer’in üreterinden çıkan irili ufaklı 51 taş, hem bu alanda 17 yıldır çalışan Özkaya’yı hem de hasta ve yakınlarını şaşırttı.

İlginizi Çekebilir
“TEKER TEKER SAYDIK, İRİLİ, UFAKLI 51 TAŞ ÇIKARDIK”
Prof. Dr. Fatih Özkaya, hastada ilginç bir vakayla karşılaştıklarını söyledi.
Anatomik olarak sağ tarafında çift üreter kanalı olan hastanın kanallarından birinde çok sayıda taş bulunduğunu anlatan Özkaya, “Bu hastada sıra dışı olan şey, böbrek ve mesane arasındaki üreter dediğimiz kanalda çok fazla taş vardı. Bu taşları açık ameliyat ya da lazerle kırmak yerine laparoskopik (kapalı) yöntemle yapıp tüm taşları temizlemeyi amaçladık. Ameliyat başarılı geçti. Tüm taşları temizledik ve teker teker saydık, irili ufaklı 51 taş çıkardık.” dedi.
Özkaya, radyolojik görüntülerde bu kadar taşın görülmediğini, hastanın üreter kanalını açınca taş yoğunluğuyla karşılaştıklarını dile getirdi.

“ÜRETERDE BU KADAR ÇOK SAYIDA TAŞ DAHA ÖNCE HİÇ GÖRMEDİM”
Doğu Anadolu’da böbrek taşı açısından çok fazla hasta bulunduğuna dikkati çeken Özkaya, şunları kaydetti:
“Bundan daha fazla taşı böbrekten çıkarıyoruz ancak üreterde bu kadar taşı ilk kez gördüm ve daha önce üreterden bu kadar taş çıkarmamıştım. 17 yıldır ürolojideyim, binden fazla taş vakasıyla karşılaştım ama üreterde bu kadar çok sayıda taş daha önce hiç görmedim.”
Prof. Dr. Özkaya, hastanın operasyon sonrası ağrılarından kurtulduğunu belirterek, böbrek ve üreter taşlarının oluşmaması için bol bol su içilmesini önerdi.
Özkaya, ulusal ve uluslararası kongrelerde de vakayla ilgili sunum yapacaklarını söyledi.
Hastanın babası Selahattin Özer de kızına İstanbul’da kapalı ameliyat yaptıramadıklarını anlatarak, “Kızım her gün sancılanıyordu ve acile gidip iğne, serum yapılıyordu. Sağ olsun Fatih Bey kapalı ameliyat yaptı, Allah’a şükür kızım kurtuldu. 51 taş çıkarıldı, çok şaşırdık. Bu kadar taş hayatımda görmedim, duymadım. Taşları gördüğümüzde hayret ettik. Bu çocuk bu taşlarla nasıl yaşamış?” diye konuştu.
Hastane hizmetlerinden memnun kaldıklarını dile getiren Özer, Prof. Dr. Özkaya ve ekibine teşekkür etti.
Fenerbahçe’de Ederson’un menajeri İstanbul’a çağrıldı! Hatası sonrası özür dilemişti
“TAŞLARI GÖRÜNCE FATİH HOCA DA BİZ DE ÇOK ŞAŞIRDIK”
Erzurumlu olan Rüveyda Özer de tavsiye üzerine İstanbul’dan Prof. Dr. Özkaya’ya ameliyat olmak için geldiğini söyledi.
Mide bulantısı, ağrı ve sancıları nedeniyle sürekli hastaneye gittiğini anlatan Özer, “Her gün acile gidiyordum, ağrı kesici iğneler yaptırıyordum. Ameliyat oldum, ağrılarım geçti. Fatih hocaya çok teşekkür ederim. Filmlerde bu kadar taş görülmüyordu. Taşları görünce Fatih hoca da biz de çok şaşırdık.” ifadelerini kullandı.
Askeri tarihin en büyük tasfiyesi! ABD’de amiral ve generaller tek tek görevden alındı: ‘Hepiniz kaybedensiniz’…

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay'dan Antalya Diplomasi Forumu değerlendirmesi: Türkiye, diplomasinin merkezi

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay’dan Antalya Diplomasi Forumu değerlendirmesi: Türkiye, diplomasinin merkezi

Oktay, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi. ADF’nin önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Oktay, “Öyle bir dönemdeyiz ki dünyada diplomasinin unutulduğu, karşılıklı güvenin, iletişimin yok olduğu, gücün hakim olduğu ve güçlünün sözünün geçtiği, uluslararası hukuk denen hiçbir şeyin kalmadığı, insan hakları denen hiçbir konunun bugün olmadığı bir ortamda Antalya Diplomasi Forumu’nu gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Oktay, dünyanın sistem krizine girdiği bir ortamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 yıldır “Dünya beşten büyüktür” diye haykırdığını dile getirerek, artık bu sistemin adaletsiz olduğunu herkesin gördüğünü söyledi.
Adaleti bulunmayan bir sistemin, uluslararası camiaya ve bütün dünyaya adalet, huzur ve barış getirmesinin mümkün olmadığına dikkati çeken Oktay, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla burada bir kez daha teyit edilmiş olması, tekrardan diplomasinin hakim kılınmaya çalışılması önemli. Bu anlamda zaten görüyorsunuz, forum, 150 ülkeden 20’nin üzerinde devlet başkanının, hükümet başkanlarının, bakanların, 70’in üzerinde uluslararası kuruluşun temsilcilerinin katıldığı bir platform. Aynı zamanda Türkiye’nin geldiği konumu da ifade ediyor. İstanbul’da Parlamentolar Arası Birlik toplantısındaydık. Orası da yine uluslararası, ülkelerin meclis başkanlarının ve 2 binin üzerinde katılımın olduğu seviyedeydi. Hem İstanbul’da hem Antalya’da muhteşem organizasyonlar…”
Oktay, ADF dışında NATO Liderler Zirvesi, BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) toplantılarının da Türkiye’de yapılacağını, Türkiye’nin diplomasinin merkezi olduğunu vurguladı.
Forumun önemine işaret eden Oktay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gerçek anlamda diplomasinin kalbi Antalya’da atıyor. Tekrardan barışın, refahın, kalkınmanın konuşulduğu ve tekrardan diplomasinin hakim olduğu ama özellikle de mevcut sistemin çöktüğü, yeni sistemin sadece güçlüyü değil dünyadaki her türlü bölgesel, etnik ve inanç boyutunda tüm kesimleri yansıtacağı, daha adil bir sistemin kurulacağı, yeni prensiplerin tartışılacağı bir ortam olsun. Buradan belirsizliklerin hakim olduğu bir yerden artık geleceğin inşasına dönük, daha güzel, daha aydınlık fikirler çıksın istiyoruz ve forumda buna şahit olduk.”
AK Partili Yalçın’dan Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirmesi: Müttefiklik ilişkilerinin sorgulanmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz…

AK Partili Yalçın'dan Antalya Diplomasi Forumu'nu değerlendirmesi: Müttefiklik ilişkilerinin sorgulanmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz

AK Partili Yalçın’dan Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirmesi: Müttefiklik ilişkilerinin sorgulanmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen “ADF-2026″yı değerlendirdi. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), Türkiye’nin dünyaya hediyesi olduğunu belirterek, “Diplomasiyi canlı tutmak, savaşları engellemeye çalışmak, diplomatik networklar inşa etmek için oldukça uygun, faydalı bir zemin.” dedi.
Kabine yarın toplanıyor! Gündemde okul saldırıları, bölgesel krizler ve yeni güvenlik tedbirleri var
“YARIN KİMİN KİMİNLE SAVAŞA TUTUŞACAĞININ, KİMİNLE İTTİFAK İLİŞKİSİ KURACAĞININ BELİRSİZ”
Dünyanın belirsizlikler ve krizler döneminden geçtiğini dile getiren Yalçın, “Belirsizlikler dönemi son 5-10 yıla damgasını vurmuş oluyor. Daha önceki dönemlerde insanlar bazen uluslararası sistemdeki belirsizliklerden bahsederdi ama hiç bu kadar karmaşık, belirsiz bir dönem yaşanmamıştı. Yarın kimin kiminle savaşa tutuşacağının, kiminle ittifak ilişkisi kuracağının belirsiz olduğu, eski klasik müttefiklik ilişkilerinin sorgulanmaya başlandığı bir dönemden geçiyoruz.” diye konuştu.
Eskiden bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile yakın ilişki geliştirdiğinde kendi güvenliğini de sağladığını anlatan Yalçın, “Eskiden böylesi kolay uluslararası düzen vardı. Şu an ise dönüp baktığımızda bu Körfez ülkeleri herhangi bir krizin ardında kendileri bu krizin parçası olmasalar, bu savaşa doğrudan katılmasalar bile bu savaşın kendilerini vurabileceğini, ekonomilerine ciddi hasar verebileceğini, balistik füzelerle karşı karşıya kalabileceklerini görüyoruz.” ifadesini kullandı.
Yalçın, Türkiye’nin yakın sınır coğrafyasında neredeyse hiç savaş yaşamamış, savaşlara karışmamış ülke olmadığını vurgulayarak, herkesin tetikte olduğu, endişelerin çok yüksek olduğu bir dönemden geçtiklerini söyledi.
“BELİRSİZLİKLERİN ÇOK YOĞUN OLDUĞU SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”
Böylesi bir dönemde bütün devletlerin savaşın bir parçası olmak istemeyeceğini belirten Yalçın, şunları kaydetti:
“Nereden bakarsanız bakın, eğer savaşta kazansanız bile çok ciddi hasarlar alırsınız. O yüzden belirsizliklerin çok yoğun olduğu, kimin ne yapacağına dair kanaatin çok belli olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Savaşların olmamasını istiyoruz. Savaşlardan uzak durmak istiyorsak tam da bu anlamda bu tür diplomatik faaliyetlere hız vermek mecburiyetimiz. Antalya Diplomasi Forumu 5. senesinde. Her seferinde katılımcıları, panel sayıları katlanarak devam ediyor. Bu anlamda yerleşik kurumsallaşmış bir yapıya dönüşmek üzere. Dünyanın birçok bölgesinden, birçok ülkesinden katılımcı burada aslında hem networklar inşa ederek hem de uluslararası kamuoyuna seslerini duyurmaya gayret ederek kendileri için diplomatik zemin inşa etmeye çalışıyor.”
Hasan Basri Yalçın, Antalya’nın bu anlamda diplomatik zeminin merkezi haline geldiğine dikkati çekerek, bu yıl da oldukça yoğun toplantılar, görüşmeler olduğunu, birçok görüşün ortaya konulduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yoğun mesai içerisinde olduğunu kaydeden Yalçın, Erdoğan’ın birçok devlet veya hükümet başkanıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade etti.
Yalçın, forumda zemin inşa ettiklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye, hem savaşları durdurmak hem daha adil ve insani bir dünya düzeni kurmak için uzun süredir çaba harcıyor. Bunları bir parçası olarak görmek lazım. Antalya Diplomasi Forumu, Türkiye’nin dünyaya bir hediyesidir. Diplomasiyi canlı tutmak, savaşları engellemeye çalışmak, diplomatik networklar inşa etmek için oldukça uygun, faydalı bir zemin. İnşallah uluslararası sisteme de bir faydası olur. Özellikle insan hakları, uluslararası hukuk, kural temelli, düzen gibi kavramların altüst olduğu bir dönemde diplomasiye çok daha ihtiyaç var. İnşallah Antalya’da, o ihtiyaca bir karşılık gelir.”

Fenerbahçe’de Ederson’un menajeri İstanbul’a çağrıldı! Hatası sonrası özür dilemişti…

Hüseyin Yayman: Etkileşim alma sevdası en büyük tuzak

Hüseyin Yayman: Etkileşim alma sevdası en büyük tuzak

Yayman, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) işbirliğiyle düzenlenen “İhtisas Akademi” programına katıldı.
Burada öğrencilerle bir araya gelen Yayman, konuşmasının başında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı saldırılara dikkati çekerek, olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diledi.
İlginizi Çekebilir
Hataylı olduğunu, küçük yaşta hedeflerinin peşinden koşarak hayallerini gerçekleştirdiğini anlatan Yayman, öğrencilere de hayallerinin peşinden gitmeleri tavsiyesinde bulundu.
Dijital bağımlılığa dikkati çeken Yayman, “Bu dijital bağımlılık denen bela, sadece Türkiye’yi değil, dünyayı rehin almış durumda. Buna karşı lütfen ama lütfen daha bilinçli hareket edin.” uyarısında bulundu.
Yayman, Türkiye’de 20 milyon gencin bulunduğunu, bu gençlerin daha eğitimli, donanımlı olmasının ve dijital çağa ayak uydurmasının çok önemli olduğunu ifade etti.
Meclis 106 yaşında! TBMM’de 5 gün sürecek kutlamalar başlıyor: Koltuklar çocuklara devredilecek
“ETKİLEŞİM ALMA SEVDASI MAALESEF GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK TUZAKLARINDAN BİR TANESİ”
Dijital okuryazarlığın da önemini vurgulayan Yayman, şöyle devam etti:
“Hep biz şunu söyledik: Gençler bizim geleceğimizdir ve gençlerimize sahip çıkmamız, hayallerinizin peşinden gitmenizi sağlamamız lazım. Türkiye’de çevrim içi vaziyette, 24 saatin 7 saatini çevrim içi durumda geçiriyoruz. 24 saatin üçte biri 7 saat internetteyiz. Bunun 4 saatini sosyal medyada geçiriyoruz, 4 saat, şöyle kendinizi lütfen kontrol edin, günde ne kadar sosyal medyaya bakıyorsunuz. Ben dahil hepimiz, önce Instagram’a bakıyoruz, sonra X’e, dönüp Facebook’a bakıyoruz, mailimize, gazete haberlerine bakıyoruz, zaten 1 saat geçmiş oluyor. Tekrar başa dönüyoruz ve acaba bizim postumuzu kim paylaştı, beğendi? İşte bu etkileşim alma sevdası maalesef ama maalesef günümüzün en büyük tuzaklarından bir tanesi. Buna karşı uyanık olmamız lazım.
Tayfun, Gezgin, Kara Atmaca… İsrail basını Türkiye’nin füzelerini yazdı: ‘1000 kilometrelik tehdit’

Ulusaşırı dijital şirketler, maalesef ama maalesef artık kötülüğün anası, merkezi haline gelmiş durumda. Irkçılık, kadına şiddet, kadın istismarı, madde bağımlılığı, siber bağımlılık, nefret suçları, cinsiyetsizleştirme, LGBT propagandası, İslam, din düşmanlığı burada. Dolayısıyla muhakkak ama muhakkak buraları daha sert tedbirlerle kontrol altına almamız lazım. Eğer kadını, çocuğu, gençleri korumak yasakçılıksa, evet biz yasakçıyız arkadaşlar. Onun için hem bireysel özgürlükleri savunuyoruz hem de kamu düzenini korumamız lazım. Bunun için de çok bilinçli, şuurlu hareket etmemiz lazım. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok önemli adımlar atıldı ve inşallah bundan sonra da atılmaya devam edecektir.”
Yayman, Kahramanmaraş’ta yaşananların sadece oranın değil, herkesin meselesi olduğunu belirtti.
Yaşananların 86 milyonun yüreğini dağladığını vurgulayan Yayman, “Dileriz ve dua ederiz ki inşallah bu son olsun. Buradan gerekli dersleri çıkaralım, gerekli tedbirleri alalım. Öğretmen, öğretmen gibi olsun, veli, veli gibi olsun, öğrenci, öğrenci gibi olsun ve biz o eğitim atmosferini inşallah Türkiye Yüzyılı’na uygun ortama dönüştürelim.” ifadesini kullandı.

“2053 HEDEFİ ARTIK ÇOK DAHA KOLAY, RAHAT ERİŞİLEBİLİR BİR HEDEF HALİNE GELMİŞTİR”
Yayman, bugün dünyanın en önemli 10 ülkesi arasında yer alan Türkiye’nin çok daha ileri noktaya gideceğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Cumhur İttifakı’yla çok önemli mesafeler alındığının altını çizen Yayman, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bugün Rusya ile Ukrayna arasında diplomasiyi yürüten, müzakereyi savunan Türkiye’dir. Bugün katil İsrail’in Amerika Birleşik Devletleri’yle beraber İran’a başlattığı saldırıda, müzakereyi, diplomasiyi savunan Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Suriye’de Esad rejimine karşı, ‘Milletin iradesine engel olmayın.’ diyerek oradaki zulme karşı çıkan ve müzakereyi, demokrasiyi savunan Cumhurbaşkanımız olmuştur. Katil İsrail rejiminin, Gazze’de yaptığı soykırıma karşı ‘Siz katilsiniz, bebekleri öldürmesini iyi bilirsiniz.’ diyen Cumhurbaşkanımız olmuştur. Bizim için 2023 hedefi çok zordu, hayaldi ve buna inanmak çok güçtü ama sizler için 2053 hedefi artık çok daha kolay ve çok daha rahat erişilebilir bir hedef haline gelmiştir, onun için kendinizi geleceğe hazırlayın.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan ‘Hürmüz Boğazı’ açıklaması
Yayman, daha sonra hayata dair tavsiyeler verdiği gençlerin sorularını yanıtladı.
HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren ve TÜGVA Hatay İl Temsilcisi Mehmet Emin Sağanak da programda birer konuşma yaptı.

Okul saldırısında hayatını kaybeden Bayram'ın antrenman günüydü! Futbol okulunda sessizlik ve hüzün hakim

Okul saldırısında hayatını kaybeden Bayram’ın antrenman günüydü! Futbol okulunda sessizlik ve hüzün hakim

Kahramanmaraş’ta okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in hafta sonları düzenli olarak gittiği futbol okulunda hüzün hakim.
11 YAŞINDAKİ BAYRAM’IN HAYALİ YARIM KALDI
İlginizi Çekebilir
Ayser Çalık Ortaokulu öğrencisi Bayram’ın saldırıda yaşamını yitirmesi, futbol okulundaki antrenörü ve takım arkadaşları tarafından büyük üzüntüyle karşılandı. Futbol okulunda bu hafta sonu gerçekleştirilen antrenman, hüzünlü geçti.
Futbol okulunun genel koordinatörü ve antrenörü Bahtiyar Dolma, AA muhabirine, Bayram Nabi Şişik’in spor disiplini yüksek bir çocuk olduğunu söyledi.
Öğrencisinin her zaman neşeli olduğunu ifade eden Dolma, “Bayram, çok güler yüzlü bir çocuktu. Antrenman kaçırmaz, her zaman erken gelirdi. Genelde sağ bekte oynatırdım ama kendisini sola atardı. ‘Hocam burada daha iyi hissediyorum.’ derdi. Gülüşünden dolayı kızamazdım.” dedi.

“BABASI DA ‘YENİ KRAMPON ALDIM’ DEMİŞTİ
Bahtiyar Dolma, Bayram’ın derslerinde de başarılı ve öz güvenli bir öğrenci olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bayram, derslerinde de çok başarılıydı. Rabb’im cennetine alsın inşallah. Ben iyi bir Galatasaraylıyım, kendisi de çok iyi bir Fenerbahçeli. Arda Güler’i çok severdi.

‘Fenerbahçe şampiyon olsun’ derdi sürekli hatta buraya da üzerinde Fenerbahçe tişörtüyle gelir, sonradan bizim Inter Akademi’nin formasını giyerdi. Şampiyonluğunu da çok görmek istiyordu. Yaşasaydı şu an antrenmanda olacaktı. Dün babası da ‘Yeni krampon aldım’ demişti yani bugün antrenmana gelecekti. Bilmiyorum yani çok zor.”

“ŞUTLARIMIZI KARŞILAŞTIRIRDIK”
Bayram Nabi’nin 9 yaşındaki takım arkadaşı Ömer Fethi Yaprak da yakın arkadaşı ile sürekli futbol üzerine konuştuklarını ve birlikte çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Arkadaşını kaybetmekten duyduğu üzüntüyü dile getiren Yaprak, “İyi bir çocuktu. Okul saldırısında maalesef hayatını kaybetti. Haberi alınca gerçekten bayağı üzüldüm. Çok seviyordum onu. Hep aynı takımdaydık. Hep böyle çalışmalar yapardık. Mekanı cennet olsun. Kendi aramızda futbol konuşur, şutlarımızı karşılaştırırdık.” diye konuştu.

Gençlerbirliği-Galatasaray maçındaki ofsayt pozisyonuna eski hakemler son noktayı koydu! ‘Golü vereceksin, bu kadar basit!’…

Meclis 106 yaşında! TBMM’de 5 gün sürecek kutlamalar başlıyor: Koltuklar çocuklara devredilecek

Meclis 106 yaşında! TBMM’de 5 gün sürecek kutlamalar başlıyor: Koltuklar çocuklara devredilecek

TBMM Genel Kurulu, TBMM’nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında özel gündemle toplanacak. TBMM’nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle 20-24 Nisan’da kutlamalar gerçekleştirilecek.
Tayfun, Gezgin, Kara Atmaca… İsrail basını Türkiye’nin füzelerini yazdı: ‘1000 kilometrelik tehdit’
TBMM, AÇILIŞININ 106. YILINI KUTLAYACAK
Çocukların bilim, spor, kültür ve sanatla iç içe olacağı program yarın başlayacak, “Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi Etkinliği” kapsamında 24 Nisan’a kadar açık olacak alanda çocuklar için birçok etkinlik düzenlenecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliğinde gerçekleştirilen “23 Nisan TBMM Kupası” ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde düzenlenen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Resim, Şiir ve Kompozisyon Yarışmaları”nın ödül törenleri yapılacak.
“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Resim Yarışması Sergisi” ve “Küçük Eller Büyük Dilekler Sergisi”, TBMM Şeref Holü’nde ziyarete açılacak.
Genel Kurul’da yarın “TBMM Çocuk Özel Oturumu” gerçekleştirilecek. 21 Nisan Salı günü “Çocuk Forumu” ile “Küçük Eller Büyük Dilekler” projelerine katılan çocuklara sertifika verilecek. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 22 Nisan Çarşamba günü Meclis Tören Salonu’nda dünya çocuklarını kabul edecek.
RESMİ TÖRENLER
TBMM’nin açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenecek ilk resmi tören, 23 Nisan Perşembe günü TBMM Başkanı Kurtulmuş’un TBMM Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmasıyla başlayacak.
Anıtkabir’i ziyaret edecek olan Kurtulmuş, Birinci TBMM Binası’ndaki törene katılacak, daha sonra TBMM Mermerli Salon’da kutlamaları kabul edecek.
Kurtulmuş, TBMM Başkanlık makamını temsili olarak çocuklara devredecek. Genel Kurulda, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında “23 Nisan Özel Oturumu” yapılacak. Kurtulmuş tarafından TBMM Tören Salonu’nda resepsiyon verilecek.
8 yıl sonra Rabia Naz dosyasında yeni umut! Kayıp detaylar yeniden gündemde, babadan ilk açıklama…

Hatay’da sahte başkomiser oyunu! Gerçek polisler saniyelerle yarıştı: 1 milyon 870 bin TL’lik tuzak son anda bozuldu

Hatay’da sahte başkomiser oyunu! Gerçek polisler saniyelerle yarıştı: 1 milyon 870 bin TL’lik tuzak son anda bozuldu

Hatay’da kendisini başkomiser olarak tanıtan dolandırıcının kimlik bilgilerinin suçta kullanıldığını söylemesine inanan emekli öğretmen, kendisine iletilen hesap numarasına gönderdiği 1 milyon 870 bin TL parasından olmaktan polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kurtuldu. Emekli öğretmeni dolandırmaya çalışan ve daha önce İzmir’de yaşayan bir kadını 5 buçuk milyon TL dolandıran şahıs, polis ekipleri tarafından yakalandı.
Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı gerginliği! NYT, İran’ın ‘yeni caydırıcılık unsurunu’ yazdı! ‘Yenemezsiniz’
SAHTE BAŞKOMİSERİN ‘SUÇ’ OYUNU DEŞİFRE OLDU
Antakya ilçesinde yaşayan 43 yıllık emekli öğretmeni arayan dolandırıcı kendini başkomiser olarak tanıttı. Kendisini arayan sahte başkomiserle diyaloğu sürdüren ve kimlik bilgilerinin suçta kullanıldığına inanan emekli öğretmen, Whatsap üzerinden gelen kendisine ait bilgilerin yer alığı farklı kişinin fotoğrafının bulunduğu kimlik görselini görünce şok yaşadı.
Dolandırıcıların tuzağına düşen emekli öğretmen, kendisine iletilen hesap numarasına 1 milyon 870 bin TL para gönderdi. Dolandırıcı başkomisere para gönderen emekli öğretmen, para transferini tamamladığı esnada Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri şahsa ulaşmayı başardı. Gerçek polislere inanmakta güçlük çeken emekli öğretmen, polis merkezine gittiğindeyse dolandırıcıların tuzağına düştüğünü anladı.

DOLANDIRILMAKTAN POLİSİN MÜDAHALESİYLE KURTULDU
Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarıyla hesabına bloke konulan emekli öğretmenin yıllardır biriktirdiği ve dolandırıcılara gönderdiği 1 milyon 870 bin TL’nin transferi gerçekleşmedi. Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü, ekiplerinin çalışmalarının ardından yakalanan sahte başkomiser sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
Ayrıca sahte başkomiserin aynı yöntemle İzmir’de yaşayan yaşlı bir kadını 5 milyon 500 bin TL dolandırdığı öğrenildi. Yaşadıklarını anlatan emekli öğretmen, vatandaşlarda uyarıda bulundu.

“HESABIM BLOKE OLDUĞU İÇİN PARA GÖNDERİLMEDİ”
Kendisini başkomiser olarak tanıtan dolandırıcının tuzağından polis ekipleri sayesinde kurtulan emekli öğretmen, “Kimlik bilgilerimi ele geçirildiğini ve kendisini başkomiser olduğunu söyleyen birinden telefon geldi. Kimliğimi bana whatsapp üzerinden gönderdiğinde kimlik bilgilerimin doğru ama fotoğrafın sahte olduğunu gördük. Bunu yapanın organize suç çetesi olduğunu ve bunun için yardım edeceklerini söylediler. Gerçek kimlik bilgilerimi görünce inandım. Fakat 155’i arayıp başkomiser olduğunu teyit etmek istedim. Beni bir numaraya yönlendirip olumlu cevap verdi. Olumlu cevap verince ben de polis olduğuna inandım.

Dolandırıcı polis, sürekli telefonu açık tutturmaya çalışıyordu. Başka kimseyi aramamı istemiyordu. Biz suçluları enselemek üzeriyiz diye söylüyordu. Bir şekilde ikna edip şebekenin hesabına havale yaptırıp benim hesabımda hareketlerinden yakalayacaklarını söyledi. Ben dolandırıcı polisle görüşürken arkadan Hatay Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubeden polis memuru Kasım Bey, bana ulaşmaya çalışmış ama ben yabancı numara olunca açmadım. En sonunda Hatay İl Emniyet Müdürlüğünden gelen telefonu açtım. Gerçek polisler, sen hiçbir şey yapmadan şubeye gel dediler.
“TOPLUMDA ÇOK BOZUK İNSANLAR VAR”
Asayiş şubeye gelip olanları anlattım. Polisler zaten hesapları takipteymişler. Bankalarla konuşup hesabı bloke ettirdiler. Dolandırıcı polisin dediği hesaba 1 milyon 870 bin TL atmıştım ama bloke olduğu için para gönderilmedi. Hiçbir şekilde resmi olmayan telefon aramalarına cevap vermesinler. Normalde polisler arayıp söylemez. İçişleri Bakanlığı da mesajlar atıp uyarıyordu ama bu dolandırıcılar başka bir yol bulmuşlar. Dolandırıcılar cankurtaran rolüne bürünmüşler. Hatay’da Asayiş Şubedeki arkadaşlara teşekkür ederim. Ben emekli öğretmenim ve 43 yıl öğretmenlik yaptım. Toplumda çok bozuk insanlar var ve bunlara inanmayalım. En ufak olaylarda resmi kurumlara başvuralım” ifadelerini kullandı.
Gençlerbirliği-Galatasaray maçındaki ofsayt pozisyonuna eski hakemler son noktayı koydu! ‘Golü vereceksin, bu kadar basit!’…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino sitelerijojobet1windeneme bonusuMeritkingbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelermarsbahisbetnanocasibomcasibomMavibetimajbetperabetbullbahisjojobetperabet girişcasibomcasibomiptv satın alcasibomonwinbahis forumbetnanoonwincasinopercasibominterbahismatbet girişpusulabet girişgrandpashabetgrandpashabetjojobetTürk ifşaromabet girişwbahis girişmatbetgrandpashabet girişmatbetimajbetbetparkimajbetradissonbetmatbet girişromabetjojobetjojobet girişcasinopercasinoroyalbetsalvadorteosbetpalacebetbahiscasinoromabetgameofbetcratosroyalbetgameofbetsekabetimajbetgrandpashabetvdcasinosekabetgrandpashabetsonbahisamgbahisgameofbetbetbeybetgitromabet güncel girişpalacebetgameofbetbetsalvadorradissonbet resmi girişbetsalvadorgameofbetamgbahistambetbetgarantimarsbahisholiganbetjojobet girişjojobetsavoycasinoGrandpashabetjokerbetganobetcasibommarsbahis girişcasibom girişgrandpashabetmarsbahisperabetyeni deneme bonusu veren sitelergalabetJojobetJojobetHoliganbetHoliganbet GirişMarsbahisJojobetJojobetJojobetJojobetJojobetKavbetKavbet girişmilanobettimebetcratosroyalbetjojobetradissonbet girişGrandpashabet Güncel Girişextrabetextrabet