BIST 100
14.389,70 -0,37%
DOLAR
45,1997 0,04%
EURO
52,9780 -0,43%
GRAM ALTIN
6.632,93 -1,05%
FAİZ
41,22 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
107,22 -2,10%
BITCOIN
78.950,00 0,05%
GBP/TRY
61,3460 -0,11%
EUR/USD
1,1711 -0,09%
BRENT
110,39 2,05%
ÇEYREK ALTIN
10.844,85 -1,05%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °

POLİTİKA

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde flaş gelişme! Aileden iddianame dosyasına iade talebi

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde flaş gelişme! Aileden iddianame dosyasına iade talebi

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, şüphelinin “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması istenirken, maktulün ailesi bu değerlendirmeye itiraz etti. İtirazda, olayın “tasarlayarak öldürme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuldu.
İlginizi Çekebilir
Dilekçede yer alan ifadelere göre, şüphelinin olay anında silahının ateşe hazır olduğu, araçtan indikten sonra kısa süre içinde eylemi gerçekleştirdiği ve bu durumun kamera kayıtlarıyla da desteklendiği belirtildi. Bu nedenle eylemin ani değil, planlı olduğuna dikkat çekildi.
Öte yandan, olay sırasında araçta bulunan Vahap Canbay ve Yalçınay Yıldız’ın dosyada yalnızca “tanık” olarak yer almasının da hatalı olduğu öne sürüldü. Şüphelinin hedefinin Vahap Canbay olduğu ve bu 2 kişiye karşı “kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmeleri gerektiği ifade edildi.
Stanford, Harvard, BM! Tüm kariyeri tek kurşunla son buldu: Acılı babadan kahreden sözler: Hepsi yarım kaldı
Müşteki vekili tarafından mahkemeye sunulan başvuruda, soruşturma aşamasında yapılan değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğu vurgulanarak, iddianamenin iadesi ve yeniden düzenlenmesi talep edildi.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor
OLAYIN GEÇMİŞİ
Tatlısu Mahallesi Sıddık Sokak’ta, 19 Mart’ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kundakçı, olay yerine iki araçla gelen şüphelilerden birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından başsavcılıkça başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheliler Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Tutuş (Kalaycıoğlu), Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Engin Taşkıran, İzzet Yıldızhan çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Şüpheliler Zuhal Kalaycıoğlu ve Ahmet Özkoç ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Japonların gözü bu ilçede! Yıllarca devam edecek kazı başlıyor: Ne kadar sürerse sürsün…

Eczane satış uygulamaları mercek altında! Rekabet Kurulu’ndan Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ’ye milyonluk ceza

Eczane satış uygulamaları mercek altında! Rekabet Kurulu’ndan Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ’ye milyonluk ceza

Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan açıklamada, şirkete yönelik soruşturma sürecine ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, firmanın, eczanelerin internet satışlarını kısıtlama ve eczanelere getirdiği alım yükümlülükleri, belli ürün gruplarını birlikte bulundurma zorunluluğu ve uyguladığı çeşitli indirimler ile rakipleri dışlama eylemlerinin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri kapsamında değerlendirildiği belirtilerek, taahhüt ve uzlaşma usulleri kapsamında soruşturmanın Kurul tarafından karara bağlandığı ifade edildi.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor
RAKİPLERİ DIŞLAMA İDDİASI
Uzlaşma sonucu, şirkete, ilgili kanunu ihlal etmesi nedeniyle 35 milyon 681 bin 375 lira idari para cezası uygulandığına işaret edilen açıklamada, “Orzaks’ın eczanelere getirdiği alım yükümlülükleri, belli ürün gruplarını birlikte bulundurma zorunluluğu ve uygulamış olduğu çeşitli indirimler ile rakipleri eczane kanalından dışlama iddiaları kapsamında ortaya çıkan rekabet sorunlarına ilişkin olarak Orzaks tarafından sunulan taahhütler, Kurulca kabul edilerek Orzaks hakkında bağlayıcı hale getirilmiştir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
‘İSTEDİĞİN ÜRÜNÜ SEÇEBİLİRSİN’ ŞARTI GELDİ
Açıklamada, şirket tarafından sunulan ve yıllık olarak 5 yıl raporlanacak taahhütlere ilişkin bilgi verilerek şunlar kaydedildi:
“D3 ve D3K2 vitamin ürünlerine ilişkin raf ve yemek çeki desteği verilmeyecek ve eczacılara yönelik gerçekleştirilebilecek tatil kampanyalarında bunlar hariç tutulacak. Yurt genelindeki eczanelerin spesifik noktalardaki eczaneler ile diğer eczaneler olarak ayrıma gidilerek bunlara alım desteği verilmesi halinde, destekler söz konusu ayrıma göre objektif kriterler çerçevesinde belirlenecek. D3 ve D3K2 vitamin ürünleri dışındaki ürünler için de mal fazlası dışında iskonto yapılamayacak. Mal fazlası uygulaması dışında bazı dönemlerde nihai tüketiciye yönelik promosyon malzemesi, ekstra ürün veya iskontolu ürün gibi yeknesak uygulanacak dönemsel kampanya düzenlenebilecek. Orzaks ürün listesinin sonuna açıkça ve kolayca okunur büyüklükte olacak şekilde ‘Ürün tercihinde bayiler, istediği ürünü kendisi seçmekte serbesttir’ ibaresi yazılacak. Sözleşmelere, ‘Eczanenin raflarını rakip ürünlere yer verecek/rakip ürünleri de görünür kılacak şekilde istediği gibi kullanabileceği’ ifadesi eklenecek.”
Avcılar’da Mısırlı kiracıya icra şoku! Ülkesinden döndü, eşyalarını sokakta buldu…

Kadıköy’de akılalmaz anlar! Mekandan atıldı, silahla geri döndü

Kadıköy’de akılalmaz anlar! Mekandan atıldı, silahla geri döndü

Olay, dün saat 21.30 sıralarında Caddebostan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Uğur O., yanında bulunan 2 arkadaşıyla birlikte Uzun Masa isimli iş yerine geldi. İş yerinde alkol alan Uğur O., taşkınlık çıkardı. Bunun üzerine iş yeri sahibi Okan T. tarafından dışarı çıkarıldı.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor
İŞ YERİNE VE HAVAYA ATEŞ ETTİ
İş yerinden ayrılan Uğur O., bir süre sonra ruhsatsız tabancayla tek başına yeniden olay yerine geldi. Şüpheli, iş yerine ve havaya doğru ateş açtıktan sonra yaya olarak kaçmaya başladı. Bu sırada bölgede devriye görevi yapan polis ekipleri şüpheliyi fark etti. Polis ekiplerinin ‘Dur’ ihtarına rağmen Uğur O., elindeki silahla kaçmaya devam etti.

BACAĞINDAN VURULARAK YAKALADI
Şüphelinin elindeki silahla kaçmaya devam etmesi ve çevredeki vatandaşlar açısından tehlike oluşturması üzerine görevli polis memuru önce havaya uyarı ateşi açtı. İkazlara rağmen kaçmayı sürdüren Uğur O., sol bacağından vurularak etkisiz hale getirildi.

Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan şüpheli, bilinci açık şekilde Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasıyla ele geçirilen ruhsatsız tabanca muhafaza altına alınırken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

21 SUÇ KAYDI ÇIKTI; ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Tedavisi tamamlanan Uğur O., ‘Ateşli silahlar kanununa muhalefet’, ‘Tehdit’ ve ‘Mala zarar verme’ suçlarından adliyeye sevk edildi. Kadıköy Asayiş Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı çalışmada, Uğur O.’nun ‘Kasten yaralama’, ‘Ateşli silahlar kanununa muhalefet’ ve çeşitli suçlardan 21 suç kaydı olduğu belirlendi. İş yeri sahibi Okan T.’nin ise ‘Kapkaç’ ve ‘Uyuşturucu madde kullanmak’ suçlarından toplam 2 suç kaydı olduğu öğrenildi.

SALDIRI ANI KAMERADA
Olay alanına ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, şüphelinin restorana doğru ateş açtığı, ardından yaya olarak olay yerinden kaçtığı anlar görülüyor. Polis ekiplerinin şüphelinin peşinden koşarak müdahale ettiği ve uyarı ateşi açtığı anlar da görüntülerde yer alıyor.
Son dakika…İsrail baskın düzenlemişti! Küresel Sumud Filosu’nda 20 Türk aktivist alıkonuldu, isimler paylaşıldı…

Rabia Naz dosyasında 'çanta' bilmecesi! 8 yıl sonra gelen görüntü ortalığı karıştırdı

Rabia Naz dosyasında ‘çanta’ bilmecesi! 8 yıl sonra gelen görüntü ortalığı karıştırdı

Giresun’un Eynesil ilçesi Gümüşçay Mahallesi’nde yaşayan Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de, evlerinin önünde yaralı halde bulundu.
İhbar sonrası bölgeye sevk edilen sağlık ekibi tarafından hastaneye kaldırılan Rabia Naz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi.
Rabia Naz Vatan’ın ölüm nedeninin tespiti için Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda ölümün, genel beden travmasına bağlı kırık ve iç organ yaralanması sonucu meydana geldiği, yüksekten düşme ile uyumlu olduğu ifade edildi.
İlginizi Çekebilir
Aile ise kızlarına otomobil çarptığını ve yaralı olarak evin önüne bırakıldığını ileri sürdü.
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Rabia Naz Vatan’ın ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiği belirtildi. Kararda Rabia Naz’ın ölümünün yüksekten düşme sonucu meydana geldiği, başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde bir delil tespit edilemediğine yer verildi.
130 kişinin tanık olarak dinlendiği kaydedilen açıklamada, “Tüm dosya kapsamından, Rabia Naz Vatan’ın evinin çatısından düşerek vefat ettiği kanaatine varılmış, başka birinin kusuru tespit edilemeyen olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmelerin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, ‘Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor’ açıklamasıyla gözlerin çevrildiği Rabia Naz dosyasında yeni gelişme yaşandı.
Soruşturma kapsamında savcılıktan teslim aldığı ön otopsi, olay yeri inceleme, fotoğraf ve videoların yer aldığı flaş bellekteki incelemelerde bulunan Şaban Vatan, kızının olay günü kendisine bulunamadığı söylenen okul çantasının teras katı kapı girişinde olduğuna dair fotoğraf fark etti.

Okul çantasına dair video çekimi olmadığını belirten Vatan, olay günü bulunmadığını belirttiği kızının okul çantasının saatler sonra ortaya çıktığını, delil karartıldığını ve yer değiştirildiğini iddia ederek, dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusunda bulundu.
Kendisine teslim edilen dijital delilleri yeniden inceleyerek olay gününe dair dikkat çekici bulgulara ulaştığını iddia edip, kızının faillerinin bulunmasını isteyen Şaban Vatan, suç duyurusunda, okul çantasının görsel detayındaki izin fark edilir derecede olduğunu, bu şüpheli durumun ise görmezden gelindiğini ileri sürdü.

‘DELİLLERİ DEĞİŞTİRMİŞLERDİR’
Okul çantasının olay yerinde ilk incelemelerde bulunmayıp daha sonra bulunmasını delil karartma şüphesi olarak değerlendiren Vatan, “Önce okul çantasının terasta olmadığını beyan ettiler. Olay yeri inceleme polisi S.A., kızımın yaralı halde bulunduğu yerin mahalle içi yol kenarındaki beton bölüm ile teras katı dahil olmak üzere video çekimi yapmadığı resmi olarak olay yeri inceleme tutanağında kayıtlıdır. Kızımın çantasının orada olmama durumuna S.A.’nın, ‘Görmemiş olabilirim’ ifadesinde yer almıştır. İnceleme bittikten sonra Eynesil Emniyet binasındayken saat 23.00 sıralarında ‘Okul çantası bulundu’ bilgisi geldi, terasa gidilerek çantanın teslim alındığı ifadelere yansıdı. Bu durum polis S.A.’nın kasıtlı olarak delil kararttığını ve delilleri değiştirdiği, durumun fark edilmesini önlemek için video kaydı kasıtlı olarak çekilmediğini ortaya koymaktadır. Tüm detaylar değerlendirilerek, Sayın Adalet Bakanlığımızın Faili Meçhul Cinayetler Daire Başkanlığı’na arz edilmek üzere suç duyurusunda bulunduk. Şikayetimde isim ve durumlarını belirttiğim kurum yetkilileri ve kolluk görevlileri, tam 8 yıl süresince öz kızımın canına kıyan katilleri korumak amaçlı olarak elde olan delilleri değiştirmişlerdir. Hakkımız olduğunu düşünerek bu kişilerin, yargılanarak bu en ağır cezaları almalarını talep ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor…

3 büyük depremin izi bulundu! Bilim insanları bölgede: Ne kadar vaktimiz var?

3 büyük depremin izi bulundu! Bilim insanları bölgede: Ne kadar vaktimiz var?

İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliğince desteklenen, AFAD ve Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi” TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) koordinatörlüğünde 14 üniversiteden 100’ün üzerinde araştırmacının katılımıyla yürütülüyor.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir yürütücülüğünde, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Jeofizik Mühendisliği Bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ ile doktora öğrencisi Büşra Yerli’nin yer aldığı 6 kişiden oluşan araştırma ekibi incelemelerde bulunmak üzere Şırnak’a geldi.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor

Araştırma ekibi, Kasrik beldesi ile Şırnak-Cizre kara yolunun Tüneller mevkisinde kazılan 20 metre uzunluğunda 3 metre derinliğindeki hendeklerde inceleme yapıyor.

“6 BİN YILDA 3 BÜYÜK DEPREMİN YAŞANDIĞINI GÖZLEMLEDİK”
Prof. Dr. Sözbilir, projenin 2023 yılının sonlarında başladığını belirterek, bunun Türkiye genelinde 130 fay hattında yapılan bir çalışma olduğunu söyledi.
“Cizre ve Kasrik’te birer hendek açarak bu fayın son 6 bin yıl içinde nasıl bir mekanizmaya sahip olduğunu, geçmişte ne zaman deprem ürettiğini araştırıyoruz. Cizre Fay Hattı’na baktığımızda milattan önce 4 bin yıl öncesine kadar medeniyet var o bölgede. Dolayısıyla o yaşta yapılar var. Yapılarda bazı deprem izleri saptadık.” ifadelerini kullanan Sözbilir, bu yıkımların bu fay deprem ürettiği için mi gerçekleştiğini bulmaya çalıştıklarını belirtti.
Japonların gözü bu ilçede! Yıllarca devam edecek kazı başlıyor: Ne kadar sürerse sürsün

İlginizi Çekebilir
Sözbilir, şöyle devam etti:
“Cizre Fay Hattı’nda açılan hendekte son 6 bin yılda 3 büyük deprem yaşandığını gözlemledik. Bunlar acaba hangi dönemlerde ve hangi aralıklarla gerçekleşmiş? Son deprem ne zaman olmuş, ne kadar vaktimiz var? Bunlarla ilgili bilgiler elde etmeye çalışıyoruz. Aslında buradaki amacımızı bir risk azaltma projesi gibi düşünebiliriz. Fayın hareketlerini önceden tahmin edip bunlarla ilgili Şırnak ile Cizre, Silopi ve Beytüşşebap gibi ilçelerde risk azaltma çalışmaları yapılması etkili olur. Dolayısıyla bu tehlikenin ne kadar yaklaştığını bulmaya çalışıyoruz.”
Araştırma ekibinin Şırnak’ın Şirvan ilçesine geçerek burada da 4 günlük bir çalışma yapacaklarını dile getiren Sözbilir, Şirvan hattında da hendek açacaklarını belirtti.
Sözbilir, o fayın da bölge için önemli olduğunu vurgulayarak, “Buranın deprem tehlikesi açısından ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyoruz. Bu bölgede çok az çalışma yapılmış. Dolayısıyla çıkacak sonuçların bölge için çok önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

“CİZRE’DEN IRAK SINIR HATTINA KADAR FAY HATTINI İNCELEDİK, HARİTALADIK”
Proje kapsamında geçen yıl da bölgeye geldiklerini ve çalışma yaptıklarını anlatan Sözbilir, şunları kaydetti:
“Cizre’den Irak sınır hattına kadar fay hattını inceledik, haritaladık, özelliklerini ortaya çıkardık ve hendek yerlerini belirledik. Bu ikinci gelişimizde hendek aşamasına geçtik. Buradan aldığımız karbon 14 örneklerini TÜBİTAK laboratuvarlarına göndereceğiz. 4-5 ay içerisinde sonuç verecekler. Bu yılın sonunda Cizre fayının deprem tehlikesini ve riskini ortaya çıkartmış olacağız.”

ÇALIŞMALARA ŞIRNAK AFAD’TAN LOJİSTİK VE TEKNİK DESTEK
AFAD İl Müdürü Muzaffer İşlek, AFAD ve TÜBİTAK işbirliğinde uygulanan proje kapsamında araştırma yürüten bilim insanlarına lojistik ve teknik destek verdiklerini söyledi.
Bu projenin bölge için önemine değinen İşlek, “Yapı stokumuzu düzeltmemiz, inşaatlarımızı depreme dayanıklı hale getirmemiz ve her türlü tedbiri almamız aslında bu çalışmalardan yola çıkarak ortaya çıkan sonuçlardır. AFAD olarak bu projeyi çok önemsiyoruz.” dedi….

Avcılar’da Mısırlı kiracıya icra şoku! Ülkesinden döndü, eşyalarını sokakta buldu

Avcılar’da Mısırlı kiracıya icra şoku! Ülkesinden döndü, eşyalarını sokakta buldu

Olay 27 Nisan Pazartesi günü Denizköşkler Mahallesi’nde bulunan 4 katlı apartmanda meydana geldi. Ev sahibinin binanın giriş ve 3’üncü katında bulunan daireleri borçları nedeniyle icradan satıldı. Apartmanın giriş katındaki daireyi üniversite öğrencisi Omar A.’ya kiralayan ev sahibi durumu kiracısına bildirmedi. Satışın kesinleşmesinin ardından binaya gelen icra ekipleri, iki dairenin de kapısına mahkeme kararının bulunduğu tahliye tebligatı astı.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor
‘BEN NEREYE GİDEYİM ŞİMDİ’
Giriş katındaki dairede kiracı olan Mısırlı üniversite öğrencisi, iddiaya göre ülkesinde olduğu sırada kapıya bırakılan tebligatı görmediği için evi tahliye etmedi. Belirlenen sürenin dolmasının ardından icra dairesi görevlileri ve avukatlar, tahliye için adrese geldi. Bu sırada eve gelen Omar A. karşısında icra görevlileri ve avukatları görünce şaşkınlık yaşadı.

Apartman sakinlerinden biri öğrenci Omar A.’yı sakinleştirmeye çalışarak “Bağırma. Ben sana zamanında o adama para verme dedim. Niye tartışıyorsun ” diyerek sert çıktı. Bu sırada apartman önündeki icra görevlileri, “Ben üniversiteye gidiyorum” diyen Omar A.’yı durdurdu.

Avukatın “Kandırmış seni, o kirayı ona ödemen de yanlış” sözlerine Omar A. “Nasıl olur. Böyle bir şey Türkiye’de de dünyada da yok” diyerek tepki gösterdi. Avukatın “Eşyalarını alırsın” sözlerine sinirlenen Omar A. bu kez “Ben nereye gideyim şimdi” diyerek sert çıktı.

EV SAHİBİ GÖREVLİLERİ İKNA ETMEYE ÇALIŞTI
Bu sırada apartman önüne gelen ev sahibi, “Bu adamlar istinafta da aynı şeyi yaptılar. Ben istinaftan bozdum bunu. Mahkeme kararı diye bir şey yok. Buradan hakim olmadan bir taş bile çıkamaz” diyerek kendini savundu. Oturduğu 3’üncü kattaki dairesi de icradan satılan ev sahibi polisleri ikna etmeye çalışsa da başarılı olamadı. Bu kez satış işlemlerinin tamamlanmadığını iddia eden ev sahibi görevlilerin resmi belgeleri göstermesi üzerine itirazından vazgeçti.

EŞYALARININ SOKAĞA ÇIKARILMASINI İZLEDİ
Bu sırada sokakta bekleyen kiracı Omar A. ise polis ve avukatların bulunduğu apartmanın önünde eşyalarının sokağa çıkarılmasını izledi. Koltuk takımından buzdolabına televizyondan çamaşır makinesine kadar tüm eşyaları daireden çıkarılan Omar A. sokakta kaldı. Kiracı Omar A.’nın akşam saatlerinde tuttuğu araca eşyalarını yükleyerek sokaktan ayrıldığı öğrenildi. Kiracı Omar A.’nın ev sahibine 8 bin lira kira ödediği ve ödemesi düzenli yaptığı öğrenildi.

3 büyük depremin izi bulundu! Bilim insanları bölgede: Ne kadar vaktimiz var?…

İstanbul'da dehşet! Eski patronları yeni iş yerini bastı; iş görüşmesine gelen kişi vuruldu

İstanbul’da dehşet! Eski patronları yeni iş yerini bastı; iş görüşmesine gelen kişi vuruldu

Olay, 25 Nisan saat 10.30 sıralarında Kocatepe Mahallesi’nde bulunan kuru gıda halinde meydana geldi. İddiaya göre, Zafer Ç., bir süre önce ihtar çekerek ayrıldığı iş yerinin sahipleri Kemal O. ve babası Hüseyin O. ile davalık oldu. Bunun üzerine görüşmek isteyen baba ve oğlu Zafer Ç.’nin yeni açtığı iş yerine gitti. İş yeri önünde başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.
İlginizi Çekebilir
Esnafların ve orada bulunanların araya girmesiyle kavga sona ererken Zafer Ç. iş yerindeki ofisine döndü. Kısa süre sonra iş yerine yeniden gelen baba ve oğlu ile Zafer Ç. arasında çıkan kavgada yanında bulunan silahı çıkaran Hüseyin O., iş görüşmesi için orada olduğu öne sürülen Adem Ç.’yi vurdu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, 3 kurşunun isabet etmesiyle yaralanan Adem Ç.’yi ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı. Kemal O. ve babası Hüseyin O. gözaltına alındı. Yaşananlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken yaralı Adem Ç.’nin tedavisinin hastanede sürdüğü öğrenildi.

‘SİLAH ALIP GELİYORLAR’
Zafer Ç., “Eski çalıştığım iş yerinin sahibi Kemal O. ve babası Hüseyin O., beni yol üstünde gördü. Sonrasında Kemal O., aracının içerisinden bana hakaret ettiği için aramızda bir tartışma çıktı. Ben yanına gittikten sonra vuran kişi, babası yanımıza gelince tartışma büyüdü. Olayda vurulan Adem Bey, o sırada bizimle iş görüşmesi yapmak için oradaydı. Bizi ayırmaya çalıştığı için olaya müdahil oluyor.
Bizi esnaf ayırdıktan sonra ben üst kattaki ofisime çıktım. Yaklaşık 5 dakika sonra Kemal O. ve Hüseyin O., iş yerlerinden ruhsatsız silahlarını alıp yeniden geldi. Ben o sırada yukarıdaydım. İş görüşmesi için gelen Adem Bey ile karşılaşıyorlar. Kemal O., konuşma bahanesiyle Adem beyi kenara çekiyor. Babası da arkadan 4-5 el ateş ediyor. Ben kendileriyle daha önceden iş mahkemesinde davalık olmuştuk. Karşı taraf benim ihtar çekmeme tavır aldı. Tavırları bu Adem arkadaşımızın vurulmasına kadar gitti” diye konuştu.
Burun estetiği için uyutulan 23 yaşındaki Hatice uyandırılamadı: Sapasağlam ayaklarıyla gitti, cenazesini aldık…

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Düğüm çözülüyor! Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Düğüm çözülüyor! Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı.

İlginizi Çekebilir
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı.
Haber Detay Görsel Slider
Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.

DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.

Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gülistan soruşturmasında eski Vali Tuncay Sonel oğlunu böyle savundu! ‘Baba kuşlara kim bakacak?’

AİLEDEN DNA ÖRNEĞİ ALINDI
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu Mustafa Türkay Sonel’in aracında çıkan DNA örnekleriyle ilgili aileden DNA örneği alınmasına karar verdi.
Kararın ardından Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ile babası Halit Doku’dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda kan, tırnak ve saç örnekleri alındı. Alınan örnekler, araçta tespit edilen DNA bulgularıyla karşılaştırılacak.
Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat SAHA 2026’da ilk kez vitrine çıkıyor
Gülistan Doku soruşturmasında silinen görüntü için soruşturma
Japonların gözü bu ilçede! Yıllarca devam edecek kazı başlıyor: Ne kadar sürerse sürsün

80 bin lira bir anda buhar oldu! Şırnak’a gidecek askerin yardımına taksici koştu: 20 dakika kala yetiştirdik

80 bin lira bir anda buhar oldu! Şırnak’a gidecek askerin yardımına taksici koştu: 20 dakika kala yetiştirdik

Şırnak’ta görev yapacak olan ve İzmir’e dağıtım iznine gelen genç asker, otogar bölgesindeki bir ATM’den karekod (QR) yöntemiyle bir miktar para çekti. Dalgınlıkla cep telefonunu ATM’nin üzerinde unutan asker, ardından Buca ilçesine doğru yola çıktı. Bu sırada askerin hemen arkasında işlem sırası bekleyen kimliği belirsiz bir şahıs, unutulan telefonu fark etti. Ekranı açık kalan mobil bankacılık uygulamasına giren şüpheli, askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı kendi veya bir başkasının hesabına havale ederek kayıplara karıştı.
İlginizi Çekebilir
TAKSİCİ ZAMANLA YARIŞTI
Buca’ya ulaştığında telefonunu unuttuğunu ve dolandırıldığını fark eden asker, büyük bir şok yaşadı. Durumu bildirmek için Kaymakamlık binasına gitmek amacıyla bir taksiye bindi. Taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, olayı öğrenince askere yol göstererek hemen bölgedeki bir polis merkezine gidip şikayetçi olması gerektiğini söyledi. Ancak uçağının kalkmasına çok kısa bir süre kaldığını ve birliğine zamanında teslim olması gerektiğini belirten askerin çaresizliğine taksici Özdeniz kayıtsız kalmadı. Askeri hızla önce Bornova’daki polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağlayan taksici, ardından zamanla yarışarak genci uçağını kaçırmaması için Adnan Menderes Havalimanı’na doğru yola çıkardı. Bu süreçte askerin telefonunun olmaması nedeniyle kendi cep telefonundan Şırnak’taki askeri birliği arayan Özdeniz, komutanlara durumu izah ederek askerin uçağa yetiştiği bilgisini verdi. Minnettar kalan asker ise taksicinin telefonuyla yolda bir video çekerek başından geçenleri anlattı ve kendisine yardım elini uzatan Özdeniz’e teşekkür etti. Yılmaz Özdeniz, bu telaşlı yolculuk karşılığında Mehmetçikten hiçbir ücret talep etmedi.

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
Kahraman taksicinin bu örnek davranışı, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından karşılıksız bırakılmadı. Oda Başkanı Erkan Özkan, taksici Yılmaz Özdeniz’i makamında ağırlayarak esnaf adına kendisine bir teşekkür plaketi takdim etti. Plaket töreninde o anları tekrar anlatan Yılmaz Özdeniz, duygu dolu anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı.
YİNE İZMİR, YİNE KAHRAMAN TAKSİCİ
Öte yandan, İzmirli taksici esnafının bu duyarlı davranışı akıllara geçtiğimiz günlerde yaşanan benzer bir olayı getirdi. Daha önce de İzmir’de evinin yolunu unutan yaşlı bir kadını aracına alarak güvenle evine kadar götüren ve yine hiçbir ücret talep etmeyen başka bir taksici gündeme gelmişti. Yılmaz Özdeniz’in bu hareketi, ‘İzmir’in yardımsever insanları’ geleneğinin gurur verici ikinci tablosu olarak kayıtlara geçti.
“İZMİR’İN KAHRAMAN TAKSİCİLERİ BİTMİYOR”
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, plaketle ödüllendirdiği Yılmaz Özdeniz’e teşekkür ederek yaptığı açıklamada, “İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor. Geçtiğimiz günlerde, yaklaşık 10 gün önce de bir taksicimiz; üzerinde parası olmayan ve rahatsızlığı nedeniyle evini bulamamanın paniğini yaşayan yaşlı bir teyzemizi, hiçbir ücret talep etmeden adresine ulaştırmıştı. Bu olay tüm kamuoyuna da yansımıştı. Hemen akabinde yine yürekli bir taksici esnafımız, buna benzer bir davranışta bulunarak taksicilerin ne kadar yufka yürekli olduğunu, insana saygısını ve topluma katkılarını bize iki gün önce İzmir’de tekrar gösterdi. Bize bunları yaşatan esnaf kardeşlerimize, İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak teşekkürlerimi iletiyor, minnettarlığımı ifade ediyorum. Çünkü bunlar toplumun beklediği, susadığı güzel örnekler. Taksiciliğe yönelik kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, bu örneklerin yaşanması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor ve sevindiriyor. Buradaki Yılmaz kardeşimiz, İzmir’de yıllardır sahada çalışan, duyarlı ve mesleğini severek icra eden eski bir esnafımızdır. 2-3 gün önce, vatani görevini İzmir’de yapıp dağıtım iznine çıkan bir asker kardeşimizin bankamatikte yaşadığı olumsuzluğa şahit olmuş; bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili görevlileri aramıştır. Üzerinde para olmamasına ve uçağını kaçırma riski bulunmasına rağmen, vatan görevini yapan bu evladımızı hızlıca uçağına yetiştirmiş ve hiçbir ücret talep etmemiştir. Bu büyük bir erdemdir. Bu erdemliliği bize yaşattığı için oda olarak kendisine bir teşekkür plaketi sunduk. Bu sayıların İzmir’de artması, bizim taksicilik sektörüne verdiğimiz önemi göstermektedir. Arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz” açıklamasında bulundu.
İstanbul’da dehşet! Eski patronları yeni iş yerini bastı; iş görüşmesine gelen kişi vuruldu
“BİZİM BEDENİMİZİ KOYSAK AZ, PARA SORUN DEĞİL, BEN SENİ UÇAĞINA YETİŞTİRECEĞİM”
Olay anını anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz ise şu sözlere yer verdi:
“İzmir Buca’daki durağımdan bir müşteri aldım, Buca Kaymakamlığı’na götürdüm. Oradaki görevli bana bir asker teslim etti. Asker araca bindikten sonra, ‘Abi beni en yakın karakola götür’ dedi. Yola çıktık. Biz taksiciler her zaman dert dinleriz; askerimize de derdini sordum. Başkanımın da anlattığı gibi durumu izah etti. Ona, ‘Bakın, mağdur olduğunuz yer garaj olduğu için buradaki karakol ilgilenmeyebilir ama içinin rahat etmesi için gidelim’ dedim. Gittik ve oradaki başkomiserimiz de mağduriyetin yaşandığı yere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saate baktık, 10.45’ti. Asker, ‘Abi 11.50’de Şırnak uçağım var. Devlet tarafından alınmış bir biletim var ama param yok, yetişemiyorum’ dedi. İnsan duygulanıyor, çocuk da mahcup oluyordu. ‘Çekinme oğlum, ne istiyorsan söyle’ dedim. Parasının olmadığını söyleyince, ‘Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim, bunu açıkça söylesene. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim’ dedim. Sabah 11.20 civarı arkadaşı havalimanında indirdim.”
BELKİ SORUŞTURMA GEÇİRECEKTİ
Yılmaz Özdeniz, askerin para yerine uçağına yetişmeyi tercih ettiğini de söyleyerek, “Yolda bana olay anını anlattı: ‘Abi bu iyiliğini unutmayacağım. Annem de babam da çiftçi. 80 bin lira param vardı, askerden dönünce iş kurarım diye düşünüyordum ama gitti’ dedi. Garajdaki bankamatikten karekodla para çekerken dalgınlıkla telefonunu ve işlemi açık unutmuş. Arkasından gelen şahıs durumu fark edip hesaptaki 80 bin lirayı kendi IBAN’ına aktarmış. Askerimiz ilerledikten sonra telefonunun ve parasının olmadığını fark etmiş. Tüm bunlara rağmen çocuk parayı önemsemedi, ‘Ben vatan görevimi aksatmayayım, birliğime teslim olayım. Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz’ dedi. O an inanın çok duygulandım. Gerçekten helal olsun. Uçağına son 20-25 dakika kala yetiştirdik. Eğer o konvoya karışıp uçağı kaçırsaydı, belki birliğine teslim olamayacak ve soruşturma geçirecekti” diye konuştu.
İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs kararı! İşte kutlama yapılacak yerler…
KOMUTANA ULAŞTI
Telefonu olmayan askere kendi telefonuyla iletişim kurarak yardımcı olduğunu aktaran Özdeniz, “Yolda İl Jandarma’yı aradım; oradaki komutanım sağ olsun kendi telefonunu verdi, ‘Şırnak’ta hiç çekinmesin, numaramı ona ver’ dedi. Çocuğu havalimanına bıraktıktan sonra komutanımı arayıp emaneti yerine teslim ettiğimi bildirdim. Ben 30 yıllık esnafım. Temiz toplum, temiz yönetim için mücadele eden bir taksiciyiz. Biz ilk önce devletimize ve milletimize hizmet veriyoruz. Aracım emniyete, jandarmaya, masum ve mağdur insanlara feda olsun; bunun için para aramam. Benim için sınırda nöbet tutan bir insana yapılan hizmet parayla ölçülmez. Vicdanım çok rahat” dedi.
PARAYI ALAN KİŞİYE ÇAĞRI
Askerin parasını kendi hesabına aktaran kişiye de seslenen Yılmaz Özdeniz “Buradan o parayı alan kişiye sesleniyorum: Arkadaşım, o parayı nasıl yedin sen? O telefonu açık gördüğünde annesini, babasını arayabilirdin. Çocuğun çiftçi ailesinin birikimi olan 80 bin lirasını IBAN’ına gönderdin. Eğer gerçekten merhametli ve vicdanlı bir insansan, o parayı geri getirip teslim et kardeşim” çağrısında bulundu….

Anayasa Mahkemesi'nden 12 yıldan fazla süren dava için 330 bin liralık manevi tazminat kararı

Anayasa Mahkemesi’nden 12 yıldan fazla süren dava için 330 bin liralık manevi tazminat kararı

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 4, 5 ve 6 Mayıs 2013 tarihlerinde baş, kulak ve boğaz ağrısı şikayetiyle Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil servisine giden A.K’ye, “baş ağrısı, orta kulak iltihabı ve bademcik iltihaplanması” teşhisi yapıldı.
Damar yolu açılması, enjeksiyon yapılması ve ilaç verilmesi gibi tıbbi işlemlerin ardından taburcu edilen A.K, 6 Mayıs 2013’te özel bir hastaneye gitti.
Özel hastanenin “intaniye uzmanı bulunan merkezde takibini uygun görmesi” üzerine Van’daki bir tıp merkezinde tedavi gören A.K, menenjit ve beyin apsesi sonrası gelişen ani kalp durması ve çoklu organ yetmezliği nedenleriyle 9 Mayıs 2013’te hayatını kaybetti.
A.K’nin ailesi, ölümde tıbbi ihmal bulunduğu iddiasıyla Sağlık Bakanlığı aleyhine 50 bin lira maddi, 100 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, A.K’nin, tedavi sürecindeki yanlışlıklar ve eksiklikler nedeniyle hastalığının teşhisi ve tedavisinde geç kalındığı için hayatını kaybettiği, idarenin hizmet kusuru olduğu öne sürüldü.
Van 1. İdare Mahkemesince görülen dava, dosyadaki eksikliklerin tamamlanamaması nedeniyle 2 Aralık 2019’da karara bağlanabildi. Aileye 100 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar veren mahkeme, maddi tazminat talebini ise reddetti.
Mahkemenin kararında, Adli Tıp Kurumunca kusur değerlendirilmesi yapılabilmesi için temini talep edilen acil servis muayene formu ile hemşire takip formu gibi bir kısım tıbbi evrakın imha edildiğinin bildirildiği, bu durumda ölüm olayının meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru olduğunun ortaya konulamadığı için maddi tazminat isteminin reddedildiği belirtildi.
Kararda, meydana gelen ölümle davalı idarenin tıbbi uygulamaları arasında kesin bir illiyet bağı kurulamamış ise de bu durumun tıbbi kayıtlardaki eksikliklerden ve kayıtların muhafaza edilmemesinden kaynaklandığı, davacıların maddi gerçeğe hiçbir zaman ulaşamayacakları, ömür boyu şüphe, endişe ve üzüntü duyacakları gözetildiğinde manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği ifade edildi.
İlginizi Çekebilir

İSTİNAF, YEREL MAHKEME KARARINI BOZDU
Karara itiraz edilmesi üzerine davaya bakan Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, 22 Nisan 2022’de idare mahkemesi kararını kaldırarak, yeniden hüküm kurulmasını kararlaştırdı.
Dairenin kararında, tedaviye ilişkin bilgi ve belgelerin eksik gönderilmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu tarafından tıbbi uygulama hatası yönünden olayın değerlendirilemediği, hizmet kusurunun varlığı konusunda kesin yargıya ulaşılamaması nedeniyle bütün külfetin davacılar üzerinde bırakılmasının hak arama hürriyetiyle bağdaşmayacağı ve hakkaniyete aykırı olacağı vurgulandı.
Her türlü bilgi ve belgeyi saklamakla yükümlü olan idarenin maddi gerçeğin ortaya çıkması adına yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğine işaret edilen kararda, davalı idarenin olayda hizmet kusuru olduğu sonucuna ulaşıldığı bildirildi.

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLDİ
Van 1. İdare Mahkemesinde yeniden yapılan yargılamada, A.K’nin ailesinin avukatı tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, maddi tazminat talebi 1 milyon 680 bin 590 liraya, manevi tazminat talebi ise 600 bin liraya çıkarıldı.
Mahkeme, 29 Aralık 2023 tarihli kararıyla 1 milyon 688 bin 422 lira maddi, 210 bin lira manevi tazminatın faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine hükmetti.
Aile, destekten yoksun kalma tazminatının eksik hesaplandığını, manevi tazminat miktarının ise çok düşük olduğunu savunarak, karara itiraz etti.
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, istinaf başvurusunu reddetti. Temyiz incelemesi Yargıtay’da sürüyor.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor

AYM’DEN İHLAL KARARI
Bunun üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunan aile, yargılamanın uzun bir süre daha devam edeceğini belirterek, yaşam hakkının, hak arama hürriyeti ile etkili başvuru hakkının, adil yargılanma, makul sürede yargılanma ve hakkaniyete uygun yargılanma haklarının, sağlığın ve aile bütünlüğünün korunması haklarının ihlal edildiğini ileri sürdü.
Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vererek, başvuruculara 330 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Yargılamaların makul sürede tamamlanması gerektiği vurgulanan AYM kararında, gecikme için inandırıcı ve makul gerekçeler bulunmadığı sürece yargılamaların uzunluğunun yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerin ihlaline neden olacağı belirtildi.
Kararda, 4 Aralık 2013’te açılan davanın, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla 12 yıldan daha uzun süredir devam ettiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
“Yargılamanın yaşam hakkının gerektirdiği makul bir süratle yürütüldüğü söylenemez. Yargılamanın uzamasının başvuruculardan kaynaklanan haklı sebepleri olmadığı gibi sürenin uzamasının herhangi bir inandırıcı ve makul gerekçesi de yoktur. Sonuçtan bağımsız olarak yargılamada, yaşam hakkının usul boyutu kapsamında makul derecede ivedilik şartının sağlanmadığı görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs kararı! İşte kutlama yapılacak yerler…

İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs kararı! İşte kutlama yapılacak yerler…

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün tüm dünyada olduğu gibi İstanbul’da da çeşitli etkinliklerle kutlanacağı belirtilerek, “Bu kapsamda; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy Rıhtım Meydanı için, TKP ise Kartal Meydanı için Valiliğimize resmi başvuruda bulunmuştur. Tarafımızca yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu başvurular uygun görülmüş ve onaylanmıştır.
İlginizi Çekebilir
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları çerçevesinde; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda 10.00-17.00 saatleri arasında, TKP ise Kartal Meydanı’nda 12.00 – 19.00 saatleri arasında kutlama programlarını yapacaktır. Bu etkinlikler dışında ilimiz genelinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü programı yapılmayacaktır” denildi.
“İSTANBUL GENELİNDE HİÇBİR İZİNSİZ GÖSTERİ, YÜRÜYÜŞ, PROTESTO YA DA ORGANİZASYONA İZİN VERİLMEYECEK”
İstanbul’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü huzur içinde geçirebilmesi amacıyla çeşitli önlemlerin alındığının ifade edildiği açıklamada, “İstanbul’umuzun, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü huzur içinde geçirebilmesi amacıyla Valiliğimizce; Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde 1 Mayıs 2026 Cuma günü 00.01 – 23.59 saatleri arasında her türlü miting, basın açıklaması, açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni vb. türdeki eylem ve etkinlikler, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesinin (a) ve (c) bentleri ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. maddelerinden doğan yükümlülükler gereği yasaklanmıştır. İlimiz genelinde, izinli miting ve kutlamalar dışında hiçbir izinsiz gösteri, yürüyüş, protesto ya da organizasyona izin verilmeyecektir. Bu yönde alınması gereken tüm tedbirler, ilgili birimlerimizce alınacak olup, vatandaşlarımızdan, bu tür provokatif eylem, gösteri vb. yasa dışı faaliyetler konusunda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz” ifadeleri kullandı.
‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ara mütaala! 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
GKRY’e Fransız askeri! MSB: Millî hak ve menfaatlerimizden taviz vermeyiz…

Dijital tehlike büyüyor! Her 10 çocuktan 6’sı tanımadığı kişilerle konuşuyor

Dijital tehlike büyüyor! Her 10 çocuktan 6’sı tanımadığı kişilerle konuşuyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen “Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli”nde, “Dijital Dünyada Riskler: Bağımlılık, Zorbalık ve Siber Tehditler” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Panel, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açış konuşmalarıyla başladı. Konuşmaların ardından İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci moderatörlüğünde “Dijital Dünyada Riskler: Bağımlılık, Zorbalık ve Siber Tehditler” başlıklı oturum düzenlendi.
İlginizi Çekebilir
Oturumda, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Volkan Güner Güngör, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Salih Gözüm konuşmacı olarak yer aldı.
Oturumda, dijitalleşmenin toplum hayatına etkileri, çocuklar ve gençler başta olmak üzere dijital ortamdaki riskler ile bunlara karşı çözüm önerileri ele alındı.
“KÖTÜLEMEK YERİNE BİLİNÇLENİLMESİ GEREKİYOR”
İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Değirmenci, oturumun başlangıcında yaptığı konuşmada, son süreçte değişen dünyayla birlikte sanal dünyada da çok hızlı bir değişim ve dönüşüm olduğuna dikkati çekti. Sanal dünyayı üretenlerin, algoritmaları düzenleyenlerin “insanlar” olduğunu belirten Değirmenci, insanların yine aynı şekilde bu sanal dünyayla mücadele edebileceklerini söyledi. Değirmenci, dijital medyayı kötülemek yerine bilinçlenmenin yolunun bulunması ve doğruya nasıl ulaşılacağının tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.
“AYNI ORTAMDA OTURAN, AYRI DÜNYALARDA YAŞAYAN İNSANLAR”
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Elmas, dijital çağda güvenli topluma ulaşılması noktasında Türkiye’nin en büyük avantajının “aile” kavramı ve bağları olduğunu vurguladı.
Dijital medyada güvenli bir toplum için gereklilikleri sıralayan Elmas, “Evin belli köşelerinde belli aile fertleri ellerinde telefonla zaman harcıyorlar. Sosyal medyada oyunlarla, birtakım dijital alandaki faaliyetlerle harcanan büyük zamanlar var. Bu ortam içerisinde bizim geleneksel aile yapımızdan birçok alışkanlığın eridiğini görmek, dijital dünyadaki güvenli toplumun oluşmasını engelleyen en büyük sebep olarak gündemimize gelebilir.” diye konuştu.
Elmas, “Dijitalde güvenli bir toplum için bir kere aynı masada oturan ama birbiriyle konuşmayan insanlar olmaktan çıkmamız gerekiyor. Farklı ekranlara bakan insanlar olmaktan uzaklaşmamız gerekiyor. Aynı ortamda oturan, ayrı dünyalarda yaşayan insanlar olmaktan uzaklaşmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“EN KRİTİK SAVUNMA HATTI EBEVEYN”
Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Güngör de dijital dünyanın birçok fırsat sunmasının yanı sıra görünmeyen riskleri beraberinde getirdiğini belirtti.
İlk olarak dijital medyada siber zorbalığa ve bu kapsamda görülebilen vakalara değinen Güngör, “Bir diğer önemli başlık çevrim içi oyunlar ve şiddet eğilimi. Şiddeti tetiklemesi gibi birçok konu var ancak benim dikkat çekmek istediğim en önemli nokta, çocukların tanımadığı kişilerle iletişim kurmasını sağlayan her platform tehlike ortamını oluşturmaktadır.” dedi.
Güngör, bu ortamlarda suç örgütlerinin ilk olarak sosyal açıdan dışlanmış, yalnızlaşmış ve manipülasyona açık çocukları belirlediğini, bu kişilerin gruba alınması için suç işlemesi veya kural ihlali yapmasının istendiğini, sonrasında bunun kullanımıyla şantajın başladığını ve suç ortaklığına geçildiğini söyledi.
Dijital medyada güvenlik için bilinçlendirmenin önemine işaret eden Güngör, 1 milyon 142 bin vatandaşa ulaşarak, bilinçlendirme faaliyeti gerçekleştirdiklerini anlattı. Güngör, 7 gün 24 saat esasıyla siber devriye gerçekleştirildiğini ancak en kritik savunma hattının ebeveyn olduğunu vurguladı.
“DİKKAT SÜRESİ SON 10 YILDA YÜZDE 30 AZALDI”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Alagöz ise internette çocukların algoritmaların yönettiği sonsuz video akışlarından etkilendiğini belirterek, “Zararlı içeriklere, sanal zorbalığa, oyunlardaki şiddet içeriklerine, uygunsuz içeriklere çocuklarımızın maruz kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle bu dijital platformlar da çocuklarımızın deneyimlediği anonimlik saldırganlık davranışlarını biraz daha tetikliyor.” ifadelerini kullandı.
Alagöz, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6’sının tanımadığı kişilerle görüştüğünü ve suça sürüklenmeye kadar varan etkilerin oluşabildiğini dile getirdi.
Çocuklarda dikkat süresinin son 10 yılda yüzde 30 azaldığını ifade eden Alagöz, dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, farklı kurumlar tarafından atılan adımların birbirini tanımlar nitelikte olması gerektiğini kaydetti.
“AİLE REHBERLİK SERVİSLERİ”
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Gözüm de her kurumun veri ve ağ güvenliğinde güçlü yapılanmalara gitmesi gerektiğini söyledi.
Sorunlara milli çözümler ve uygulamalarla çözüm bulunabileceğini anlatan Gözüm, dijital çağda güvenli toplum oluşturulması için kamu-özel işbirliğinin de artırılması gerektiğini ifade etti.
Gözüm, “Bireyselleşmenin bu kadar hızla yükseldiği çağda kurumsal yapıların da mutlaka bir birey gibi yenileme, geliştirme ve dijital çağda dijital güvenliği sağlayabilir hale gelmesi gerektiğine de vurgu yapmak istiyorum.” dedi.
Birçok ailede fertlerin dijital medyadaki şifrelerinin, çocuklar tarafından oluşturulduğunu anlatan Gözüm, ebeveynin bunu kontrol edememe durumu göz önüne alınarak, dijital medyada güvenliğe yönelik aile rehberlik servisleri gibi çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbetwoonbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelergrandpashabetgrandpashabetmatbetgrandpashabetmarsbahissekabetsmartbahisimajbetpusulabetvdcasino girişbetasusbetasusbetperbetsalvadorteosbetbahiscasino1winromabetgameofbetradissonbetcratosroyalbetradissonbetgrandpashabetmatbetsekabetpusulabetmatbetsekabet1wincasinomilyonjojobetcasinoroyalromabetcashwinradissonbetbetpuangameofbettambetgameofbetbetpuantambetbetpuantambetmarsbahisgalabetmadridbetmadridbetroyalbetCratosroyalbetsuperbetinshell satın albetnanocasibomcasibom girişimajbetcasibomperabetparmabetJojobetJojobetCasibom GirişCasibomcasibom girişJojobetCasibom GirişCasibomCasibomikimislitrlisansGrandpashabetholiganbetholiganbetGrandpashabetExtrabetExtrabetgalabetroyalbetholiganbetcasino apijojobetjojobetdoedarealbahisrealbahismeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetgrandpashabetbahiscasinobahsinesahabetfixbetmatadorbetbetciobetasuscratosroyalbetjojobetjojobetjojobetrestbetmarsbahiskralbetcasinopercasibomgrandpashabet girişpusulabet girişmarsbahis girişpusulabet girişnorabahissekabet girişholiganbet giriş