BIST 100
14.274,02 0,10%
DOLAR
46,6202 0,14%
EURO
53,0953 0,16%
GRAM ALTIN
6.130,13 1,67%
FAİZ
40,33 -0,79%
GÜMÜŞ GRAM
88,74 2,39%
BITCOIN
59.878,00 -0,56%
GBP/TRY
61,5761 0,04%
EUR/USD
1,1384 0,12%
BRENT
71,99 -4,34%
ÇEYREK ALTIN
10.022,75 1,67%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
27 °

YEREL HABER

41 yıllık eşinden ilk kez ayrı kaldı, geri döndü gözlerine inanamadı: Her baba yiğidin harcı değil

41 yıllık eşinden ilk kez ayrı kaldı, geri döndü gözlerine inanamadı: Her baba yiğidin harcı değil

Çat’ın Karaca köyünde çiftçilik yapan, 4 çocuğu ve 4 torunu bulunan Kocaeli’nin eşi Dağgül Kocaeli (60), yaklaşık 2 yıl önce ikiz torunlarının doğumu nedeniyle oğluna ve gelinine destek olmak için Tekirdağ’a gitti.
Evinde yalnız kalan Kocaeli, 6 ay boyunca ilk kez ayrı kaldığı eşine büyük özlem duydu.
Karaca köyüne yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Bingöl’ün Yedisu ilçesi Kaşıklı köyüne traktörüyle gezmeye giden Kocaeli, arazide gördüğü bir kum taşını alıp evine götürdü.
Hobi amaçlı bu taşı şekillendirmeye karar veren Kocaeli, taşa ilk olarak eşinin yüzünü nakşetti.
Zamanla bu çalışmayı sanata dönüştüren Kocaeli, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmasına rağmen taşları kazma yardımıyla topraktan çıkararak traktörüyle köyüne taşıyor.
Kocaeli, balta, keser, demir testeresi, bıçak ve eğe gibi aletleri kullanarak taşları adeta sanat eserine dönüştürüyor.
Taşa kartal, Çifte Minareli Medrese, deve kuşu gibi figürleri işleyerek 160’a yakın eser hazırlayan Kocaeli’nin dededen kalma yarım asırlık müstakil evinin bahçesi, sergilenen eserlerle adeta açık hava müzesini andırıyor.

Müzik yeteneği de bulunan Erzurumlu çiftçi, taş eserlerin bulunduğu bahçesinde bağlama çalarak, türküler seslendiriyor.

“GENÇLERE ÖRNEK OLMAK İÇİN SERGİ AÇMAK İSTİYORUM”
İlhami Kocaeli, eşiyle 41 yıldır evli olduklarını belirterek, eşinin oğlunun yanına gittiği dönemde çok sıkıldığını, ona çok özlem duyduğunu söyledi.
Bu süreçte traktörüne binerek gezi amaçlı Kaşıklı köyüne gittiğini anlatan Kocaeli, doğada bulduğu ilk taşı işlemeye karar verdiğini belirtti.
Kocaeli, eşine duyduğu özlem, torunlarının dünyaya gelmesinden duyduğu sevinçle taşı işlemek, zamanını bu şekilde geçirmek istediğini ifade ederek, eşini bir prensese benzeterek yüzünü taşa işlediğini anlattı.
Kendisi için hobi olan bu sanatla yaklaşık 160 taş eser hazırladığını belirten Kocaeli, taşların şeklinin ise orijinal olduğunu aktardı.
Kocaeli, “Erkek ve kadın figürlerini kafamda işleyerek yaptım. Kartal, Çifte Minareli Medrese, Atatürk, deve kuşu figürlerini internete bakarak yaptım. Bazen yabancılar yolu şaşırıp buraya geliyorlar, kapının önünde duruyorlar, merak edip bakıyorlar. Türk bayrağım da sürekli burada dalgalanıyor. Öbür dünyaya hiçbir şey götüremiyorsun. Sadece 2 metrelik kefen götüreceksin. Ondan dolayı elimden geldiğince iyi davranmaya, bir şeyler yapmaya çalışıyorum.” dedi.
Yazı yazmayı, resim çizmeyi, bağlama çalıp türkü söylemeyi de çok sevdiğini anlatan Kocaeli, “Gençler belki bunları bir sergide görürse ‘İlhami hoca 60 yaşında kalkmış bu işe başlamış, bu işi başarmışsa bizler genç yaşımızda daha güzel bir seviyeye gelme imkanımız olur.’ diye düşünürler. Gençlere biraz örnek olmak için sergi açmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“‘YALNIZ KALMIŞIM, SENSİZ YAPAMIYORUM’ DİYE BENİ ARIYORDU”
Dağgül Kocaeli de Tekirdağ’da olduğu süreçte eşinin kendisini çok özlediğini belirtti.
Eve geldiğinde bu eserlerle karşılaştığını anlatan Kocaeli, “Çok şaşkınlıkla izledim. Bu eserleri yapmak öyle her baba yiğidin harcı değildir bence, maşallah. O zaman ‘Yalnız kalmışım, sensiz yapamıyorum.’ diye beni arıyordu. Geldim ki bu taşları yapmış, kendini taşlara vurmuş. Şu anda da hiç yüzüme bakmıyor ya.” dedi.
İlhami Kocaeli de eşinin bu sözü üzerine, “Şu anda senin sevgini bu taşa işliyorum ya.” ifadesini kullandı….

İki kardeşin sonu olan zehir ne? Gözler laboratuvar sonuçlarında

İki kardeşin sonu olan zehir ne? Gözler laboratuvar sonuçlarında

Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile annenin yoğun bakımda, babanın ise gözleme alınarak tedavisine devam edildiği öğrenildi.

AFAD ‘HAVA KALİTESİ VE ZEHİRLİ MADDE’ TARAMASI YAPTI
Mersin Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise dün Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na kılınan cenaze namazı sonrasında yan yana toprağa verildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde ise Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ‘hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi. Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı.

ÖLÜMLERİN NEDENİNİ ‘TOKSİKOLOJİK VE HİSTOPATOLOJİK’ İNCELEME BELİRLEYECEK
Tülü ailesinin yaşadığı olayla ilgili bayat tavuk eti zehirlenmesinden buğdayların ilaçlanmasına kadar birçok iddia ileri sürülürken, kesin nedenin otopside alınan örnekler üzerine yapılacak inceleme ile belirleneceği bildirildi. Çocukların kesin ölüm nedeninin alınan örnekler üzerinde toksikolojik ve histopatolojik inceleme sonucunda belirleneceği, laboratuvar incelemesinin sürdüğü ifade edildi.

Toksikolojik incelemenin vücutta bulunan kimyasal maddelerin, ilaçların, zehirlerin veya çeşitli yabancı maddelerin tespit edilmesi süreci olduğu, vücut dokularının ve hücrelerinin mikroskop altında detaylı incelenmesine ise histopatolojik inceleme denildiği kaydedildi.Anamur Başsavcılığı’nın soruşturmayı titizlikle yürüttüğü her ihtimali değerlendirdiği öğrenildi….

CHP'nin 'Şaibeli Kurultay' davasında yeni gelişme: Duruşma 1 Temmuz’a ertelendi

CHP’nin ‘Şaibeli Kurultay’ davasında yeni gelişme: Duruşma 1 Temmuz’a ertelendi

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, taraf avukatları salonda hazır bulunurken sanık Baki Aydöner ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra taraf avukatlarına söz verdi.
Miss Turkey’den fırıncılığa! ‘Podyumda hayranlık duyanlar, burada yüzünüze bakmıyor’
Söz alan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, bir önceki celsede mahkemenin, sanık Özgen Nama’nın ifadesinin sonraki celsede alınmasına karar verdiğini hatırlatarak, buna rağmen sanığın duruşmaya katılmadığını söyledi.
Üregen, söz konusu davanın kurultayda yaşanan basit bir usulsüzlüğe ilişkin olmadığını belirterek, “Bu dava, demokratik iradenin parayla satın alınması suretiyle kamu düzenine yönelmiş bir suçun, yargılandığı davadır.” ifadelerini kullandı.
4-5 Kasım 2023 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı sürecinde bazı delegelere sistematik biçimde maddi menfaat sağlanarak oy iradelerinin yönlendirildiğini ileri süren Üregen, dosyada yer alan tanık beyanları ve diğer delillerin suç unsurlarını şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya koyduğunu, kurultay iradesinin kümülatif biçimde sakatlandığını savundu.
Üregen, müvekkili Lütfü Savaş’ın kişisel menfaat gözetmeden hukukun üstünlüğü ve siyasi etik doğrultusunda hareket ettiğini buna rağmen süreçte hedef alınıp tehdit edildiğini ve itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, ancak tüm baskılara rağmen yargıya olan inancını koruduğunu söyledi.
Müvekkili Savaş’ın bu süreçte CHP’nin demokratik geleneğini koruma refleksiyle hareket ettiğini iddia eden Üregen, şöyle devam etti:
“Dosyadaki delillerin bütünlüğü, sanıkların cezalandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Zira burada bir siyasi iradenin gasbı ve demokratik temsilin kirletilmesi söz konusudur. Bu yönüyle dava, bireysel değil kamusal bir nitelik taşımaktadır. Sonuç olarak sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesini Türk yargısına ve adaletine olan inancımızla mahkemenizden arz ve talep ederiz.”
Söz alan sanık Özgen Nama’nın avukatı Onur Cingil ise müvekkilinin ciddi bir sağlık sorunu yaşadığını bu sebeple duruşmaya katılamadığını ancak bir sonraki celsede duruşmada hazır bulunacağını söyledi.
Avukat beyanlarının ardından söz verilen sanık Baki Aydöner, ifadesini daha önce ayrıntılı şekilde verdiğini, tanık beyanlarında çelişkiler olduğunu ve isminin geçmesi nedeniyle tekrar savunma yapacağını belirterek, “Tolgahan Erdoğan’ın verdiği ifade sebebiyle buradayım. Söyledikleri hiçbir şeyi kabul etmiyorum. Tanık Veysi Uyanık’ın da beyanı çelişkili ifadelerle dolu. Şuan sosyal medyada da devam etmektedir söylemlerine. Arada husumet olduğunu da anlatmıştı zaten. Burada olmaktan hicap duyuyorum. Beraatımı talep ediyorum.” diye konuştu.
Baki Aydöner’in avukatı Aysun Okur da Veysi Uyanık’ın tanık olduktan sonra röportajlar vererek yargı sürecini etkilemeye yönelik davranışlarda bulunduğunu, tanıklık sıfatının sorumluluğunu taşımadığını ve husumeti devam ettirdiğini savunarak, tanık beyanının dikkate alınmaması gerektiğini söyledi. Okur, mahkemeden, müvekkilinin beraatını talep etti.
Tanık olarak dinlenilen E.A. ise “Kurultay delegesiydim, kurultayda maddi manevi hiçbir şey töhmet altında olmaz. Yusuf Gögerkaya görevden alınacağını anlayınca bana tehdit mesajları attı. Ben para alışverişi görmedim böyle bir durumla karşılaşmadım.” beyanında bulundu.
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Özgen Nama’nın savunmasının alınması için müzekkere yazılmasına, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın sanığı Adem Soytekin’in tanık sıfatıyla beyanının alınması için talimat yazılması ve tespit edilecek diğer hususların giderilmesine karar verilmesini talep etti.
Söz alan sanık Ekrem İmamoğlu’nun vekili Çağlar Çağlayan ise mahkemeden Kemal Çiftçi ve Kemal Öymez’in ihraç kararlarının CHP’den talep edilmesini, Veysi Uyanık’ın beyanlarında geçen Ali Abbas Ertürk’ün tanık olarak dinlenilmesini talep etti.
Çağlayan ayrıca Adem Soytekin’in ifadelerinin bu davayla ilgisinin olmadığını belirterek, bu aşamada Soytekin’in tanık olarak dinlenilmesine itiraz etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, Özgen Nama’nın savunmasının alınmasına ve Adem Soytekin’in tanık sıfatıyla beyanının alınması için talimat yazılmasına hükmederek, duruşmayı 1 Temmuz’a erteledi.
Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, İsrail ve Yunanistan’da şok etkisi yarattı! ‘Ne kadar uzağa gidebilir’
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya dair detayları CNN Türk MuhabiriPaşa Alyurt aktardı;
DURUŞMADA ÖZGEN NAMA DETAYI
“Davanın 5. duruşması saat 09.00 itibarıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Şunu ifade edelim, bugünkü davada iki sanığın dinlenmesi bekleniyordu. Bunlardan biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Beltur Başkanı Özgen Nama, diğeri ise Baki Aydöner’di. Özgen Nama’nın mazeret bildirerek davaya katılmadığını ifade edelim.
Özgen Nama’nın avukatı Onur Cingil aracılığıyla mahkemeye ulaştırılan yazıda şu ifadeler yer aldı: “Müvekkilimi hazır edecektik ancak müvekkilim dün aniden ciddi bir sağlık sorunu yaşadı. Önceden biletini almıştık. Hastaneye giriş belgesini de sunuyorum. Bir sonraki celse hazır edeceğiz.”
BAKİ AYDÖNER SAVUNMA YAPTI
Diğer sanık Baki Aydöner dinlendi. Burada sanık savunmasını gerçekleştirdi. Zira Bitlis delegesi olan Tanık Veysi Uyanık’ın bazı iddiaları vardı.
1,5 MİLYONLUK ALIŞVERİŞ KARTI İDDİASI
Bu iddialarda, 1 milyon 500 bin liralık alışveriş kartının kendisinden alındığı ifade etmişti. Burada kendisini Özgür Karabat’ın şoförü aracılığıyla bu kartın verilmiş olduğunu Baki Aydöner’in de diğer illerdeki kişilere dağıtılması amacıyla alışveriş kartlarını aldığı iddia edilmişti.
İşte bu iddialar üzerine mahkeme tarafından yeniden dinlenmesi kararı verildi. Daha önce de dinlenen isimlerden biri Baki Aydöner’di.
ŞİKAYETÇİ AVUKATINDAN CEZA TALEBİ
Bugünkü süreç itibarıyla baktığımız zaman, şikâyetçilerin avukatı Onur Üregen’in sanıkların cezalandırılmasını talep ettiğini görüyoruz. Hatırlanacağı üzere şikâyetçi konumunda bulunan isimlerden biri Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’tı.
Diğer sanık avukatlarına ise mahkeme tarafından “Söz almak istiyor musunuz?” sorusu yöneltildi. Avukatlar da “Şu aşamada beyanda bulunmaya gerek yok” ifadelerini kullandı.
12 SANIK HAKKINDA 3 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Bugün itibarıyla 12 sanık, Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla ve “oylamaya hile karıştırma” iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
DAVA 1 TEMMUZA ERTELENDİ
Dava 1 Temmuz 2026 tarihine ertelendi. Bu tarihte saat 10.00’da davanın 6. duruşması görülecek. Bugün aslında dava kapsamında bakacak olursak, Özgen Nama’nın savunma yapması bekleniyordu. Ancak mazeret bildirildi. Sağlık sorunları nedeniyle bu süreçle ilgili özellikle avukatının beyanını aldık. Ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle bir sonraki celsede hazır edileceği ifadeleri kullanıldı demişti.
ADEM SOYTEKİN TANIK OLARAK DİNLENECEK
Önemli bir gelişme daha var. İstanbul’da görülen davaların kritik isimlerinden biri olan Adem Soytekin’in bu davada tanık olarak dinlenmesine yönelik karar alındığını belirtmiş olalım. Özellikle hem Aziz İhsan Aktaş hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki bazı isimlerin kurultayla ilgili bazı iddiaları vardı. İşte o iddialar doğrultusunda bu davada 6. celsede tanık olarak dinlenmesine yönelik karar verilmiş olduğunu belirtelim.
Yine Yargıtay’dan da bir yazı istendi. Bu yazı ise özellikle partiden ihraç edilen isimlerle ilgili. Partiden ihraç edilen isimlerin taleplerine ilişkin süreç ve yazıların gönderilmesi de mahkeme tarafından talep edilmiş oldu.
1 Temmuz tarihinde davanın 6. celsesi görülecek. Özellikle bu dava sürecinde sanıkların ifadelerinin alınmasının ardından burada bir mütalaa verilmesinin beklendiğini de dipnot olarak belirtmiş olalım. ”
Son dakika… Muhittin Böcek ve ailesinin mal varlığına el konuldu…

Haberler: Kübra Yapıcı cinayeti son dakika! Katilleriyle aynı masada!

Haberler: Kübra Yapıcı cinayeti son dakika! Katilleriyle aynı masada!

Antalya’nın Serik ilçesinde, ailesinin kendisinden haber alamadığı Kübra Yapıcı’nın cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Yapıcı’yı borcu olduğu gerekçesiyle Burdur’da ormana götürüp öldürerek, cesedini yaktıkları belirlenen Ata Berk Sezen ile İlyas Umut Dalğar, operasyonla yakalanıp, gözaltına alındı.
Hürmüz Boğazı’nın yanı başında İran’ın adasında patlama! Hava savunma sistemi devreye girdi
Serik’te, kızı Kübra Yapıcı’dan 30 Nisan günü saat 02.00’den sonra haber alamayan Yunus Yapıcı, Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Bunun üzerine ekipler, çalışma başlattı. Yapılan çalışmada Kübra Yapıcı’nın saat 03.30 sıralarında Kepez’deki bir kafede 2 erkekle birlikte görüldüğü, saat 04.45’te bu kişilerle birlikte mekandan ayrıldığı güvenlik kameralarından tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 2 erkeğin mekanda birbirine ‘Ata’ ve ‘Umut’ diye hitap ettiğini tespit etti.

CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
Soruşturma sürerken, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran Yunus Yapıcı, bu kişilerin Ata Berk Sezen ile İlyas Umut Dalğar olduğu bilgisini paylaştı. Bunun üzerine İlyas Umut Dağlar, yapılan çalışmayla yakalanıp, gözaltına alındı.

İlyas Umut Dalğar, ilk ifadesinde Kübra Yapıcı’yı, açık olan bir marketin önünde bıraktığını söyledi. Yapılan saha çalışmasında, Dalğar’ın belirttiği saatte marketin kapalı olduğu tespit edildi. Çelişkili ifadeler veren İlyas Umut Dalğar, Kübra Yapıcı’nın öldürüldüğünü itiraf etti.

ÖLDÜRÜP GÖMMÜŞ, CESEDİ ÇIKARIP YAKMIŞLAR
Dalğar ifadesinde, Kübra Yapıcı’nın Ata Berk Sezen’e borcu olduğu gerekçesiyle Burdur’daki ormanlık alana götürülüp, silahla vurularak öldürüldükten sonra cesedinin gömüldüğünü, daha sonra çıkarılıp yakıldığını söyledi. Yapıcı’nın ceset parçalarının bir kısmı ise baraj sularına atıldı.

İlyas Umut Dalğar’ın ifadesi doğrultusunda olayın yaşandığı yerde ekipler inceleme yaptı. Ormanda Kübra Yapıcı’ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Soruşturma kapsamında Ata Berk Sezen de İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı.

Soruşturma, olay mahalli Burdur olduğu için Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

KATİLLERİYLE AYNI MASADA
Diğer yandan Kübra Yapıcı ile Ata Berk Sezen ve İlyas Umut Dalğar’ın, cinayet öncesinde gittikleri kafedeki son görüntüleri ortaya çıktı. Yapıcı ile Sezen ve Dalğar’ın kafede oturdukları, saat 04.45 sıralarında ise kalkıp birlikte ayrıldıkları anlar, görüntülere yansıdı.
ŞÜPHELİ DALĞAR SAVCI HUZURUNDA YER GÖSTERDİ
Burdur’da Kübra Yapıcı’nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerden İlyas Umut Dalğar, savcı huzurunda yer gösterme işlemi yaptı.
Edinilen bilgiye göre, 30 Nisan’da meydana gelen ve Kübra Yapıcı’nın hayatını kaybettiği olaya ilişkin Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında “kadına karşı kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanan şüpheliler Ata Berk Sezen ile İlyas Umut Dalğar hakkında yürütülen adli işlemler devam ederken, Dalğar’ın savcı huzurunda olayla ilgili yer gösterme işlemi gerçekleştirdiği öğrenildi.
Öte yandan Bucak Sulh Ceza Hakimliğinin, soruşturmanın selameti gerekçesiyle dosyaya ilişkin verdiği yayın yasağı kararının kaldırıldığı bildirildi. Hakimlik kararında, delillerin toplanmış olması nedeniyle yayın yasağı şartlarının ortadan kalktığı değerlendirilerek, 6 Mayıs tarihli yayın yasağı kararının kaldırılmasına hükmedildi.

Miss Turkey’den fırıncılığa! ‘Podyumda hayranlık duyanlar, burada yüzünüze bakmıyor’…

İstanbul'da yoldan geçerken vatandaş pencereden gördü, korkunç gerçek ortaya çıktı

İstanbul’da yoldan geçerken vatandaş pencereden gördü, korkunç gerçek ortaya çıktı

Olay, 28 Nisan Salı günü saat 16.00 sıralarında Kamer Hatun Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın bodrum katındaki dairenin penceresinden içeri bakan vatandaşlar, bir kişinin hareketsiz yattığını fark ederek durumu polis ekiplerine bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

EVDE UYUŞTURUCU BULUNDU
Olay yerine gelen ekipler, Ramazan Kutlu’yu evde çekyatta hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Kutlu’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemelerde Kutlu’nun vücudunda herhangi bir darp ya da kesici alet izine rastlanmadığı öğrenildi. Ekipler evde yaptığı incelemelerde bir miktar uyuşturucu madde, uyuşturucu kullanımında edinilen aparat ve küllükte uyuşturucu izmariti ele geçirdi.

KIZ ARKADAŞI GÖZALTINA ALINDI
Devam eden çalışmalarda, Kutlu ile aynı evde yaşayan Pakistan uyruklu kız arkadaşı Fatıma Zahra L.’nin ifadesinde, Kutlu’nun aniden rahatsızlandığını belirterek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını söylediği öğrenildi. Gözaltına alınan Fatıma Zahra L.’nin ‘Uyuşturucu madde kullanmak’, ‘Kasten yaralama’, ‘Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’ ve ‘Suç eşyasının alınması ve kabul edilmesi’ suçlarından 5 kaydı olduğu öğrenildi. Poliste 4 suç kaydı olduğu öğrenilen Kutlu’nun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Haber Detay Görsel Slider
SINIR DIŞI EDİLDİ
Kutlu’nun ölümüyle ilgili emniyette ‘bilgi sahibi’ olarak ifadesi alınan Fatıma Zahra L. hakkında ‘Uyuşturucu madde kullanmak’ suçundan işlem başlatıldı. İşlemleri tamamlanan kadın, savcılık kararıyla sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi. Savcılık evli ve 1 çocuk babası olduğu öğrenilen Ramazan Kutlu’nun hayatını kaybetmesine ilişkin ‘Şüpheli ölüm’ olarak değerlendirme yaptı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Son dakika..

Son dakika… Muhittin Böcek ve ailesinin mal varlığına el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek’in de bulunduğu 3 kişi, 30 Nisan’da gözaltına alınmıştı.
Emniyette işlemleri biten 3 kişi adliyeye sevk edilmiş, savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan tutuklanmıştı.MAL VARLIKLARINA EL KONULDU
Konuyla ilgili soruşturma sürerken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, şüpheliler Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek‘in ‘rüşvet alma’, ‘rüşveti temin etme’, ‘irtikap’ ile ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarından mal varlıklarına el konuldu.
İlginizi Çekebilir
RÜŞVET SORUŞTURMASININ DETAYLARI
Soruşturma dosyasında yer alan bilgide, 2024 yerel seçimleri sırasında Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan. Böcek’in iş insanı Y.Y’nin ofisinde yaptığı bir görüşmede seçim çalışmalarıyla ilgili 25 milyon lira talep ettiği, bu miktarın karşılanmaması üzerine araç giydirme hizmeti karşılığında 8,5 milyon liralık fatura ödemesi için iş insanıyla anlaşıldığı öne sürüldü.
Dosyada yer alan farklı bir detayda da şubat ayında Gökhan Böcek’in, eski Zuhal Böcek adına bir inşaat firmasından 30 milyon liraya ev satın aldığı ve bu bedelin yine iş insanı Y.Y. tarafından üç parça halinde inşaat firmasına ödendiği iddia edildi. Firmaya yapılan ödemeye ilişkin banka hesap hareketleri ve dekontlarının MASAK raporlarında yer aldığı öğrenildi. Savcılıktaki ifadesinin ardından Böcek, hakimlikçe tutuklanmıştı.
Bu kapsamda Zuhal Böcek ve 2 şüpheli polis ekiplerince 30 Nisan’da gözaltına alınmıştı.
Antalya’da ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ davası… Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek’in ifadesi ortaya çıktı
Rüşvet soruşturması! Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek için tutuklama talebi…

Bağışlar “maaş” oldu! Yardım derneğinin 72 milyon liralık skandalına dev operasyon

Bağışlar “maaş” oldu! Yardım derneğinin 72 milyon liralık skandalına dev operasyon

Edinilen bilgiye göre,sahiplerine yardım toplayan “Oh Be Dünya Varmış Derneği” isimli kuruluşla ilgili artan şikayetler sonrası inceleme başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri derneği geniş çaplı incelemeye aldı.
Savunma sanayii SAHA’ya indi
372 MİLYON LİRANIN 72 MİLYONUNU KENDİLERİNE AKTARMIŞLAR
Dernek bünyesinde gerçekleştirilen mali işlemlere yönelik yapılan inceleme ve araştırmalarda, yardım adı altında derneğe aktarılan yaklaşık 372 milyon 558 bin 491 lira tutarındaki paranın 72 milyon lirasının amacı dışında kullanıldığı tespit edildi.
Yapılan mali analizler, bankadaki para hareketleri ve ilgili kayıtların incelenmesi neticesinde; söz konusu tutarların dernek faaliyetleri kapsamında kullanılmadığı, aksine şüpheli şahısların şahsi harcamalarına aktarıldığı tespit edildi.
Ayrıca bu paraların şüphelilere ait hesaplara “huzur hakkı”, “maaş ödemesi” ve benzeri açıklamalarla transfer edilerek usulsüz şekilde dağıtıldığı ortaya çıktı.
YARDIM PARALARINI KENDİ HESAPLARINA GEÇİRMİŞLER
Mali Şube polisi tarafından gerçekleştirilen incelemelerde, yine dernek yöneticilerinin beyan edilen gelirleri ile mali durumları arasında açık bir orantısızlık bulunduğu belirlenirken, şüphelilerin suçtan elde edilen gelirleri aklama fiilini organize şekilde gerçekleştirdikleri tespit edildi.
Yapılan tespitlerin ardından bu sabah İstanbul, Sivas ve Muğla’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamın 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere Mali Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar ile ilgili tahkikat devam ediyor.
Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, İsrail ve Yunanistan’da şok etkisi yarattı! ‘Ne kadar uzağa gidebilir’…

Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra'nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı

Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı

Antalya’nın Serik ilçesinde, ailesinin kendisinden haber alamadığı Kübra Yapıcı’nın cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Yapıcı’yı borcu olduğu gerekçesiyle Burdur’da ormana götürüp öldürerek, cesedini yaktıkları belirlenen Ata Berk Sezen ile İlyas Umut Dalğar, operasyonla yakalanıp, gözaltına alındı.
Hürmüz Boğazı’nın yanı başında İran’ın adasında patlama! Hava savunma sistemi devreye girdi
Serik’te, kızı Kübra Yapıcı’dan 30 Nisan günü saat 02.00’den sonra haber alamayan Yunus Yapıcı, Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Bunun üzerine ekipler, çalışma başlattı. Yapılan çalışmada Kübra Yapıcı’nın saat 03.30 sıralarında Kepez’deki bir kafede 2 erkekle birlikte görüldüğü, saat 04.45’te bu kişilerle birlikte mekandan ayrıldığı güvenlik kameralarından tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 2 erkeğin mekanda birbirine ‘Ata’ ve ‘Umut’ diye hitap ettiğini tespit etti.

CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
Soruşturma sürerken, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran Yunus Yapıcı, bu kişilerin Ata Berk Sezen ile İlyas Umut Dalğar olduğu bilgisini paylaştı. Bunun üzerine İlyas Umut Dağlar, yapılan çalışmayla yakalanıp, gözaltına alındı.

İlyas Umut Dalğar, ilk ifadesinde Kübra Yapıcı’yı, açık olan bir marketin önünde bıraktığını söyledi. Yapılan saha çalışmasında, Dalğar’ın belirttiği saatte marketin kapalı olduğu tespit edildi. Çelişkili ifadeler veren İlyas Umut Dalğar, Kübra Yapıcı’nın öldürüldüğünü itiraf etti.

ÖLDÜRÜP GÖMMÜŞ, CESEDİ ÇIKARIP YAKMIŞLAR
Dalğar ifadesinde, Kübra Yapıcı’nın Ata Berk Sezen’e borcu olduğu gerekçesiyle Burdur’daki ormanlık alana götürülüp, silahla vurularak öldürüldükten sonra cesedinin gömüldüğünü, daha sonra çıkarılıp yakıldığını söyledi. Yapıcı’nın ceset parçalarının bir kısmı ise baraj sularına atıldı.

İlyas Umut Dalğar’ın ifadesi doğrultusunda olayın yaşandığı yerde ekipler inceleme yaptı. Ormanda Kübra Yapıcı’ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Soruşturma kapsamında Ata Berk Sezen de İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı.

Soruşturma, olay mahalli Burdur olduğu için Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

KATİLLERİYLE AYNI MASADA
Diğer yandan Kübra Yapıcı ile Ata Berk Sezen ve İlyas Umut Dalğar’ın, cinayet öncesinde gittikleri kafedeki son görüntüleri ortaya çıktı. Yapıcı ile Sezen ve Dalğar’ın kafede oturdukları, saat 04.45 sıralarında ise kalkıp birlikte ayrıldıkları anlar, görüntülere yansıdı.
Miss Turkey’den fırıncılığa! ‘Podyumda hayranlık duyanlar, burada yüzünüze bakmıyor’

‘İleri yaşta annelik hayal değil’

‘İleri yaşta annelik hayal değil’

Hande Atılgan / ANKARA – Doğum hızı düşüşü gündemdeki yerini korurken, uzmanlar uzun yıllara yayılmış doğurganlığın mümkün olduğunu vurguluyor. Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Üreme Endokrinolojisi Özel İlgi Grubu Koordinatörü Prof. Dr. Kübra Boynukalın, tüp bebek tedavisi ve doğurganlığı koruyucu yardımcı yöntemlerin doğurganlık hızını korumaya katkı sağlayabileceğini söyledi.

Boynukalın, “Yumurta dondurma başta olmak üzere doğurganlık koruma yöntemleri, bireylerin üreme potansiyellerini daha ileri yaşlara taşıyabilmesine olanak tanıyor ve geciken annelik planlarının biyolojik sınırlarını kısmen yönetilebilir hale getiriyor. Doğurganlık koruyuculuğunun yaygınlaştırılması ve erken başvuru kültürünün oluşturulması, bireysel doğurganlık kaybını azaltarak dolaylı yoldan toplumsal doğurganlık oranlarına katkı sağlayabilir” dedi. Gebelik yaşı 40’lara yaklaşırken artan kromozomal anomali riskine dikkat çeken TFRM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sezcan Mümüşoğlu da “Risk artışı söz konusudur ancak bu risk modern tıptaki gelişmeler sayesinde artık yönetilebiliyor” diye konuştu.

‘Erken koruma sağlanmalı’
TFRM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sezcan Mümüşoğlu doğurganlığın korunmasına dair şu değerlendirmeyi yaptı: “Odak noktası, sayısal doğum artışından ziyade, sağlıklı gebelikler ve sağlıklı nesillerin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi olmalıdır. Üreme sağlığı, yalnızca gebelik planlandığında gündeme gelen bir konu olarak değil, yaşamın erken dönemlerinden itibaren korunması gereken bir sağlık alanı olarak ele alınmalı. Üreme sağlığına erken dönemde yapılan yatırım, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplum sağlığı açısından da uzun vadeli kazanımlar sağlar.”
Galatasaray’da Mauro Icardi’ye veda hazırlığı! Son kez ‘Aşkın Olayım’
Altında Trump hareketi: Yükselişe geçti!…

Fıstıkta 'VAR' yılı 'YOK' oldu

Fıstıkta ‘VAR’ yılı ‘YOK’ oldu

Duygu Erdoğan / İSTANBUL – Türkiye genelinde sıcaklıkların sıfırın altına düşmemesiözellikle meyve ve sebze üretiminde don riskini sınırlı tuttu. Geçen yıl 10-12 Nisan’da zirai don yaşayan ve başta meyve olmak üzere farklı çeşitlerde yüzde 60 ile 100 arasında kayıplar gören üreticiler, 4-5 günlük tarla mesailerini sonlandırdı. Ziraat odalarına gelen büyük kayıp bildirimleri yok.
İlginizi Çekebilir
‘Zarar çok büyük’
Buna karşın Güneydoğu Anadolu’da etkili olan şiddetli fırtına ve hortum, bölgesel olarak ciddi zarara yol açtı. Gaziantep ve Şanlıurfa başta olmak üzere Antep fıstığı üretiminin yoğun olduğu alanlarda ağaçların kökünden sökülmesi ve dalların kırılması bu sezon beklenen “var” yılı yani yüksek rekolte beklentisini yok etti. Şanlıurfa Bozova Ziraat Odası Başkanı Fuat Almas, “Zarar çok büyük, bazı bahçeler yok oldu, bazılarında ise yüzde 30-60 arasında kayıp var. İyi bir rekolte beklerken, her şey yolunda giderken şimdi ağaçları kurtarma derdindeyiz” dedi.

İki yılda ancak…
Zarar gören ağaçlarla Antep fıstığında hasar alan yerlerin telafisinin birkaç yıl sürebileceğini anlatan Almas, “Kökünden sökülen, dalları kırılan ağaçlar oldukça fazla. Kayıplar en az iki yılda yerine gelir” diye konuştu. Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit de “Bu bir yağış ve fırtına değildi, bir afet oldu. 100 yıllık fıstık ağaçları söküldü ve bir çiftçimizin 100 tane zeytin ağacı vardı, sadece 10 tanesi sağlam kaldı. Şehitkamil ilçesinde bulunan 4 köyümüzdeki tarım alanlarında ciddi hasar var. Kargamış ve Nizip ilçemizdeki bahçelerde bulunan Antep fıstığı ağaçlarında da ciddi hasar var” dedi.
150 milyon lira destek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, şiddetli sağanak yağış ve fırtınanın vurduğu Gaziantep ve Şanlıurfa’da afetinin yol açtığı hasarların giderilmesi ve acil ihtiyaçların karşılanması için valiliklere toplamda 150 milyon lira gönderildiğini bildirdi. İlk etapta yaraların sarılması için Gaziantep Valiliği emrine 100 milyon lira, Şanlıurfa Valiliği emrine de 50 milyon lira gönderildiği bilgisini veren Çiftçi, “Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum” ifadesini kullandı.
Savunma sanayii SAHA’ya indi
‘Sıfırın altına düşmeyen hava tarlaları kurtardı’
Mersin (Akdeniz) Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, mayıs karının bazı ilçelerin yüksek kesimlerinde etkili olduğunu belirtip,“Kar yağdı ama ardından yağmur ve kısa süreli güneş geldi. Bu yumuşak hava yani 0’ın altına inmeyen sıcaklık kurtarıcı oldu,yoksa geçen yıl gibi olabilirdi. Çok nadir birkaç bildirim var. Yağışlı havanın etkisinin toparlandığını görüyoruz” dedi.
Afyonkarahisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Çankaya da patates ekili alanlardan gelen kar görüntülerine karşılık önemli bir hasar olmadığını, tarım alanlarının sahadan incelemelerine ise başlanacağını dile getirdi. Ordu Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça ise yoğun yağışa rağmen fındık alanlarında herhangi bir zarar olmadığınıifade etti….

Savunma sanayii SAHA'ya indi

Savunma sanayii SAHA’ya indi

Aydın Hasan / İSTANBUL – İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na 120’nin üzerinde ülkeden katılım oldu. Fuara 263’ü uluslararası olmak üzere 1700’ün üzerinde firma, 30 binin üzerinde sektör profesyoneli katıldı. 9 Mayıs’a kadar sürecek fuarın açılış töreninde; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar konuştu.

‘Sorumluluklarımız arttı’
Milli Savunma Bakanı Güler, konuşmasında Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilediğini belirterek “Yakın dönemde meydana gelen bu çatışma ve savaşlar güvenlik doktrininde bizlere çok kritik veriler sunarken, sorumluluklarımızı da bir o kadar artırmıştır. 1980’li yıllara kadar savunma sanayii alanında büyük ölçüde tedarikçi olan ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın vizyoner liderliğinde ortaya konulan kararlı politikalar ve doğru yatırımlar sayesinde artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke olmuştur. Türk savunma sanayii, seri üretim kapasitesini hem dostlarına yetebilecek seviyede korumalı hem de seferberlik esnekliğiyle birleştirme çalışmalarına hız katmalıdır” dedi. Güler, “Bu çağda yerinde saymak geride kalmaktır. Dolayısıyla asimetrik tehditlere karşı hazırlıklı olmak adına İHA ve SİHA teknolojileri, otonom deniz ve kara platformları ile uzay ve siber savaş elektronik harp alanlarındaki imkan ve kabiliyetlerimizi daha üst seviyelere en hızlı şekilde taşıma gayretlerimizi artırmalıyız” ifadesini kullandı.
Güler’in temasları
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Fuar için İstanbul’a gelen Somali Savunma Bakanı Fiqi ile bir araya geldi. Bakan Güler, Lübnan Silahlı Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Rodolphe Haykal ve Irak Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Harbiye’yi de kabul etti. ANKARA Milliyet
Yıllık izniniz sandığınızdan fazla! Tatil dönemi başlarken, çalışanların yaptığı en büyük hata
‘Üretimi yayacağız’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da “NATO standartlarında üretim altyapımız, Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkan tanıyor. Son 23 yılda teşvik sistemimizle 460 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 1112 savunma sanayisi yatırımının önünü açtık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız” diye konuştu.
‘İstikrarın hizmetindeyiz’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de “Biz gücümüzü kaosun değil, istikrarın hizmetine sunuyoruz. Teknolojimizi gerilimin bir aracı değil, barışın ve güvenliğin teminatı olarak görüyoruz. Bu anlayışla, geçtiğimiz 12 aylık dönemde 185 ülkeye toplamda 10,5 milyar dolarlık savunma ve havacılık ihracatı gerçekleştirdik. Yakında 11 milyar doların üzerine çıkarak Türkiye’yi savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz. Bu hedefi yakalayacağımıza eminiz, zira artık savunma sanayisinde yalnızca hedef koyan değil, koyduğu hedeflere adım adım ulaşan, kendi mühendisinin aklına güvenen, kendi sanayicisinin emeğine sahip çıkan bir Türkiye var” dedi.
‘Şahit değil öncü’
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar da konuşmasında şunları kaydetti: “Ukrayna’da gördüğümüz tablo bize şunu söylüyor, modern harp, teknoloji ile endüstriyel üretim kapasitesinin toplamı olarak kendini gösteriyor. Sahada drone kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır. Türkiye de bu değişimin sadece şahidi değil en güçlü öncülerinden biridir. Bu teknoloji, karanlık ellerde devletlerin ve orduların karar mekanizmalarına yön veren, tahakkümü dijital kodlarla yeniden inşa eden stratejik bir işletim sistemi haline gelmektedir. Dikkat etmeliyiz, bu dönüşümün bizi küresel derebeylerine bağımlı kılan bir tekno-feodalizme sürüklemesine izin veremeyiz. Zira algoritması ve verisi başkasına ait olan bir düzende tam bağımsız bir egemenlikten değil ancak dijital bir esaretten söz edilebilir.”

Türkiye’nin ilk kıtalararası balistik füzesi
Millî Savunma Bakanı Güler, fuarda MSB Ar Ge Merkezi ile MKE’nin yeni ürünlerinin tanıtımı törenine katıldı. Lansmanda MSB Ar Ge tarafından geliştirilen Türkiye’nin kıtalararası balistik füze projesi Yıldırımhan’ın tanıtımı da yapıldı. 18 metrelik füzenin ortasında Sultan Yıldırım Bayezid’in tuğrası, burun kısmında Atatürk’ün imzası var.
Menzili 6 bin km
Füze projesinin menzili 6 bin kilometre. Yakıt tipi sıvı azot tetroksit (nitrogen tetroxide) Dört adet roket itki motoruna sahip.
Balistik füze projesi, sıvı roket yakıtı ve 3000 kg’lık patlayıcı miktarı ile benzerlerinden ayrışıyor. Hipersonik olma özelliği taşıyan füze, mach 9 ile 25 arasında değişen hızıylamevcut sistemleri aşacak. Yüksek hız ve manevra kabiliyeti kombinasyonuyla karşı tarafın erken uyarı ve önleme imkânlarını kısıtlayacak.
Baykar ilk kez sergiledi! Selçuk Bayraktar duyurdu: Büyük bir kuvvet çarpanı!
Türkiye 9’uncuülke olacak
Türkiye, bin kilometrenin altında kısa menzilli balistik füzeye sahip. Tayfun Blok 4 ile menzilin bin kilometreyi aştığı tahmin ediliyordu. 5 bin 500 kilometrenin üstündeki füzeler, kıtalararası balistik füze olarak adlandırılıyor. 6 bin km menzilli Yıldırımhan projesi ile Türkiye, kısa menzilden kıtalararası füzeye geçmiş oldu. Dünyada 30 dolayında ülke balistik füze üretiyor. Ancak kıtalararası balistik füze üreten ülkeler; ABD, Rusya, Çin, Kuzey Kore, Hindistan, Fransa, İngiltere ve İsrail olarak sıralanıyor. Türkiye, Yıldırımhan projesi ile 9 ülkeden oluşan bu ligde yer alacak.
Bakan Güler, “Geldiğimiz nokta, gurur verici olsa da gelişen teknoloji ve çeşitlenen ihtiyaçlar, kendimizi sürekli yenilememizi gerekli kılmaktadır. Bakanlığımız da TSK’mızın ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarınısürdürmeye devam etmektedir” dedi. Güler, tanıtım programının ardından Yıldırımhan’ın da aralarında bulunduğu savunma sanayisi ürünlerinin yer aldığı standın açılışı yaptı.

Baykar’dan üç stratejik ürün
Baykar, üç stratejik ürünün lansmanını SAHA EXPO 2026’da gerçekleştirdi. Yüksek hassasiyetli vuruş kabiliyetini düşük maliyetli ve feda edilebilir bir mimariyle birleştiren K2 Kamikaze İHA, sürü operasyonları için yeni nesil bir vurucu güç sunuyor. Sınıfın en büyüğü olan K2, yoğun elektronik harp ortamlarında bile stratejik hedefleri etkisiz hale getirmek üzere optimize edildi. 1000 kilometreyi aşan menzili ve 40+ kg faydalı yük kapasitesiyle derin operasyonlarda stratejik bir kuvvet çarpanı olan Mızrak, yapay zekâ destekli otonom vuruş yetenekleriyle donatıldı. Akıllı dolanan mühimmatlar Mızrak ve Sivrisinek, en zorlu coğrafyalarda dahi yüksek hassasiyetle hedefleri bularak angaje olabiliyor.

Türkiye’den ‘İHA ordusu’ ihracatı
Rusya-Ukrayna Savaşı, ABD ile İsrail’in İran’a saldırıları ile son dönemdeki bölgesel çatışmalar, Türkiye’nin İHA alanında geliştirdiği teknolojinin stratejik düzeydeki önemini ortaya çıkardı. BAYKAR, TUSAŞ ve STM gibi savunma sanayiinin öncülerinin yolundan giden firmalar, yeni başarı hikâyeleri yazmaya başladı. Pasifik Teknoloji, anlaşma gereği ismi açıklanmayan müttefik bir ülkeye 100 bin adet kamikaze İHA ihracatı için çerçeve anlaşma imzaladı. Bir ordu büyüklüğünü ifade eden bu sayı, Türkiye’nin SİHA alanında küresel düzeyde gördüğü ilgi ve güveni mikro İHA alanında da ortaya koydu.
Pasifik Teknoloji İcra Kurulu Başkanı Aykut Ferah, bir grup gazeteci ile sohbetinde “Anlaşma kapsamında ürettiğimiz 100 bin adet FPV Kamikaze İHA Sistemi MERKÜT, 10 adet insansız helikopter ALPİN, 25 adet mini insansız helikopter DUMRUL, 500 adet DELİ Taktik Kamikaze, 500 adet otonom yer destek ve gözlem ünitesi KORGAN ürünleri dost ve müttefik ülkenin envanterine girecek” ifadelerini kullandı.

KUZGUN sınır ötesine uçacak
STM, Uzun Menzilli Kamikaze İHA Sistemi KUZGUN’u ilk kez görücüye çıkardı. Sınır ötesi operasyonlar ve düşman hattı gerisindeki kritik hedeflere yönelik tasarlanan sistem, pist altyapısına ihtiyaç duymadan, mobil kara platformları veya sabit fırlatıcılar üzerinden roket destekli (RATO) kalkış yapabiliyor. Menzili 1000+ km, uçuş süresi 6 saat.

Denizlerde TUFAN
ASELSAN, Mavi Vatan’ın yeni vurucu güçleri olan, Türkiye’nin ilk Kamikaze Otonom Su Altı Aracı (OSA) KILIÇ ile TUFAN Kamikaze İnsansız Deniz Aracını (İDA) vitrine çıkardı. Deniz hedeflerini tespit ve imha etmek amacıyla tasarlanan insansız, tek kullanımlık, çok hafif sınıf kategorisinde yer alan KILIÇ 10, düşük görünürlük profiline sahip bir su altı sistemi olarak öne çıkıyor. KILIÇ 200’de de entegre harp başlığı ile yüksek hassasiyetli imha, sürü operasyon yeteneği, su üstü termal ve IR kamera ile artırılmış görev menzili ön plana çıkıyor. Yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyabilen TUFAN ise sürü düzeninde görev yapabilen otonomi kabiliyetlerine sahip bir İDA. TUFAN, su üstü hedeflerinin veya platformlarının yanı sıra kıyı şeridinde bulunan kritik tesislerin etkisiz hale getirilmesinde de kullanılabiliyor….

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelergrandpashabetDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelergrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetJojobetDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerpusulabet girişCasibomdeneme bonusu veren sitelerjojobetmatadorbetmatadorbetmarsbahisgoldenbahissuperbetinroyalbet girişsuperbetinbetpuancasibomjojobetgrandpashabetteosbetgrandpashabetholiganbetpusulabetvevobahisjojobetjojobetpusulabetcasibomjojobet girişHoliganbetHoliganbetjojobetdeneme bonusugrandpashabetjojobetjojobet güncel girişholiganbetdeneme bonusudeneme bonusubetciobetciodeneme bonusu veren sitelertipobetgrandpashabetbetasusjojobetjojobet girişgrandpashabetgrandpashabet girişholiganbetgrandpashabetpradabetromabetholiganbet girişsahabetsekabetpusulabetcasinowonamgbahismercurecasinoholiganbetjojobetgrandpashabetjojobetteosbetbahiscasinoromabetbahiscasinoteosbetgameofbetbahiscasinoradissonbetgrandpashabet girişwbahis giriştambet girişgameofbet girişradissonbet girişradissonbet girişjojobetbetpuanjojobetbahiscomholiganbet girişgrandpashabetwbahistambetgameofbetradissonbetmeritkingevcil hayvan satışıbanka hesabı kiralacasibombettiltcasibomjojobetcasibom güncelgalabet girişBetpasBetpas