BIST 100
12.265,98 0,43%
DOLAR
49,3389 0,06%
EURO
55,3570 0,20%
GRAM ALTIN
6.667,85 0,35%
BITCOIN
83.508,00 -0,08%
FAİZ
39,59 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
96,92 0,56%
GBP/TRY
65,4066 0,14%
EUR/USD
1,1211 0,10%
BRENT PETROL
102,91 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.901,94 0,35%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °

HABER

Böcek ailesi faciasında kritik duruşma! 6 sanık hakim karşısına çıkıyor

Böcek ailesi faciasında kritik duruşma! 6 sanık hakim karşısına çıkıyor

Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık yarın ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada aralarında otel yetkilisi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı’nın da bulunduğu 6 sanık ilk kez savunma yapacak. Öte yandan Böcek ailesinin yakınlarının da duruşmaya katılması bekleniyor. Hazırlanan iddianamede ayrıca, maktul Servet Böcek’in erkek kardeşi Mustafa Böcek ile maktul Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik ‘müşteki’ sıfatıyla yer alıyor. Yarın görülecek olan duruşmada müştekilerin de beyanlarının alınması bekleniyor.
İlginizi Çekebilir
İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’te İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı.
OTELDEKİ KOKUDAN RAHATSIZ OLUP YEMEK YEME AMAÇLI DIŞARI ÇIKTIĞI VE OTEL DIŞ KAPISINI KİLİTLEDİĞİ BELİRTİLDİ
Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS İlaçlama Şirketi’yle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’te otel resepsiyonunun hemen yanındaki 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanındaki 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi.
Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Zarfı vali verdi’
AİLE 7 DAKİKA BOYUNCA OTEL KAPISININ AÇILMASINI BEKLEDİ
Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi.
İddianamede “Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı” tespiti yapıldı
Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu oldukları kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı.
İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi.

Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi.
5 ŞÜPHELİYE 22’ŞER YIL 6’ŞAR AY HAPİS TALEBİ
Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.
TikTok fenomeni canlı yayında bir kadını bıçakladı! Hediye ve etkileşim yağdı…

'MİT görevlisiyiz' diyerek 10 milyonluk vurgun! 6 ilde 'Avcı Operasyonu’

‘MİT görevlisiyiz’ diyerek 10 milyonluk vurgun! 6 ilde ‘Avcı Operasyonu’

Bilecik merkezli 6 ilde gerçekleştirilen ‘Avcı Operasyonu’nda kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtarak 10 milyonluk vurgun yapan şebeke çökertildi.
İlginizi Çekebilir
Bilecik İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince Bilecik merkezli Konya, Kütahya, Isparta, Burdur, Kars ve Denizli illerinde eş zamanlı ‘Avcı Operasyonu’ düzenledi.
Operasyonda MİT görevlisi olarak tanıtarak 10 milyonluk vurgun yapan 9 kişi yakalandı. Şüphelilerin MASAK verilerine göre şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 100 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi. Şahısların adreslerinde yapılan aramalarda 11 adet cep telefonu, 12 adet SIM kart, 2 adet bilgisayar kasası, 2 adet USB bellek, 1 adet laptop, 1 adet dernek üyelik kartı, 1 adet basın kartı, 1 adet basın araç kartı, 1 adet ajanda, 1 adet yivsiz av tüfeği ve 40 adet av fişeği ele geçirilmiştir.
5 ŞÜPHELİ TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Yapılan ‘Avcı Operasyonu’nda gözaltına alınan 12 kişinden F.E., N.N., R.Ç., A.K., A.B., A.Y., A.Ç, S.Ö. ve T.G.B. isimli şüpheliler alınan ilk ifadelerin ardında adliyeye sevk edildi. Adliye sevk edilen 9 kişiden 1 kişi ifadesinin ardından serbest kalırken, mehleme m çıkarılan 8 kişiden 5 şüpheli tutuklanarak Bilecik M Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

TikTok fenomeni canlı yayında bir kadını bıçakladı! Hediye ve etkileşim yağdı…

İBB’nin 'yolsuzluk' davası 24’üncü gününde

İBB’nin ‘yolsuzluk’ davası 24’üncü gününde

‘Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu 92’si tutuklu 414 sanığın yargılandığı dava devam ediyor.
TikTok fenomeni canlı yayında bir kadını bıçakladı! Hediye ve etkileşim yağdı
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan duruşmaya görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in arasında bulunduğu tutuklu sanıklar ile tutuksuz sanıklar katıldı.
‘TENZİLİ RÜTBE OLMUŞSUNUZ’
Duruşmaya tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusuyla devam edildi. Ekrem İmamoğlu söz alarak sanık Ali Rıza Akyüz’e sorularını yöneltti. İmamoğlu, “Siz örgüt üyesi misiniz? Özel vasıflı mısınız?” diye sordu. Akyüz’ün “Özel vasfım yok” demesi üzerine İmamoğlu gülerek “Tenzili rütbe olmuşsunuz” dedi. İmamoğlu’nun “Benim size meşru veya gayrimeşru, herhangi bir konuda dolaylı ya da direkt bir talimatım baskım oldu mu?” şeklindeki sorusuna Akyüz, “Böyle bir yaklaşım olmadı, böyle bir işleme tabi olmadım” diye cevap verdi. Daha sonra Akyüz’ün avukatlarının beyanlarının alındı.
Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Zarfı vali verdi’…

Kırşehir’de 'okullara saldırı yapılacağı' iddialarına soruşturma

Kırşehir’de ‘okullara saldırı yapılacağı’ iddialarına soruşturma

Kırşehir’in Akpınar ilçesinde, yapay zeka kullanılarak oluşturulan ve “okullara yönelik saldırı yapılacağı” şeklindeki paylaşımlarla ilgili şüpheliler hakkında adli süreç başlatıldığı bildirildi.
TikTok fenomeni canlı yayında bir kadını bıçakladı! Hediye ve etkileşim yağdı
SOSYAL MEDYADA YAYILAN PAYLAŞIMLAR PANİĞE NEDEN OLDU
Akpınar Kaymakamlığından yapılan açıklamada, ilçede “okullara yönelik saldırı yapılacağı” yönünde yapay zeka kullanılarak oluşturulan ve sosyal medya ile çeşitli iletişim kanalları üzerinden yayılan içeriklere ilişkin gerekli inceleme ve araştırmaların ivedilikle gerçekleştirildiği belirtildi.
Yapılan çalışmalarda, söz konusu içeriklerin gerçeğe aykırı şekilde oluşturularak paylaşıma sokulduğu bilgisine yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Olay tüm yönleriyle aydınlatılmış olup, konuya ilişkin olarak Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda şüpheliler hakkında adli süreç başlatılmış, ilgili kurumlar tarafından idari işlemler de derhal tesis edilmiştir. Kamu düzenini, okul güvenliğini ve toplumsal huzuru olumsuz etkileyebilecek bu tür asılsız içerik ve paylaşımlara karşı gerekli hassasiyet gösterilmekte, benzer nitelikteki fiillere ilişkin adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamalara itibar etmeleri, doğruluğu teyit edilmemiş içeriklerin paylaşılmaması konusunda azami dikkat göstermeleri önemle rica olunur.”
Savaşın 52. gününde sıcak dakikalar! ABD abluka görüntülerini paylaştı, İran müzakere kararını açıkladı…

54 yaşında mezarını kazdı! Defalarca ölümden döndü: Dokuz canımı tükettim

54 yaşında mezarını kazdı! Defalarca ölümden döndü: Dokuz canımı tükettim

İstanbul’da uzun yıllar özel bir şirkette çalıştıktan sonra emekli olan, 2017 yılında eşinin isteğiyle memleketi Safranbolu’ya bağlı Kuzyakaköseler köyüne yerleşen 2 çocuk babası 54 yaşındaki Miraç Erol’un yaşamı, geçirdiği kazalar ve atlattığı tehlikelerle dikkat çekiyor.
İlginizi Çekebilir
Erol’un ölümle mücadelesi 2000 yılında geçirdiği ağır trafik kazasıyla başladı. Uzun süre hastanede tedavi gören Erol, iyileştikten sonra işine döndü. 2005 yılında geçirdiği ikinci trafik kazasında beli kırılan Erol, yaklaşık 1 yıl yatağa bağımlı kaldı. Tedavisinin ardından yeniden ayağa kalkan Erol, 2015 yılında üçüncü kez trafik kazası geçirdi. Bu kazanın ardından emekli olan Erol, Safranbolu’ya yerleşti.
Köyünde doğa yürüyüşü yaptığı sırada ayı saldırısına uğrayan ve uçurumdan düşmesine rağmen hayatta kalan Erol, 2025 yılında peş peşe 3 kez kalp krizi geçirdi.
Her seferinde tedavi edilerek hayata tutunan Erol, son olarak birer hafta arayla iki kez arı sokması sonucu komaya girdi.
Hastaneden çıktıktan sonra dikkat çeken bir karar alan Erol yaşadıklarını, “dokuz canlı kedilere” benzeterek kendi mezarını kazmaya başladı.
Yayla halkı diken üstünde! Çatıdan girip çıktılar: ‘Evde yağ, un, şeker bırakmayın’
Erol, yaşadıklarını “kedi misali dokuz canlı” sözleriyle ifade ederek, “Kedi misali dokuz can derler ya kediye, ben de hesapladım. Dokuz canımı da son arı sokmasıyla vermiş oldum. Buna istinaden mezarımı kazmaya karar verdim. Bu şekilde de mezarımı kazdım. Şu anda kalp hastası olduğum için, havaların da yağışlı olmasından dolayı artık ağır ağır lehine açıyorum. Hazırlıkları yapıyorum bir nevi. İşte ileriki zamanlarda artık taşını da bir şekilde ayarlamaya çalışacağım” dedi.
“O HİSSE UYARAK MEZARIMI KAZDIM”
Kararının çevresinde ilk başta şaşkınlıkla karşılandığını belirten Erol, “İlk önce şaşırdılar. Hani böyle bir şeye nasıl karar verdin dediler. Ben olayı anlattım. Zaten eşim de biliyor yaşadığım süreci. Eşim belli bir şeyden sonra normal karşıladı. Çünkü diyor yani bu dünyada başına gelmeyen kalmadı. Artık komşularımızdan, arkadaşlarımızdan biraz tepki aldım. Hani daha gençsin, niye böyle bir şey yaptın diye. Ya dedim içimden geldi. Hani insanın içinden bir his gelir ya, o hisse uyarak mezarımı kazdım yani” diye konuştu.

Doğa yürüyüşüne çıktığında yavrularıyla birlikte olan ayının saldırısına uğrama olayını anlatan Erol, “Ayı beni uçurumun kenarında yakaladı. Daha sonra aşağı doğru beni attı. Havada uçtuğumu hissettim. Zaten aşağı düştüğümde de çam ağaçlarına çarparak yuvarlandım. O can havliyle derenin aşağısına doğru kendimi bir şekilde sürükleyerek, ayı gelmesin diye kendimi koruma amaçlı aşağı doğru sürükledim. Kendimi kurtarmaya çalıştım. Tek şansım ayının peşimden gelmemesi. Zaten gelseydi beni orada tamamen parçalardı. Gelmediği için ben orada kaldım. Sonra işte telefonla arkadaşlar geldi, beni oradan alıp hastaneye götürdüler” ifadelerine yer verdi.
Yüksek fiyat verdiler: Baba yadigarı aracı satmıyor!…

Ölüm anında gelen çağrı! Kameralar her şeyi kaydetti: İnsanlığı bittiği nokta

Ölüm anında gelen çağrı! Kameralar her şeyi kaydetti: İnsanlığı bittiği nokta

Olay Kağıthane Talatpaşa Mahallesi’nde 3 Kasım Pazartesi günü saat 07.11 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yerde yatan bir kişi olduğu yönündeki ihbar üzerine sağlık ekipleri olay yerine sevk edildi. Ekiplerin ilk kontrollerinde Emre Kaya’nın başını çarpmış halde yerde hareketsiz yattığı belirlendi. Kaya’nın hayatını kaybettiği tespit edildi.

AKILLI SAATİ 112’Yİ OTOMATİK ARADI
Yapılan incelemede, Kaya’nın saat 07.00 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak nefes darlığı yaşadığını bildirdiği, ardından nabzının durması üzerine kolundaki akıllı saatin acil durum özelliğiyle 112’yi otomatik olarak aradığı tespit edildi. Çağrı sırasında konum bilgilerinin sistem üzerinden ekiplere iletildiği de öğrenildi.
KALP KRİZİ İHTİMALİ
İlk belirlemelere göre Kaya’nın aniden rahatsızlık geçirerek yere yığıldığı, bu sırada başını yere vurduğu ve kısa sürede hayatını kaybettiği değerlendiriliyor. Sağlık ekiplerinin ilk kontrollerinde ölümün kalp krizi sonucu gerçekleşmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

YARDIM ETMEK YERİNE YÜRÜYÜP GİTTİ
Diğer yandan olay anının çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği ortaya çıktı. Görüntülerde, Kaya’nın önce oturduğu merdivenden kalktığı ardından sokağa doğru birkaç adım attığı anlar görülüyor. Bir süre sonra park halinde bulunan otomobile tutunan Kaya aniden yüzüstü yere düşüyor. Görüntülerde olay sırasında yolda yürüyen bir kişinin Kaya’yı fark ettiği, ne olduğunu anlamak için bir süre duraksadığı, daha sonra yürümeye devam edip sokaktan uzaklaştığı anlar da yer alıyor.

‘ÖZEL DURUMLARDA 112 GİBİ NUMARALARI ARAYABİLİYOR’
Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, “Akıllı saatler bugün birçok ek sağlık hizmetiyle birlikte geliyor. Üzerlerindeki sensörler aslında bizim hızlıca fikir edinmemizi sağlayabilecek birçok sağlık özelliğine sahip. Bunların başında tansiyon ölçümü, EKG ölçümü, şeker ölçümü, kalp ritminin düzenli olup olmadığı, uyku apnesi yaşanıp yaşanmadığı, uyku sağlığı, uyku ölçümü gibi birçok farklı özellikle gelebiliyor. Elbette bu özellikler tıbbi bir kurumdan alınan net sonuçları vermese de durumumuzla ilgili bir fikir sahibi olmamızı ya da acil bir durumda acil bir önlem almamızı sağlayabiliyor. Bu saatlerin büyük bir kısmı da aslında bazı özel durumlarda 112 gibi özel numaraları arayabiliyor. Bunların başında da düşme uyarısı geliyor. Bu saatler aslında 112 gibi özel kurumları da çok özel durumlarda arayabiliyor ya da acil durum arama listesindeki kişileri de arama özelliğine sahip” dedi.

ÖLÜMÜ ŞÜPHELİ BULUNDU; SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Olay yerine gelen doktorun yaptığı incelemelerde Kaya’nın ölümü ‘Şüpheli ölüm’ olarak kayıtlara geçti. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, Kaya’nın kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi sonrası netlik kazanacak.

‘AKILLI SAATLER BİRÇOK NOKTADA HAYAT KURTARABİLİYOR’
Demircan, “Örneğin düştüğünüzde ve düştükten sonra belirli bir süre kıpırdamadığınızda birçok saat acil hizmet kurumlarını hızlı bir şekilde arayıp bulunduğunuz konumu gönderip doğrudan destek ya da hizmet isteyebiliyor. Örneğin kalp ritminizle ilgili bir sıkıntınız var ya da EKG’nizde bir problem var ya da kalp krizi geçiriyorsunuz. Bu tarz durumlarda kesinlikle herhangi bir faaliyette, aktivitede saatler bulunmuyor; ama bu tarz bir sorunun neticesinde eğer yere düşmüş ve hareketsiz kaldıysanız saat doğrudan en yakınlarını, acil durum aramalarını ya da 112 gibi servisleri arama özelliklerine sahip. Yani akıllı saatler birçok noktada hayat kurtarabiliyor” diye konuştu.
…

SON DAKİKA SOSYAL MEDYA HABERLERİ: TikTok’ta 'Karagül' canlı yayında bir kadını bıçakladı!

SON DAKİKA SOSYAL MEDYA HABERLERİ: TikTok’ta ‘Karagül’ canlı yayında bir kadını bıçakladı!

HABER MERKEZİ- Sanal medya platformu TikTok’ta ‘Karagül’ ismiyle tanınan Merve Ceran, canlı yayın sırasında tartıştığı bir kadını sokak ortasında bıçaklayarak dehşet saçtı. O görüntüler kan dondurdu.
TİKTOK CANLI YAYININDA SKANDAL
TikTok platformunda yer alan bu görüntülerde ,takipçi sayısı fazla olan kadın, sokak ortasında tartıştığı başka bir kadına bıçakla saldırdı.
Sözlü tartışmanın hızla fiziki kavgaya dönüşmesi üzerine Ceran, yere yatırdığı kadını çevredekilerin çığlıkları arasında defalarca bıçakladı.

HEDİYE VE ETKİLEŞİM YAĞDI
Olay anında canlı yayınını kapatmayan fenomen, yaşananları saniye saniye takipçilerine izleterek büyük bir infiale yol açtı. Bu anlarda hesaba gelen hediyeler ve etkileşimse pes dedirtti. Hesap olayın ardından erişime engellendi.

ŞİDDET İÇERİKLERİ ARTIYOR MU?
TikTok’ta “Karagül” ismiyle tanınan Merve Ceren’in canlı yayında gerçekleştirdiği bıçaklı saldırı, sosyal medyada infial yarattı. O anların saniye saniye yayınlanması ise yalnızca bir suç vakasını değil, dijital platformlardaki denetimsizlik tartışmasını da yeniden alevlendirdi. Yaşanan bu olayın ardından gözler, sanal medyada yayılan şiddet içeriklerine ve bu içeriklerin nasıl bu kadar geniş kitlelere ulaşabildiğine çevrildi.CNN Türk muhabiri Sinan Ağca, bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’la değerlendirdi.
“BU OLAY NE İLK NE DE SON OLACAK”
Adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Karagül olayı üzerinden yaptığı değerlendirmede çarpıcı ifadeler kullandı. Bu tür olayların ilk olmadığını ve son da olmayacağını belirten Kırık, şiddet içeriklerinin platform algoritmaları tarafından öne çıkarıldığını ifade etti. Canlı yayında işlenen bir suçun kesilmemesinin ciddi bir denetim sorunu olduğuna dikkat çekti.
“GÖRÜNTÜPLATFORM TARAFINDAN NASIL ONAYLANDI?”
“Kendini fenomen olarak ifade eden ve TikTok’ta yayınlar gerçekleştiren “Karagül” isimli bir şahıs canlı yayın açıyor ve bu yayını anbean kaydederken bir kadını bıçakladığını görüyoruz. Fakat burada dikkat etmemiz gereken nokta şu: Bunun bir kere platform tarafından nasıl onaylandı?
Yani bugün mesela Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından en ufak bir kan sahnesi bile olsa hemen orada blurlama dediğimiz, orayı gizleme ya da sigara içerken bir şahsın görüntüsünün verilmemesi çok hassas bir şekilde gerçekleştirilirken, burada tam tersi etkileşim adına bu görüntülerin paylaşılması sadece çocuklar ve gençler için değil, hepimiz için ciddi bir tehdit.”
ALGORİTMA TEHLİKESİ VE ‘ETKİLEŞİM’ GERÇEĞİ
Kırık’a göre, algoritmalar şiddeti ödüllendiriyor. Daha fazla izlenen ve beğenilen içeriklerin öne çıkması, kullanıcıları benzer içerikler üretmeye yöneltiyor. Platformların bu içerikleri engelleyebilecek teknolojiye sahip olmasına rağmen müdahale etmemesi ise “ticari kaygılar” ile açıklanıyor.
“İşte burada geldiğimiz nokta algoritma tehdidi. Yani algoritmalar aslında tamamen şiddeti öven, şiddete meyleden içerikleri ön plana çıkartmış oluyorlar. Bundan kaynaklı da çocuklar, gençler ya da dijital okuryazarlık düzeyi yüksek olmayan bireyler şunu yapıyorlar: “Demek ki bu videolar daha fazla beğeniliyor, daha fazla izleniliyor” deyip tamamen bu tarz videoları çekme eğilimine ya da bu tarz canlı yayınlar yapma eğilimine giriyorlar.
Normalde düzgün bir filtreleme ve moderasyon söz konusu olsa, o ufak bir kan ya da sigara görüntüsü olduğunda — biliyorsunuz artık yapay zekâ görüntü analizi de gerçekleştirebiliyor, piksel piksel işliyor — istese sanal medya platformları direkt olarak canlı yayını kesebilir.”
AİLELERE KRİTİK UYARI
Uzman, sadece platformların değil ailelerin de sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Çocukların hangi içerikleri izlediği, kimlerle iletişim kurduğu ve dijital alışkanlıklarının yakından takip edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca zararlı içeriklerin BTK’nın ‘ihbarweb.org.tr’ adresine bildirilmesi gerektiği hatırlatıldı.
“Özellikle burada TikTok konusuna belki girmemiz gerekebilir. Bu konu defaatle yıllardır gündemde; bu ilk defa değil. Hatırlarsanız TikTok’ta bir çocuğun video çekmek isterken çatıdan düştüğünü, gölde boğulduğunu da hatırlıyoruz. Bunların hepsi yanlış yönlendirme ve platformların maalesef cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Yani istenen denetimin olmadığını görüyoruz.Şiddetin diziler aracılığıyla yayıldığı söyleniyor; evet, bunun bir payı olabilir ama istatistikler de ortada. Çocukların daha çok geleneksel televizyondan ziyade dijital platformlarda ve çevrim içi oyunlarda vakit geçirdiğini görüyoruz. Müstehcenlik ve istismar da özellikle karşımıza çıkıyor. Fenomenler bazen yayınlarında bel altı söylemlerde bulunabiliyor. Bu da çocukları maalesef yanlış yönlendiriyor.
Her aile çocuğuna sahip çıkmalı. Hangi oyunu oynuyor, kimlerle konuşuyor, sosyal ilişkileri nasıl, bunların hepsi takip edilmeli. Gerekirse psikolojik destek alınmalı. Çünkü çocuk başıboş bırakıldığında sanal ortamda zararlı kişiler tarafından kolayca yönlendirilebilir.”
“DENETİM ŞART, AKSİ HALDE RİSK BÜYÜYOR”
Hem devlet hem de aile denetiminin artırılması gerektiği belirtilirken, 2025 yılında dijital platformlara aktarılan 200 milyar TL’lik harcamanın da dikkat çekici olduğu ifade edildi. Kırık’a göre, Karagül olayında olduğu gibi vakalar yalnızca bireysel bir suç değil, aynı zamanda dijital dünyanın kontrolsüz yapısının da bir sonucu.
Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Zarfı vali verdi’
Hürmüz krizi sonrası altında yeni tahmin! Yatırımcılar bugüne dikkat…