BIST 100
12.222,72 0,59%
DOLAR
49,3681 0,15%
EURO
55,2473 0,37%
GRAM ALTIN
6.654,45 0,63%
BITCOIN
83.668,00 0,82%
FAİZ
39,55 0,25%
GÜMÜŞ GRAM
96,28 0,66%
GBP/TRY
65,3906 0,32%
EUR/USD
1,1181 0,23%
BRENT PETROL
102,91 0,00%
ÇEYREK ALTIN
10.880,03 0,63%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
21 °

HABER

Burhanettin Duran: Türkiye'nin ADF'yi düzenlemiş olması aslında diplomasiye verdiği önemi gösteriyor

Burhanettin Duran: Türkiye’nin ADF’yi düzenlemiş olması aslında diplomasiye verdiği önemi gösteriyor

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu forum, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde devam ediyor.
Foruma katılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Anadolu Ajansının standını ziyaret ederek, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz’den çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Duran, stant alanında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla oluşturulan “15 Temmuz Anı Odası”nı da gezdi.
Burhanettin Duran, AA çalışanlarına ADF kapsamında yaptıkları çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti.
“TÜRKİYE’NİN ADF’Yİ DÜZENLEMİŞ OLMASI ASLINDA DİPLOMASİYE VERDİĞİ ÖNEMİ GÖSTERİYOR”
Daha sonra foruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Duran, dünyanın giderek karmaşıklaştığı ve belirsizliklerin arttığı bir döneminde Antalya Diplomasi Forumu’nun önemini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin uzun süredir etrafında istikrar, güvenlik, ekonomik işbirliği üretmeye çalıştığını ifade eden Duran, “Bu çerçevede hem arabuluculuk yapmayı hem de kendi geliştirdiği kapasiteleri savunma sanayisi de dahil olmak üzere dost ve müttefik ülkelerle paylaşmaya hazır bir ülke ve bunun da pratiğini ortaya koyuyor.” dedi.
Duran, buna karşın dünyanın giderek nasıl bir düzenle karşılaşılacağının belli olmadığı bir yöne çekildiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Pandemiden bu yana Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze’deki İsrail soykırımı ve en sonda ABD, İsrail ile İran arasındaki savaş dünyanın nereye gittiği sorusunu sorduruyor. Bilindiği üzere çok kutuplu bir dünya geliyor ama bu çok kutuplu dünya nasıl bir dünya bunu bilmiyoruz. Nasıl hizalanacağını bilmiyoruz. İşte böyle bir dünyada ADF’deki tartışmalar bizi teknoloji rekabetinden enerji krizine, oradan iklim meselelerine ve dünyadaki diğer konulara kadar hepsiyle bir araya getirdi ve bu tartışmalar çok değerli diye düşünüyorum.
Türkiye’nin ADF’yi düzenlemiş olması aslında diplomasiye verdiği önemi gösteriyor. Yani bütün bu sorunlar diplomasiyle çözülebilir. Bu kavramı öne çıkarıyoruz ve her yerden gelen temsilciler bunları anlatabiliyorlar. Burada ‘Dünya 5’ten büyüktür’, ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diyen Cumhurbaşkanımızın vizyonu gerçekleşiyor. Bütün bu açılardan baktığımızda Türkiye sadece kıtaların buluştuğu yerdeki bir merkez ülke değil, aynı zamanda stratejik ağırlığı ve söyleyecek sözü, yapacak işi olan bir ülke olarak öne çıkmakta.”
Hürmüz Boğazı kapatıldı! İran ‘donanmamız hazır’ dedi, Trump’tan ilk açıklama geldi: ‘Bize şantaj yapamazlar’
…

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş'ın ağabeyi Sidar Altaş'ın ifadesi ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın ifadesi ortaya çıktı

Gülistan Doku dosyasında firari şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Silar Altaş’ın savcıya verdiği ifade ortaya çıktı. Altaş ifadesinde, “Umut Tunceli’deyse, bu olay büyük ihtimalle onun 18 yaşına girdiği zamanlara denk geliyor. Şu an 24 yaşında, yani yaklaşık 5-6 yıl öncesinden bahsediyoruz. İlkay, ‘Ben bir kızla birlikte oldum, hamile kaldı’ demiş. Ben de Umut’un çok üstüne gittim, sürekli sorguladım. En sonunda ‘Umut, nedir bu mevzu?’ diye sordum. Bana sadece evet-hayır şeklinde cevaplar verdi. ‘Kız hamile mi kalmış?’ dedim, ‘Evet’ dedi. ‘Aldırmak istememiş mi?’ dedim, ‘Evet’ dedi. Hep kaçamak cevaplar veriyordu. Anlattığına göre Türkay, ‘Kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım’ demiş. Bu ‘kafasına sıktım’ ifadesini birkaç kez tekrar etti. Büyük ihtimalle tek bir mermi sıkmış. Türkay, olayı kısaca şöyle anlatıyormuş: ‘Birinin kafasına sıktım.’ Hatta silahı önceden başkalarına da gösterdiği söyleniyor. Türkay’ın silahı tabancaydı. Ben de o silahı gördüm sanırım. Onu bana arabada göstermişti. Arabası BMW 420’ydi, koyu mavi-siyah arası bir renkti. Silahı torpidoya koyuyordu. Arabayı Umut’a da veriyordu. Sürekli araçlarla geziyorlardı. Hatta çoğu zaman arabaları çalıp getiriyorlardı; yaptıkları şey genelde buydu. En ufak bir yalanım varsa Allah belamı versin” dedi.
‘BİRİSİNİN KAFASINA SIKTIM’
Mustafa Türkay Sonel’in “Birinin kafasına sıktım” dediği kişinin yüzde yüz Gülistan Doku olduğuna emin olduğunu ifade eden Altaş, “Bu kızın Gülistan olma ihtimali nedir diye sorarsanız, bence yüzde yüz. Ben de istiyorum ki, eğer kardeşimin bu işte en ufak bir dahli varsa, o da ortaya çıksın. Ona çok kızdım. ‘Sen ne yaptın Umut, öldürdün mü?’ dedim. O da bana şöyle dedi: ‘Abi, bana bunu anlattı. Ben korktum. Birini öldürmüş bir adamdan korktum. O yüzden sesimi çıkaramadım.’ Valinin kötü biri olduğunu düşündüğü için de korkmuş olabilir” diye konuştu.
Son dakika…Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı! Adliye önünde büyük tepki
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile kardeşi Umut Altaş arasında geçen konuşmalardan bahseden Silar Altaş, şunları kaydetti:”Umut’a dedim ki: ‘Bak, bu kadar şey olmuş, ortada bu kadar ciddi iddia var. Bu adam bu işin içindedir.’ Çünkü bazı şeylerin silindiğini, ortadan kaldırıldığını söylüyordu. Bir keresinde bana şunu anlattı: ‘İstanbul’daki evine gittim’ dedi. ‘Bir gün babası durduk yere geldi, beni alnımdan öptü. Halbuki normalde yüzüme bile bakmayan bir insan, gelip böyle davranınca dikkatimi çekti’ dedi. Babası vali. Umut’un, Türkay’ın İstanbul’daki evine gittiği bir zamanda bu olayın yaşandığını söyledi. Ya İstanbul’da ya da Tunceli’de karşılaşmışlar. Ben de Umut’un üzerine gittim. ‘Ne olduysa açık açık anlat. Babasıyla ilgili farklı bir durum var mı? Onun bir şeylerden haberi var mı?’ diye sürekli sordum. Aslında olayın Zeynal’ın üzerine kalacağı konuşuluyordu. Ama Zeynal geri dönünce, sanki yön başka birine çevrildi. Bize göre bunu yapabilecek, bu kadar şeyi saklayabilecek kişi belliydi.”
“ANLATTIĞINA GÖRE KÜRTAJ YAPTIRMAK İSTEMİŞ”
Altaş, “Umut’un bana anlattığına göre; Türkay, kız hamile kaldığı için kürtaj yaptırmak istemiş. Kız kabul etmeyince aralarında sorun çıkmış. Türkay da, bağlantılarından dolayı korktuğu için kızı vurmuş olabilir. Babasının vali olması da bu korkuyu artırmış olabilir. Çünkü Umut’un anlattığına göre Türkay her şeyden çekinen biriydi. Umut’a, ‘Bunu hiç sorgulamadın mı? Bu işin aslı nedir diye hiç üzerine gitmedin mi?’ diye sordum. ‘Abi, o sırada çok korktum’ dedi. Umut’un anlattığına göre Türkay, ‘Ben bir kızı vurdum. Hamile kaldı, aldırmak istemedi. Tartıştık’ demiş. Özellikle ‘kafasına sıktım’ ifadesini kullanmış. Umut da buna tepki göstermiş, aralarında kısa bir tartışma yaşanmış ama sonra konuyu kapatmışlar. Çünkü ‘Birini öldüren biri bana da zarar verebilir’ diye korkmuş. Umut’un konuşması gerektiğinin farkındayım. Daha sonra dayım geldi. ‘Savcılık ve Adalet Bakanlığı devrede, artık kimse bir şeyden korkmasın, ne biliyorsanız anlatın’ dedi. O noktadan sonra biz aile olarak korkmayı bıraktık” şeklinde konuştu.
Vali Sonel’in korumaları hakkında bildiklerini aktaran Altaş, “Bu olaya birçok kişi dahil edilmiş. Olay büyük; öyle kolayca üstü örtülecek bir şey değil. Bunun farkındayız. Artık gerçekten korkmuyoruz, korku aşamasını geçtik. Çünkü mesele bizi de aşmış durumda. Bundan sonra bize ne olacaksa olsun. Sonuçta kızın ailesi aylardır, yıllardır büyük acı çekiyor. Olay artık sadece onların değil, çok daha büyük bir hale geldi. Benim şu an aklıma gelen tek isim ‘Sütlü Bey’. Onu da sadece vali koruması olduğu için biliyorum. Umut’la konuştuğumda ona şunu sordum: ‘Bu işe kimler karışmış olabilir, nasıl olmuş olabilir?’ Koruması var mı? Vardır, olabilir. Ama kimdir, nedir, bilmiyoruz. ‘Bu kızı kim götürdü, kim gömdü, kim sakladı? Nasıl oldu da bu kız aylardır kayıp?’ diye sordum. Umut da ‘Bilmiyorum abi’ dedi. ‘Koruma olabilir mi?’ dedim, ‘Olabilir’ dedi. Koruma olarak Şükrü ismini duydum. Erdoğan ismini de duydum. Bu kişiler; Umut, Türkay ve koruma, sürekli birlikte takılıyorlarmış. Hatta bir evleri olduğunu da duydum ama nerede olduğunu bilmiyorum. Sadece bir ev olduğundan bahsedildi” sözlerini söyledi.
Son dakika… Gülistan Doku soruşturmasında korkunç itiraf! “Hamile kaldı, kafasına sıktım”
Umut’un telefonu ile görüşen kişinin Türkay Sonel olduğunu anlatan Altaş, “Ev kimin adına diye sorulduğunda; İlker, Uğurcan ve Ercan Ç. isimlerini duydum. Bunlar aynı arkadaş grubundaydı, birlikte vakit geçiriyorlardı. Daha sonra bir süre sonra yolları ayrılmış. Umut 19 yaşına geldiğinde, yani olaydan yaklaşık 1-2 yıl sonra araları açılmış. Mektup meselesini de şöyle anlattı: Mektubu Türkay götürüp bırakmış. Vali’nin oğlu olan Türkay’ın bunu yaptığı söyleniyor. Nereye bıraktığını tam bilmiyorum. Anladığım kadarıyla kızın ablasına bırakıldığı söyleniyor, en azından haberlerde bu şekilde geçiyor. Bu konuyu duyduğumda Umut’a çok sert tepki gösterdim. ‘Nasıl olur da telefonunu verirsin?’ dedim. O da ‘Ben değilim’ dedi. ‘Türkay konuşmuştur’ diye cevap verdi. ‘Neden telefonunu veriyorsun, ne konuşuldu bilmiyor musun?’ diye sordum. Zaten ne konuşulduğunu bilse ve anlatsa doğrudan hapse girecek bir durum olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Aile olarak Umut’a bu olayları sorduklarını vurgulayan Altaş, “Umut, olayın detaylarını tam bilmediğini söylüyor. Sadece Türkay’ın arabada kendisine ‘Birini vurdum’ dediğini aktarıyor. ‘Bir kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de vurdum’ şeklinde konuştuğunu söylüyor. Silahı getirip getirmediğini ya da gösterip göstermediğini ise net bilmiyor. Biz aile olarak Umut’u sorguladık. ‘Bu adamın kimlerle takıldığını bilmiyor musun? Bu kız ne zamandır kayıp, bunları hiç mi düşünmedin? Telefonunu vermişsin, bir yere gitmişsin, bırakmışsın’ diye üzerine gittik. Mektup konusunda da şunu anlattı: Türkay, Umut’u bir yere bırakmış ve ‘Git, bunu bırak’ demiş. Umut mektubu bırakıp geri dönmüş. Daha sonra Türkay gelip onu tekrar almış. Bu durumun Umut’un üzerine suç atmak için mi yapıldığı, yoksa neden böyle bir yol izlendiği net değil. Umut da aynı şeyi söyledi; mektupta da benzer şekilde yazdığını ifade etti” dedi.
Muğla’da feci olay! Polisten kaçarken çatıdan düşerek öldü…

Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı! Adliye önünde büyük tepki

Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı! Adliye önünde büyük tepki

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tutuklandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen Mustafa Türkay Sonel’in savcılıktaki sorgusu tamamlandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Mustafa Türkay Sonel, “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 10’a çıktı.
İlginizi Çekebilir
9 ZANLI TUTUKLANMIŞTI
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de aralarında bulunduğu 15 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Uğurcan A. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
İçişleri Bakanlığınca açığa alınan ve Elazığ’da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Sonel, Erzurum’a getirilmişti. Eski başhekim Özdemir’in jandarmadaki işlemleri sürüyor. Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı olduğu belirtilen ve ABD’de bulunan şüpheli Umut A. hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

ADLİYE ÖNÜNDE BÜYÜK TEPKİ: KATİLLER HESAP VERECEK
Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile yakın koruması Şükrü Eroğlu, işlemlerinin ardından cezaevine gönderilmek üzere adliye binasından çıkarıldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı adliye çevresinde polis ekipleri yoğunluk oluştururken, sevk sırasında şüpheliler zırhlı araçla cezaevine götürüldü. Bu sırada adliye önünde bekleyen kalabalık, sık sık “Katiller hesap verecek” sloganı attı.

Son dakika… Gülistan Doku soruşturmasında korkunç itiraf! “Hamile kaldı, kafasına sıktım”
Son dakika… Diyarbakır’da okul bahçesine yıldırım düştü! 2 çocuk hayatını kaybetti…

Gençlik ve Spor Bakanı Bak: Çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutalım, spor salonlarına götürelim

Gençlik ve Spor Bakanı Bak: Çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutalım, spor salonlarına götürelim

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sinop Valisi Mustafa Özarslan ve AK Parti Sinop İl Başkanı Yakup Üçüncüoğlu’nu makamında ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından Bakan Bak, Sinop’a yeni yapılan Şehir Stadyumu’nun açılışını yaptı. Açılışa Bakan Bak’ın yanı sıra Sinop Valisi Mustafa Özarslan, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Şakir Taşdemir, protokol üyeleri, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
Açılışta konuşan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, “Bu güzel şehirle biz de kadın milli takımımızın maçıyla beraber gidelim dedik. Hakikaten ben ilk sefer geliyorum. Ama bundan sonra herhalde daha çok geleceğiz. Hem insanıyla hem doğasıyla hem güzelliğiyle çok güzel bir şehir. Sinop halkına hayırlılara vesile olmasını diliyorum. Ama Sinopspor’un başkanına da tavsiyede bulunuyorum. Böyle bir stat varsa profesyonel ligde de Sinopspor’un olması lazımdı” ifadelerinde bulundu.
İlginizi Çekebilir
Şehir stadın açılışına özel milli maç verildiğini belirten Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Türkiye özellikle 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya’yla beraber organize edecek. Türkiye’de 40’a yakın UEFA ve FIFA standartlarında stadyumlar yapıldı. İşte Sinop Stadı da çok özel bir stat. Deniz ile şehrin bütünleştiği çok güzel bir butik bir stat. TFF başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. A Milli Kadın Futbol Takımımızın maçını buraya verdiler. Sinop’ta bir milli maça ev sahipliği yapmış oluyor. Bundan sonraki süreçte de değişik maçlar burada mutlaka olacak” dedi.
24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan milli takıma başarılar dileyen Bakan Bak, “Özellikle şunu söyleyeyim. Hep beraber coşkuyla yürekten bizi bekleyen bir turnuva var. Tekrar 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan A Milli Futbol Takımımızı tebrik ediyoruz. Hep beraber onları destekleyeceğiz. Bu süreçte emekleriyle, destekleriyle hizmet eden değerli TFF başkanına, yönetimine, teknik direktörüne ve bizim çocuklara çok teşekkür ediyoruz. Onlara başarılar diliyoruz. Hep beraber maçları izleyeceğiz. Kırmızı-beyaz formaları giyerek coşkuyla onları destekleyeceğiz. Yürekten inanıyoruz ki Dünya Kupası’nda iyi işler yapacaklar” diye konuştu.
‘TÜRKİYE’DE BİR SPOR DEVRİMİ YAŞANIYOR’
Türkiye’de spor devrimi yaşandığının altını çizen Bakan Bak, “Dört bir yanda dünyanın en modern stadyumları, en modern kapalı spor salonları, olimpik yüzme havuzları, atletizm pistleri ve pek çok tesis kazandırılıyor, kazandırılmaya devam ediyor. İşte bunun sonucunda neler var? Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarında büyük bir üstünlüğü var. Herkes Türkiye’ye organizasyon vermek istiyor. Türkiye’nin organizasyon yapma kapasitesini görüyorlar. 2027 Avrupa Oyunları’nı İstanbul’da organize edeceğiz. Yine bu yıl Avrupa Ligi finali İstanbul’da oynanacak. 2027 Konferans Ligi finali İstanbul’da oynanacak. İşte bunların hepsinin sebebi modern stadyumlar, milletin sporu sevmesi ve lojistik olarak dünyanın en önemli havalimanlarından bir tanesi İstanbul’da. Dolayısıyla bunlar bir araya gelince Türkiye’nin spordaki kapasitesi, spordaki turist spor kapasitesi ortaya çıkıyor” dedi.
‘ÇOCUKLARI KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN KURTARMAK İÇİN SPOR SALONLARINA GETİRİN’
Çocukları kötü alışkanlıklardan kurtarmak için spor salonlara getirilmesini ifade eden Bakan Bak, “Ülkemizi seviyoruz, gençlerimizi seviyoruz. Burada ailelere bir şey söylemek istiyorum. Lütfen çocuklarınızı spor tesislerine getirin, yüzme havuzlarına getirin, spor salonlarına getirin. Onları kötü alışkanlıklardan, dijital dünyadan, uyuşturucudan, içkiden uzak tutalım. Onların sporun birleştirici, iyileştirici gücünü gösterelim. Aileler olarak herkesi spor tesislerine davet ediyoruz. Buralar ücretsiz. Gelin çocuklarınızı futbol, voleybol, basketbol branşına gönderin. Hep beraber spor yapsınlar. Sporun birleştirici gücünü görsünler. Bir şey daha ilave ediyorum. Hep beraber bu ülke için çalışmaya devam edeceğiz. Bu güzel ülke için, bu bayrak için, bu milli takımlar için hep beraber çalışacağız. Tekrar hayırlı olsun diyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Sinop Şehir Stadyumu’nun açılışı yapıldı. Açılışın ardından 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde Türkiye – İsviçre müsabakası oynandı.
Belinay, Bayram, Kerem ve Zeynep… Mezarlıktaki defteri açanlar gözyaşlarını tutamadı
Son dakika… Gülistan Doku soruşturmasında korkunç itiraf! “Hamile kaldı, kafasına sıktım”…

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Gülistan Doku soruşturmasında korkunç itiraf! 'Hamile kaldı, kafasına sıktım'

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Gülistan Doku soruşturmasında korkunç itiraf! ‘Hamile kaldı, kafasına sıktım’

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmasında yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.
Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. ABD’de bulunduğu öne sürülen şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’a ait olduğu iddia edilen bir itiraf videosunun savcılığa sunulduğu öğrenildi.

‘KAFASINA SIKTIM’
Sidar Altaş’ın soruşturma dosyasına giren görüntüde, “Ne biliyorsam bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya hazırım. Umut’un sorgusundan aldığım Türkay demiş ki kız hamile kaldı ben de kafasına sıktım. Bu kafasına sıktım lafı birkaç defa geçti” ifadelerini kullandı.

‘BU DUYDUKLARIMIZ ÇOK ÇOK ACI’
Gülistan Doku soruşturması kapsamında ABD’de bulunan şüpheli Umut Altaş’ın’nın ağabeyi Sidar Altaş’ın Doku ailesinin avukatı ile yaptığı konuşmanın görüntülerinin dosyaya girmesinin ardından Gülistan’ın ablası Aygül Doku, adliye önünde açıklamalarda bulundu.
Aygül Doku, dün gece saatlerinde Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın avukatlarına ulaştığını belirterek, “Gülistan’ın ölüm nedenini zaten gizli tanık söylemişti. Gülistan, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından tecavüz edilmiş. Hamile kaldıktan sonra da silahla bir evde kafasına sıktığı söylenildi Sidar Altaş tarafından Bunu bir daha öğrendiğimiz için kendimizi iyi hissetmiyoruz. Gereken bilgileri yine de paylaşacağız. Yeni isimler verdi. Biz Başsavcımız Ebru Cansu’ya güveniyoruz. Her seferinde bu duyduklarımız çok çok acı. Başsavcımızın katil Mustafa Sonel’e ve onun bütün bu delillerini saklayan örtbasçı babası Tuncay Sonel’e ve o suç şebekesine adalet önünde hesap verdireceği konusunda kuşkumuz yoktur” dedi.
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8’e yükseldi

ETKİN PİŞMANLIK TALEBİNDE BULUNDU
Öte yandan 16 Nisan’da adliyeye sevk edilen şüphelilerden ihraç polis memuru Gökhan Ertok, ‘Delilleri yok etme’ suçundan, daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı ise ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Doku’ya ait SIM kartı bir telefona takarak veri akışı sağladığı ve sosyal medya hesabında veri sildiği iddiasıyla dün delilleri yok etme suçundan tutuklanan ihraç polis memuru Gökhan Ertok’un, etkin pişmanlıktan faydalanmak için talepte bulunduğu belirtildi. Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
Babası konuştu: Rojin’in de katilleri bulunacak

ESKİ VALİ TUNCAY SONEL VE BAŞHEKİM GÖZALTINA ALINDI
Dün de hakkında ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan soruşturma başlatılan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da gözaltına alındı. Gülistan’ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla da dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Bursa’da gözaltına alındı.
Tuncay Sonel daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Erzurum’a getirildi.
SORUŞTURMA ERZURUM’DA YÜRÜTÜLECEK
Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütecek.
TUTUKLU SAYISI 9 OLDU
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de aralarında bulunduğu 15 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Doku’nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer tutuklanmıştı.
Savcılıktaki ifadesinin ardından tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu hakimlikte yeniden yapılan sorgusunun ardından tutuklandı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 9’a çıktı.
Dün adliyeye çıkartılan dönemin Tunceli Valisi Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ise işlemleri devam ediyor.
Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Uğurcan A. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
DÖNEMİN VALİSİ SONEL’İN OĞLU TUTUKLANDI
Gülistan Doku soruşturmasında, gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tutuklandı. Soruşturmada tutuklu sayısı 10 oldu.
Oğlundan sonra dönemin Tunceli Valisi Sonel de gözaltında: ‘Değiştirdi, gizledi, yok etti’

…

Kahramanmaraş'taki okul saldırısında şok detaylar! Öğrenciler sıraları devirip siper yapmış

Kahramanmaraş’taki okul saldırısında şok detaylar! Öğrenciler sıraları devirip siper yapmış

Kahramanmaraş’ta İsa Aras Mersinli’nin babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle önceki gün eğitim gördüğü Ayser Çalık Ortaokulu’nda düzenlediği silahlı saldırıda okullarda eğitim- öğretime 2 gün ara verildi. Eğitimin pazartesi günü başlayacağı kentte Ayser Çalık Ortaokulu öğrenci ve öğretmenleri Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu’nda eğitim-öğretime devam etmesine karar verildi. 6’ncı sınıftaki kızı Tuğçe’nin kayıt işlemleri için okula gelen Serkan Çakmak, kızının saldırıdan yara almadan kurtulduğu için şükrettiklerini söyledi.
ERKEK ÖĞRENCİLER SIRALARI SİPER YAPTI
Yaşananları anlatan ve olayın hala şokunda olduklarını söyleyen Serkan Çakmak, saldırının çocuklar ve veliler üzerinde derin izler bıraktığını ve öğrencilerin Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu’na aktarılmasının yerinde bir uygulama olduğunu söyledi. Kızının kaydını yaptıran Çakmak, okulun ikili öğretim şeklinde olacağını ve Ayser Çalık’tan gelen öğrencilerin öğle gurubu olarak eğitime devam edeceğini belirtti.
Çakmak, sınıfta erkek öğrencilerin sıraları siper olarak kullanması ve kapının bir öğretmen tarafından kapatılmasıyla felaketin daha fazla büyümesinin önüne geçildiğini söyledi. Kızının ve arkadaşlarının da silahlı saldırının ardından psikolojik olarak çok etkilendiklerini söyleyen Çakmak, “Sınıfın erkekleri sıraları devirip siper yapmış ve kız öğrenci arkadaşlarını sıraların arkasına yerleştirmişler. Bir hocamız dersi boş olduğu için öğretmenler odasından sınıfa koşmuş ve kapıyı kapatmış saldırgan giremesin diye. Polisler geldikten sonra sınıftan çıkarıldılar. Kızım anlatıyor çok aşırı korkmuşlar. Çok bağırmışlar. Baba ellerimle kulaklarımı kapattım silah seslerini duymamak için diyor. Anne baba diye bağırmış sürekli. Anne baba olarak bizler de çok korktuk. Haberi alır almaz zaten hemen okula koştuk. Görevden alınan bir gurup idareci ve öğretmen arkadaşların durumdan bilgisi varmış. O çocuğu bir hocamız da sürekli kontrol ediyor ve çocuğun çantasını araştırıyormuş” diye konuştu.
‘VELİLER ÖĞRENCİLERİNİ OKULA GÖNDERMELİ’
Velilerin çocuklarını okula göndermesi gerektiğini söyleyen Çakmak, “Çocukları okula göndermeyin algısına katılmıyorum. Korku ortamına fırsat vermek istemiyorum. Onların istediği fırsatı onlara vermek istemiyorum. Çocuğum da çok etkilendi ama illaki okula gelecek. Veliler de bu konuda duyarlı olsun. Çok kötü bir olay ama eninde sonunda okula gönderecekler. Üstesinden hep birlikte gelebiliriz. Okulun değiştirilmesi çok doğru bir karar. Öğrencilerin aynı okulda eğitime devam etmesi hem öğrenciler hem öğretmenler hem de veliler açısından hiç iyi olmazdı. Çocuklar o okula her girdiğinde o psikolojiyi yine yaşayacaklardı. Taşıması yapılan yeni okulumuzda tüm hazırlıklar tamamlanmış. Çocuğumuzun kaydını yaptırdık. Sınıflar güzel, okul daha güzel. Diğer okul öğrencileri sabah gelecek Aysel Çalık’tan gelen öğrenciler ise öğle gurubunda eğitime devam edecekler” dedi….