BIST 100
12.155,81 -0,90%
DOLAR
49,3367 0,06%
EURO
55,2072 -0,08%
GRAM ALTIN
6.629,26 -0,23%
BITCOIN
83.434,00 -0,17%
FAİZ
39,52 -0,18%
GÜMÜŞ GRAM
96,31 -0,07%
GBP/TRY
65,3332 0,03%
EUR/USD
1,1182 -0,16%
BRENT PETROL
102,91 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.838,85 -0,23%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
25 °

HABER

Son dakika... Antalya Diplomasi Forumu..

Son dakika… Antalya Diplomasi Forumu… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Liderler zirvesine açığız

Konuşmasına tüm konukları selamlayarak başlayan Erdoğan, “tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri” olarak nitelediği Antalya’da misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Hafta içinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü olaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” ifadelerini kullandı.
Alıntı Metni
“ADF KÜRESEL BİR MARKAYA DÖNÜŞTÜ”
Bu yıl beşincisi düzenlenen forumun tüm dünya için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, forumun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkati çekti. Gerek katılım gerekse içerik bakımından ADF’nin küresel bir marka haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığına ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti.

“DİPLOMASİ SADECE BİR MÜZAKERE ALANI DEĞİLDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasiye bakış açısını ve forumun misyonunu şu sözlerle özetledi;
Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz. Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ‘Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni’nde konuşuyor

GELECEĞE DAİR UMUDUN ORTAK KÜRSÜSÜ
Beş yıl önce yola çıkarken koydukları hedeflere ulaştıklarını belirten Erdoğan, “Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir. ‘Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek’ teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların; forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun, sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye’nin ‘barışın anahtarı’ misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Alıntı Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti; İnsanlık ailesi olarak içinden geçtiğimiz dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmemiz, dinamikleri doğru okumamız şarttır. Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinilen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.
“KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ; AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR”
Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun; seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkum edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir.
Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken, yaralananların sayısı 172 bini geçiyor. Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir.Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Hepimiz elimizi vicdanımıza koyup şu soruların cevabını cesaretle aramak zorundayız.
Ateşkese rağmen İsrailli bakandan skandal işgal itirafı: ‘Lübnan’a saldırılar sürecek, hedefimize ulaşamadık’

“KRİZ KARŞISINDA ELİ KOLU BAĞLI KALMAMIZ NASIL DÜŞÜNÜLEBİLİR?”
Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hali değil midir? Sorarım. Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir? Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem; özellikle kriz karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?
Bizim ‘Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır.
40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta; Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.
“BARIŞA GİDEN EN KESTİRME YOL DİPLOMASİDİR”
Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ve barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin o veciz ifadesiyle ‘tek kanatlı bir kuş’ değildir. Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalı.
Tansiyonun tırmandığı Hürmüz Geçidi ile ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum.

“TÜRKİYE MÜZAKERELERİN DEVAMINI DESTEKLEMEYE HAZIRDIR”
Yakın çevremizdeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyuyoruz. Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim: Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır.
Komşumuz Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi bölgemizin geleceği için hayati önemdedir. Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”…

Kartal’dan Kocaeli’ne uzanan cinayet! 59 yaşındaki kadının katili 20 yaşındaki üniversiteli çıktı

Kartal’dan Kocaeli’ne uzanan cinayet! 59 yaşındaki kadının katili 20 yaşındaki üniversiteli çıktı

Kartal, Esentepe mahallesi, Çamlıdağ Sokak’ta dün meydana gelen olayda, Ruhan Çalu’nun dairesinden gelen bağrışma sesleri üzerine polise ihbarda bulundu. Olay yerine gelen polis ekipleri, açık kapıdan daireye girdiklerinde Çalu’nun bıçaklanmış bir halde buldu. Sağlık ekipleri yaptıkları incelemede Ruhan Çalu’nun aldığı bıçak darbeleri nedeniyle hayatını kaybettiğini tespit etti.
İlginizi Çekebilir
SUÇ KAYDI YOK
Cinayet Büro Amirliği tarafından olaydan sonra başlatılan çalışmada polis güvenlik kameralarını kullanarak şüpheliyi takibe aldı. Şüphelinin olayın ardından bir Taksiye binerek Kocaeli’ne gittiği belirlendi. Şüpheliyi yakalamak için bölgede operasyonlara başlanırken, cinayeti gerçekleştirdiğini söyleyen Mert Deniz G., karakola giderek teslim oldu. İstanbul, Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen 20 Mert Deniz G.’in üniversite öğrencisi olduğu ve suç kaydının bulunmadığı öğrenildi.
Sınıfa girdi, bu sözlerle katliam yaptı! Okul saldırısından kurtulan Fatma: Türkçe konuşmuyordu, İngilizce konuştu
CİNAYETİ NEDEN İŞLEDİĞİ SORUSUNA CEVAP VERMEDİ
Cinayet Büro Amirliğinde verdiği ifadesinde cinayeti işlediğini itiraf eden Mert Deniz G.’nin olayı neden gerçekleştirdiği konusunda bir bilgi vermediği öğrenildi. Yetkililer şüphelinin olaydan sonra aldığı cep telefonunun, eve yakın boş bir araziye atılmış olarak bulunduğunu söyledi. Şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi….

Son dakika... Antalya Diplosi Forumu..

Son dakika… Antalya Diplosi Forumu… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye barışın anahtarı

Konuşmasına tüm konukları selamlayarak başlayan Erdoğan, “tarihin, kültürün ve diplomasinin şehri” olarak nitelediği Antalya’da misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Hafta içinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü olaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” ifadelerini kullandı.
Alıntı Metni
“ADF KÜRESEL BİR MARKAYA DÖNÜŞTÜ”
Bu yıl beşincisi düzenlenen forumun tüm dünya için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, forumun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkati çekti. Gerek katılım gerekse içerik bakımından ADF’nin küresel bir marka haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığına ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti.
“DİPLOMASİ SADECE BİR MÜZAKERE ALANI DEĞİLDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasiye bakış açısını ve forumun misyonunu şu sözlerle özetledi;
Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz. Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız; günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ‘Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni’nde konuşuyor
GELECEĞE DAİR UMUDUN ORTAK KÜRSÜSÜ
Beş yıl önce yola çıkarken koydukları hedeflere ulaştıklarını belirten Erdoğan, “Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir. ‘Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek’ teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların; forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun, sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye’nin ‘barışın anahtarı’ misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Alıntı Metni
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti; İnsanlık ailesi olarak içinden geçtiğimiz dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmemiz, dinamikleri doğru okumamız şarttır. Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinilen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.
“KÜRESEL SİSTEMDE YAŞANAN KRİZ; AHLAKİ VE VAROLUŞSAL BİR KRİZDİR”
Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Buradaki esas sorun; seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkum edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir.
Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken, yaralananların sayısı 172 bini geçiyor. Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir.
Ateşkese rağmen İsrailli bakandan skandal işgal itirafı: ‘Lübnan’a saldırılar sürecek, hedefimize ulaşamadık’
TÜRKİYE KOLAYLAŞTIRICI ADIMA HAZIR
(Rusya-Ukrayna)Türkiye, tarafların istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamında kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye’de istikrarın güçlendirilmesi ve bölgemizin geleceği için hayati önemdedir….

Okul saldırısında hayatlarını kaybeden öğrencilerin mezarına bırakıldı! Dikkat çeken not

Okul saldırısında hayatlarını kaybeden öğrencilerin mezarına bırakıldı! Dikkat çeken not

Önceki gün Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde eğitim gördüğü Ayser Çalık Ortaokulu’nda İsa Aras Mersinli’nin düzenlediği silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğrenciler Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Kerem Erdem Güngör ve Zeynep Kılıç’ın cenazeleri Şeyh Adil Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Mezarlığa gelen vatandaşlar, öğrencilerin mezarları başında dua okuyup gözyaşı döktü. Geçen yıl yeğenini kaybettiğini söyleyen İsmail Ethem Sarı’nın mezar başına bıraktığı not ise dikkat çekti. Sarı’nın yazdığı notta, ‘Sizin yaşınızda bir yeğenim var. Onu da aranıza alın, orada yalnız kalmasın’ notu duygulandırdı.
Sınıfa girdi, bu sözlerle katliam yaptı! Okul saldırısından kurtulan Fatma: Türkçe konuşmuyordu, İngilizce konuştu

‘YAZDIKÇA ACILARININ AZALACAĞINI DÜŞÜNDÜM’
Yazdığı notu mezar üzerine bırakan Sarı, “Üniversiteye hazırlık öğrencisiyim. Bu çocuklarımızı artık bütün milletimiz tanıyor. Bu çocuklarımız unutulmamalı. Bu kardeşlerimizden en fazla 6 yaş büyüğüm. İnsanlığa yakışır bir durum değil. Yazdığım notları okuyamadılar onlar. Onların da hayalleri vardı, farklı farklı düşünceleri vardı. Not defterleri bıraktım dördünün de toprağına. Hepsinin anlayacağı şeyler yazdım onlara. Çok küçükler daha. Çok ağır. Kelimelerle ifade edemiyorum. Buraya bıraktığım not defterine mezarı ziyaret eden herkes bir şeyler yazabilir. Herkes elini vicdanına koysun, ne hissediyorsa onu yazsın. Belki de komik gözüküyor şu anki yaptığım. Sağdan soldan eleştiren de olabilir. Çok zor bir durum olduğu için acılarını paylaşmak istedim” diye konuştu.
Şanlıurfa’da okulda öğretmene saldırı girişimi! Valilikten açıklama geldi

‘ÇOCUKLARIM MEZARLARI BAŞINDA ZİYARET ETMEK İSTEDİ’
Mezarları ziyarete gelen Yusuf Kartal ise “Çocuklarımızın yakınları değiliz ancak yüreklerimiz dağlandı. Çocuklarımla birlikte mezarlarını ziyaret ettik, dua okuduk. İnsanlık öldü aslında bugün. Çocuklarım çok istediği için geldim. Bu olay benim çocuklarımın da başına gelebilirdi. Milletimizin başı sağ olsun. Olayı duyar duymaz okula gittim” diye konuştu. (DHA)

…

MHP'den Çanakkale, Muğla ve Bilecik kararı! İl teşkilatları feshedildi

MHP’den Çanakkale, Muğla ve Bilecik kararı! İl teşkilatları feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Bilecik, Çanakkale ve Muğla il teşkilatlarının feshedildiğini bildirdi. Yalçın, sosyal medya hesabından Bilecik, Çanakkale ve Muğla il teşkilatlarının feshedilmesine ilişkin açıklama yaptı.
Yalçın, açıklamasında şunları kaydetti:
“Milliyetçi Hareket Partisi Bilecik İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Bilecik İl Başkanlığı görevine Talha Özkan atanmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Başkanlığı görevine Salih Altınkaya atanmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Muğla İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Muğla İl Başkanlığı görevine Emrah Oltulu atanmıştır.”
DÜN DE 3 İL TEŞKİLATI FESHEDİLMİŞTİ
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Kars, Eskişehir ve Kütahya İl Teşkilatlarının da feshedildiğini bildirmişti.
Yalçın açıklamasında, “Milliyetçi Hareket Partisi Kars İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kars İl Başkanlığı görevine Ali Okyay atanmıştır.” şeklinde konuşmuştu.
Gülistan Doku dosyası! Hakkında soruşturma başlatılan eski Tunceli Valisi açığa alındı
Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, “Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanlığı görevine Ayhan Sezer atanmıştır.” ifadesini kullanmıştı.
Yalçın, bir diğer açıklamasında da, “Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Başkanlığı görevine Mehmet Ali Türker atanmıştır.” demişti….

Katliamdan geriye kalan acı hikaye! Bir ailenin tek evladıydı: Meğer son kez el sallamış kuzum

Katliamdan geriye kalan acı hikaye! Bir ailenin tek evladıydı: Meğer son kez el sallamış kuzum

Kahramanmaraş’ta silahlı saldırı düzenlenen okulda yaşamını yitiren 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil’in babası Abdullah Cevdet Yeşil, kaybettiği tek çocuğunun başarılı ve çalışkan olduğunu belirterek, “İnançlı, dürüst, vatanını, milletini çok seven bir evladım vardı.” dedi.
Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda İsa Aras Mersinli’nin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Yeşil’in, Osmaniye’nin Düziçi ilçesindeki babaevinin önüne taziye çadırı kuruldu.
Çadıra giden aile yakınları ve vatandaşlar, baba Abdullah Cevdet Yeşil ve anne Sonay Yeşil’e başsağlığı diledi.

Sınıfa girdi, bu sözlerle katliam yaptı! Okul saldırısından kurtulan Fatma: Türkçe konuşmuyordu, İngilizce konuştu
Baba Yeşil, gazetecilere, oğlunun çalışkan bir öğrenci olduğunu söyledi.
Oğlunun, Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitim görmeyi çok istediğini dile getiren Yeşil, “Başarılı bir okuldu, iyi öğretmenleri vardı. Biz de kendisini kırmadık ve o okula yazdırdık. Başarılı bir öğrenciydi. Okulda yapılan deneme sınavında ikinci olmuştu. Madalya taktılar, çok mutluydu.” dedi.

Yeşil, oğlunun saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara’yı çok sevdiğini belirterek, şunları kaydetti:
Alıntı Metni
ANNE OĞLUNUN KIYAFETİNE, BABA İSE TABUTA SARILIP GÖZYAŞI DÖKTÜ.
11 yaşındaki öğrenci Adnan Göktürk Yeşil’in cenazesi, Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde defnedildi.
Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda İsa Aras Mersinli’nin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Yeşil’in Türk bayrağına sarılı naaşı, Düziçi ilçesindeki Haruniye Camisi’ne götürüldü.

Cenaze namazına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, baba Abdullah Cevdet Yeşil ve anne Sonay Yeşil ile yakınlarına başsağlığı diledi.
Törende, anne Yeşil oğlunun kıyafetine, baba ise tabuta sarılıp gözyaşı döktü.

‘MEĞER SON KEZ EL SALLAMIŞ KUZUM’
Törende gözyaşı döken anne Sonay Yeşil, “Oğlum servise binerken el salladı vedalaştı. Meğer son kez el sallamış kuzum” dedi.
Sınıfa girdi, bu sözlerle katliam yaptı! Okul saldırısından kurtulan Fatma: Türkçe konuşmuyordu, İngilizce konuştu

KELİMELER BOĞAZIMA DÜĞÜMLENİYOR
Çocuğumuz çok naif çalışkan bir çocuktu diyen dayı Ahmet Cuma, “Yüreğimiz, ciğerimiz yanıyor. Başka evlatlar yanmasın. Sabah yavrucağımız annesinin elini öpüp, koklaşıp gitti.
Okul saldırısı sonrası paylaşım yapan hemşireye soruşturma

MEZAR TAŞINA ÇOK SEVDİĞİ GALATASARAY’IN FORMASI BIRAKILDI
Sonay Yeşil, evladının mezarına Galatasaray forması bıraktı. Olayda hayatını kaybedenAdnan’ın mezar taşına bırakılan giyemediği Galatasaray forması yürekleri dağladı. Annenin mezar taşına koyduğu formayı Osmaniye Milletvekili Asu Kaya’nın getirdiği ve anneye eşlik ettiği görüldü

…