BIST 100
11.721,72 -2,89%
DOLAR
49,5234 0,10%
EURO
55,7017 0,10%
GRAM ALTIN
6.633,21 -0,03%
BITCOIN
81.581,00 -0,06%
FAİZ
39,52 0,20%
GÜMÜŞ GRAM
90,76 -0,67%
GBP/TRY
66,1099 0,45%
EUR/USD
1,1239 0,17%
BRENT PETROL
107,61 3,40%
ÇEYREK ALTIN
10.845,29 -0,03%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
12 °

HABER

Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu

Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu

Ataşehir TEM Otoyolu’nda seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arkasında oturan kadının saçını çekti. Motosikletteki kadın kavga sırasında dengesini kaybetti. Darbedilen kadının motosikletten düşmekten ve kamyonun altında kalmaktan kurtulduğu anlar başka bir motosikletlinin kask kamerasına yansıdı.
16 günde evlendiler, takıları eski bir minibüse yatırdılar! ‘Kira yok, elektrik-su bedava’
TEM’DE DEHŞET ANLARI
Olay 11 Nisan Cumartesi günü saat 17.00 sıralarında TEM Otoyolu Ankara istikametinde meydana geldi. Emniyet şeridinde seyir halinde olan motosiklet sürücüsüyle arkasında oturan kadın yolcu arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı.

KAVGA SANİYELER İÇİNDE ŞİDDETE DÖNÜŞTÜ
Bu sırada emniyet şeridinde ilerleyen motosiklet sürücüsü kadının saçını çekti. Kısa sürede kavgaya dönüşen tartışma sırasında kadın aldığı darbelerle dengesini kaybetti.

Motosikletten düşmek üzereyken son anda kendini toparlayan kadın ölümden döndü. Motosikletteki 2 kişinin kavga ettiği ve kadının dengesini kaybettiği anlar kask kamerasına yansıdı.

KAMYONUN ALTINDA KALMAKTAN SON ANDA KURTULDU
Yaşanan kavga anı başka bir motosiklet sürücünün kask kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde seyir halindeki motosiklet sürücüsünün arkasında oturan kadın yolcunun saçını çektiği anlar görülüyor. Motosiklet sürücüsünün kadını darbettiği anlar da görüntülerde yer alıyor.

Motosiklet emniyet şeridinde gittiği sırada kadının dengesini kaybettiği ve düşmekten son anda kurtulduğu anlar da fark ediliyor.

Görüntülerde 2 kişinin kask ve güvenlik ekipmanı kullanmaması dikkat çekerken, kavga bir süre sonra sona eriyor motosikletli 2 kişi otoyolda gözden kayboluyor.

Baharı bekleniyorlardı, 3 metrelik kar şoku! ‘Sabah sürprizle karşılaştık’
Hadise yine çok iddialı! Konserdeki pozlarıyla olay oldu…

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerine tepki

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki

Çelik, A Haber canlı yayınına telefonla bağlanarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Netanyahu ve İsrailli bakanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarına tepki gösteren Çelik, şunları kaydetti:
İlginizi Çekebilir
“Açıklamalarda birden çok katman var. Bir tanesi şu, bugün dünya ikiye ayrılmış durumda. Bir tarafta insanlık ittifakı var. Bunun karşısında da İsrail’in başını çektiği bir katliam şebekesi var. Katliam şebekesinin başındaki kişi Netanyahu. İnsanlık ittifakının başındaki kişi Sayın Cumhurbaşkanımız. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu katliam şebekesiyle en net mesajlarla mücadele eden lider durumunda. Hiçbir zaman herhangi bir şekilde eksik cümle kurmuyor, hiçbir zaman şifreli cümle kurmuyor. Doğrudan bu insanlık suçlarının, bu soykırımın sorumlusunun İsrail olduğunu, Netanyahu’nun ve şebekesinin muhakkak surette bir insanlık mahkemesinde yargılanması ve hesap vermesi gerektiğini en açık bir şekilde Cumhurbaşkanımız ifade ediyor.”
Çelik, bu soykırım şebekesinin katliam siyasetinin yanında çok daha tehlikeli hakikatleri örtmeye dönük mücadele verdiğine dikkati çekerek, “Netanyahu’nun sürekli Cumhurbaşkanımızı hedef alması, Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır. Şu anda Lübnan’a saldırıyor, Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgede 1 milyon kişi yerinden edildi, katliamlarına devam ediyor. Dünyanın gözü Gazze’deki soykırımdayken aynısını Batı Şeria’ya yapmaya çalışıyor. Aynı şekilde Suriye’ye karşı benzer hazırlıklar yaptığını görüyoruz. İran’a yapılanlar, zaten uzun zamandır Netanyahu’nun neredeyse bütün siyasi ömrü boyunca tekrar ettiği şeyler. En son Amerika-İsrail saldırısıyla orada insani açıdan çok vahim tablolar ortaya çıktı.” diye konuştu.
“IRAK’TAKİ VE İRAN’DAKİ KÜRT KARDEŞLERİMİZ HERHANGİ BİR ŞEKİLDE SİYONİZMLE YAN YANA DURMADI”
AK Parti Sözcüsü Çelik, Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırarak Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etmeye çalıştığına dikkati çekti. İsrail’in bu saldırılara girişirken Kürtleri Orta Doğu’da, özellikle İran’da kendisinin siyasi lejyoneri yapmaya çalıştığını belirten Çelik, şöyle konuştu:
“Bir-iki terör örgütünün açıklamaları haricinde Irak’taki ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz son derece sağduyulu davrandı, herhangi bir şekilde siyonizmle yan yana durmadı. Bu soykırım şebekesinin ‘Biz bombalarken siz de ayaklanın, rejimi devirin’ gibisinden kurmaya çalıştığı şeytani denklemin içine girmedi. Tarihin doğru tarafında durdular, sağduyulu açıklamalar yaptılar. Bu da tabii ki İsrail’in buradaki planının boşa çıkması bakımından onları çok rahatsız eden bir şey. Bu sebeple de siyonizme karşı ‘Biz, sizinle hareket etmeyiz.’ diyen Orta Doğu’daki Kürt kardeşlerimizi kışkırtmak için o küçük aklıyla Türkiye’deki Kürt kardeşlerimizin katledildiğine dair o iğrenç ifadeyi kullanıyor.”
Ömer Çelik, Netanyahu’nun açıklamalarında Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” ve terörsüz bölge hedefinin İsrail’in kendi planlarına aykırı görüldüğünün itirafının bulunduğunu sözlerine ekledi.
Netanyahu’nun Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Türkiye’den sert tepki: Çağın Hitler’i hesap verecek
Kayserispor-Fenerbahçe maçının tartışmalı pozisyonlarını eski hakemler yorumladı!
…

İfadeleri ortaya çıktı: Levent saldırısında istihbarat izi

İfadeleri ortaya çıktı: Levent saldırısında istihbarat izi

FERİT ZENGİN / HABER MERKEZİ – İstanbul Levent’te geçtiğimiz salı günü İsrail Konsolosluğu’nun da bulunduğu plazanın önünde uzun namlulu silahlarla polislere saldıranın plan ve eylemcisi üç teröristten biri ölü, diğer ikisi ağır yaralı olarak ele geçirilmişti. Sağ iki teröristin henüz ifadelerinin alınamadığı soruşturmada, polisin sorguya aldığı bir keşifçi ile gözcünün verdiği ifadeler saldırıdaki istihbarat izini ortaya koydu.
‘2 KİŞİ PLANLADI’
Emniyet kaynaklarından alınan bilgilere göre, saldırı planını Yunus Emre Sarban (32) ile Ahmet İmrak’ın (25) yaptığı; saldırı öncesi olay yerinde 1 ve 2 Nisan’ta üst üste iki gün keşif yapıldığı belirlendi. Saldırı için 2 Nisan’da Ahmet İmrak ve Onur Çelik ile ikinci bir keşif yapan Yunus Emre Sarban’ın, saldırıyı trafiğin seyrek, güvenlik önlemlerinin de öğle paydosu nedeniyle gevşeyeceğini düşünerek öğle saati olarak belirlediği öğrenildi. Saldırganların keşif yaparken kullandıkları aracı satarak silah ve mühimmat alıp Ahmet İmrak ile saldırının planını yaptığı tespit edildi.
‘Yapmayın dedim dinletemedim’

‘ONLARI UYARDIM’
Ahmet İmrak’ın kardeşi olan ve saldırıdan bir gün sonra Kocaeli’de gözaltına alınan Murat İmrak’ın ifadesinde “Ben ilk keşif sonrası onları oradan sağ çıkamazsınız diye uyarmıştım” dediği, saldırının hedefinin İsrail Konsolosluğu, saldırı nedeninin ise İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı idam kararı olduğunu ifade ettiği öğrenildi.
Polisin “konsolosluğun boş olduğunu biliyormuydunuz” sorusuna “Duyduk boş olduğunu ama ya varsa diye düşündük” diye cevaplayan Murat İmrak gibi olay yerine yakın bir inşaat şantiyesinde gözaltına alınan Onur Çelik’in kuzeni gözcü Enes Çelik’in de, saldırının hedefi, nedeni ve konsolosluğun boş olduğuna yönelik soruya benzer cevaplar verdiği öğrenildi. Yine gözaltındaki iki isim, saldırının kendi aralarında kararlaştırılan İsrail’e karşı bir eylem olduğunu, kimseden talimat almadıklarını belirtti.
‘İSTİHBARAT ÖRGÜTÜNÜ SAKLAMA ÇABASI’
İstanbul Emniyeti TEM Şube uzman sorgucuları, her iki ismin ağzından kaçırdığı “duyduk boş olduğunu ama ya varsa diye düşündük” sözlerinin arkasında bir istihbarat örgütünü saklama çabası olduğunu değerlendiriliyor.
9 KİŞİ TUTUKLANDI
Saldırı soruşturmasında gözaltına alınan 17 kişiden 12’si dün sabah saatlerinde işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Biri savcılık sorgusu sonrasında serbest bırakılırken, 9 kişi tutuklandı. 2 kişi ise adli kontrol kararıyla mahkemeye sevk oldu….

Siyaset nüktedan duayenini kaybetti

Siyaset nüktedan duayenini kaybetti

Aydın Hasan / ANKARA – Türk siyasetinin duayen isimlerinden Hüsamettin Cindoruk, dün İstanbul’da geçtiğimiz aralık ayından bu yana tedavi gördüğü hastanede 92 yaşında yaşamını yitirdi. Politik çizgisini “sağın solundayım” diyerek ifade eden Cindoruk, siyasetin en sıkıntılı dönemlerinde demokrasi mücadelisinin ön saflarında yer aldı.
Siyasi parti genel başkanlığı, TBMM Başkanlığı ve vekaleten de Cumhurbaşkanlığı görevlerini de üstlenmiş bir isim olan Cindoruk, siyasetçi ve devlet adamlığı kimliğinin yanı sıra günlük yaşamında mizahı ön plana alan nüktedan kişiliği ile de tanınıyordu.
Özellikle sağ siyasetin renkli simalarından biri olarak tarihe geçen Cindoruk, 8 Haziran 1933’te İzmir’de doğdu.Siyasi serüveni Demokrat Parti’nin gençlik kollarıyla start aldı. 1958’te DP’den ayrılarak Hürriyet Partisi’nin kurucularından oldu.
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra anti-demokratik bir ortamda yapılan Yassıada yargılamaları sırasında aralarında eski Melis Başkanı Refik Koraltın’nın da bulunduğu 18 eski milletvekilinin avukatlığını üstlendi. Dava sırasında Yüksek Adalet Divanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle 2.5 ay Balmumcu Sıkıyönetim Cezaevi’nde tutuklu olarak yattı.
Mahpusluk günlerinden sonra Adalet Partisi ve Demokratik Parti’de yer alan Cindoruk’un siyasi yaşamı, 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile kesintiye uğradı. 1983 yılında Büyük Türkiye Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Bu parti, Milli Güvenlik Konseyi kararı ile kapatıldı.
Emanetçi genel başkan
14 Mayıs 1985’te Doğru Yol Partisi genel başkanlığına seçildi. Aslında yasaklı olduğu için genel başkanlık koltuğuna hukuken oturamayan Demirel’in emanetçisi idi. 1991’de Meclis Başkanlığına seçildi. 17 Nisan 1993’te Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatı üzerine ise cumhurbaşkanlığını vekâleten üstlendi. 16 Mayıs 1993’te görevi Cumhurbaşkanı seçilen Süleyman Demirel’e devretti. Demirel’in ardından DYP grubundaki eğilim Cindoruk’un genel başkan seçilmesi yönündeydi. Ancak Cindoruk Rodos’a tatile giderek kongre yarışına girmedi ve Tansu Çiller DYP Genel Başkanı oldu. DYP’den ayrılarak kurduğu Demokrat Türkiye Partisi (DTP) ile 1997’de Mesut Yılmaz başbakanlığındaki koalisyon hükûmetine katılsa da hükümette görev almamayı tercih etti. DTP, 1999 seçimlerinde barajın altında kalınca genel başkanlığı bıraktı.
Merkez sağın çatı partisi
16 Mayıs 2009’da yapılan olağanüstü kongreyle Cindoruk DP’nin genel başkanı oldu. Ekim 2009’da, ANAP ve DP Cindoruk ve Salih Uzun’un önderliğinde birleşmeyi sağladı. Ocak 2011’e kadar DP Genel Başkanlığını sürdüren Cindoruk, görevinden hüzünlü biçimde ayrılmak zorunda kaldı. Cindoruk, kongre öncesinde geceyarısına dek süren görüşmeler sırasında kendi ismi üzerinde uzlaşma sağlanmayınca “Ben bu yaşta böyle bir kavganın içinde yer almam, bu bana yakışmaz” diyerek aday olmaktan vazgeçti.
Yassıada’dan Silivri’ye
Yassıada mahkemesinde 18 sanığın avukatı olan Cindoruk, Ergenekon davasında da eski İstanbul Üniversitesi rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun avukatlığını üstlendi.
Siyasilerden veda
Hüsamettin Cindoruk’un vefatının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve bazı bakanların da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi taziye mesajları yayımlayarak, üzüntülerini dile getirdiler.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türk siyasetinde derin izler bırakan duayen siyasetçi TBMM’nin 17. Başkanı Hüsamettin Cindoruk’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Bir ömrü hukuka, Meclis’in itibarına ve demokratik siyaset geleneğine adayan Sayın Cindoruk; makamların ağırlığını, emaneti taşımasını ve zamanı gelince devretmesini bilen bir devlet adamıydı. Mekanı cennet olsun.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: Ahmet Hüsamettin Cindoruk’un vefat haberini derin bir üzüntüyle aldım. Mekânı cennet olsun. ANKARA Milliyet…

‘Ateşkes sabote edilmemeli’

‘Ateşkes sabote edilmemeli’

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmede iki ülke ilişkilerinin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda iş birliği fırsatlarını değerlendirerek daha ileriye taşınmasının faydalı olacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürecin tüm dünyayı olumsuz etkilediğini, Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte desteklediği diplomatik çabaların ateşkes sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Lübnan’a yönelik saldırılara işaretle, ateşkes sürecini sabote edebilecek girişimlere fırsat verilmemesi gerektiğini, Türkiye’nin bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki barış planının ikinci aşamasının başlatılmasının önemli olduğunu, bu konuda yakalanan ivmeyi kaybetmemek gerektiğini ifade etti. Liderler görüşmede ayrıca, Hürmüz’de uluslararası hukuk temelinde seyrüsefer serbestisinin sağlanması, Suriye’deki gelişmeler, Kafkaslardaki barış sürecinin desteklenmesi, Ukrayna-Rusya arasında kalıcı barış arayışları ve müzakerelerin canlandırılması konularını da etraflıca ele aldı.
Erdoğan, İstanbul’da, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde, koleksiyoner Mehmet Çebi tarafından derlenen ‘’Muhteşem Cep Saatleri Koleksiyonu’’ sergisini ziyaret etti. Erdoğan’a, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile tarihçi yazar Murat Bardakçı eşlik etti….