BIST 100
13.965,65 -1,65%
DOLAR
45,9578 0,04%
EURO
53,3151 -0,27%
GRAM ALTIN
6.582,74 0,44%
FAİZ
43,45 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
108,44 0,82%
BITCOIN
66.717,00 -1,14%
GBP/TRY
61,7161 -0,30%
EUR/USD
1,1595 -0,31%
BRENT
97,48 1,54%
ÇEYREK ALTIN
10.762,77 0,44%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
16 °

ANASAYFA

Kızının katilinden şikayetçi olmadı: 'Vicdanın Rahat mı?' sorusuna kan donduran yanıt

Kızının katilinden şikayetçi olmadı: ‘Vicdanın Rahat mı?’ sorusuna kan donduran yanıt

Olay, 15 Temmuz 2025 akşamı, Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi 50’nci Sokak’ta meydana geldi. İlayda Alkaş, bir arkadaşının doğum günü çıkışı ailesiyle evine giderken dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Cemal Alpaslan’ın silahlı saldırısına uğradı. Alkaş yere yığılırken, Cemal Alpaslan kaçtı. İhbar üzerine adrese sevk edilen ambulansla Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan İlayda Alkaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cemal Alpaslan ise olaydan 5 ay sonra 15 Aralık’ta, Şırnak’ta Habur Kara Hudut Kapısı’nda Türkiye’ye giriş yaparken yakalandı. Diyarbakır’a getirilen Alpaslan, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
ANNESİ, İLAYDA’YI KURTARMAK İÇİN BAŞKA İLLERE GÖTÜRDÜ
Annesi Hülya Alkaş’ın iddialarına göre, kızı İlayda Alkaş’ın Cemal Alpaslan tarafından aylarca şiddet görerek, dış dünyayla bağı koparıldı. Ayrıca babasının Alkaş’ı tehdit ederek yeniden aynı eve gönderdiği, Alkaş’ın defalarca dövüldüğü, intihara teşebbüs ettiği, babasının ise müdahale etmediği, ‘Kendini aşağı at, ben karışmıyorum, ben ilgilenmiyorum. Öldürüyorsanız öldürün’ dediği ileri sürüldü.
Alkaş’ın 2 aylık hamileyken uğradığı darp sonucu düşük yaptığı ve ölüm tehditleri nedeniyle annesi ve kız kardeşiyle Batman’a, İzmir’e ve ardından da Antalya’ya kaçtıkları öğrenildi.
12 MERMİ GİRİŞİ TESPİT EDİLMİŞ
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüpheli Cemal Alpaslan’ın olayın gerçekleştiği yerde kıraathanede oturup, İlayda Alkaş’ın eve gelmesini beklediği ve genç kadının vücudunun çeşitli yerlerinde 12 mermi girişi olduğu belirtildi. İddianamede; Cemal Alpaslan hakkında, ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
‘KÜFÜRLER, HAKARETLER ETTİ, GÖZÜM DÖNDÜ’
Cemal Alpaslan, Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Cemal Alpaslan ile avukatları, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu üyesi müşteki avukatları ile İlayda’nın annesi ve babası katıldı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada savunma yapan ve olay günün anlatan Alpaslan, olayın anlık geliştiğini öne sürerek pişman olduğunu söyledi. Alpaslan, İlayda’nın Diyarbakır’a geldiğini duyduğunu ve bunun üzerine evine gittiğini ifade ederek, “Sokaklarına girdiğim anda bir taksinin kapısının önünde durduğunu gördüm. İçinden eşimin kardeşi, eşi ve tanımadığım bir erkek indi. Erkeğin eşime poşet verdiğini gördüm. Eşim poşeti alır almaz beni gördü. Görmesiyle bağırıp, çağırması bir oldu. Hakaretler, küfürler etti. ‘Bebeği aldırdım, zaten senden değildi’ demesiyle, gözüm döndü, ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Sonra olay yerinden uzaklaştım. Keşke olmasaydı” dedi.
Alpaslan, silahın neden yanında olduğuna ilişkin soruya ise düşmanları olduğunu ve güvenlik nedeniyle yanında sürekli silah taşıdığını öne sürdü.
‘İLAYDA’YLA ARALARINDA HİÇBİR KONUŞMA OLMADI, BİNAYA GİRİP ATEŞ ETTİ’
İlayda Alkaş’ın annesi Hülya Alkaş, kızının 7 boyunca hiçbir yere çıkarılmadığını belirterek, “Kızım beni aradı, ‘Gel beni kurtar’ dedi. Ben de polise gittim. Polislerle birlikte kızımı aldım, kadın sığınma evine gittik. Kadın sığınma evindeki kadına anlatmış. Kaynı ona evin içinde tacize bulunuyormuş. Sonra eve geldik. ‘Baba beni dinle ne olur, oraya gitmek istemiyorum’ dedi. Kaynanası, kayınbabası bize geldi. Kızım onlardan çok korkuyordu. Ondan sonra kızım eşinin evine geri döndü. Mayıs ayında eve geldi kızımın yüzü mosmordu. Kaynanası, görümcesi, eşi dövmüş. İlayda’nın babasının önünde dövmüşler. Geldiğinde darptan bebeğini düşürdüğünü söyledi. Orada ne yaşanmış bilmiyorum. Eşini seviyordu. Niye kızımı dövdüler, öldürdüler? Halen, olayın şokundayım. Arkam dönüktü, çekilin diyerek arkamdan geldi. Sen bu binada geziyor musun kahpe. Çekilin diyerek ve durmadan silah çekti. Yüzünü görmedim. Ancak çocuğumu öldürdün şeklinde bir şey duymadım. İlayda’nın öldürüldüğü günden beri kendimde değilim, o anı gördüğümden beri araba da çarpsa hissetmem. Olay günü İlayda’yla aralarında hiçbir konuşma olmadı. Cemal direkt binaya girdi ateş etti. Şikayetçiyim” diye konuştu.

‘VİCDANINI RAHAT MI?’
İlayda Alkaş’ın babası M.A. ise kızının yanında dövüldüğüne şahitlik etmediğini iddia ederek, sanıktan şikayetçi olmadığını söyledi. M.A., olaydan önce ayrıldığı eşi Hülya Al’ın ‘Vicdanını rahat mı?’ sorusuna da ‘Rahat’ cevabını verdi.
GÖRGÜ TANIĞI: HATIRLAMIYORUM
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, dosyaya müdahil olma talebinde bulundu. Duruşmada, olaydan önce Gazi Köşkü’nde bulunan kafede doğum günü kutlaması olan ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tanık O.K. ise daha önceki silah seslerinin duyulmasının ardından sanığın silahın kendisine de yönelttiği şeklindeki ifadesini hatırlamadığını söyledi. Mahkeme başkanı O.K.’ye ifadesinin daha önceki beyanlarıyla çeliştiğini ve bu çelişkiyi gideremediğini söyledi. O.K., kendisine yöneltilen sorulara ‘hatırlamıyorum’ yanıtını verdi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Mütalaasını sunan iddia makamı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Müşteki avukatları sanık hakkında hiçbir şekilde bir indirim uygulanmaması talebinde bulundu. Sanığın haksız tahrik indiriminden faydalanmaya çalıştığını belirten avukatlar, takım elbise giyen, tıraş olan sanığın ‘mağdur rolüne’ büründüğünü söyledi.
Sonrasında mütalaaya karşı savunma yapan Cemal Alpaslan, ‘Pişmanım’ dedi. Bir sonraki duruşma tanık dinleteceklerini belirten sanık avukatları, süre talebinde bulundu. Verilen aranın ardından savunma ve tanık dinlenmeleri için duruşma 21 Eylül’e ertelendi.
Ayrıca Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin davaya katılma talebi de reddedildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının duruşmaya katılımı ise kabul edildi….

MHP lideri Bahçeli'den Amedspor'a tebrik

MHP lideri Bahçeli’den Amedspor’a tebrik

MHP lideri Bahçeli’nin mesajı şöyle; 1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum.
İlginizi Çekebilir
‘KIYMETLİ BİR GELİŞME’
Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Tarihi derinliği, kültürel zenginliği ve kadim hafızasıyla en değerli şehirlerimizden birisi olan Diyarbakır’ımızın, bu sportif başarıyla birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan daha da canlanmasını temenni ediyorum. Futbol kulübünüzün Süper Lig’e yükselişinin şehrimizin marka değerinin güçlenmesine, gençlerimizin spora yönelmesine ve futbolun birleştirici ruhunun daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağına inancım tamdır.
Milyonlarca memur ve emekliyi yakından ilgilendiriyor! 4 aylık zam farkı netleşti: İşte emeklilerin alacağı zam oranı
Bu itibarla Amedspor’un Süper Lig yolculuğunda fair play ruhunu, sporcu ahlakını ve kardeşlik hukukunu önceleyen bir anlayışla hareket ederek Türkiye’mizin huzur, birlik ve dayanışma iklimine olumlu katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sizin şahsınızda başta Amedspor Kulübü’nün değerli yöneticileri olmak üzere, tarihi başarının elde edilmesinde alın teri ve gayreti bulunan teknik heyeti, futbolcuları, kulüp çalışanlarını ve Amedspor taraftarlarını ayrı ayrı tebrik ediyor; 2026-2027 sezonunun Amedspor’a, Diyarbakır’ımıza ve Türk futboluna hayırlı olmasını diliyorum.
Kurban bayramı 9 gün tatil olacak mı? Gözler Kabine’de…

Antalya'da 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' davası! 30 milyon TL'lik transfer: Belediye ile ters düşmek istemedim

Antalya’da ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ davası! 30 milyon TL’lik transfer: Belediye ile ters düşmek istemedim

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025’te tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın aralarında olduğu 41 sanık hakkında hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, ‘İcbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira’ suçlamalarına yer verildi. İddianamede, bu aşamada tespit edilen 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldı.
YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR
İddianamede Muhittin Böcek’in ‘İcbar suretiyle irtikap, Haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması’, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması ve haksız mal edinme’, Mustafa Gökhan Böcek’in ‘Yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması’ ile ‘Nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme’ ve ‘Suçu meslek edinen kişi’ suçlarından cezalandırılması talep edildi.
Tutuksuz sanıklar Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu hakkında ise ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması’ suçundan ceza talep edildi.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
İddianamede, şüphelilerden el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL tutarındaki nakit ve mevduatla birlikte, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi istendi. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. 702 sayfalık iddianame, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İlk duruşmada Mehmet Okan Kaya ve İlker Arslan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İKİNCİ DURUŞMA BAŞLADI
3’ü tutuklu 41 sanığın yargılamasına, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda devam edildi. Bu dosyadan tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş duruşma salonunda hazır bulunurken, önceki gün farklı suçtan tutuklanan Mehmet Okan Kaya, Zuhal Böcek ve Yasin Yellice SEGBİS’le duruşmaya bağlandı.
İlginizi Çekebilir
Duruşmada daha önce savunma yapmayan sanıklar, suçtan zarar gören mağdurlar ve tanıklar dinlendi.
‘ZUHAL BÖCEK’İN HESABINA 900 BİN LİRA BORÇ GÖNDERDİM’
Dava kapsamında tutuksuz sanık Çağrı G., “Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur, ‘Ben paramı alırım’ diye düşündüm. 1 ay sonra tekrar borç talebinde bulundu, Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin lira borç gönderdim. Eylem 14 kapsamında ise Gökhan beni İsmail Bey ile tanıştırdı, üç tane dükkan planlaması oldu, ödemesini kendi hesabımdan gerçekleştirdim. Dükkanlardan gelen kira bedelini savcılık hesabına ilettim. Olay dostluk ilişkisine dayanan, nereden geldiğini bilmediğim üç dükkanı kendi üzerime almamdan ibarettir. Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum” dedi.
Suçtan zarar gören mağdur Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “Şikayetçi değilim. Eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya da katılmak istemiyorum” diye konuştu.
‘GÖKHAN PARAYI İSTERKEN BABASININ HABERİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ’
Gökhan Böcek’in seçim öncesi yanına geldiğini kaydeden mağdur Yusuf Yadoğlu “Eylem 1’de seçimlerden önce Gökhan Böcek yanıma geldi, destek istedi. 8,5 milyon lira para ödemesi yaptım. Muhittin Böcek’i de ‘Gökhan para istiyor’ diye aramadım. Bana da Muhittin Böcek’in oğlu olduğu için geldi. Gökhan parayı isterken babasının haberi olduğunu da söyledi. Muhittin Böcek’le hakedişlerimi almam konusunda anlaşınca destek verdim. Sonra peyderpey ödemeler yapıldı” dedi.
‘VERDİĞİM 30 MİLYON LİRAYI BELGELENDİRMEDİM’
Gökhan Böcek’e 30 milyon lira borç verdiğini de kaydeden Yadoğlu, “Gökhan Böcek ofisime geldi. Eşi ile ayrılacağını ve daire alması gerektiğini söyledi. Ben de neye istinaden 30 milyon vereceğimi söyledim. Gökhan kendi dairesini satınca vereceğini söyledi. Daireyi aldım. ‘Babamın bilgisi dahilinde geliyorum’ dedi. Ben de ödemeyi yaptım. Dairesinin nerede olduğunu ya da borcu nasıl vereceğini bilmiyordum. Birkaç kez daireyi satıp satmadığını sordum. Olumsuz yanıt aldım. Zaten kısa bir zaman sonra bu soruşturmalar başladı. Verdiğim 30 milyon lirayı belgelendirmedim. Ödeyeceğini taahhüt edince verdim. Ben belediye ile iş yapıyorum. İş yaptığım insanlarla karşı karşıya gelmek istemem. Belediye ile ters düşmek istemedim, alacaklarımın gecikmesini de istemem. Eylem 3’te ise Gökhan’ın boşanma aşamasında 85 milyon lira parayı verdiğini söyleyen Bülent Çeken’dir. Bülent, ‘85 milyon lirayı verdim’ dedi. O gün de adliyede boşanma işleminin yapıldığı gündü, muhabbet esnasında kendisi söyledi” dedi.
Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Sezgin Köysüren, “Güneş Mahallesinde inşaat yapmaktayım. Yapı ruhsatı alamıyorduk, 5 parseli belediyeye yaptım, 3 parseli kendime aldım. İşlerimde aksama vardı. Serkan bey, 6 dükkandan 5’sini Muhittin Böcek’e, 1 tanesini kendine istedi. 2024 seçimi öncesi fatura üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin ise 500 bin lira ödeme yaptım. Serkan bey aradı, ‘Destek olmamız, yalnız bırakmamamız lazım’ dedi, 475 bin lira verdim. Şikayetçiyim” dedi.
İfadelerin ardından duruşmaya ara verildi. (DHA)
Erzurum’da avukata bıçaklı saldırı! ‘Olay ben değilim mesleğin ta kendisidir’
‘HER ŞEYİ KORKUDAN YAPMAK ZORUNDA KALDIM’
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında görülen davanın ikinci duruşmasında, tanık ve mağdurların dinlenmesine devam edildi. Muhittin Böcek’in sevgilisi Melek K.’ye lüks marka saat ile elden para alınması eylemi kapsamında ifade veren ve suçtan zarar gören mağdur Berkan G., “Biz plaj çalıştırıyorduk. Aynı zamanda ASAT’ta asfalt yapıyorduk ve hak edişlerimiz vardı. Serkan T. bir gün yanımıza geldi ve “Paralarınızı rahat almak istiyorsanız, benim dediklerimi yapmak zorundasınız’ dedi. Sıkıntılı bir süreç yaşadık, alacağımızı vermezlerse ödemelerimiz konusunda sorun yaşardık. Önce saat talebi oldu. Israrı üzerine aldık. Saati şoför Ali beye teslim etmiş. Ben de her şeyi korkudan dolayı yapmak zorunda kaldım. Ödemeler bize eksik yatıyordu. Biz de maaşları ödemekte zorlanıyorduk” dedi.
‘TUNCAY K. KENDİSİNİ KURTARMAK İÇİN BENİ KULLANDI’
Suçtan zarar gören Fikret B., “Tuncay K. benim para verdiğim yönünde beyanda bulunmuş ancak ben para vermedim. Tuncay K. kendisini kurtarmak için beni kullandı. Kendisinden şikayetçiyim. Çok yerim var, hepsini de denetlediler, bir sorunum olmadı. Tuncay’ın eşi Özlem Y.K. de benim bir projemde mimardı. Özlem Hanım ile çalışmamdan dolayı belediyeden kolaylık istemedim. Tuncay K. ile belediyede görüştüm ama dışarda görüşmedim” dedi.
‘İSKAN İÇİN BEDELSİZ DAİRE İSTEDİLER’
Muhittin Böcek’in Konyaaltı Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde başkan yardımcısı olarak çalışan Tuncay S. aracılığıyla Konyaaltı ilçesindeki sitenin iskan ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması amacıyla 1 dairenin bedelsiz alındığı iddiası üzerine savunma yapan Hakan I., “Konyaaltı Belediyesi’nden iskan alacağımızı söyledik. Tuncay S.’ye yönlendirildik. İşlemlerimizi tamamladık ve beklemeye başladık. Tuncay ‘Biz konuyu ele alacağız’ deyip gönderdi bizi. Aradan 6-7 ay geçti. Sonra yeniden görüştüğümüzde 1 dairemizi bedelsiz vermemiz gerektiğini, iskan meselesinin çözüleceğini söyledi. İşimiz yürüsün diye kabul ettik. İsmail E. üzerine daireyi verdik. Bu dairenin İsmail E. aracılığı ile Muhittin Böcek’e gideceğini biliyorduk. Ön cephede köşe daire, 4+1 daire talep edilmişti. İşimiz gecikmesin diye söylediklerini kabul ettik. Hatta yaptığımız evleri iskan yüzünden geç teslim ettiğimiz için hak sahiplerine 450 bin avro fazla para ödedik” ifadelerini kullandı.
‘DAİRE VERMESEYDİK İSKAN ALAMAYACAKTIK’
Hakan I. ile ortak ve aynı suçtan mağdur olan Mehmet Akif K., “Biz 7-8 ay boyunca belediyenin kapısına gittik, geldik. Tuncay S. iskanımızın verileceğini ancak bir daire istendiğini söyledi. İsmail E.’nin kimliğini teslim etti. 4+1 ön cephede bir daire talep edildi. Biz de daireyi verdik. İsmail E. dairelerin emanetçisi olduğunu söylüyordu. Muhittin Böcek için bu dairenin istendiğini de belirtti. Eğer daireyi vermeseydik iskan alamayacağımız Tuncay S. tarafından söylendi. Muhittin Böcek Konyaaltı Belediye Başkanıyken yaşandı. Böcek ile genelde sosyal ortamda görüşürdük” dedi.
‘10 YILDIR MAĞDURLAR İSE NEDEN ŞİKAYETÇİ OLMADILAR’
Mehmet Akif K.ye iskan meselesi nedeniyle neden şikayetçi olmadıkları sorusunu yönelten Muhittin Böcek ise “Bu yerle ilgili yasal süreç Konyaaltı ve Büyükşehir Belediyesi olarak devam etmiştir. 10 yıldır mağdurlar ise neden şikayetçi olmadılar. Hakan I. arkadaş, AK Parti’den meclis üyesi adayıydı. Siyaset yapıyorduk. Kapımızı aşındırdılar. Şikayetlerini dile getirebilirlerdi” diye konuştu.

Erzurum’da avukata bıçaklı saldırı! ‘Olay ben değilim mesleğin ta kendisidir’

Erzurum’da avukata bıçaklı saldırı! ‘Olay ben değilim mesleğin ta kendisidir’

Olay, 30 Nisan günü bir hukuk bürosunda meydana geldi. Taha Bağaçlı, büroya gelen ve bankaya olan borcu sebebiyle icralık olan K.P’nin bıçaklı saldırısına uğradı. Avukat Bağaçlı’nın yara almadan atlattığı saldırı büronun güvenlik kamerasında kaydedildi. Görüntülerde, K.P’nin büroya gelip, Avukat Bağaçlı ile görüştükten sonra elindeki bıçakla üzerine yürüyüp saldırıda bulunması yer aldı.
İlginizi Çekebilir
Bağaçlı’nın şikayeti üzerine K.P., Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan K.P. çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine 2 Mayıs günü yeniden gözaltına alınan K.P. görevi yaptırmamak için direnme, silahla tehdit, cebir ve tehdit suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlamasıyla sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı.
ERZURUM BAROSU’NDAN AÇIKLAMA
Avukat Taha Bağaçlı’nın uğradığı saldırıya Erzurum Barosu avukatları tepki gösterdi. Avukatlarla birlikte basın açıklaması yapan Baro Başkanı Mesut Öner, saldırıyı en güçlü şekilde kınadıklarını söyledi.

Öner, “Avukatlar hiçbir dosyanın tarafı değildir; savunma makamının temsilcisi olarak hukukun işlenmesine katkı sunan yargının kurucu unsurlarındandır. Avukata yönelik her türlü şiddet, yalnızca bir meslek grubuna değil; savunma hakkına, hukuka, hukuk devletine ve adalete yönelmiş bir saldırıdır. Bu gerçeğin görmezden gelinmesine ve mesleğimizin itibarsızlaştırılarak hedef haline getirilmesine asla sessiz kalmayacağız. Son dönemde artan şiddet olayları, bu konuda daha güçlü ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Artan şiddet olayları karşısında, avukatlara yönelik saldırıların önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi ve etkin tedbirlerin alınması artık zorunludur. Erzurum Barosu olarak, avukata yönelik şiddetin karşısında durmaya ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz” diye konuştu.

Doktor ‘bir şeyi yok’ dedi! Her şey morarmayla başladı: Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı
‘OLAY BEN DEĞİLİM AVUKATLIK MESLEĞİNİN TA KENDİSİDİR’
Destek veren meslektaşlarına teşekkür eden Avukat Taha Bağaçlı, “Burada olay ben değilim. Avukatlık mesleğinin ta kendisidir. Bakınız şu farkındalığı oluşturmak istiyorum. Bu ülkede benim olayım olmadan sadece bir gün önce Hatice kardeşimiz katledildi. Bu ülkede bir gün arayla 2 farklı avukatın cenazesi kaldırılabilirdi. Deliller ortadayken ifadeler, tanıklar hatta kamera kayıtları, ses kayıtları da mevcut. Buna rağmen hakimlerimiz alkışlarcasına maalesef şahsı salıverebiliyorlar. Meclisimizde birçok avukat vekilimiz var. Bu söylediklerimi lütfen kardeşlerinin tatlı bir sitemi olarak alsınlar ve gerekli aksiyonlar alınsın” dedi….

Doktor ‘bir şeyi yok’ dedi! Her şey morarmayla başladı: Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı

Doktor ‘bir şeyi yok’ dedi! Her şey morarmayla başladı: Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı

Olay, 30 Nisan’da merkez Çukurova ilçesine bağlı Yurt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hamiyet Kayışoğlu (31), oğlu Mehmet Asil (1,5) ile birlikte motosikletle giderken devrildi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla anne ve oğlu Çukurova Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. İddiaya göre burada Mehmet Asil, ilaçlı tomografiye alındı.
Ancak bir süre sonra ilacın deri altına gittiği fark edildi ve çocuğun sağ eli şişip morarmaya başladı.

DOKTOR, ‘BİR ŞEYİ YOK’ DEDİ
İddiaya göre, anne Hamiyet Kayışoğlu durumu doktora bildirdi ancak görevli doktor, ‘Endişe etmenize gerek yok, bir şeyi yok, sizi taburcu edelim bu şişlik geçer’ diyerek aileyi sakinleştirmeye çalıştı. Aradan geçen süreçte minik Mehmet Asil’in elinin yanı sıra kolu da şişip morarmaya başlayınca aile durumu yeniden doktora bildirdi ve doktor aileyi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti.
3 GÜNDE 2 AMELİYATA GİRDİ
Aile, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelir gelmez doktorlar Mehmet Asil’i hemen ameliyata alıp sağ kolunu dirseğe kadar açtı. 3 gün boyunca sağ kolundan ödem akan Mehmet Asil, dün yeniden ameliyata alındı ve kolu dikildi. Minik Mehmet Asil’in hastanedeki tedavisi ise sürüyor.
Kadıköy-Beşiktaş vapurunda esrarengiz olay: Çantası kaldı, kendisi ortadan kayboldu

AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU, İNCELEME BAŞLATILDI
Öte yandan aile, 100. Yıl Şehit Rüştü Bayram Polis Merkezi Amirliği’ne giderek Çukurova Devlet Hastanesi’nde kendileriyle ilgilenen sağlık personellerinden şikayetçi oldu.
Şikayet üzerine ise Adana İl Sağlık Müdürlüğü’nün idari, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise adli inceleme başlattığı öğrenildi.

“ÇOCUĞUM TABURCU EDİLDİ, İTİRAZ ETTİM”
Yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlatan anne Hamiyet Kayışoğlu, oğlunun çok küçük ve bu acılara zor dayandığını söyleyerek, “Çocuğum kaza sonrası kafasına darbe aldığı için tedbir amaçlı hastaneye götürdüm ve ultrasona girdi. İlaçlı ultrasonda ilaç çocuğumun deri altına geçmiş. Bu nedenle önce eli şişti. Doktor, ‘Panik yapmamam ve sakin olmam’ gerektiğini söyleyerek ‘Soğuk suyla tampon’ yapmamı istedi. Daha sonra çocuğum taburcu edildi ancak ben bu duruma itiraz ettim. Bunun üzerine doktor bizi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti” diye konuştu.
“ADALETİN SAĞLANMASINI İSTİYORUM”
Hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istediğini anlatan anne Kayışoğlu, “Benim çocuğumun kolu ihmal yüzünden bu duruma geldi. Bu ilaç deri altına işleyebilir, biz olmaz demiyoruz. Vücut böyle bir tepki gösterebilir ama doktor o an tepki göstermeliydi. Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve kanlı ödem akıyor. Benim oğlum bu kadar acıyı taşıyamaz. Kahvaltı bile yaptıramıyorum çocuğuma. Ben adaletin sağlanmasını ve hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Çukurova Devlet Hastanesi yetkilileri, Mehmet Asil’in kolunun şişmesine neden olan damar yolunun 112 personellerince açıldığını, kendilerinin bir ihmali olmadığını belirtti….

Kadıköy-Beşiktaş vapurunda esrarengiz olay: Çantası kaldı, kendisi ortadan kayboldu

Kadıköy-Beşiktaş vapurunda esrarengiz olay: Çantası kaldı, kendisi ortadan kayboldu

Kadıköy’den Beşiktaş’a giden yolcu vapuruna binen Azerbaycan uyruklu Makhfura Huseynova (44) sefer sırasında kayboldu. Vapurda kadına ait çanta bulunurken, Kadıköy’den turnikeden geçerek vapura bindiği belirlenen Huseynova’nın Beşiktaş’ta inen yolcular arasında yer almadığı tespit edildi. İhbarın ardından denizde arama çalışması başlatıldı.
Türkiye’de sigara satışında yeni dönem: Kimlik şartı geliyor
VAPURA BİNEN AZERBAYCANLI KADIN KAYBOLDU
Olay, 2 Mayıs Cumartesi günü saat 22.00 sıralarında Kadıköy-Beşiktaş vapurunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kadıköy’den Beşiktaş’a sefer yapan yolcu vapurundaki güverte bölümünde çantasıyla oturan kadının bir süre sonra ortadan kaybolduğu fark edildi. Çantanın yerinde olduğu ancak kadının vapurda olmadığı anlaşılınca durum görevlilere bildirildi.

ÇANTASI BULUNDU DENİZDE ARANIYOR
Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışmada, seferi yapan vapurun Kırçıloğlu 4 isimli yolcu gemisi olduğu tespit edildi. Vapurda bulunan siyah çantada yapılan kontrollerde kadının kimlik bilgilerine ulaşıldı. Çantanın Azerbaycan uyruklu Makhfura Huseynova’ya ait olduğu belirlendi.

Kadıköy iskelesindeki kamera görüntülerini inceleyen ekipler, Huseynova’nın saat 20.20 sıralarında turnikeden geçerek vapura bindiğini tespit etti. Görüntüler kayıp kadının kızı Nigar Yusifli’yede izletildi. Yusifli, görüntüdeki kişinin annesi olduğunu teyit etti.

BEŞİKTAŞ’TA İNMEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI
Vapurun varış noktası olan Beşiktaş iskelesindeki kamera görüntüleri de polis ekipleri ve kayıp kadının kızıyla birlikte incelendi. Yapılan incelemede Huseynova’nın Beşiktaş iskelesinde indiğine dair bir görüntü bulunamadı.Tekne kaptanıyla yapılan görüşmede vapurdaki kameraların 14 Nisan’dan bu yana çalışmadığı bilgisine ulaşıldı. Kadının bulunması için Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne ait 2 kontrol botu, Kıyı Emniyeti’ne ait 1 bot ve Sahil Güvenlik’e ait 1 botla denizde arama çalışması sürdürülüyor. Polis ekipleri olayula ilgili soruşturma başlattı.
16 yaşındaki Mert ‘efsane’nin peşine düştü: Bölgede olduğuna dair duyumlar var…

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün 31

‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’nün 31. duruşmasında gerginlik! Dava ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik devam eden ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede ‘Örgüt lideri’ sıfatıyla yer alan Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği ileri sürüldü.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
DURUŞMALARIN DOKUZUNCU HAFTASI
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 37 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.

33 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB’de veri uzmanı olan İsmet Korkmaz, İBB’de yazılım koordinatörü olan Emrah Yüksel, İBB’de bilgisayar mühendisi olan Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney’in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verildi.

DURUŞMADA GERGİNLİK
Duruşma saat 10.50 sıralarında başladı. Ali Sukas’ın avukatı duruşmada heyetten talep ettiği hususların karşılanmadığını belirterek itirazda bulundu. Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya ise duruşma sırasında Mehmet Pehlivan’ın savunmasında dile getirilen reddi hakim taleplerine değinerek, “Adem Soytekin’in öne alınması mizansen olarak geliyor” dedi.
Mahkeme Başkanı bu sözlere, “Avukat bey burada bir talep yok. Bu cümlelerle yargılama ilerleyemez. Mizansense sizin düşünceniz” şeklinde yanıt verdi. Bu sırada Avukat Baran Kaya’nın mikrofonu kapatıldı. Mahkeme Başkanı ayrıca, “Talimatla iş yapıyorsunuz diyen avukatı çıkarırım” ifadelerini kullandı.
Firari iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı şoför Ahmet Güldü’nün savunma yapması beklenirken, yaşanan tartışma nedeniyle savunmasına geçilemedi. Bunun üzerine Güldü, “Savunmamdan çalıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi.
5 MAYIS’ A ERTELENDİ
Duruşmada avukatlarla mahkeme başkanı arasındaki gerginliğin sürmesi üzerine duruşmaya ara verildi. Ara sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, “Yaptığınız ayıp başkanım, aşağısı buz gibi inmiyorum” dedi. Duruşmada jandarmalar, Ekrem İmamoğlu’nu nezarete inmesi yönünde uyarırken İmamoğlu, “Komutan bey, pinpon topu muyuz, oradan oraya gidiyoruz. Aşağısı buz gibi, ben inmiyorum. Yaka paça götürün, buyurun kullanın yetkinizi. Herkes insan, birisi zatürreden yatıyor şu an Çam Sakura’da, Cuma gününden beri hasta” dedi.
İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan ise araya girerek, “Bize yapılan nasıl eziyet değil. Önce insani sıcaklığı sağlayın” ifadelerini kullandı. Tartışmaların ardından duruşma 5 Mayıs Salı gününe ertelendi.
İsrail ‘hava’dan kriz yaşıyor…

Türkiye'de sigara satışında yeni dönem: Kimlik şartı geliyor

Türkiye’de sigara satışında yeni dönem: Kimlik şartı geliyor

Dünyada en çok sigara içilen ülkeler arasında üst sıralarda yer alan Türkiye’de, özellikle genç yaşta başlayan kullanım ve artan sağlık maliyetleri endişe yaratıyor. Yetkililer, tüketimi azaltmak için fiyat politikası ve satış denetimleri dahil yeni adımların gündemde olduğunu belirtti.Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Japonya’daki gibi kimlikle sigara satışı modelinin gündemde olduğunu açıkladı.
İlginizi Çekebilir
Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı Can Sağlığı Vakfı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Bilim Erzurum tarafından ‘Tıbbın yarınına bugünden bak’ temasıyla düzenlenen ‘MedAI 26 Tıpta Yapay Zeka Kongresine’ katılan Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, ‘sağlığın bugünü ve geleceği’ konusunda sunum yaptı. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’ndan katılımcılara Türkiye’nin 24 yıldaki sağlık dönüşümünü, kurumsallaşma ve dijitalleşme atılımlarını, beklenen sağlık gelişmelerini ve çalışmaları hakkında bilgi veren Birinci, sağlıktaki sorunlara da dikkat çekti.

MALİYETİ 1028 DOLAR
Kullanıcı sayısı artan sigara konusuna değinen Bakan Yardımcısı Birinci, kişi başı sağlık harcaması 840 dolar olan Türkiye’de sigara içen bir kişinin sağlık maliyetinin ise 1028 dolar olduğunu söyledi. Tütünde hane halkı harcamasının yılda 15 milyar lirayı bulduğunu belirten Birinci, sigaraya sebepli yangın hasarının 4 milyar lira olduğunun belirlendiğini bildirdi. Birinci, sigara kaynaklı sağlık harcamasının ise 5 milyar dolar olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE’DE SİGARA İÇİN KİMLİK ŞARTI
Bütün olumsuzluklara rağmen tütün ürünü kullanımının artmaya devam ettiğini belirten Birinci, bakanlık olarak alarm seviyesinde bir tabloyla yüz yüze olduklarını ifade etti. 37 Avrupa ülkesinde yapılan ankette 15-16 yaşındaki öğrencilerin yüzde 55’inin sigaraya ulaştığını, ilk deneme yaşının ise 12 yaşın altına düştüğü bilgisini veren Birinci, kullanımda kız çocuklarının erkeklerle eşit hale geldiğini kaydetti.

ÇOCUKLARIN YÜZDE 44’Ü SİGARA DUMANINA MARUZ KALIYOR
Her yıl 7 milyon kişinin tütün yüzünden öldüğünü, 1,6 milyon kişinin ise pasif etkilendikleri için hayatlarını kaybettiğini anlatan Bakan Yardımcısı Birinci, dünyadaki kanser türlerinin yüzde 25’inin sigaranın sorumlu olduğunu bildirdi. Türkiye’yi akciğer kanserinde birinci yapanın sigara olduğunu vurgulayan Birinci, Türkiye’de her yüz çocuktan 44’ünün sigara dumanına maruz kaldığını belirtti.

Türkiye’nin Endonezya’dan sonra dünyanın en çok sigara içilen ülkesi olduğunu anlatan Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, günlük tüketimin kişi başı 17 dal olduğunu bildirdi. Sigara konusunda Türkiye’nin şampiyonluğa gittiğini ifade eden Birinci, fiyat politikasına dikkat çekti. En ucuz sigaranın Türkiye’de satıldığını söyleyen Birinci, “Sigara fiyatı konusunda en ucuz ülkelerden biriyiz. Dünyada 108’inci sıradayız. Gelişmiş ülkelerde yüzde 4, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10 zam yaptığınız zaman yüzde 7-8 civarında sigara kullanımı azalıyor. Yani en etkili şey aslında fiyat. Siz hangi politikayı belirlerseniz belirleyin fiyat artarsa sigara içen yüzde 2,1 azalıyor. Toplam tüketim miktarı da yaklaşık 3,8-4 oranında azalıyor” dedi.

MASUM DEĞİL
Elektronik sigaranın masum gösterildiğini kaydeden Birinci, “Ne yazık ki elektronik sigara, sigarayı başlamayı 3 kat artırıyor. Onu masumlaştıran, az zararlı gibi kavramlarla onu pazarlayan firmaların bizi nasıl bir tuzağa çektiğini söylemek için özellikle değiniyorum. Elektronik sigaranın satışının yasak olduğu ülkeler var. Normalde bizde de yasal değil ama bulundurmayı yasak hale getirmedik. Sigara Japonya’da en büyük sorunlardan biriydi. Japonlar artık sigarayı kimlikle veriyor insanlara. Bizim de planlarımızdan birisi bu” diye konuştu.

Ailenin geçmişi de dram! Şişli’deki kayınvalide dehşetinde yeni detaylar
Son dakika… Ev sahibi ve kiracılar dikkat: Kira zam oranı belli oldu

Hıdırellez gecesi geliyor! 6 Mayıs ritüelleri ve dilek gelenekleri başlıyor

Hıdırellez gecesi geliyor! 6 Mayıs ritüelleri ve dilek gelenekleri başlıyor

Baharın habercisi kabul edilen Hıdırellez, geniş bir coğrafyada yüzyıllardır süregelen geleneklerle kutlanıyor. Hızır ile İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştuğu gün olduğuna inanılan 6 Mayıs, Anadolu ve komşu coğrafyalarda bolluk, bereket ve dayanışmanın simgesi kabul ediliyor.
Türkiye ile Kuzey Makedonya’nın ortak çalışmasıyla 2017 yılında “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri”ne dahil edilen Hıdırellez, her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece başlayan ritüellerle gelecek kuşaklara aktarılıyor.
DAYANIŞMA VE KARDEŞLİĞİ PEKİŞTİRİYOR
Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alimcan İnayet, Hıdırellez’in Türk dünyasının ortak değerlerinden biri olduğunu, sosyal dayanışmayı ve kardeşliği pekiştirdiğini ifade etti.
Her yıl 6 Mayıs’ta kutlanan bu bayramın Türkiye’den Balkanlar’a, Azerbaycan’dan Irak ve Suriye’ye kadar geniş bir coğrafyada coşkuyla yaşatıldığını belirten İnayet, Hıdırellez’in halk dilinde Hızır ve İlyas isimlerinin birleşmesiyle oluştuğunu, inanca göre bu iki ismin 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece bir gül ağacının altında buluştuklarını anlattı.
İlginizi Çekebilir
İnayet, bu geleneğin binlerce yıllık süreçte eski Anadolu, Mezopotamya ve Yunan mitolojilerindeki bahar kutlamaları ile İslam ve Hristiyanlık inanç sistemine ait kültlerin yoğrulmasıyla ortaya çıktığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Hıdırellez, farklı inanç sistemlerine ait unsurların birleştirilmesi ve sentez edilmesi sonucunda ortaya çıkan yeni bir terkiptir. Bu terkip, Türk kültürünün eşsiz, dinamik, yenilikçi ve yaratıcı özelliğini göstermektedir. İçeriğinde ağaç, su, ateş, mezar ziyareti, kıra çıkma ve kurban gibi eski Türk inanç sistemine özgü unsurlar ile İslam folklorundaki Hızır ve İlyas kültü bulunmaktadır. Türkler, İslamiyet öncesi Türkistan Türk kültüründeki bahar merasimlerini İslam folkloru ve bölgedeki diğer inanç sistemleriyle kaynaştırarak özgün bir yapı ortaya koymuştur.”

YÜZYILLARDIR SÜREN RİTÜELLER YENİDEN CANLANIYOR
Kutlamalar kapsamında ev, çevre ve beden temizliği yapıldığına işaret eden İnayet, oyunlar oynandığını, yarışlar düzenlendiğini, dargınların barıştırıldığını ve kurban kesilerek fakirlere dağıtıldığını anlattı.
Prof. Dr. İnayet, yöresel uygulamalara dair şu bilgileri verdi: “İzmir’de zengin olmak isteyenler, gül fidanının dibine para kesesi bırakırken Balıkesir ve Çanakkale’de sabah erken saatlerde su kenarlarına gidilmektedir. Ağrı ve Iğdır’da kızların kısmet açma amacıyla yaptıkları mantıvar geleneği yaşatılmaktadır. Burdur’da akarsu kenarlarında taşlarla küçük evler yapılırken Bolu’da bebek isteyenler, bezden bebekler hazırlamaktadır. Bu uygulamaların tamamı eskiden yeniye geçişi, arınmayı ve bolluğu simgelemektedir.”
Zengin mutfak kültürünün de bu süreçte sergilendiğini dile getiren İnayet, keşkek, kuzu çevirme, sütlaç ve çeşitli hamur işlerinin yer aldığı sofraların insanların bolluk ve bereket dileklerini yansıttığını sözlerine ekledi.
Son dakika: Milyonlarca memur ve emekliyi yakından ilgilendiriyor! 4 aylık zam farkı netleşti: İşte emeklilerin alacağı zam oranı…

Vali Gül: İstanbul'daki sahipsiz hayvanların yüzde 46'sı toplandı

Vali Gül: İstanbul’daki sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplandı

Vali Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sahipsiz hayvanların kontrol altına alınmasının bir tercih değil, açık bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Aşırı yaklaşımların çözüm olmadığını aktaran Gül, “Ne toplu itlaf ne de başıboşluk veya kontrolsüzlük kabul edilebilir. Kanunun emri nettir, sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun koşullarda barınaklarda tutulacaktır. İstanbul’da sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır, kalanların tamamı da toplanacaktır.” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ TARTIŞMASIZ ÖNCELİĞİMİZ”
Vali Gül, sokaklarda sahipsiz tek bir köpek bulunmayacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız, bu hayvanları yalnızca kendi evinde veya bahçesinde bakmak üzere sahiplenebilecektir. Yasaklı ırkların üretimi, satışı ve sahiplendirilmesi kanunen yasaktır. Bu kurallara aykırı hareket edenler hakkında idari ve adli işlem yapılmaktadır. Bu görev belediyelerindir. Tüm belediyeler bu yükümlülüğü derhal ve eksiksiz yerine getirecektir. İhmal ve gecikmeye kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir. Vatandaşlarımızın can güvenliği tartışmasız önceliğimizdir. Kamu düzeni ve şehir güvenliği konusunda en küçük bir zafiyete dahi izin verilmeyecektir.”
Son dakika… Ev sahibi ve kiracılar dikkat: Kira zam oranı belli oldu…

Narin Güran davasında yeni gelişme: Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi hakkında suç duyurusu

Narin Güran davasında yeni gelişme: Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi hakkında suç duyurusu

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, arama çalışmalarının 19’uncu gününde 8 Eylül’de dere yatağında çuvalda, üzeri 30, 25 ve 20 kilo ağırlığında 3 taşla kapatılıp çalılıklarla gizlenmiş halde bulundu. Narin’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ile güvenlik kamerası görüntülerinden Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere bölgesine götürdüğü belirlenen komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
İlginizi Çekebilir
Aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında, komşuları Nevzat Bahtiyar ile birlikte ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Nevzat Bahtiyar, gözaltına alındıktan sonraki ifadesinde Narin’i öldürmediğini, yalnızca cansız bedenini dereye taşıyıp gizlediğini savundu. 28 Aralık 2024’te görülen davanın 2’nci duruşmasında mahkeme Salim, Yüksel ve Enes Güran’a ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Nevzat Bahtiyar’a ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan verilen 4,5 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan’da yeniden görülen duruşmada Nevzat Bahtiyar’a ‘Nitelikli olarak çocuğu kasten öldürmeye yardım’ suçundan takdiri indirim olmaksızın 17 yıl hapis cezası verildi.
ABD’de ölen fenomen Yağmur ile ilgili korkunç iddialar! Otopsi gerçeği ortaya çıkardı: ‘Çirkin ol, sana kimse bakmasın’
ARACINDA RUHSATSIZ SİLAH BULUNAN BAHTİYAR’IN OĞLU TUTUKLANDI
Karar duruşmasına verilen arada, taraf aileler adliyeden ayrıldı. Bu sırada Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar ve yanındaki 2 akrabasının bulunduğu araç, durumlarından şüphelenilmesi üzerine yunus timleri ekipleri tarafından durduruldu. Araçta yapılan aramada, 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. İbrahim Bahtiyar, çıkarıldığı mahkemede ‘Ruhsatsız silah bulundurmak’ suçundan tutuklandı. Diğer şüpheliler ise serbest bırakıldı.

Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi Murat Bahtiyar hakkında, davada tutuklu bulunan Narin Güran’ın amcası Salim Güran’ın avukatı Onur Akdağ’a sanal medyada tehdit ve hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. Ailenin diğer avukatı Yılmaz Demiroğlu tarafından verilen şikayet dilekçesinde, “Müvekkilim Onur Akdağ, kamuya mal olmuş Narin Güran dosyasında savunma avukatı olarak kamu görevini icra etmektedir. Zaman zaman kamuyu aydınlatmak amacı ile X sanal medyasından, kendi sayfasından paylaşımlar yapmaktadır. Narin Güran’ın öldürülmesi olayının sanıklarından olan Nevzat Bahtiyar’ın, 16 Nisan 2026 tarihinde Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma öncesinde kardeşi Murat Bahtiyar, X üzerinden bir sohbet odasında müvekkilimi kastederek tehdit içerikli sözler sarf etmiştir. Mahkeme günü de Diyarbakır Adliyesi önünde Bahtiyar ailesinin şüpheli hareketleri dolayısı ile araçlarında yapılan aramada 2 adet ruhsatsız silah yakalanmış, soruşturma kapsamında Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklanmıştır. Şüpheli Murat Bahtiyar, 16 Nisan’daki duruşma bittikten sonra X adlı sosyal medya platformunda katıldığı bir sohbet odasında ağır hakaret ve tehditleri ile kamu görevlisi olan müvekkilimi hedef almıştır. Daha sonra 29 Nisan’daki bir sohbette de eylemlerini sürdürmüştür” denildi.

Ailenin geçmişi de dram! Şişli’deki kayınvalide dehşetinde yeni detaylar
Şüpheli hakkında ‘Kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret’ ve ‘Tehdit’ suçlarından soruşturma başlatılması, ifadesinin alınması ve eylem sayısınca cezalandırılması amacıyla iddianame düzenlenerek kamu davası açılması talep edildi….

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelercasino siteleribahis sitelerideneme bonusu veren sitelergrandpashabetgrandpashabetJojobetDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetbetsalvador girişdeneme bonusugrandpashabetcasibombetpuanbetplaycasinoroyalbetplaybahiscasinobetplayonline casinosdoedadoedagrandpashabetmarsbahisjojobet girişjojobetmatbetpusulabetimajbet girişesbetcashwinbetpuansonbahistrendbettrendbet güncel girişamgbahiscasinowonbetbeybullbahispusulabetganobetligobetcasibomjojobetmadridbetslotbaronwinLunabetBetorderbetsmovedarkbetpusulabet girişjojobetjojobet girişCasibomroyalbetmeritkingbetpark girişbetparkgrandpashabet girişkralbetstarzbetpusulabetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026Grandpashabet güncel adres 2026Grandpashabet güncel adres 2026Deneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetgrandpashabet instagramlimanbetdeneme bonusubetinedeneme bonusudeneme bonusudeneme bonusujojobetJojobetmatadorbetcasinoroyalcasinoroyalMarsbahisCasibomCasibompokerklasCasibomganobetCasibomhttps://freshstartrealty.com/Jojobet Girişbetplaybetplay girişbetbeybetbey girişmercurecasinomercurecasino girişesbetesbet girişcashwincashwin girişbetpuanbetpuan girişsonbahissonbahis girişwbahisnesinecasinoCasibom GirişCasibom