BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1511 -0,08%
EURO
53,0033 -0,06%
GRAM ALTIN
6.707,67 -0,12%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
107,66 0,43%
BITCOIN
76.540,00 0,10%
GBP/TRY
61,5321 0,01%
EUR/USD
1,1733 0,02%
BRENT
111,67 1,15%
ÇEYREK ALTIN
10.967,03 -0,12%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °

YEREL HABER

Avrupa Türkiyesiz yapamaz

Avrupa Türkiyesiz yapamaz

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilmesi Kerkük’te Türkmen varlığının görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Sabırla örülmüş bir sürecin, ciddiyetle korunmuş bir davanın bugün meyve verdiğini şükürle görüyoruz. Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır.
Kibrin dışa vurumu
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa kıtasının ‘Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini’ söylemiştir. Bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. ‘Neydim’ demeyen mahfillerin ‘ne oldumcu’ tavrıyla mücadele etmek zorunda kaldığımız basiretsiz uluslararası sahada mesele Ankara’nın istikameti değil; Brüksel’in ikiyüzlü siyasetidir. Türkiye’yi gerektiğinde dışlayıp gerektiğinde kullanmak isteyen çarpık, çıkarcı, ikiyüzlü Avrupa zihniyetidir.
Kontrollü gücün sessizliği
Şayet Avrupa, Türkiye’ye karşı kullandığı dili adalet, hakkaniyet ve rasyonalite zeminine çekmezse; Türkiye’yi ihtiyaç anında çağrılacak, rahatladığı anda ötede tutulacak bir unsur gibi görmeyi sürdürürse, kendi tarlasını nadasa mahkûm eden siyasi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktır. Ursula Hanım’ın şahsında tüm Avrupa efkarına sesleniyorum; Türkiye, gel denildiğinde gelen, git denildiğinde giden bir unsur gibi görülemez. Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir.
Türkiye Avrupasız da devlettir
Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye’nin Rusya’yla, Çin’le, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi çerçeve ve derinlikte ilişki kuracağına ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Avrupa Türkiyesiz yapamaz. Fakat Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir.
Hadsizliklerle yüzleşsin
Temennimiz şudur; Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır….

Gereksiz bir cüretkârlık

Gereksiz bir cüretkârlık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplannanAK Parti MYK toplantısının ardındanbasın toplantısı düzenleyen Parti Sözcüsü Ömer Çelik, özetle şunları söyledi:
‘Yakından takip ediyoruz’
Fransa’nın açıklamalarını yakından takip ediyoruz. NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken, ima yoluyla bile olsa başka NATO müttefikleriyle ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye’yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Yine şunu unutmamak gerekir ki çok yakın zamanda Sayın Macron NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün ise Türkiye’ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkârlık içerisinde olduğunu görüyoruz Fransa’nın. Bu doğru bir tavır değildir.
‘Fransa’ya ne faydası var’
Fransa’nın Akdeniz’deki istikrarsızlıkla ilgilenmesi gerekir. Suriye’nin istikrarına katkı sağlayacak bir siyasi teşvik içerisinde olması gerekir. Ama bunun yerine ne zaman bir tartışma çıksa Rum kesiminin etrafında bir bayrak göstermekten, gemi göndermekten bahsediyor, Yunanistan’la ittifak kurmaktan bahsediyor. Bu tip tavırların Fransa’ya ne faydası var.
‘Yan yollara başvuruyor’
Yunanistan açısından bu geçerlidir. Yunanistan’ın Türkiye ile sorunlarını masada çözme imkânı varken sürekli olarak İsrail’den başkalarına kadar birtakım ittifaklar peşinde koşup Türkiye karşıtlığı söylemini sürekli yükseltip bundan elde edeceği nedir. Sürekli olarak bu tip yan yollara başvuruyorlar.
‘Talihsiz bir açıklama’
AB Komisyon Başkanı Von der Leyen’in çok talihsiz bir açıklaması oldu. Türkiye’yi de içine katarak bazı ülkeleri zikrederek bunların Avrupa’ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti ve Avrupa bütünleşmesinin bu şekilde sağlanması gerektiğini söyledi. Bu, Avrupa Birliği’nin şu anda niçin bu hâlde olduğunu gösteren çok temel bir açıklamadır. Türkiye gibi AB’ye aday bir ülkeyi karşıt konumda değerlendirmek, göç ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların zihniyetini göstermesi bakımından çok önemlidir….

Dizi sektörüne yeni düzen

Dizi sektörüne yeni düzen

Mithat Yurdakul / ANKARA – Dizi sektörüne yeni düzenlemeler geliyor. Rekabet Kurumu’nun başını çektiği çalışmayla sinema salonları, dizi yapımı, dijital platformlar, kast ajansı ve aktör seçimine rekabet kriterleri gelecek. Yeni dönemle birlikte Rekabet Kurumu, yalnızca rekabet ihlali ve cezalarla ilgilenmeyecek, doğrudan sektörleri yeniden yapılandıran düzenleyici bir aktör olarak devreye girecek. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, televizyon dizilerinin uzun süreli olmasında kast ve menajerlik ücretlerinin yüksekliğine dikkat çekerek, “Ulusal kanallardaki dizi süreleri 3 saati aşıyor. Bunun belki en önemli sebebi, reklam alma çabaları. Bir de maliyet tarafı var. Kast ve menajerlik ajansları maliyet içinde önemli bir yer tutuyor. Burada no-name (isimsiz) sanatçılara fırsat tanınması lazım, bu oyuncuların projelerde yer alması için subjektif kriterlerden uzak durulması lazım. Subjektif kriterler gelişimin önünde bir engel olur, hem de maliyetin içinde belli oyuncuları ön plana çıkarırsa dizi, film ve yapım sektörü için bir problem olur” dedi.

‘Dengelemek istiyoruz’
Hazırlayacakları tebliğle bir oyuncuyla 10 yıllık sözleşme yapılmasının önüne geçileceğini vurgulayan Küle, “Ulusal kanalları rahatlatacak imkanlar sağlanırsa daha kısa, keyif alacağımız diziler ortaya çıkacaktır. Yeni düzenlemeyle sektörün yaratıcılık kısmını dengelemek istiyoruz. Tek bir yönetmen sürekli aynı oyuncularla çalışıyor” diye konuştu. Küle, Cem Yılmaz’ın filmlerinde Zafer Algöz ile çalıştığının hatırlatılması üzerine de “Çalışsın, ben beğeniyorum Zafer Algöz’ü. Biz (sektöre) direktifler vermeyeceğiz. Piyasaya giriş engellerini kaldıracak şekilde düzenleme yapıyoruz. Pazar gücüne sahip oyuncuların bu pazar gücünün kırılmasına yönelik düzenlemeler yapacağız” ifadelerini kullandı.
Kast direktörlüğüyle menajerlik ayrılacak
Dizilerde yapım ve dağıtım işini ayrıştıracaklarını aktaran Küle, “Yapımcılar sadece kendi filmlerini dağıtabilecekler. Onun dışındaki dağıtım faaliyetini sadece bağımsız taraflar yapabilecekler. Kast direktörlüğü ve menajerliği ayıracağız” dedi. Sinema sektöründe de salonlara sahip olan hâkim gücün aynı zamanda dağıtım faaliyetinde bulunduğuna işaret eden Küle, “Mars sinemalarında uyguladığımız gibi kendi yapımlarına ayrılan gösterim alanını yüzde 20 ile sınırlayıp yüzde 80’i üçüncü taraflara açma şartı getirdik” dedi. Küle, Netflix, Disney gibi platformlarla ilgili devam eden soruşturmayı da rekabetçi şartlar oluşacak şekilde bir taahhütle bitirme aşamasında olduklarını belirtti….

Hukuka Fransız kaldılar

Hukuka Fransız kaldılar

Asena Yatağan / ANKARA – Doğu Akdeniz’de Fransa ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki iş birliği yeni bir krize kapı aralandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Rum lider Hristodulidis, Lefkoşa’nın Rum kesiminde düzenledikleri basın toplantısında, Fransa ile GKRY arasında “Ada’da Fransız kuvvetlerinin bulunmasını” öngören Kuvvetler Statüsü Anlaşması’nın (SOFA) haziran ayında Paris’te imzalanacağını açıkladı. Ada’da Fransız askeri askeri varlığını kalıcı hale getirmeye yönelik olduğu değerlendirilen bu hamleye KKTC’den sert tepki gelirken, uzmanlar garantörlük anlaşması nedeniyle bu adımın Kıbrıs Türkleri ile mutabakat sağlanmadanhayata geçirilemeyeceğinivurguluyor.

‘Kayda değer bir askeri sonuç doğurmaz’
Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Hasan Ünal: Fransa’nın asıl amacı Yunanistan’a sattığı silahlar ve bu çerçevede kurulan ilişkiler üzerinden bir ittifak görüntüsü yaratmak. Sanki Türkiye ile Yunanistan ya da Güney Kıbrıs arasında bir çatışma çıkarsa Fransa otomatik devreye girecekmiş gibi bir algı oluşturuluyor ama bunun gerçekleşmesi mümkün değil. Nitekim Fransa daha önce Yunanistan’la yaptığı anlaşmada deniz yetki alanları kaynaklı bir çatışmanın bu kapsamda olmayacağını da açıkladı. Rum kesimiyle yapılan anlaşma da benzer şekilde abartılıyor, buraya sınırlı sayıda asker gelip eğitim faaliyetleri yürütmesi dışında kayda değer bir askeri sonuç doğuracak bir durum yok.
‘Siyasi ve psikolojik’
Türkiye’nin kapasitesi ve coğrafi üstünlüğü nedeniyle böyle adımlar dengeyi değiştirmez, ancak gereksiz aktörlerin sürece dahil olması KKTC ve Ada üzerindeki dengeleri etkileyecek şekilde Rum-Yunan tarafında beklentileri yükseltir ve siyasi olarak gerilimi besler. Bu nedenle meselenin askeri değil daha çok siyasi ve psikolojik bir boyutu olduğu değerlendiriliyor.

‘Gerilim yaratma potansiyeli var’
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: Yunanistan ile ABD ve Fransa arasında zaten yürürlükte olan savunma anlaşmaları bulunduğu için bu tür bir konuşlandırma aslında tamamen yeni bir durum değil, mevcut düzenin devamı niteliğinde. Bu çerçevede Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırması teknik olarak mümkün olsa da bunun kapsamı sınırlı olur ve doğrudan Türkiye’ye karşı bir askeri hamleye dönüşmesi gerçekçi değil. Çünkü Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve askeri kapasitesi böyle bir girişimi caydırır. Ancak bu tür adımların Türkiye’ye dolaylı bir mesaj vermek olduğu için gerilim yaratma potansiyeli vardır.
Hukuka uygun değil
Kıbrıs’ta Fransız askeri konuşlandırılması, uluslararası hukuka da uygun olmaz. BM tarafındanda kabul edilmiş 1960 Anlaşması hâlâ yürürlükte. Bu koşullar altında karşı tarafın tek başına hareket etmesi hukuken mümkün değil. Öncelikle bizimle oturup, Kıbrıs’taki Türkler ile mutabakat sağlamaları gerekir.

‘Dış güçler Ada’nın güvenliğini riske atar’
Emekli Tümgeneral Güray Alpar: Garantör ülkeler dışındaki güçlerin Ada’ya gelmesi Ada’nın güvenliğini riske atar. Nitekim ABD’nin Orta Doğu’daki krizler kapsamında üsleri kullanması nedeniyle geçmişte İran tarafından bu bölgelere saldırılar gündeme geldi. Türkiye ile Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi arasında son derece hassas dengeler var ve bu dengeler içinde dış aktörlerin askeri varlık göstermesi gerilimi tırmandırır. Fransa’nın bu adımlarla hem siyasi etkisini artırma hem de silah satışlarını destekleme ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarına yönelik çıkarlarını güçlendirme amacı taşıdığı değerlendiriliyor….

Bakan Bayraktar: Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat vermem

Bakan Bayraktar: Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat vermem

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sıfır Atık Vakfı’nda gazetecilerle bir araya geldi. Milliyet.com.tr Yayın Yönetmeni Uğur Kurban’ın da aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar, yaptığı konuşmada maden işçilerinin eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İlginizi Çekebilir
Hükümet olarak ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını dile getiren Bayraktar, Doruk Maden’in Türkiye’de iş yaptığı birçok alanda problem ürettiğine vurgu yaparak, “İşçinin alacakları var. Fırıncıyla servisçiyle hep problemleri var. Buradaki kömür santralinde de 2-3 yıldır var. Biz müdahale ediyoruz sürekli. Her işlerinde böyleler.” dedi Bayraktar “Yükümlülüklerini yerine getirmeyene maden ruhsatı yok.” açıklamasında bulundu.
“30 BİN ÇALIŞANIN GELECEĞİ SÖZ KONUSU”
Bugüne kadar kömür madenleri için birçok teşvik sağlandığını belirten Bayraktar, yerli kömürden 2029 yılına kadar alım garantisi verildiğini hatırlattı. Bu uygulamanın kamuoyunda eleştirilere neden olduğunu dile getiren Bayraktar, söz konusu eleştirilerin haksız olduğunu savundu.

“Peşkeş” iddialarına doğrudan yanıt veren Bakan, bu politikanın 30 bin çalışana istihdam sağladığını belirterek, “Eğer burada bir peşkeş aranıyorsa, bu 30 bin çalışana yapılmıştır” ifadelerini kullandı. Alım garantisi olmadan söz konusu işçilerin çalışma imkânının ortadan kalkacağını da sözlerine ekledi.
TEŞVİKLERDE SIKI KRİTERLER UYGULANIYOR
Bakan Bayraktar, teşviklerin gelişigüzel verilmediğinin altını çizerek, belirli şartların sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bayraktar, işçiye maaş borcu olan firmalara teşvik verilmediği, çevre standartlarını karşılamayan, bacası veya filtresi olmayan tesislerin desteklenmediği ve devlete borcu bulunan şirketlerin teşvik kapsamına alınmadığını belirtti. Tüm bu kriterlere rağmen bazı işletmelerde işçi maaşlarının ödenmemesinin sürdüğünü belirten Bayraktar, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.
İçişleri Bakanlığı: Maden işçileri işverenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır
“İŞÇİYE BORCU OLANA RUHSAT VERMEM”
Bakan Bayraktar ayrıca “İşçiye borcu olana bu garanti verilmez dedik. Bacası olmayana bu teşviği vermeyiz dedik. Devlete borcu olana teşvik veremeyiz dedik. Buna rağmen bunlar işçinin parasını ödemedi. Ben bu firmaya artık ruhsat vermem. İşin arkasında aslında onlar var. Sen kömürü satıyorsun, parayı alıyorsun. İşçilerin parasını niye vermiyorsun. Enerji Bakanlığı’nın önünde eylem yapmalarını onlar da istiyor. Hükümete baskı yapılsın ki devlet bize teşviklerimizi ödemeye devam etmesini istiyorlardı. Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat falan vermem.” dedi.
“PROTESTOLAR HOLDİNGİN ÖNÜNDE YAPILMALIYDI”Bakan Bayraktar, işçilerin eyleminin holdingin önünde yapmaları gerektiğinin de altını çizerek, “Bakanlığa yönelik protesto işverenin işine geliyor” ifadelerini kullandı.

ENERJİDE 3 TEMEL MESELE
Bakan Bayraktar şunları da söyledi:
Biz, enerji tarafında Türkiye olarak her zaman üç temel meseleyle uğraştığımızı ifade ettik. Bunlardan bir tanesi, Türkiye’nin artan enerji talebi. Türkiye ekonomisi büyüyen, nüfusu artan, şehirleşmesi devam eden bir ülke. Önümüzdeki süreçte elektriğe çok daha fazla ihtiyaç duyulacak bir döneme giriyoruz. Çünkü hem hükümet olarak politikalarımız bunu gerektiriyor hem de dünyadaki trendler bizi bu yöne itiyor.
Bugün yapay zekâ, medya ve teknoloji alanlarında büyük değişimler var. Özellikle yapay zekâ kaynaklı veri merkezleri, soğutma sistemleri ve elektrikli araçların yaygınlaşması elektrik talebini ciddi şekilde artırıyor. Dolayısıyla daha çok elektrikleşen bir Türkiye ve dünya söz konusu.
Bir taraftan talep artıyor. Bizim birinci görevimiz bu artan talebi karşılamak. Çünkü kimse daha az enerjiyle yetinmek istemiyor. Kimse “günde 15 saat elektriğimiz olsun yeter” demiyor; aksine daha fazla enerjiye ihtiyaç var.
İkinci konu ise Türkiye’nin cari açık meselesinde enerjinin önemli bir yer tutması. Yani hem talep artıyor hem de enerji ithalatı artıyor. Bu da ekonomi üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor.
Üçüncü olarak ise Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2053 net sıfır emisyon hedefi var. Bu hedef doğrultusunda enerji politikalarımızı şekillendirmemiz gerekiyor.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: MADEN İŞÇİLERİ EYLEMİ NOKTALADI
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “İçişleri Bakanlığındaki toplantı tarafların uzlaşmasıyla sonuçlanmıştır. İşçiler, işverenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır.” denildi. İçişleri Bakanlığındaki toplantı tarafların uzlaşmasıyla sonuçlandı. İşçiler, işverenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını duyurdu.
Ankara’da maden işçilerinin eylemi sona ererken işçilerin maaşları da yatırıldı, kalan ücretler için de 15 gün süre istendi.
Petrol piyasasında deprem! Birleşik Arap Emirlikleri OPEC’ten ayrılıyor
Son dakika… AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Macron’a sert tepki: Türkiye’yi karşısına alan söylemleri son derece yanlış

İzmir'de 2 kişinin akıma kapılarak ölümüne ilişkin dosyası ayrılan memurlar hakkında iddianame

İzmir’de 2 kişinin akıma kapılarak ölümüne ilişkin dosyası ayrılan memurlar hakkında iddianame

İzmir Valiliğinin, 8 Mayıs 2025’te “soruşturma izni verilmesine” karar vermesi sonrasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Alsancak semtinde 12 Temmuz 2024’te sağanakta yolun karşısına geçmeye çalışırken su birikintisine basıp akıma kapılan Özge Ceren Deniz (23) ile onu kurtarmaya çalışan İnanç Öktemay’ın (44) yaşamını yitirmesine ilişkin memur olmaları nedeniyle dosyası ayrılan İZSU personeli 6 sanık hakkında iddianame hazırladı.
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı S.S, eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Daire Başkanlığı Güney Bölge Şube Müdürü Ö.K, İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Daire Başkanı B.K, İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Daire Başkanlığında mühendis E.N. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame, birleştirme talebiyle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Sanıklar, 10 Temmuz’da hakim karşısına çıkacak.
Özge Ceren Deniz’in ailesinin avukatı Ayşe Sarıçiçek, 6 sanık hakkında şikayetlerinin devam ettiğini belirtti.
⁠OLAY VE DAVA SÜRECİ
İzmir’in Konak ilçesi Alsancak semtinde 12 Temmuz 2024’te sağanakta yolun karşısına geçmeye çalışırken su birikintisine basıp akıma kapılan Özge Ceren Deniz ile onu kurtarmaya çalışan İnanç Öktemay yaşamını yitirmişti.
Bilirkişi raporunda, su birikintisi yakınındaki mazgalda GDZ Elektrik firmasının kabloları yeterli derinliğe gömmediği, İZSU’nun da mazgal yapımı sırasında kabloları yüzeye yaklaştırdığı ve iki kurum arasında yeterli koordinasyonun bulunmamasının olayın yaşanmasında etkili olduğu belirtilmişti.
Olayla ilgili 46 şüpheli yakalanmış, 13’ü tutuklanmıştı. Yargılama esnasında İZSU çalışanı 2’si tutuklu 6 sanığın memur olmaları nedeniyle dosyası ayrılmış, ara kararda tutuklu 4 sanık tahliye edilmişti.
Mahkeme heyetince yeni bilirkişi heyeti oluşturulmuş, 9 Aralık 2024’te ölümlerin yaşandığı yerde yeniden keşif yapılmış, yeni bilirkişi raporu hazırlanmıştı.
10 Ekim 2025’teki karar duruşmasında mahkeme, 30 sanığa 4 yıl 2 ay ile 10 yıl arasında hapis cezası vermiş, 9 sanık beraat etmiş, tutuksuz 6 sanığın tutuklanmasına karar verilmişti.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, 12 Mart’ta 11 sanığı kazanın meydana gelmesindeki kusur durumlarıyla tutuklulukta geçirdikleri süreyi nazara alarak tahliye etmişti.
Daire, bazı sanıklar yönünden duruşma görülmesine karar vermiş, dosya kapsamında, konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeni rapor alınmasına karar vermişti.
Petrol piyasasında deprem! Birleşik Arap Emirlikleri OPEC’ten ayrılıyor

Dr. Mehmet Kasapoğlu: Dile kolay..

Dr. Mehmet Kasapoğlu: Dile kolay… Yirmi beş yıla yakın bir mücadele

Aliağa, Bergama, Çiğli, Dikili, Foça, Kınık ve Menemen’den yoğun bir katılımla geçen toplantıda Dr. Kasapoğlu teşkilat ve önümüzdeki döneme dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve engin vizyonu ile ortak aklın, istişarenin, birlikte çalışmanın ve zaferin partisi olduğunun altını çizdi.
İlginizi Çekebilir
Dile kolay… Yirmi beş yıla yakın bir mücadele!
Kasapoğlu; “Yaklaşık çeyrek asırdır dünya siyasi literatüründe bir ilk olarak, bir demokrasi örneği olarak her defasında milletimizin teveccühüne mazhar olmuş bir harekettir.İşte bu hareketin bel kemiği, omurgası, olmazsa olmazı; teşkilatıdır. İşte o teşkilatlar, il teşkilatıyla, ilçeleriyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla ve ülkemizin her bir noktasına uzanan mahalleleriyle, mahalle başkanlarıyla bir örnektir, Çeyrek asır … Dile kolay. Yirmi beş yıla yakın bir mücadele. Ve kurulduğu andan itibaren iktidarda bulunmuş, halkımızın iktidar görevini verdiği bir hareket. Her defasında sandık milletimizin önüne konduğunda o sandıktan lider çıkmak o sandığı AK Parti oylarıyla doldurmak işte bu teşkilatın bu aziz teşkilatın bu güzide kadronun zaferidir.” Dedi.

Demokrasinin Namusu Sandıktır!
“Demokrasilerin namusu sandıktır arkadaşlar. Biz sandıkta biz AK Parti hareketi olarak AK Parti siyaseti olarak başkasına ait ne bir oya tenezzül ederiz ne de tek bir oyumuzu bir başkasının istismar etmesine müsaade ederiz. O yüzden değerli arkadaşlar, mahalle başkanları, ilçe yönetimleri bu teşkilatı bugüne kadar omuzlayıp bugünlere getiren bu güzide arkadaşlarımız inanıyorum ki bundan sonraki süreçte de yine tüm dünyanın siyasi literatürüne, demokrasi literatürüne uygun bir şekilde kendilerini güncelleyip daha aydınlık yarınlar için daha adil bir dünya için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni zaferler için yola düşecekler.”

İzmir’de pilotumuz Bilal Başkanımız! Kasapoğlu genel ve yerel seçimlerle ilgili yaptığı açıklamada; “İzmir Türkiye’nin en güzel illerinden biri. Güzel İzmir. İzmir’e dair hayallerimiz var. Bu dava bayrağını İzmir’de daha yukarı doğru taşımamız gerekiyor. O yüzden daha çok çalışacağız. İzmir’deki pilotumuz Bilal Saygılı başkanımız, kendisi aynı zamanda ralli pilotudur da. Önümüzdeki süreçte hem yerel hem de genel seçimler, onun liderliğinde, ilçe başkanlarımızla, kadın kollarımızla ve tabii ki birbirinden değerli ve kıymetli çok büyük sorumluluk taşıyan mahalle başkanlarımızın sırtında yükselecek ve bu kutlu bayrağı İzmir’in en yüksek noktasına taşıyacağız. Ben buna inanıyorum. Bugün burada bulunan ilçe ve mahallelerde çok büyük hedeflerimiz var. İzmir’de 8 milletvekilimiz var. Açıkçası AK Partinin Meclisimize İzmir’den daha fazla temsilci göndermesi lazım. İzmir parlamentoda daha fazla arkadaşımızla, daha güçlü şekilde temsil edilmeli. Bugüne kadar nasıl inanarak gayret göstererek ve bu ülkenin siyasi hayatına yeni kavramlar yeni metotlarla birlikte geldiysek bundan sonra da asla taviz vermeden, asla boşluk bırakmadan, bir anlık gaflete dahi düşmeden yine aynı şekilde çalışarak, inanarak ve bugünkü gibi bir ve beraber olarak devam edeceğiz. Tüm İzmir’de daha aktif olacağız, sahada daha güçlü olacağız, ev ev dolaşacağız, hane hane kapıları çalacağız, çarşıda olacağız, pazarda olacağız. Bu hareket bir taban siyaseti. Bir vizyon ortaya koyan, halktan kopmadan halkla birlikte aynı hissiyatı paylaşarak, empati kurarak ve asla bu yüce millete tepeden bakmadan 30 ilçede bu gücü, bu gönül birlikteliğini yansıtacağız.” İfadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar: Yükümlülüklerini yerine getirmeyene maden ruhsatı yok…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibominterbahissekabet girişpusulabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetmatadorbetcasibomsekabetbetsalvadorpusulabetsmartbahistambetsekabetzirvebetvaycasinobetgarantiesbetbetpuansonbahismersobahisbetsalvadorpalacebet1wingrandpashabet1wingrandpashabetcratosroyalbetvdcasinosekabetmatbetimajbetgrandpashabet giriştambetbetsalvadorholiganbetsonbahisbetplaybetsalvadorbetplaycasinoroyalsonbahiscasinoroyalbetplaybetplaybetplaysonbahispusulabetmarsbahisPusulabet Pusulabet slotbarsuperbetinbetgitcasinopercasibomcasibom girişgrandpashabetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerbets10JojobetJojobetCasibom GirişCasibomJojobetJojobethttps://google3.comHoliganbetCasibomCasibombetmarinobetnanoGrandpashabetholiganbettürk ifşaextrabetextrabet girişgalabetroyalbetholiganbetcasino apionwincashwinkralbetdizipalluxbetluxbetmeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetjojobetpadişahbetbovbetsahabetmatadorbetmatadorbetbetasusjojobetholiganbet girişAvvabetAvvabetAvvabet