BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1489 -0,08%
EURO
53,0033 -0,06%
GRAM ALTIN
6.718,70 0,04%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
107,56 0,34%
BITCOIN
76.330,00 -0,18%
GBP/TRY
61,4960 -0,05%
EUR/USD
1,1731 0,00%
BRENT
110,40 -0,04%
ÇEYREK ALTIN
10.985,08 0,04%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
14 °

YEREL HABER

80 bin lira bir anda buhar oldu! Şırnak’a gidecek askerin yardımına taksici koştu: 20 dakika kala yetiştirdik

80 bin lira bir anda buhar oldu! Şırnak’a gidecek askerin yardımına taksici koştu: 20 dakika kala yetiştirdik

Şırnak’ta görev yapacak olan ve İzmir’e dağıtım iznine gelen genç asker, otogar bölgesindeki bir ATM’den karekod (QR) yöntemiyle bir miktar para çekti. Dalgınlıkla cep telefonunu ATM’nin üzerinde unutan asker, ardından Buca ilçesine doğru yola çıktı. Bu sırada askerin hemen arkasında işlem sırası bekleyen kimliği belirsiz bir şahıs, unutulan telefonu fark etti. Ekranı açık kalan mobil bankacılık uygulamasına giren şüpheli, askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı kendi veya bir başkasının hesabına havale ederek kayıplara karıştı.
İlginizi Çekebilir
TAKSİCİ ZAMANLA YARIŞTI
Buca’ya ulaştığında telefonunu unuttuğunu ve dolandırıldığını fark eden asker, büyük bir şok yaşadı. Durumu bildirmek için Kaymakamlık binasına gitmek amacıyla bir taksiye bindi. Taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, olayı öğrenince askere yol göstererek hemen bölgedeki bir polis merkezine gidip şikayetçi olması gerektiğini söyledi. Ancak uçağının kalkmasına çok kısa bir süre kaldığını ve birliğine zamanında teslim olması gerektiğini belirten askerin çaresizliğine taksici Özdeniz kayıtsız kalmadı. Askeri hızla önce Bornova’daki polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağlayan taksici, ardından zamanla yarışarak genci uçağını kaçırmaması için Adnan Menderes Havalimanı’na doğru yola çıkardı. Bu süreçte askerin telefonunun olmaması nedeniyle kendi cep telefonundan Şırnak’taki askeri birliği arayan Özdeniz, komutanlara durumu izah ederek askerin uçağa yetiştiği bilgisini verdi. Minnettar kalan asker ise taksicinin telefonuyla yolda bir video çekerek başından geçenleri anlattı ve kendisine yardım elini uzatan Özdeniz’e teşekkür etti. Yılmaz Özdeniz, bu telaşlı yolculuk karşılığında Mehmetçikten hiçbir ücret talep etmedi.

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
Kahraman taksicinin bu örnek davranışı, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından karşılıksız bırakılmadı. Oda Başkanı Erkan Özkan, taksici Yılmaz Özdeniz’i makamında ağırlayarak esnaf adına kendisine bir teşekkür plaketi takdim etti. Plaket töreninde o anları tekrar anlatan Yılmaz Özdeniz, duygu dolu anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı.
YİNE İZMİR, YİNE KAHRAMAN TAKSİCİ
Öte yandan, İzmirli taksici esnafının bu duyarlı davranışı akıllara geçtiğimiz günlerde yaşanan benzer bir olayı getirdi. Daha önce de İzmir’de evinin yolunu unutan yaşlı bir kadını aracına alarak güvenle evine kadar götüren ve yine hiçbir ücret talep etmeyen başka bir taksici gündeme gelmişti. Yılmaz Özdeniz’in bu hareketi, ‘İzmir’in yardımsever insanları’ geleneğinin gurur verici ikinci tablosu olarak kayıtlara geçti.
“İZMİR’İN KAHRAMAN TAKSİCİLERİ BİTMİYOR”
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, plaketle ödüllendirdiği Yılmaz Özdeniz’e teşekkür ederek yaptığı açıklamada, “İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor. Geçtiğimiz günlerde, yaklaşık 10 gün önce de bir taksicimiz; üzerinde parası olmayan ve rahatsızlığı nedeniyle evini bulamamanın paniğini yaşayan yaşlı bir teyzemizi, hiçbir ücret talep etmeden adresine ulaştırmıştı. Bu olay tüm kamuoyuna da yansımıştı. Hemen akabinde yine yürekli bir taksici esnafımız, buna benzer bir davranışta bulunarak taksicilerin ne kadar yufka yürekli olduğunu, insana saygısını ve topluma katkılarını bize iki gün önce İzmir’de tekrar gösterdi. Bize bunları yaşatan esnaf kardeşlerimize, İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak teşekkürlerimi iletiyor, minnettarlığımı ifade ediyorum. Çünkü bunlar toplumun beklediği, susadığı güzel örnekler. Taksiciliğe yönelik kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, bu örneklerin yaşanması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor ve sevindiriyor. Buradaki Yılmaz kardeşimiz, İzmir’de yıllardır sahada çalışan, duyarlı ve mesleğini severek icra eden eski bir esnafımızdır. 2-3 gün önce, vatani görevini İzmir’de yapıp dağıtım iznine çıkan bir asker kardeşimizin bankamatikte yaşadığı olumsuzluğa şahit olmuş; bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili görevlileri aramıştır. Üzerinde para olmamasına ve uçağını kaçırma riski bulunmasına rağmen, vatan görevini yapan bu evladımızı hızlıca uçağına yetiştirmiş ve hiçbir ücret talep etmemiştir. Bu büyük bir erdemdir. Bu erdemliliği bize yaşattığı için oda olarak kendisine bir teşekkür plaketi sunduk. Bu sayıların İzmir’de artması, bizim taksicilik sektörüne verdiğimiz önemi göstermektedir. Arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz” açıklamasında bulundu.
İstanbul’da dehşet! Eski patronları yeni iş yerini bastı; iş görüşmesine gelen kişi vuruldu
“BİZİM BEDENİMİZİ KOYSAK AZ, PARA SORUN DEĞİL, BEN SENİ UÇAĞINA YETİŞTİRECEĞİM”
Olay anını anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz ise şu sözlere yer verdi:
“İzmir Buca’daki durağımdan bir müşteri aldım, Buca Kaymakamlığı’na götürdüm. Oradaki görevli bana bir asker teslim etti. Asker araca bindikten sonra, ‘Abi beni en yakın karakola götür’ dedi. Yola çıktık. Biz taksiciler her zaman dert dinleriz; askerimize de derdini sordum. Başkanımın da anlattığı gibi durumu izah etti. Ona, ‘Bakın, mağdur olduğunuz yer garaj olduğu için buradaki karakol ilgilenmeyebilir ama içinin rahat etmesi için gidelim’ dedim. Gittik ve oradaki başkomiserimiz de mağduriyetin yaşandığı yere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saate baktık, 10.45’ti. Asker, ‘Abi 11.50’de Şırnak uçağım var. Devlet tarafından alınmış bir biletim var ama param yok, yetişemiyorum’ dedi. İnsan duygulanıyor, çocuk da mahcup oluyordu. ‘Çekinme oğlum, ne istiyorsan söyle’ dedim. Parasının olmadığını söyleyince, ‘Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim, bunu açıkça söylesene. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim’ dedim. Sabah 11.20 civarı arkadaşı havalimanında indirdim.”
BELKİ SORUŞTURMA GEÇİRECEKTİ
Yılmaz Özdeniz, askerin para yerine uçağına yetişmeyi tercih ettiğini de söyleyerek, “Yolda bana olay anını anlattı: ‘Abi bu iyiliğini unutmayacağım. Annem de babam da çiftçi. 80 bin lira param vardı, askerden dönünce iş kurarım diye düşünüyordum ama gitti’ dedi. Garajdaki bankamatikten karekodla para çekerken dalgınlıkla telefonunu ve işlemi açık unutmuş. Arkasından gelen şahıs durumu fark edip hesaptaki 80 bin lirayı kendi IBAN’ına aktarmış. Askerimiz ilerledikten sonra telefonunun ve parasının olmadığını fark etmiş. Tüm bunlara rağmen çocuk parayı önemsemedi, ‘Ben vatan görevimi aksatmayayım, birliğime teslim olayım. Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz’ dedi. O an inanın çok duygulandım. Gerçekten helal olsun. Uçağına son 20-25 dakika kala yetiştirdik. Eğer o konvoya karışıp uçağı kaçırsaydı, belki birliğine teslim olamayacak ve soruşturma geçirecekti” diye konuştu.
İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs kararı! İşte kutlama yapılacak yerler…
KOMUTANA ULAŞTI
Telefonu olmayan askere kendi telefonuyla iletişim kurarak yardımcı olduğunu aktaran Özdeniz, “Yolda İl Jandarma’yı aradım; oradaki komutanım sağ olsun kendi telefonunu verdi, ‘Şırnak’ta hiç çekinmesin, numaramı ona ver’ dedi. Çocuğu havalimanına bıraktıktan sonra komutanımı arayıp emaneti yerine teslim ettiğimi bildirdim. Ben 30 yıllık esnafım. Temiz toplum, temiz yönetim için mücadele eden bir taksiciyiz. Biz ilk önce devletimize ve milletimize hizmet veriyoruz. Aracım emniyete, jandarmaya, masum ve mağdur insanlara feda olsun; bunun için para aramam. Benim için sınırda nöbet tutan bir insana yapılan hizmet parayla ölçülmez. Vicdanım çok rahat” dedi.
PARAYI ALAN KİŞİYE ÇAĞRI
Askerin parasını kendi hesabına aktaran kişiye de seslenen Yılmaz Özdeniz “Buradan o parayı alan kişiye sesleniyorum: Arkadaşım, o parayı nasıl yedin sen? O telefonu açık gördüğünde annesini, babasını arayabilirdin. Çocuğun çiftçi ailesinin birikimi olan 80 bin lirasını IBAN’ına gönderdin. Eğer gerçekten merhametli ve vicdanlı bir insansan, o parayı geri getirip teslim et kardeşim” çağrısında bulundu….

Anayasa Mahkemesi'nden 12 yıldan fazla süren dava için 330 bin liralık manevi tazminat kararı

Anayasa Mahkemesi’nden 12 yıldan fazla süren dava için 330 bin liralık manevi tazminat kararı

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 4, 5 ve 6 Mayıs 2013 tarihlerinde baş, kulak ve boğaz ağrısı şikayetiyle Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil servisine giden A.K’ye, “baş ağrısı, orta kulak iltihabı ve bademcik iltihaplanması” teşhisi yapıldı.
Damar yolu açılması, enjeksiyon yapılması ve ilaç verilmesi gibi tıbbi işlemlerin ardından taburcu edilen A.K, 6 Mayıs 2013’te özel bir hastaneye gitti.
Özel hastanenin “intaniye uzmanı bulunan merkezde takibini uygun görmesi” üzerine Van’daki bir tıp merkezinde tedavi gören A.K, menenjit ve beyin apsesi sonrası gelişen ani kalp durması ve çoklu organ yetmezliği nedenleriyle 9 Mayıs 2013’te hayatını kaybetti.
A.K’nin ailesi, ölümde tıbbi ihmal bulunduğu iddiasıyla Sağlık Bakanlığı aleyhine 50 bin lira maddi, 100 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, A.K’nin, tedavi sürecindeki yanlışlıklar ve eksiklikler nedeniyle hastalığının teşhisi ve tedavisinde geç kalındığı için hayatını kaybettiği, idarenin hizmet kusuru olduğu öne sürüldü.
Van 1. İdare Mahkemesince görülen dava, dosyadaki eksikliklerin tamamlanamaması nedeniyle 2 Aralık 2019’da karara bağlanabildi. Aileye 100 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar veren mahkeme, maddi tazminat talebini ise reddetti.
Mahkemenin kararında, Adli Tıp Kurumunca kusur değerlendirilmesi yapılabilmesi için temini talep edilen acil servis muayene formu ile hemşire takip formu gibi bir kısım tıbbi evrakın imha edildiğinin bildirildiği, bu durumda ölüm olayının meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru olduğunun ortaya konulamadığı için maddi tazminat isteminin reddedildiği belirtildi.
Kararda, meydana gelen ölümle davalı idarenin tıbbi uygulamaları arasında kesin bir illiyet bağı kurulamamış ise de bu durumun tıbbi kayıtlardaki eksikliklerden ve kayıtların muhafaza edilmemesinden kaynaklandığı, davacıların maddi gerçeğe hiçbir zaman ulaşamayacakları, ömür boyu şüphe, endişe ve üzüntü duyacakları gözetildiğinde manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği ifade edildi.
İlginizi Çekebilir

İSTİNAF, YEREL MAHKEME KARARINI BOZDU
Karara itiraz edilmesi üzerine davaya bakan Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, 22 Nisan 2022’de idare mahkemesi kararını kaldırarak, yeniden hüküm kurulmasını kararlaştırdı.
Dairenin kararında, tedaviye ilişkin bilgi ve belgelerin eksik gönderilmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu tarafından tıbbi uygulama hatası yönünden olayın değerlendirilemediği, hizmet kusurunun varlığı konusunda kesin yargıya ulaşılamaması nedeniyle bütün külfetin davacılar üzerinde bırakılmasının hak arama hürriyetiyle bağdaşmayacağı ve hakkaniyete aykırı olacağı vurgulandı.
Her türlü bilgi ve belgeyi saklamakla yükümlü olan idarenin maddi gerçeğin ortaya çıkması adına yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğine işaret edilen kararda, davalı idarenin olayda hizmet kusuru olduğu sonucuna ulaşıldığı bildirildi.

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLDİ
Van 1. İdare Mahkemesinde yeniden yapılan yargılamada, A.K’nin ailesinin avukatı tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, maddi tazminat talebi 1 milyon 680 bin 590 liraya, manevi tazminat talebi ise 600 bin liraya çıkarıldı.
Mahkeme, 29 Aralık 2023 tarihli kararıyla 1 milyon 688 bin 422 lira maddi, 210 bin lira manevi tazminatın faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine hükmetti.
Aile, destekten yoksun kalma tazminatının eksik hesaplandığını, manevi tazminat miktarının ise çok düşük olduğunu savunarak, karara itiraz etti.
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, istinaf başvurusunu reddetti. Temyiz incelemesi Yargıtay’da sürüyor.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor

AYM’DEN İHLAL KARARI
Bunun üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunan aile, yargılamanın uzun bir süre daha devam edeceğini belirterek, yaşam hakkının, hak arama hürriyeti ile etkili başvuru hakkının, adil yargılanma, makul sürede yargılanma ve hakkaniyete uygun yargılanma haklarının, sağlığın ve aile bütünlüğünün korunması haklarının ihlal edildiğini ileri sürdü.
Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vererek, başvuruculara 330 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Yargılamaların makul sürede tamamlanması gerektiği vurgulanan AYM kararında, gecikme için inandırıcı ve makul gerekçeler bulunmadığı sürece yargılamaların uzunluğunun yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerin ihlaline neden olacağı belirtildi.
Kararda, 4 Aralık 2013’te açılan davanın, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla 12 yıldan daha uzun süredir devam ettiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
“Yargılamanın yaşam hakkının gerektirdiği makul bir süratle yürütüldüğü söylenemez. Yargılamanın uzamasının başvuruculardan kaynaklanan haklı sebepleri olmadığı gibi sürenin uzamasının herhangi bir inandırıcı ve makul gerekçesi de yoktur. Sonuçtan bağımsız olarak yargılamada, yaşam hakkının usul boyutu kapsamında makul derecede ivedilik şartının sağlanmadığı görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs kararı! İşte kutlama yapılacak yerler…

İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs kararı! İşte kutlama yapılacak yerler…

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün tüm dünyada olduğu gibi İstanbul’da da çeşitli etkinliklerle kutlanacağı belirtilerek, “Bu kapsamda; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy Rıhtım Meydanı için, TKP ise Kartal Meydanı için Valiliğimize resmi başvuruda bulunmuştur. Tarafımızca yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu başvurular uygun görülmüş ve onaylanmıştır.
İlginizi Çekebilir
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları çerçevesinde; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda 10.00-17.00 saatleri arasında, TKP ise Kartal Meydanı’nda 12.00 – 19.00 saatleri arasında kutlama programlarını yapacaktır. Bu etkinlikler dışında ilimiz genelinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü programı yapılmayacaktır” denildi.
“İSTANBUL GENELİNDE HİÇBİR İZİNSİZ GÖSTERİ, YÜRÜYÜŞ, PROTESTO YA DA ORGANİZASYONA İZİN VERİLMEYECEK”
İstanbul’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü huzur içinde geçirebilmesi amacıyla çeşitli önlemlerin alındığının ifade edildiği açıklamada, “İstanbul’umuzun, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü huzur içinde geçirebilmesi amacıyla Valiliğimizce; Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde 1 Mayıs 2026 Cuma günü 00.01 – 23.59 saatleri arasında her türlü miting, basın açıklaması, açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni vb. türdeki eylem ve etkinlikler, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesinin (a) ve (c) bentleri ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. maddelerinden doğan yükümlülükler gereği yasaklanmıştır. İlimiz genelinde, izinli miting ve kutlamalar dışında hiçbir izinsiz gösteri, yürüyüş, protesto ya da organizasyona izin verilmeyecektir. Bu yönde alınması gereken tüm tedbirler, ilgili birimlerimizce alınacak olup, vatandaşlarımızdan, bu tür provokatif eylem, gösteri vb. yasa dışı faaliyetler konusunda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz” ifadeleri kullandı.
‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ara mütaala! 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
GKRY’e Fransız askeri! MSB: Millî hak ve menfaatlerimizden taviz vermeyiz…

Dijital tehlike büyüyor! Her 10 çocuktan 6’sı tanımadığı kişilerle konuşuyor

Dijital tehlike büyüyor! Her 10 çocuktan 6’sı tanımadığı kişilerle konuşuyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen “Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli”nde, “Dijital Dünyada Riskler: Bağımlılık, Zorbalık ve Siber Tehditler” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Panel, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açış konuşmalarıyla başladı. Konuşmaların ardından İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci moderatörlüğünde “Dijital Dünyada Riskler: Bağımlılık, Zorbalık ve Siber Tehditler” başlıklı oturum düzenlendi.
İlginizi Çekebilir
Oturumda, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Volkan Güner Güngör, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Salih Gözüm konuşmacı olarak yer aldı.
Oturumda, dijitalleşmenin toplum hayatına etkileri, çocuklar ve gençler başta olmak üzere dijital ortamdaki riskler ile bunlara karşı çözüm önerileri ele alındı.
“KÖTÜLEMEK YERİNE BİLİNÇLENİLMESİ GEREKİYOR”
İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Değirmenci, oturumun başlangıcında yaptığı konuşmada, son süreçte değişen dünyayla birlikte sanal dünyada da çok hızlı bir değişim ve dönüşüm olduğuna dikkati çekti. Sanal dünyayı üretenlerin, algoritmaları düzenleyenlerin “insanlar” olduğunu belirten Değirmenci, insanların yine aynı şekilde bu sanal dünyayla mücadele edebileceklerini söyledi. Değirmenci, dijital medyayı kötülemek yerine bilinçlenmenin yolunun bulunması ve doğruya nasıl ulaşılacağının tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.
“AYNI ORTAMDA OTURAN, AYRI DÜNYALARDA YAŞAYAN İNSANLAR”
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Elmas, dijital çağda güvenli topluma ulaşılması noktasında Türkiye’nin en büyük avantajının “aile” kavramı ve bağları olduğunu vurguladı.
Dijital medyada güvenli bir toplum için gereklilikleri sıralayan Elmas, “Evin belli köşelerinde belli aile fertleri ellerinde telefonla zaman harcıyorlar. Sosyal medyada oyunlarla, birtakım dijital alandaki faaliyetlerle harcanan büyük zamanlar var. Bu ortam içerisinde bizim geleneksel aile yapımızdan birçok alışkanlığın eridiğini görmek, dijital dünyadaki güvenli toplumun oluşmasını engelleyen en büyük sebep olarak gündemimize gelebilir.” diye konuştu.
Elmas, “Dijitalde güvenli bir toplum için bir kere aynı masada oturan ama birbiriyle konuşmayan insanlar olmaktan çıkmamız gerekiyor. Farklı ekranlara bakan insanlar olmaktan uzaklaşmamız gerekiyor. Aynı ortamda oturan, ayrı dünyalarda yaşayan insanlar olmaktan uzaklaşmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“EN KRİTİK SAVUNMA HATTI EBEVEYN”
Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Güngör de dijital dünyanın birçok fırsat sunmasının yanı sıra görünmeyen riskleri beraberinde getirdiğini belirtti.
İlk olarak dijital medyada siber zorbalığa ve bu kapsamda görülebilen vakalara değinen Güngör, “Bir diğer önemli başlık çevrim içi oyunlar ve şiddet eğilimi. Şiddeti tetiklemesi gibi birçok konu var ancak benim dikkat çekmek istediğim en önemli nokta, çocukların tanımadığı kişilerle iletişim kurmasını sağlayan her platform tehlike ortamını oluşturmaktadır.” dedi.
Güngör, bu ortamlarda suç örgütlerinin ilk olarak sosyal açıdan dışlanmış, yalnızlaşmış ve manipülasyona açık çocukları belirlediğini, bu kişilerin gruba alınması için suç işlemesi veya kural ihlali yapmasının istendiğini, sonrasında bunun kullanımıyla şantajın başladığını ve suç ortaklığına geçildiğini söyledi.
Dijital medyada güvenlik için bilinçlendirmenin önemine işaret eden Güngör, 1 milyon 142 bin vatandaşa ulaşarak, bilinçlendirme faaliyeti gerçekleştirdiklerini anlattı. Güngör, 7 gün 24 saat esasıyla siber devriye gerçekleştirildiğini ancak en kritik savunma hattının ebeveyn olduğunu vurguladı.
“DİKKAT SÜRESİ SON 10 YILDA YÜZDE 30 AZALDI”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Alagöz ise internette çocukların algoritmaların yönettiği sonsuz video akışlarından etkilendiğini belirterek, “Zararlı içeriklere, sanal zorbalığa, oyunlardaki şiddet içeriklerine, uygunsuz içeriklere çocuklarımızın maruz kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle bu dijital platformlar da çocuklarımızın deneyimlediği anonimlik saldırganlık davranışlarını biraz daha tetikliyor.” ifadelerini kullandı.
Alagöz, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6’sının tanımadığı kişilerle görüştüğünü ve suça sürüklenmeye kadar varan etkilerin oluşabildiğini dile getirdi.
Çocuklarda dikkat süresinin son 10 yılda yüzde 30 azaldığını ifade eden Alagöz, dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, farklı kurumlar tarafından atılan adımların birbirini tanımlar nitelikte olması gerektiğini kaydetti.
“AİLE REHBERLİK SERVİSLERİ”
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Gözüm de her kurumun veri ve ağ güvenliğinde güçlü yapılanmalara gitmesi gerektiğini söyledi.
Sorunlara milli çözümler ve uygulamalarla çözüm bulunabileceğini anlatan Gözüm, dijital çağda güvenli toplum oluşturulması için kamu-özel işbirliğinin de artırılması gerektiğini ifade etti.
Gözüm, “Bireyselleşmenin bu kadar hızla yükseldiği çağda kurumsal yapıların da mutlaka bir birey gibi yenileme, geliştirme ve dijital çağda dijital güvenliği sağlayabilir hale gelmesi gerektiğine de vurgu yapmak istiyorum.” dedi.
Birçok ailede fertlerin dijital medyadaki şifrelerinin, çocuklar tarafından oluşturulduğunu anlatan Gözüm, ebeveynin bunu kontrol edememe durumu göz önüne alınarak, dijital medyada güvenliğe yönelik aile rehberlik servisleri gibi çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor…

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasında ara mütaala! 9 tutuklu sanık için tahliye talebi

‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ara mütaala! 9 tutuklu sanık için tahliye talebi

“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü”ne ilişkin 92’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 30. duruşması başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
İlginizi Çekebilir
SAVCI ARA MÜTALAASINI SUNDU: 9 TUTUKLU SANIĞIN TAHLİYESİ TALEP EDİLDİ.
Davada duruşma savcısı mütalaa verdi. Mütalaada, İBB’de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB’de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB’de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, itirafçı iş adamı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi.
Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA, aileyle karşılaştırılıyor
İsrail’in ‘Sumud Filosu’ baskınına siyasilerden sert tepki: Barbarlığını lanetliyoruz…

İsrail'in 'Sumud Filosu' baskınına siyasilerden sert tepki: Barbarlığını lanetliyoruz

İsrail’in ‘Sumud Filosu’ baskınına siyasilerden sert tepki: Barbarlığını lanetliyoruz

İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve buraya insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na, İsrail donanması tarafından uluslararası sularda Yunanistan yakınlarında müdahale edildi.
Saldırıya siyasilerden peş peşe tepkiler geldi;
TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ:Masum Gazze halkı için yola çıkan insanlık cephesinin mensuplarını taşıyan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda gerçekleşen korsan saldırı asla kabul edilemez. Siyonist İsrail terör kuvvetlerinin hukuku, insanlığı ve vicdanı hedef alan bu barbarca eylemi, hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Bu saldırı aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş açık bir savaş suçudur. İnsanlık onurundan yana olan herkes, bu saldırılar karşısında sesini yükseltmeli ve Gazze halkına desteğini açıkça ifade etmelidir. Uluslararası toplumun bu sınavı kaybetmemesini temenni ederiz.
AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK:Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yapılan her girişim asil bir insanlık eylemidir. İnsanlık adına Gazze’ye yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırı, “İNSANLIK İTTİFAKI”nı hedef alan bir barbarlıktır. İsrail’in tüm insanlığı hedef alan bu barbarlığını lanetliyoruz. İsrail, Gazze’ye yardım götürmeye çalışan Küresel Sumud Filosu’na saldırarak insanlık düşmanı bir suç daha işlemiştir. İsrail’in bu barbarlığına karşı tüm uluslararası toplum ortak bir cevap vermelidir. Filoda yer alan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların durumunu yakından takip ediyoruz.
ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK:İsrail, Gazze’deki mazlum Filistinlilerin yaşadığı insani felakete dikkat çekmeye çalışan Küresel Sumud Filosu’na saldırarak tüm insani değerleri ve uluslararası hukuku tanımadığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Netanyahu ve beraberindeki katliam şebekesi; kadın, çocuk ayırt etmeksizin yürüttükleri sistematik saldırılarla soykırım, insanlığa karşı suçlar, işkence ve kötü muamele gibi en ağır suçları işlemektedir. Bu suçların failleri, hukuk önünde mutlaka hesap verecektir. Nitekim İsrail’in Gazze’ye insani yardım taşıyan Sumud Filosu’na yönelik önceki saldırısına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız döneminde başlatılan soruşturma iddianameye dönüşmüş, yargılama süreci başlamıştır. Bu süreç, Türk adaletinin uluslararası hukuku savunma konusundaki kararlı duruşunun somut bir göstergesidir. Adaletin tecellisi ve sorumluların hak ettikleri cezaları almaları için ulusal ve uluslararası tüm platformlarda mücadelemizi kararlılıkla sürdürmekteyiz. Adalet Bakanlığı olarak; Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızla eşgüdüm içinde, vatandaşlarımızın hukukunu en güçlü şekilde koruyacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde İsrail zulmüne karşı Türkiye olarak insanlığın vicdanı olmayı sürdüreceğiz.
İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN: Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda İsrail tarafından yapılan müdahale, açık bir hukuk ihlali ve kabul edilemez bir saldırıdır. Sivillerin vicdanını temsil eden bu girişimin hedef alınması, yalnızca yardım çabalarına değil, insanlığın ortak değerlerine yönelmiş bir tehdittir. İsrail, bu müdahaleyle uluslararası sularda korsanlık peşinde olduğunu göstermiştir. Uluslararası toplum, bu pervasızlığa karşı sessiz kalmamalı; hukukun, adaletin ve seyrüsefer özgürlüğünün yanında net bir duruş sergilemelidir. Filoda bulunan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların durumu, ilgili ülkelerle koordinasyon içinde yakından takip edilmektedir.
İsrail’den Küresel Sumud Filosu’na baskın! Çok sayıda aktivist kaçırıldı

Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA aileyle karşılaştırılıyor

Gülistan Doku dosyasında düğüm çözülüyor: Valinin oğlunun aracındaki DNA aileyle karşılaştırılıyor

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı.
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı.
Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.
DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
AİLEDEN DNA ÖRNEĞİ ALINDI
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu Mustafa Türkay Sonel’in aracında çıkan DNA örnekleriyle ilgili aileden DNA örneği alınmasına karar verdi.
Kararın ardından Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ile babası Halit Doku’dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda kan, tırnak ve saç örnekleri alındı. Alınan örnekler, araçta tespit edilen DNA bulgularıyla karşılaştırılacak.

Burun estetiği için uyutulan 23 yaşındaki Hatice uyandırılamadı: Sapasağlam ayaklarıyla gitti, cenazesini aldık

Burun estetiği için uyutulan 23 yaşındaki Hatice uyandırılamadı: Sapasağlam ayaklarıyla gitti, cenazesini aldık

İzmir’de 23 yaşındaki Hatice Öncü, burun estetiği ameliyatı olmak için 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesindeki özel bir hastaneye gitti.
Ameliyat sırasında fenalaştığı iddia edilen Öncü, hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.
Durumunun kötüleşmesinin ardından 23 Nisan Perşembe günü İzmir Şehir Hastanesi’ne nakledilen genç kadın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Öncü’nün cenazesi otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Aile kızlarının vefatının ardından ameliyatın yapıldığı hastane ve doktorlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü olayla ilgili inceleme başlattı.
İlginizi Çekebilir
Hatice Öncü’nün annesi Remziye Kanak, kızının öldüğüne hala inanamadığını söyledi.
Kızının güle oynaya burun estetiği ameliyatına girdiğini anlatan Kanak, “Ameliyattan çıktı, yoğun bakıma aldılar, kızı kurtaramadılar bizi buraya gönderdiler. O hastaneyi kapatsınlar. Şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başkasının ciğeri yanmasın. Daha benim kızım 23 yaşındaydı, sapasağlamdı, ayaklarıyla gitti. ‘Kızın beyninde ve ciğerlerinde ödem olmuş’ dediler. ‘Kızınız iyi’ dediler. Yalandan beni kandırdılar, oyaladılar.” dedi.

“AMELİYAT ANINDA BİR ŞEY OLMUŞ”
Baba İbrahim Öncü ise ameliyatın yapıldığı hastanedeki belgelerde kızının narkozdan uyanamadığına ilişkin bilgilerin olduğunu iddia etti.
Acılarının büyük olduğunu anlatan baba, “Onlardan şikayetçi olduk. O hastanede kızım entübe yapılmış. Hastaneye gelirken doktorla telefonla konuştum. Kızın neyi var diye sordum? Doktor bana ‘sevk etmem lazım’ dedi. O ameliyat anında bir şey olmuş. Yanlış bir ameliyat oldu.” diye konuştu.
Öte yandan Öncü, olayın ardından aile bireylerinin hastanede fenalaştığını ancak hastanenin vezneye para ödemeden tedavi yapılmayacağını söylediğini öne sürdü.
Dede Mehmet Mahsum Kanak ise torununun ameliyat için 70 bin lira ödediğini söyledi.
Torunun sağlıklı bir şekilde ameliyata girdiğini anlatan Kanak, “Ameliyattan saat 16.00’da çıkıyor, kız uyanmıyor. Güçleri yetmediği için bir gece orada bırakıyor sonra İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk ediyorlar. Kızımız bugün sabah vefat etti.” diye konuştu.

Yolculardan şoke eden itiraf! Engelli sürücüye korsan taksi cezası

Yolculardan şoke eden itiraf! Engelli sürücüye korsan taksi cezası

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede korsan taksi taşımacılığı yapıldığı yönünde gelen ihbar üzerine çalışma başlattı. Uygulama üzerinden çağrılan araçlar, polis ekipleri tarafından takibe alındı. Kale Mahallesi Kazım Paşa Caddesi’nde önlem alan ekipler, belirlenen araçları durdurdu.
İlginizi Çekebilir
Yapılan kontrollerde araçtaki yolcular korsan taşımacılık hizmeti aldığını itiraf etti. Denetimler kapsamında 4 sürücüye Karayolları Trafik Kanunu gereğince 100’er bin TL idari para cezası uygulandı. Ehliyetlerine 30 gün süreyle el konulan sürücülerin araçları ise 60 gün trafikten menedilerek otoparka çekildi.
ÖNCE İMZALADI SONRA İNMEMEK İÇİN DİRENDİ
Denetimler sırasında yakalanan engelli bir sürücü polisin ‘araçtan inin’ uyarısına olumsuz yanıt verdi. Ekiplerin kestiği cezayı araç koltuğunda oturduğu yerden imzalayan sürücü, aracın çekilmesine engel olmak için inmeyi reddetti. Olay yerindeki polis memurlarının bir süre görüştüğü sürücü, araçtan inmemekte ısrar etti. Diğer polis memurlarının devreye girerek yürüttüğü ikna süreci uzun süre devam etti. Yapılan görüşmelerin ardından araçtan inmeyi kabul eden engelli sürücüye polis memurları yardımcı oldu.
Sırrı ‘Türk Düğümü’nde saklı! Yola seriyorlar, 10 günde servet değerine ulaşıyor

Aracın bagajından alınan tekerlekli sandalyesine polisler tarafından dikkatle alınan sürücü, olay yerine gelen yakınlarına teslim edildi. Korsan taşımacılıkta kullanılan araç ise çekici yardımıyla otoparka götürüldü.
Otoparkta şok soygun! 2 kilo altın ve 60 bin Euro’yu üç farklı araca aktardılar…

Bursa’da öldürülen avukat Hatice Kocaefe'nin katili hakkında flaş gelişme

Bursa’da öldürülen avukat Hatice Kocaefe’nin katili hakkında flaş gelişme

İlçeye bağlı Ağaköy Mahallesi’nde, 16 AGB 45 plakalı araçtan silahla yolda yürüyen kişilere ateş edilmesi sonucu avukat Hatice Kocaefe’nin (28) öldüğü, ablası Elif Çalışkan’ın (40) yaralandığı olaya ilişkin soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında ateş ettiği öne sürülen Hakkı Ç’nin de aralarında bulunduğu 7 şüpheli gözaltına alındı.Zanlıların emniyetteki sorguları sürüyor.
İlginizi Çekebilir
ABLANIN TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR
Bu arada olayda yaralanan Elif Çalışkan’ın Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisinin devam ettiği öğrenildi.
Dün ilçeye bağlı Ağaköy Mahallesi’nde, 16 AGB 45 plakalı araçtan silahla ateş edilmesi sonucu Hatice Kocaefe ve ablası Elif Çalışkan yaralanmıştı. Kocaefe, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.
Olayı gerçekleştirdiği öne sürülen şüpheli Hakkı Ç. (49) ile Elif Çalışkan arasında alacak verecek meselesi dolayısıyla husumet bulunduğu, ölen Hatice Kocaefe’nin ise ablası Elif Çalışkan’ın avukatlık görevini üstlendiği öğrenilmişti.
Van’da sokak köpeği dehşeti! Küçük Hamza hayatını kaybetti, canını zor kurtaran Ayaz: Beni görünce koşup geldiler

İstanbul Barosu’na kayıtlı Kocaefe’nin cenazesi dün ikindi vakti Odunluk Merkez Cami’nde kılınan namazın ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi Odunluk Mezarlığı’nda defnedilmişti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon…

Otoparkta şok soygun! 2 kilo altın ve 60 bin Euro'yu üç farklı araca aktardılar

Otoparkta şok soygun! 2 kilo altın ve 60 bin Euro’yu üç farklı araca aktardılar

Edinilen bilgilere göre, 14 Nisan’da Ümraniye ilçesi Esenevler Mahallesi’nde M.B.’ye ait otomobilin içinde bulunan 2 kilogram altın ile 60 bin Euro para çalındı. Olayın ardından mağdurun şikayeti üzerine polis ekipleri tarafından soruşturma başlatıldı.
İlginizi Çekebilir
MOTOSİKLET KASKI TAKARAK YÜZÜNÜ GİZLEDİ
Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, hırsızlık anının otoparkın güvenlik kameraları tarafından kaydedildiği belirlendi. Görüntülerde motosiklet kaskı takarak yüzünü gizleyen bir şüphelinin otoparka girdikten sonra otomobile yöneldiği, aracın kapısını açarak hırsızlığı gerçekleştirdiği görüldü.
Görüntüleri inceleyen ekipler, şüphelinin olay yerinden motosikletle uzaklaştığını, çaldığı altın ve parayı ise bir süre sonra başka bir otomobilde bekleyen suç ortaklarına teslim ettiğini tespit etti. Yapılan çalışmalarda söz konusu otomobilin de bir süre sonra çalınan altın ve parayı başka bir araca aktardığı belirlendi.

4 GÖZALTI
Kimlikleri belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik Ümraniye, Sancaktepe ve Çekmeköy ilçelerinde operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan 7 şüpheliden 3’ü ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 4 şüpheli gözaltına alındı.
Asayiş Şube Müdürlüğü’nde işlemleri tamamlanan ve suçlamaları kabul etmedikleri öğrenilen 4 şüpheli, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Türkiye’deki büyük gizem! Japonlar kazmak için geliyor: Ne kadar sürerse sürsün…

Japonların gözü bu ilçede! Yıllarca devam edecek kazı başlıyor: Ne kadar sürerse sürsün

Japonların gözü bu ilçede! Yıllarca devam edecek kazı başlıyor: Ne kadar sürerse sürsün

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesindeki Ayanlar Höyük ve Yoğunburç’ta, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi Neolitik dönemin izinin sürülmesi için Taş Tepeler Projesi kapsamında çalışmalar yapılacak.
Taş Tepeler Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul, yaptığı açıklamada, Ayanlar Höyük kazısını geçen yıl Japonya Prensesi Akiko Mikasa’nın, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile kazı alanını ziyaret ettiğini ve Prenses Akiko’nun ilk kazmayı vurduğunu anımsattı.

Prof. Dr. Karul, yakın dönemde başlayacak Ayanlar kazısındaki çalışmaların uzun soluklu olacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Japonlar yakında gelip Ayanlar’da çalışacak. Japon meslektaşlarımız, uzun erimli bir plan içerisindeler. Çalışma başlamadan alt yapılarını kurdular, kazı evleri ve alandaki diğer ön belgeleme çalışmaları dahil yaptılar. Uzun bir çalışma olacağını biliyoruz ki daha öncesinde Japon meslektaşlarımızın Türkiye’de yaptığı çalışmalardan bunu görüyoruz. Ayanlar kazısında kısa sürede bir sonuç almayı isteyen değil, ne kadar sürerse sürsün, en doğrusunu yapmak konusunda iradesi olan bir toplum ve bir arkeoloji ekibinden bahsediyoruz. Japon meslektaşlarımızın projeye çok şey katacağına inanıyoruz.”

“YOĞUNBURÇ’TA KAZI İLK KEZ YAPILACAK”
Taş Tepeler alanında yeni antik kentlerin olabileceği ihtimalinin güçlü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Necmi Karul, Neolitik döneme dair yeni bulguları veren yeni tepelerin bulunması için Çin Arkeoloji Enstitüsü’nün konunun ön araştırmasını yaptığını söyledi.

Karul, Çinlilerin gelecek aydan itibaren Taş Tepeler projesine dahil olacaklarını ve Yoğunburç yerleşmesinde kazıya başlayacaklarını belirterek, “Yoğunburç’ta kazı ilk kez yapılacak. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki ilk kazı projesi olacak. Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası bu yönü öne çıkarılacak bir husus.” dedi.

Neolitik dönemin insanlık tarihinin ortak noktalarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karul, şöyle devam etti:
“Bütün dünyadaki herkesin yerleşiklik, besin üretimi, iş bölümü, mimarlık gibi hususlar ortak noktaların başında gelir. Bunları araştırmak bence dünyanın her yerinden bilim insanlarının özeneceği, ilgi duyacağı ve bir yandan da ortak geçmişi araştırmak konusunda da motive olduğu bir dönem. Bakanlığın bu konudaki inisiyatifi bence çok değerli. Bilim insanı olarak da bunu çok anlamlı buluyorum. Şu anda bu proje, 15’i Türk, 21’i yurt dışında olmak üzere 36 Uluslararası Akademik Kurulunun İşbirliği’nde gerçekleşiyor. Taş Tepeler Projesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bu yönüyle en kapsamlı ilk projesi, dünya ülkelerini düşündüğümüzde de Türkiye’nin ne kadar ileri görüşlü, dünyaya açık, bilgiyi içinde değil, dünyayla paylaşmak üzere bir kurgusu olduğunu, 100 yılı aşkın geleneğini de bugün de sürdüğünü göstermesi açısından çok önemli ve gurur duyacağımız bir yönümüz diyebilirim.”

GEÇEN SENE 200 ARKEOLOG ÇALIŞTI
Prof. Dr. Karul, proje kapsamında geçen sene 200 arkeolog çalıştığını ve bu uzmanlar içerisinde ilk kez çalışanlar olduğu gibi kıdemli arkeologların da sahada yer aldığını söyledi.
Karul, projeye yeni katılan her öğrenciye, daha önce katılanlar tarafından bilgi aktarımı yapıldığını belirtti ve genç arkeologların Taş Tepeler’de yetiştiğinin altını çizdi….

GKRY’e Fransız askeri! MSB: Millî hak ve menfaatlerimizden taviz vermeyiz

GKRY’e Fransız askeri! MSB: Millî hak ve menfaatlerimizden taviz vermeyiz

HABER MERKEZİ- MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Toplantısının başında, ‘Kut’ül Amare Zaferi”nin 110’uncu yıl dönümü dolayısıyla şehitler ve gaziler anıldı. Açıklamada ayrıca, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında tüm çalışanların günü kutlandı.
Zeki Aktürk’ün açıklamaları şöyle;
TERÖRLE MÜCADELE
“Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta boyunca;- 6 PKK’lı terörist daha teslim olmuş,- Operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş,- Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu, Menbic’de imha edilen8 kilometre tünel ile birlikte, 785 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 483) kilometreye ulaşmıştır.
HUDUT GÜVENLİĞİ
Son bir haftada, 198 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 430 olmuş,- Engellenen 1.449 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 25 bin 618’e ulaşmıştır.Ayrıca; keşif, gözetleme ve devriye faaliyetlerini aralıksız sürdüren hudut birliklerimiz tarafından; Van ve Hatay hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde toplam 388 kilogram (388.046 gram) uyuşturucu madde ile 3 bin 485 adet uyuşturucu hap ele geçirilmiştir.”
Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat SAHA 2026’da ilk kez vitrine çıkıyor
MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.
AVRUPALI YÖNETİCİLERİN ÜLKEMİZİ HEDEF ALAN AÇIKLAMALARI
“Son dönemde bazı Avrupalı yöneticilerin ülkemizi hedef alan açıklamaları dikkatle takip edilmektedir. Türkiye’nin bölgesel rolü ve Avrupa güvenlik mimarisi içindeki konumuna ilişkin ifadeler, müttefiklik hukuku ve dayanışma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Yine, NATO üyesi Fransa ve Yunanistan’ın birtakım senaryolar üzerinden yaptığı açıklamalar gerilimi artırmakta, bölgesel barış ve istikrara zarar verme riski taşımaktadır. Bölgemizde oluşturulmaya çalışılan herhangi bir askerî ittifakın, Türkiye’ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini hatırlatıyoruz. Sayın Bakanımızın daha önce de ifade ettiği gibi önümüzdeki dönemde de güvenlik ve istikrarın söz konusu olduğu her durumda, Türkiye’yi karşısına alanlar değil, Türkiye ile birlikte olanlar kazanacaktır.
GKRY’E FRANSIZ ASKERLERİNİN KONUŞLANDIRILACAĞINA İLİŞKİN HABERLER
Türkiye, uluslararası hukuka bağlı, bölgesinde barış ve istikrarın korunmasını önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir. Ancak bu yaklaşımımız, hem ülkemizin hem de KKTC’nin millî hak ve menfaatlerinden taviz verileceği anlamına gelmemektedir.
Kıbrıs Adası’nın güvenliği ve istikrarına ilişkin düzenlemeler uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş olup, Türkiye garantör ülkelerden biridir.
Fransa tarafından Güney Kıbrıs’a asker gönderileceğine yönelik açıklamaların hangi somut güvenlik ihtiyacına dayandığı belirsizliğini korurken, bu tür girişimlerin mevcut hassas dengeyi bozma ve gerilimi artırma riski bulunmaktadır.
Bu tür girişimlerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi açısından da gelecekte güvenlik riskleri doğurabileceğini ve bölgesel istikrarı zedeleyebilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
İSRAİL’İN KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA SALDIRISI
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na, uluslararası sularda İsrail güçlerince gerçekleştirilen müdahale, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu eylem, yalnızca insani değerleri değil, aynı zamanda uluslararası sularda seyrüsefer güvenliğini de hedef almaktadır.
Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip ülke olarak, bölgede meydana gelen gelişmeler yakından ve hassasiyetle takip edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından daha önce de yaptığımız gibi insani yardım ve destek çerçevesinde gerekli tüm tedbirler alınmaktadır.
ASTSUBAY TEMİN ŞARTLARININ DEĞİŞTİRİLECEĞİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Bakanlığımız, personelimizin özlük haklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını, günümüzün değişen şartlarına uygun şekilde ve ihtiyaçlar doğrultusunda, ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürmektedir.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda yapılan bir çalışma yoktur.
ÜLKEMİZDEN LİBYA’YA GİDEN ASKERİ UÇAKLARIN ROTASI
Uçuş rotaları; hava sahası kullanım kuralları, meteorolojik şartlar, uçuş emniyeti, acil durumlarda iniş yapılabilecek uygun havalimanlarının konumu, yakıt verimliliği ve Dünya’nın küresel yapısı gibi hususlar dikkate alınarak planlanmaktadır.
Ülkemizden Libya’ya gerçekleştirilen askeri uçuşlarda, 2023 yılına kadar ülkemizin güneyinden geçen rota kullanılırken, aynı yıl itibarıyla uçuş rotalarının yeniden değerlendirilmesi sonucu yakıt verimliliği ve uçuş süresi açısından daha avantajlı olan kuzey rota kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu kuzey rota, güney rotaya kıyasla yaklaşık 225 km daha kısa olup, sorunsuz şekilde kullanılmaya devam edilmektedir.

Son dakika…İsrail baskın düzenlemişti! Küresel Sumud Filosu’nda 18 Türk aktivist alıkonuldu
MSB’DEN TÜMGENERAL METE KUŞ AÇIKLAMASI
Konya 3’üncü Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mete Kuş görevden alındı. Konuyla ilgili olarak MSB’den yapılan açıklamada da”Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. ” ifadelerine yer verildi.
Geçtiğimiz hafta Konya’da oynanan Konyaspor–Fenerbahçe karşılaşması sırasında stat çevresinde jet ve helikopterlerin gerçekleştirdiği yakın uçuşlar sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı….

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerbetgitcasibominterbahissekabet girişpusulabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetmatadorbetcasibomsekabetbetsalvadorpusulabetsmartbahistambetsekabetjojobetjojobet girişbetgarantiesbetbetpuansonbahismersobahisbetsalvadorpalacebet1wingrandpashabet1wingrandpashabetcratosroyalbetvdcasinosekabetmatbetimajbetgrandpashabet giriştambetbetsalvadorholiganbetsonbahisbetplaybetsalvadorbetplaycasinoroyalsonbahiscasinoroyalbetplaybetplaybetplaysonbahispusulabetmarsbahisPusulabet Pusulabet slotbarsuperbetinbetgitcasinopercasibomcasibom girişgrandpashabetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerbets10JojobetJojobetCasibom GirişCasibomJojobetJojobethttps://google3.comHoliganbetCasibomCasibombetmarinobetnanoGrandpashabetholiganbettürk ifşaextrabetextrabet girişgalabetroyalbetholiganbetcasino apionwincashwinkralbetdizipalluxbetluxbetmeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetjojobetpadişahbetbovbetsahabetmatadorbetmatadorbetbetasusjojobetholiganbet girişAvvabetAvvabetAvvabet