BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1523 -0,08%
EURO
53,0033 -0,06%
GRAM ALTIN
6.724,79 0,13%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
107,80 0,56%
BITCOIN
76.287,00 -0,23%
GBP/TRY
61,5128 -0,02%
EUR/USD
1,1730 -0,01%
BRENT
110,40 -0,04%
ÇEYREK ALTIN
10.995,01 0,13%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
15 °

YEREL HABER

Dr

Dr. Mehmet Kasapoğlu, kamu yönetimi öğrencileriyle buluştu

Konuşmasında Türkiye’nin yönetim tarihindeki dönüşümü analiz eden Kasapoğlu, gençlere tarihin ve sosyolojinin rehberliğinde hareket etmelerini tavsiye etti. Kasapoğlu, “Konuların derinliğini bilmek istiyorsanız, Türkiye’nin bugününü ve istikametini doğru bir şekilde anlamak istiyorsanız uzak ve yakın tarihimizi çok iyi bilmeli, doğru sosyolojik okumalar yapmalısınız” dedi.
Eski Türkiye’nin karanlık tablolarını hatırlatan Kasapoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“24 yıl önce, devleti milletin üstünde gören, milleti sürekli hizaya sokulması, terbiye edilmesi gereken bir kalabalık olarak değerlendiren çok kibirli bir vesayet anlayışı vardı. Kapalı kapılar ardında, karanlık dehlizlerde ülkenin rotasını çizmeye çalışan odaklar, milletin sandıktaki iradesini hiçe sayardı. Devletin kapısı vatandaşa soğuktu, yüzü asıktı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yola çıkarken çok net bir manifesto ortaya koydu: ‘Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geliyoruz.’ dedi. Devlet, milletin üstünde bir tahakküm aracı olmamalı; milletin refahını, huzurunu, güvenliğini sağlamakla mükellef bir hizmet aygıtı olmalıydı. Sandığı siyasetin tek meşruiyet kaynağı yaptık ve o vesayet zincirlerini kırarak ‘devlet ile millet’ yeniden el ele verdik.”

“MEVZUAT GİRDAPLARINA SIĞINIP VATANDAŞA DUVAR ÖRMEYİN”
Kasapoğlu konuşmasında yeni nesil yönetim anlayışının şifrelerini paylaştı:
“Eski Türkiye’nin ‘Bugün git, yarın gel’ diyen, mevzuat girdaplarının arkasına sığınıp vatandaşa duvar ören hantal bürokrat modelini tamamen silip atın. Sizin lügatinizde ‘bürokrasi’; işi yokuşa sürmek değil, işi kolaylaştırmak olmalı. Siyasetin de, kamu yönetiminin de karşılığı ancak sokağa, haneye, vatandaşa değdiğinde anlam kazanır. Çalışacağınız kurumun koridorlarına hapsolmayın. Sokağın nabzını tutan, sivil toplumu dinleyen, gençlerin, engellilerin, kadınların, yaşlıların sesine kulak veren bir yönetim anlayışını benimseyin.”
“GİZLİ STATÜKOCULUKLA HALA KARŞILAŞMAK ZORUNDA KALIYORUZ”
Sistem içindeki gizli dirençlere karşı gençlerden uyanık olmalarını isteyen Dr. Kasapoğlu, çok kritik bir tespitte bulundu:
“Biz her ne kadar en tepedeki o ağır vesayet zincirlerini kırıp atsak da, aşağıda o eski hantal bürokratik zihniyetin tortularının zaman zaman sisteme yeniden nüfuz etmeye çalıştığını, gizli bir direnç ürettiğini maalesef görebiliyoruz. Bazen inisiyatif almaktan korkan, konfor alanından çıkmak istemeyen veya vatandaşa adeta duvar ören o gizli statükoculukla hala karşılaşmak zorunda kalıyoruz. Bu, devleti millete yabancılaştıran en tehlikeli virüstür sevgili gençler. İşte bu yüzden geleceğin yöneticileri olarak siz gençlerden en büyük beklentim; o makamlara geldiğinizde bu rehavet tuzağına asla düşmemeniz ve devletin o sıcak, çözüm üreten şefkatini, soğuk evrakların, bürokratik bahanelerin arasında boğdurmamanızdır.”

“ENGELLİLİK BİR SOSYAL YARDIM BAŞLIĞI DEĞİL, STRATEJİK ÖNCELİKTİR”
Devletin şefkat şemsiyesinin 85 milyon ferdi kapsadığını belirten Kasapoğlu, “Ancak unutmayın ki; kamu yönetiminin gerçek kalitesi ve kapsayıcılığı, toplumun en kırılgan kesimlerine, özellikle de engelli kardeşlerimize yaklaşımıyla ölçülür. Yarın yönetici olduğunuzda; engelliliği sadece bir ‘sosyal yardım’ başlığı olarak görmemelisiniz. Onu, kamu yönetiminin en temel ve stratejik önceliklerinden biri olarak ele almalısınız.” vurgusunu yaptı.
“VİCDANIN ALGORİTMASI YAZILAMAZ”
Dijital çağda başarının “insan kalabilmekten” geçtiğini ifade eden Mehmet Kasapoğlu, sözlerini şu tarihi tavsiyelerle tamamladı:“Yapay zeka ve dijitalleşme çağında asıl fark, “insan kalabilen” insanda olacak. Evet, bilimi, teknolojiyi, dijitali sonuna kadar kullanacaksınız. Algoritmaları okuyacak, büyük veriyi analiz edecek, yenilikleri herkesten önce siz kavrayacaksınız. Ama bütün bunların tam ortasında; insan kalmanın, vicdanı korumanın, merhameti ve adaleti yaşatmanın yollarını aramaktan asla vazgeçmeyeceksiniz. Dünyada her şeyin bir algoritması yazılabilir, her şey taklit edilebilir ama vicdanın algoritması yazılamaz. Bunlar sizin transkriptinizde veya diplomanızda yazmaz ama şahsiyetinizi ve hayatınızın asıl kalitesini bunlar belirler.
Konuşmanın ardından söyleşi, soru- cevap bölümüyle devam etti….

Van'da sokak köpeği dehşeti! Küçük Hamza hayatını kaybetti, canını zor kurtaran Ayaz: Beni görünce koşup geldiler

Van’da sokak köpeği dehşeti! Küçük Hamza hayatını kaybetti, canını zor kurtaran Ayaz: Beni görünce koşup geldiler

Saray Belediyesi sınırlarındaki Kazımpaşa Mahallesi’nde köpeklerin saldırısı sonucu yaralanan Özsoy’un, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisi sürüyor.
İlginizi Çekebilir
Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Özsoy, “Okuldan geliyordum. Köpekler yukarıdaydı. Beni gördüler, hemen koşup geldiler. Kaçarken çamura düştüm. Sonra beni tuttular. Babam geldi, beni kurtardı.” diye konuştu.
“BİR İNSANIN CANI BU KADAR UCUZ MU?”
Baba Veysi Özsoy da evde bulunduğu sırada eşinin kendisine seslenerek köpeklerin çocuğuna saldırdığı haberini verdiğini söyledi.

Dışarı çıktığında oğlunu köpeklerin arasında gördüğünü ifade eden Özsoy, şöyle konuştu:
“Hemen müdahale ettim. Köpeklerin arasına girerek çocuğumu kurtardım. Bu sırada ben de kolumdan yaralandım. Oğlumu hastaneye götürdüm. Hastanede olduğumuz sırada elim bir olay daha yaşandı. Yeğenim Hamza kayıptı. Güvenlik güçleriyle aramaya çıktık. Kısa süre sonra cansız bedenini bulduk. Sahipsiz köpekler sorununa çözüm bulunmasını istiyoruz. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu? Bir köpeğin canı yandığında tepki gösteriyorsunuz. Bu çocuk için de ses çıkarın.”
Van Saray’da sahipsiz köpeklerin saldırdığı 5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Öte yandan Van Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi biten Hamza Özsoy’un cenazesi, ailesine teslim edildi. Kazımpaşa Mahallesi’ndeki camide cenaze namazı kılınan Hamza Özsoy, gözyaşları arasında ilçe merkezindeki mezarlıkta toprağa verildi.

Gülistan Doku soruşturmasında silinen görüntü için soruşturma
1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Saray ilçesi Kazımpaşa Mahallesi’nde Hamza Özsoy’un öldüğü, kuzeni Ayaz Özsoy’un ise yaralandığı köpek saldırısına ilişkin Saray Belediyesi’nde görev yapan 1 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. İçişleri Bakanlığı tarafından da olayın detaylı araştırılması için 1 müfettişin görevlendirildiği kaydedildi.
Öte yandan, Saray Belediyesi’nin talebi üzerine de Van Büyükşehir Belediyesi tarafından bölgeye ekip gönderilip, başıboş köpeklerin toplanmaya başladığı belirtildi….

Ümraniye’de otoparkta büyük vurgun! Araçtan 2 kilo altın ve 60 bin euro çaldı

Ümraniye’de otoparkta büyük vurgun! Araçtan 2 kilo altın ve 60 bin euro çaldı

Ümraniye, Esenevler Mahallesi’nde 14 Nisan’da M.B.’ye ait otomobilin içinde bulunan 2 kilogram altın ile 60 bin Euro para çalındı. Mağdurun şikayeti üzerine polis tarafından soruşturma başlatıldı.
HIRSIZLIK KAMERADA
Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri yaptıkları çalışmada hırsızlık anının otoparkın güvenlik kameralarına yansıdığını belirledi. Görüntülerde motosiklet kasklı bir şüphelinin, binanın otoparkına girdikten sonra otomobile yöneldiği, aracın kapısını açtıktan sonra hırsızlığı gerçekleştirdiği görüldü.

Görüntülerin izini süren polis ekipleri, şüphelinin motosikletle olay yerinden ayrıldığını, çaldıklarını ise biraz ilerde bekleyen başka bir otomobilin içindeki suç ortaklarına teslim ettiğini belirledi. Hırsızlık Büro Amirliği ve İstihbarat Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, bu otomobilin de bir süre sonra çalınan altın ve paraları başka otomobile aktardığını tespit etti.

YAKALANAN 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri kimliklerini tespit ettiği şüphelileri Ümraniye, Sancaktepe ve Çekmeköy’de düzenlediği operasyonla gözaltına aldı. Yakalanan 7 şüpheliden 3’ü ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, 4 şüphelinin sorgusu Asayiş Şube Müdürlüğünde yapıldı. Poliste verdikleri ifadelerde suçlamaları kabul etmedikleri öğrenilen 4 şüpheli çıkarıldıkları Adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Arsa ve arazi sahipleri dikkat! Hobi bahçelerine revizyon: Üretime onay, ranta yıkım!…

Dünyanın kalbinde Türk imzası! Osmanlı zarafeti 'Gelin Hazineleri' Rusya’da sahnede

Dünyanın kalbinde Türk imzası! Osmanlı zarafeti ‘Gelin Hazineleri’ Rusya’da sahnede

Rusya’nın St. Petersburg şehrindeki dünyaca ünlü Ermitaj Müzesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde “Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerine Bir Yolculuk” adlı sergi açıldı. Müzede düzenlenen törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç, Ermitaj Müzesi Genel Müdürü Mihail Piotrovskiy, yabancı misyon temsilcileri, Türk ve Rus gazeteciler, yetkililer ve davetliler katıldı.
Bakan Tekin ve Ermitaj Müzesi Genel Müdürü Piotrovskiy, serginin açılış kurdelesini birlikte kesti.
Son dakika… Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon
“SERGİ, ANADOLU’NUN BEREKETİ VE OSMANLI’NIN ZARAFETİNİ RUSYA’NIN KALBİNE TAŞIDI”
Emine Erdoğan’ın serginin açılışı nedeniyle gönderdiği mesajı, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç’in eşi Betül Aksoy Bilgiç okudu. Erdoğan, mesajında “Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerine Bir Yolculuk” sergisinin kadim Anadolu toprağının bereketini ve Osmanlı Devleti’nin zarafetini Rusya’nın kalbine taşıdığını belirtti.

Açılış programına katılamamaktan duyduğu üzüntüyü ifade eden Erdoğan, bu anlamlı serginin Ermitaj Müzesi’nde yer almasından büyük memnuniyet duyduğunu vurguladı.
Erdoğan, çeyiz geleneğinin önemine dikkati çekerek “Çeyiz geleneği, köklü medeniyet birikimimizin en zarif tezahürlerinden biri olduğu gibi kültürel hafızamızın da en önemli unsurlarındandır. Çeyiz, aile kurmanın eşyaya ve mekâna yansıyan anlamlarıyla beraber geleneksel el sanatlarımızın yüksek estetik zevkini ve çeşitliliğini ihtiva eden derin bir medeniyet dilidir.” ifadelerini kullandı.

“Anadolu’nun sandıklarında saklanan her motif, bir sanat ürünü olmakla birlikte milletimizin tarihini ve ruhunu ortaya koyan güçlü bir anlatıdır” diyen Erdoğan, “Asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan bu kıymetli eserlerin uluslararası sanat çevreleriyle buluşması, Türkiye’nin kültürel diplomasi anlayışının en zarif ifadesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
“SERGİ, TÜRKİYE İLE RUSYA ARASINDAKİ DOSTLUĞU PEKİŞTİRECEK”
Erdoğan, Ermitaj Müzesi gibi dünyanın önde gelen saygın sanat kurumlarından birinde sergilenen bu eserlerin kültürün en güçlü yönünün milletler arasında ortak bir anlam ve etkileşim alanı kurabilme yeteneği olduğunu açıkça gösterdiğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Aile kurma, hatıra biriktirme ve emeği paylaşma gibi insanlığın ortak deneyim alanlarına ait değerleri tanımak, farklı coğrafyalar arasında kültürel yakınlaşma sağlamanın en etkili yoludur. Bu bağlamda serginin, Türkiye ile Rusya arasındaki dostluğu pekiştireceğine yürekten inanıyorum.”
Türkiye ile Rusya arasında kültür ve sanat aracılığıyla gelişen bu anlamlı birlikteliğin, insanlığın ortak mirasına katkı sağlayan yeni projelere ilham olmasını temenni eden Erdoğan, kültürel işbirliğinin gerçekleşmesine sağladıkları katkılar dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığına, koleksiyonu hazırlayan Olgunlaşma Enstitülerine ve ev sahipliği yapan Ermitaj Müzesi’ne teşekkür etti.

BAKAN TEKİN: “ERMİTAJ’DA SERGİNİN AÇILMASI ÇOK ANLAMLI”
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Olgunlaşma Enstitülerinin koleksiyonundan oluşan, geleneksel köklü Türk çeyiz geleneğinin tanıtıldığı serginin açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise Ermitaj Müzesi’nin dünyanın en etkileyici müzelerinden biri olduğunu söyledi.

Yapılış tarzı, eser sayısı, sergilerinin, eserlerinin niteliği ve sürekli canlı bir ziyaretçi trafiği sebebiyle bu müzenin çok önemli olduğunu dile getiren Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın bu serginin, bu müzede teşhir edilmesini istemesinin bu açıdan çok anlamlı olduğunu ifade etti.

Tekin, Türk toplumunda ailenin çok önemli bir yere sahip olduğunun altını çizerek “Aile kurma konusunda bütün ritüeller bizim için çok önemlidir. Nişan töreninden düğün törenine kadar evlilik sürecinin her aşaması bizim toplumumuzda çok önemsenir. Evlilik ilişkisinin bütün aşamasındaki her türlü adım daha sonra hayırla yad edilir. Bütün bu adımlar kuşaktan kuşağa anlatılır. Böyle olduğu için Anadolu kültüründe bu konuda çok yaygın bir ritüel zinciri vardır.” dedi.

Ermitaj Müzesi’nde sergisine başlanacak olan çeyiz töreninin de Anadolu kültüründe aile kutsallığının bir parçası olarak kabul edildiğini dile getiren Tekin, sergilenen ürünlerin üzerindeki işlemelerin, bu işlemelerin yapıldığı kumaşların hepsinin bir anlama sahip olduğuna dikkati çekti.

“Gelin Hazineleri” sergisinin Rusya’da açılmasının iki ülke arasındaki kültürel ilişkiler açısından önemli olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, “Kültürel olarak birbirimizi daha yakından tanımanın, ilişkiler kurmanın, iki ülkenin çok değerli Cumhurbaşkanları Sayın (Vladimir ) Putin ve Sayın (Recep Tayyip) Erdoğan’ın arzu ettiği ve önemsediği bir durum. Bu sergimizin Ermitaj’da teşhir edilmiş olması, iki ülke cumhurbaşkanının çizdiği vizyona, yakınlaşma iradesine çok önemli bir katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Ermitaj Müzesi Genel Müdürü Mihail Piotrovskiy ise yaptığı konuşmada, Emine Erdoğan’a serginin açılmasındaki öncülüğü için teşekkür ederek sergilenen ürünlerin çok değerli olduğunu vurguladı.
Bu eserlerin eskiden gelinlerin çeyizi olarak kullanıldığını aktaran Piotrovskiy, “Her zaman hayran olduğumuz Türk kumaşlarını burada görmekten çok büyük onur duyuyoruz. Bu hem gözlerimiz için hem şenlik olacak hem de çok bilgilendirici bir sergi olacak.” diye konuştu.
Piotrovskiy, bu sergi sayesinde Türk kültürünü ve Türk aile kültürünü yakından tanıyacaklarını sözlerine ekledi.

GELİN HAZİNELERİ 26 TEMMUZ’A KADAR ERMİTAJ’DA ZİYARETÇİLERE AÇIK
Katılımcılar tarafından büyük beğeni toplayan sergi, St. Petersburg’da dünyanın en meşhur müzelerinden biri olan Ermitaj Müzesi’nin ana binasında Kış Sarayı galerisinde 26 Temmuz’a kadar ziyaretçilere açık olacak.
Koleksiyonun, dünyanın başka ülkelerinde de yer alan prestijli müzelerde de sergilenmesi planlanıyor.
Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu marjında ABD’de New York’taki Türkevi’nde Olgunlaşma Enstitüleri tarafından düzenlenen “Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk” programına ev sahipliği yapmış, geleneksel köklü Türk çeyiz geleneğini programa katılan farklı ülkelerin liderlerinin eşlerine tanıtmıştı. Programda, Osmanlı ve Anadolu dönemi geleneksel gelinlikleri de defileyle tanıtılmıştı.

ANADOLU’NUN HİKAYELERİYLE ŞEKİLLENİP TÜRK KADINININ EL EMEĞİNE DÖNÜŞEN KOLEKSİYON
“Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerine Bir Yolculuk” isimli sergi, Anadolu’nun bilgi, birikim ve hikayeleriyle şekillenen, çeşitli biçim ve süsleme özellikleriyle farklı duyguları dile getiren, Türk kadınının paha biçilemez el emeğinin bulunduğu çeyiz temalı eser ve ürünlerden meydana geliyor.
Türk çeyiz kültürüne dair benzersiz bir çalışma olan koleksiyon, 19. yüzyılın ikinci yarısında Türk kültüründeki düğün hazırlık sürecini sunuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı Olgunlaşma Enstitülerinin koleksiyonlarından 80’den fazla eserin yer aldığı Türk kültürünü yansıtan sergi, Osmanlı ve Anadolu’nun köklü zarafetini yansıtan Türk işi ve dival işi teknikleriyle süslenmiş ipek, atlas ve kadife bohçalardan, tel sarma ve dival işi bohçalara uzanan geniş bir yelpazeyi içeriyor.
Koleksiyonun merkezinde geleneksel giyim unsurları yer alıyor. Anadolu’nun ilk beyaz gelinliklerinden biri, takı ve aksesuarlar, gündelik yaşam ve tören kültürüne ait fincanlar, havlular, hamam bohçaları ve seccade gibi çeyiz kültürüne ait ürünler de sergide bulunuyor.
Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat SAHA 2026’da ilk kez vitrine çıkıyor…

SON DAKİKA HABERLERİ: Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yeni operasyon! Böcek'in gelini gözaltında...

SON DAKİKA HABERLERİ: Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon! Böcek’in gelini gözaltında…

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik operasyonda 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltı kararı verilenler arasında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılıp tutuklanan Muhittin Böcek de yer aldı.
Erdoğan’dan atama kararları! 4 ilin valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
İBB SORUŞTURMASINDA MUHİTTİN BÖCEK’İN GELİNİ VE 2 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında da, haklarında gözaltı kararı verilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek’in de aralarında olduğu 2 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüpheliyi yakalama çalışması sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB’ye yönelik “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.
Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek’in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Bunun üzerine polis ekipleri Zuhal Böcek ile 1 şüpheliyi gözaltına alırken, diğer şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor. Aynı soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek’in başdanışmanı, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan 2 personel ile 2 şoför tutuklanmıştı.
Gülistan Doku soruşturmasında silinen görüntü için soruşturma…

16 yıldır bitmeyen kabus! Hostes Jale ve sevgilisinin korkunç sonu! Elleri kelepçeli halde bulundu

16 yıldır bitmeyen kabus! Hostes Jale ve sevgilisinin korkunç sonu! Elleri kelepçeli halde bulundu

Adana’da bir şehirler arası otobüs firmasında hostes olarak çalışan Jale Sürer, 2 Haziran 2010’da Ankara-Adana seferinden döndükten sonra otogarda sevgilisi Hakan Uçar ile buluştu. Otogardan ayrılıp, birlikte yemek yiyen çift, otomobille Seyhan ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi’ne gittikten sonra Jale ve Hakan Uçar’dan bir daha haber alınamadı. Çiftin aileleri polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Bir gün sonra mahalledeki narenciye işçileri, Uçar’ın otomobilini sulama kanalında buldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri, yaklaşık 20 kilometre uzakta elleri arkadan plastik kelepçeyle bağlanmış halde Jale Sürer’in cesedini buldu. 1 gün sonra ise yakın bir noktada başından silahla vurulduğu anlaşılan Hakan Uçar’ın cesedine ulaşıldı.

16 YILDIR CİNAYET AYDINLATILAMADI
Otomobilin bulunduğu yerin yakınındaki yolda kan izlerine rastlayan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, delil çalışması yaptı. Otomobili sudan çıkarıp, çekiciyle emniyet otoparkına götüren polis, araçta da inceleme yaptı. Jale Sürer ve Hakan Uçar’ın cenazeleri, Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsilerinin ardından aileleri tarafından teslim alınarak, toprağa verildi. Cinayet dedektifleri olayla ilgili araştırma yapsa da 16 yıldır sevgililerin kim ya da kimler tarafından öldürüldüklerine dair hiçbir ize ulaşamadı.

JALE’NİN AİLESİ UMUTLANDI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan dosyaların yeniden mercek altına alınacağını duyurdu. Bakan Gürlek’in açıklaması, Jale Sürer’in annesi Hatice ile babası Kazım Sürer’i, (57) kızlarının katillerinin bulunması konusunda umutlandırdı.

‘ELLERİ ARKADAN BAĞLANMIŞ HALDE BULUNDU’
Kazım Sürer, kızının cinayetten 10 gün önce hostesliğe başladığını anlatarak, “O gün Bursa’ya seferi vardı. O sefer iptal olunca Ankara’ya gidip, dönmüş. Biz bir gün sonra döneceğini biliyorduk. Otogara geldikten sonra Hakan ile buluşmuş. Hakan da otogarın çıkışındaki akaryakıt istasyonunda otomobilini yıkamış, görüntülerde görünüyor. Oradan çıktıktan sonra yemek yemişler. Sonra da evimize yakın bir noktaya gelmişler. Sabah saat 10.00 sıralarında kızımızın cesedinin bulunduğunu öğrendik. Annesi de olay yerine gitti. Kızımızın otopsisinde hiçbir tecavüz bulgusuna rastlanmadı. Elleri arkadan bağlanıp, suya atılmış şekilde bulundu” diye konuştu.

‘HAKAN’IN CESEDİ 1 GÜN SONRA BULUNDU’
Başta Hakan Uçar’dan şüphelendiklerini belirten Kazım Sürer, “Kızımızın cesedinin bulunmasından bir gün sonra Hakan’ın da cesedi silahla vurulmuş şekilde bulundu. Onun da elleri bağlıydı. Eşim ve oğlum bir süre önce katillerin bulunması için bir televizyon programına gitti. Oradayken Hakan’ın ailesi arayıp, ‘Biz programa çıkmadık, siz neden çıkıyorsunuz?’ diye tepki göstererek, stüdyodan ayrılmasını istediler. Eşim ve oğlum da döndü ve o günden sonra bu konunun üzerine düşmedik” dedi.

‘HAYALLERİ VARDI, YARIM KALDI’
Haberlerde faili meçhul dosyaların yeniden açıldığını görünce umutlandıklarını ifade eden Sürer, “Kızımın hayalleri vardı, yarım kaldı. Önünde uzun bir ömür vardı. Hakan ile evliliğe adım atacaklardı. İnşallah bizim kızımızın dosyası da açılır diye düşünüyorduk. Bir an önce olay neyse, suçlu kimse bulunsun istiyoruz” diye konuştu.
‘ANNE-KIZ DEĞİL, ARKADAŞ GİBİYDİK’
Hatice Sürer ise kızı Jale ile aralarının çok iyi olduğunu belirterek, “Biz onunla bir anne-kız değil, arkadaş gibiydik. Çok iyi bir insandı. Kimsenin kalbini kırmazdı. Çocukla çocuk olur, büyüğüyle büyük gibi konuşurdu. Benim düşmanım yoktu. Hakan’ın arabasına binmesine kurban oldu benim kızım” dedi.
Kızının katilleri bulunamadığı için huzurlu olmadığını belirten Sürer, “Devletimden, kızımın katilinin bulunması için yardım istiyorum. Çünkü huzurlu değilim. Bir an önce kızımın katilini istiyorum” ifadesini kullandı. (DHA)…

Ağrı’da et yiyen bakteri alarmı! Küçük yara saatler sonra ölümcül bir tabloya dönüştü

Ağrı’da et yiyen bakteri alarmı! Küçük yara saatler sonra ölümcül bir tabloya dönüştü

Ağrı’da yaşayan 72 yaşındaki Muhlis Budak, cuma namazına giderken yolda düşerek dizinden yaralandı. Gün içinde herhangi bir sorun yaşamayan Budak’ın bacağında akşam saatlerinde hızla şişlik, kızarıklık ve renk değişikliği oluştu. Durumun kötüleşmesi üzerine ailesi tarafından Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülen Budak, acil serviste yapılan tetkiklerin ardından kritik bir değerlendirmeye alındı.
İsrail’den Küresel Sumud Filosu’na baskın! Çok sayıda aktivist kaçırıldı
ET YİYEN BAKTERİ KABUSU
Yapılan incelemede Budak’ta enfeksiyonla birlikte organ yetmezliği olduğu da belirlendi. Hastanede görevli Plastik Cerrahi Doktoru Op. Dr. Abdullah Dinçgözoğlu, gece saatlerinde yaptığı muayene sonucunda hastaya halk arasında “et yiyen bakteri” olarak bilinen nekrotizan fasiit tanısı koydu.
Hastalığın çok hızlı ilerlediğini ve saatlerin hayati önem taşıdığını belirten Dinçgözoğlu, vakit kaybetmeden ameliyat kararı aldı. Gece saat 02.00 sıralarında ameliyata alınan Budak’ın enfeksiyon nedeniyle zarar gören dokuları temizlendi.

“GECİKSEYDİ ÖLÜM RİSKİ ÇOK YÜKSEKTİ”
Halk arasında “et yiyen bakteri” olarak bilinen hastalığın çok nadir görüldüğünü ve ölümcül olduğunu vurgulayan Plastik Cerrahi Doktoru Op. Dr. Abdullah Dinçgözoğlu, “72 yaşındaki hastamız, düşme sonrası oluşan bir yara ile başvurdu. Kısa sürede genel durumu bozuldu. Bacakta şişlik, kızarıklık ve renk değişikliği gelişti. Yaptığımız değerlendirme sonucunda et yiyen bakteri olarak bilinen nekrotizan fasiit tanısını koyduk. Bu hastalık çok hızlı ilerlediği için zaman son derece kritiktir. Hastamızı gece saatlerinde acil ameliyata alarak, enfeksiyondan etkilenen ölü dokuları temizledik. Cerrahi müdahale ve antibiyotik tedavisi sonrası enfeksiyon ve organ yetmezliği emarelerinde gerileme gözlemliyoruz. Nadir görülmesine rağmen oldukça ölümcül bir hastalıktır. İlk belirtiler arasında şiddetli ağrı, kızarıklık ve renk değişikliği yer alır. Bu tür durumlarda evde müdahale edilmemeli, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

Oldukça nadir görülen bu hastalığın literatürde 100 bin kişide yaklaşık 4-5 vakada ortaya çıktığını belirten Dinçgözoğlu, ağır vakalarda ölüm oranının yüzde 25 ile 75 arasında değişebildiğine dikkat çekti. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğunu vurgulayan Dinçgözoğlu, küçük yaraların dahi ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

“KÜÇÜK YARA SANDIK, AKŞAMINA KÖTÜLEŞTİ”
Basit bir düşme vakasının ardından babasının hem ölümcül enfeksiyon taşıdığını hem de organ yetmezliği yaşadığını öğrenen Muhlis Budak’ın oğlu Hakan Budak ise, “Babam cuma namazına giderken düştü. Dizinin altında küçük bir yara oluştu. İlk başta basit sandık, Taşlıçay’daki hastaneye götürdük, krem verdiler. Ancak akşam saatlerinde bacağının durumu hızla kötüleşti. Bunun üzerine hemen Ağrı’daki hastaneye getirdik. Acilde tüm tetkikler yapıldı. Durumunun ciddi olduğu anlaşılınca gece saatlerinde ameliyata alındı. Doktorlar bize dokuda çürüme olduğunu söyledi. Babamın tansiyon ve kalp rahatsızlığı vardı ancak daha önce organ yetmezliği yoktu. Bu süreçte geliştiğini öğrendik. Doktorlarımız ve sağlık çalışanları bizimle çok iyi ilgilendi. Sürekli bilgi alıyoruz. Şu an durumu iyiye gidiyor. Zor bir süreç ama atlatmayı umut ediyoruz” diye konuştu.
Arsa ve arazi sahipleri dikkat! Hobi bahçelerine revizyon: Üretime onay, ranta yıkım!…

Son Dakika Gülistan Doku Haberleri: Silinen görüntü için soruşturma! İşte yeni detaylar...

Son Dakika Gülistan Doku Haberleri: Silinen görüntü için soruşturma! İşte yeni detaylar…

MİLLİYET – Gülistan Doku soruşturmasında, kritik detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, sosyal medya hesabından genç kızın kaybolmasından bir gün önce çalıştığı kafede eski vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile karşılaştığını ve bu anların güvenlik kameralarına yansıdığını iddia etti.
İlginizi Çekebilir
DOSYADA YOK
İddiaya göre, Sonel kafeye girdiği anda Gülistan hızla iş yerinden ayrıldı. Ancak bu kritik anları içeren 6 saatlik kamera kaydı ise iddiaya göre resmi makamlara sunulmadı ve dosya kapsamına alınmadı.
6 SAATLİK KAYIT
Avukat Çimen’in iddialarına göre, olay günü kafeye giden polis ekipleri “Herhangi bir görüntü yok” şeklinde tutanak tuttu. Ancak dosyanın derinleştirilmesiyle birlikte JASAT tarafından yapılan incelemeler sonucunda, varlığı reddedilen 6 saatlik görüntüye ulaşıldı.
Gülistan Doku davası: Kilit isim Umut Altaş’ın babasının ifadesindeki çelişkiler… Gizlenen konuşma ifşa oldu
GÖRÜNTÜLERİ KİM SAKLADI?
Avukat Çimen, “Bu görüntüleri kim sakladı? Bu nasıl olabilir?” sorularını yöneltti. Görüntülerin neden gizlendiği ve tutanağı tutan görevlilerin bu süreçteki rolü ise yeni inceleme ile ortaya çıkacak.
TÜM DİJİTAL AYAK İZLERİ TAKİP EDİLECEK
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı bu ayrıntıların ardından Doku’nun kaybolduğu tarihten itibaren Türkiye genelindeki tüm dijital ayak izlerinin incelenmesini talep etti.
Son dakika.. Bakan Gürlek’ten Gülistan Doku açıklaması: Umut Altaş olayı çözecek kişi…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibominterbahissekabet girişpusulabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetmatadorbetcasibomsekabetbetsalvadorpusulabetsmartbahistambetsekabetjojobetjojobet girişbetgarantiesbetbetpuansonbahismersobahisbetsalvadorpalacebet1wingrandpashabet1wingrandpashabetcratosroyalbetvdcasinosekabetmatbetimajbetgrandpashabet giriştambetbetsalvadorholiganbetsonbahisbetplaybetsalvadorbetplaycasinoroyalsonbahiscasinoroyalbetplaybetplaybetplaysonbahispusulabetmarsbahisPusulabet Pusulabet slotbarsuperbetinbetgitcasinopercasibomcasibom girişgrandpashabetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerbets10JojobetJojobetCasibom GirişCasibomJojobetJojobethttps://google3.comHoliganbetCasibomCasibombetmarinobetnanoGrandpashabetholiganbettürk ifşaextrabetextrabet girişgalabetroyalbetholiganbetcasino apionwincashwinkralbetdizipalluxbetluxbetmeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetjojobetpadişahbetbovbetsahabetmatadorbetmatadorbetbetasusjojobetholiganbet girişAvvabetAvvabetAvvabet