BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1518 -0,08%
EURO
53,0033 -0,06%
GRAM ALTIN
6.707,51 -0,13%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
107,93 0,68%
BITCOIN
76.434,00 -0,04%
GBP/TRY
61,5166 -0,02%
EUR/USD
1,1728 -0,03%
BRENT
111,36 0,87%
ÇEYREK ALTIN
10.966,77 -0,13%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
15 °

YEREL HABER

15 yıllık cesetsiz cinayet dosyası! Polatlı’da bulunan kemik parçaları Bünyamin Koçak dosyasını raftan indirdi

15 yıllık cesetsiz cinayet dosyası! Polatlı’da bulunan kemik parçaları Bünyamin Koçak dosyasını raftan indirdi

İki çocuk babası 38 yaşındaki Bünyamin Koçak, 5 Nisan 2011 tarihinde Polatlı’da ortadan kaybolmuş, bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Koçak için eşi Sultan Koçak tarafından kaybolduktan iki gün sonra resmi kayıp başvurusu yapılmış, günler süren aramalarda herhangi bir ize ulaşılamamıştı.
İlginizi Çekebilir
Dosya, ailenin olaydan 52 gün sonra televizyon programına çıkarak yardım istemesiyle Türkiye gündemine taşındı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, “cesetsiz cinayet” tartışmalarının en dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
KAN İZLERİ VE ÇELİŞKİLİ İFADELER DAVA KONUSU OLMUŞTU
Soruşturma sürecinde savcılık; evde tespit edildiği belirtilen kan izleri, telefon görüşmeleri ve çelişkili beyanları gerekçe göstererek Sultan K. ile Özcan E. hakkında 2013 yılında dava açtı. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada iki sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandı. Ancak yargılama boyunca Bünyamin Koçak’a ait ceset ya da ölümün kesinliğini ortaya koyan somut bir delile ulaşılamadı. Mahkeme, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği beraat kararı verdi.
Dosya daha sonra Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne taşındı. Karar bir kez bozulsa da yerel mahkemenin yeniden verdiği beraat hükmü kesinleşerek onandı.

YOL ÇALIŞMASINDA ÇIKAN KEMİKLER DİKKAT ÇEKTİ
Polatlı’da bugün yürütülen yol yapım çalışması sırasında ortaya çıkan kemik parçaları ise akıllara yeniden Bünyamin Koçak dosyasını getirdi. Bulunan kemiklerin kime ait olduğu yapılacak incelemelerle netlik kazanacak.

Gelişme, yıllardır cevapsız kalan soru işaretlerini yeniden gündeme taşırken, Koçak dosyasının yeniden açılıp açılmayacağı merak konusu oldu. 15 yıldır çözülemeyen Bünyamin Koçak dosyası, Polatlı’da ortaya çıkan yeni bulgularla yeniden gündeme geldi….

Bakan Bayraktar'dan Özgür Özel'e sert tepki: Asıl 'kara düzen' sizin yanınızda

Bakan Bayraktar’dan Özgür Özel’e sert tepki: Asıl ‘kara düzen’ sizin yanınızda

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sanal medya hesabından Özgür Özel’in söylemlerine ilişkin açıklama yaptı.
İlginizi Çekebilir
Özel, “‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız. Dün maden ruhsat sayılarını resmi kaynaklarla açıkça bildirmemize rağmen göz göre göre verileri çarpıtmaya devam ediyorsunuz. Bugün yürürlükte olan ruhsat sayılarını bile isteye abartarak ‘Kara düzen’ diye pazarlamaya çalıştığınız tablo, sizin uhdenizdeki belediyelerinizin aynadaki yansımasıdır. Asıl ‘Kara düzen’ sizin yanınızda, yörenizde, etrafınızda şekillenmektedir. Sayın Berat Albayrak dönemi üzerinden kurmaya çalıştığınız ucuz siyasi kurgu ise ayrı bir hazımsızlığın ürünüdür” ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar’dan maden işçileri açıklaması: Süreci çok hassas bir şekilde yürütüyoruz
‘YAPTIRIM MEKANİZMALARINI KARARLILIKLA İŞLETMEYE DEVAM EDİYORUZ’
Bakan Bayraktar, Özgür Özel’in, Türkiye’nin enerji ve madencilik alanında yerlileşme, kaynaklarını ekonomiye kazandırma ve dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, “Devletimizin yatırımcıya sağladığı imkanları suistimal eden, işçimizin emeğini ve hakkını hiçe sayan, madencilerimizi mağdur eden hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğimizi tekraren ifade ediyoruz. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak; madencilerimizin hakkını, alın terini ve çalışma güvenliğini korumak için bütün denetim ve yaptırım mekanizmalarını kararlılıkla işletmeye devam ediyoruz. Biz ülkemizin kaynaklarını da işçimizin hakkını da kimsenin hoyratlığına, ihmalkarlığına veya siyasi istismarına bugüne kadar bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız” dedi.
Bakan Bayraktar: Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat vermem…

Van Saray'da sahipsiz köpeklerin saldırdığı 5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Van Saray’da sahipsiz köpeklerin saldırdığı 5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Van’ın Saray ilçesinde evlerinin önünde oyun oynarken sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan iki çocuktan 5 yaşındaki Hamza Özsoy hayatını kaybetti, kuzeni ise yaralandı.
İlginizi Çekebilir
Olay, öğle saatlerinde Saray ilçesi Kazımpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, evlerinin bahçesinde oyun oynayan amca çocukları, aniden sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısına uğradı. Çevredekilerin müdahalesiyle kurtarılan çocuklardan 5 yaşındaki Hamza Özsoy, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Saray Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Saldırıda yaralanan 9 yaşındaki A.Ö. ise ambulansla Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Yaralı çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.
CENAZE ADLİ TIP KURUMUNA SEVK EDİLDİ
Van’ın Saray ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden 5 yaşındaki çocuğun cenazesi, Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.
Saray ilçesi Kazım Paşa Mahallesi’nde sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan iki çocuk yaralandı. Çocuklar, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Saray Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen 5 yaşındaki Hamza Özsoy hayatını kaybetti. Yaralı A.Ö. ise Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hamza Özsoy’un cenazesi otopsi işlemleri için Van Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü’ne getirildi.
Faciadan kıl payı kurtuldular! Güngören’de iş makinesi dehşeti; önüne ne kattıysa ezdi
İzmir Bornova’da freni arızalanan TIR 9 araca çarptı: Ölü ve yaralılar var…

SON DAKİKA TOKİ HABERLERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TOKİ'nin 500 bin konut kampanyasıyla ilgili açıklama: İlk teslimat Mart 2027'de

SON DAKİKA TOKİ HABERLERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TOKİ’nin 500 bin konut kampanyasıyla ilgili açıklama: İlk teslimat Mart 2027’de

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kut’ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi’mizle milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekasını ortaya koyan muhteşem bir askeri başarı hikayesi olarak ortaya çıkmıştır.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı”nın inşası için gecesini gündüzüne katan yol arkadaşlarını selamladı.
İlginizi Çekebilir
Gönül ve kültür coğrafyasının farklı köşelerinde başları dik, alınları ak bir şekilde hayat mücadelesi verenleri de selamlayan Erdoğan, “Uluslararası kuruluşların sessiz bakışları altında maruz kaldıkları onca barbarlığa, zulme ve soykırıma rağmen ‘Susarsak eğer taşları sıkacağız, acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz. Mazimiz önümüzde uzanıyor, yaşadığımız an içimizde, gelecek sırtımızda’ diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin’in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.” diye konuştu.
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ110. YIL DÖNÜMÜ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, tarihin iftihar vesilelerinden biri olan Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl dönümünü idrak ettiklerini anımsattı.
Bu destansı zaferin 110. seneidevriyesinde, Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere 1. Cihan Harbi’nin tüm cephelerinde kahramanca mücadele eden askerleri rahmetle yad eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Aynı şekilde tarih boyunca İ’la-yı kelimetullah uğrunda feda-i can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor, Rabbim cümlesinin ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum. Kut’ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi’mizle milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekasını ortaya koyan muhteşem bir askeri başarı hikayesi olarak ortaya çıkmıştır. Kut Zaferi ile Bağdat’ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1. Dünya Savaşı’nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde, başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subay ile toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır.
Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa bakınız askerlerini nasıl tebrik etmiştir: ‘Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında, şühedamızın ruhları şad-ü handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum’. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken, onlara aynı zamanda şunları emrediyordu: ’18. Kolordunun aslan yürekli erleri, Cenabıhakk’a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut’ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum.’ Evet, Kut’ül Amare Zaferi işte böyle karşılanmış, tarihimize şanla, şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak milli hafızamızda yerini almıştır.”
“SADECE KUT’ÜL AMARE’DE DEĞİL, AYNI UHUVVET TABLOSUNA ÇANAKKALE’DE DE ŞAHİT OLUYORUZ…”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kut Zaferi’nin, belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen ‘I. Dünya Savaşı’nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi’ yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olduğunu vurguladı.
Kut halkının Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olduğunu, hatta bu uğurda pek çok şehit verdiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mesela köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenciye Seyyidleri, Niayn Seyyidleri, Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Yine tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, bizim sık sık altını çizdiğimiz, Türk, Kürt, Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut’ül Amare’de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale’de de şahit oluyoruz, Saraybosna’dan, Üsküp’ten, Bakü’den, Kudüs’ten, Bağdat’tan, Şam’dan, Halep’ten nice kardeşimiz Çanakkale’de ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş, kara toprağı al kanlarıyla birlikte sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kut’ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği çok net görülmüştür.”
Kökenlerin, mezheplerin, meşreplerin, hayat tarzlarının, düşünce dünyasının, siyasi görüşlerin farklı olabileceğini belirten Erdoğan, bunların hepsinin bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran değil, beşeri ve fikri zenginliği yansıtan müstesna değerler olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz.”
Türkiye’nin, Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşmasının, ortak tarih ve ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışmasının tenkit edilecek değil, aksine takdir edilecek, desteklenecek, övülecek bir politika olduğunu vurgulayan Erdoğan, mazi gibi istikbalin de müşterek olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahaneyle olursa olsun hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın, nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş, dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere ‘eyvallah’ demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat biz zafer marşlarımızı, kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz.”
Halil Kut Paşa ile 110 sene önce kazanılan Kut’ül Amare Zaferi’ndeki emeği geçen subayları, şehitleri ve gazileri anan Erdoğan, Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl dönümünü de kutladı.
Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşun 25. yıl dönümüne adım adım yaklaşılırken, ilk günkü aşkla, heyecanla millete hizmet ettiklerini belirtti.
Yunus Emre’nin “Bir gönülü yaptın ise/Er eteğin tuttun ise/Bir kez hayır ettin ise/Binde bir ise az değil” dizelerine atıfta bulunan Erdoğan, kendilerinin de gönüller yapmak, gönüller kazanmak, eser ve hizmet siyasetiyle vatandaşların gönlüne girmek için canla başla çalıştıklarının altını çizdi.
Fenerbahçe’de Tedesco’ya duygusal veda! İşte İstanbul’dan ayrılacağı tarih
“500 BİN HAK SAHİBİNİ BELİRLEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen “Ev Sahibi Türkiye” kura çekim törenini hatırlatarak, önemli bir adım attıklarını söyledi. Erdoğan, 24 Ekim 2025’te 81 vilayete “500 bin sosyal konut” kazandıracak “100 Yılın Konut Projesini” kamuoyu ile paylaştıklarını anımsattı.
Vatandaşların bu konut projesine yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Erdoğan, 500 bin konut için yaklaşık 8 milyon kişinin başvuru yaptığını aktardı.
Erdoğan, vatandaşların itimadına layık olmak için kolları sıvadıklarını ve 29 Aralık 2025’te kura süreçlerini başlattıklarını, 4 ay gibi rekor sürede 81 ilde noter huzurunda şeffaf şekilde 500 bin hak sahibinin belirlendiğini anlattı.
Ankara’dan İzmir’e, Gaziantep’ten Trabzon’a, Çorum’dan Hatay’a kadar on binlerce aileyi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşamasının tamamlandığını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:
“Şimdi hedefimiz, evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek. Sahada çok hızlı bir şekilde inşaat sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7 bin 300 lira ila 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız. Projeyle ayrıca ilk kez İstanbul’da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. İstanbul’umuza 100 bin konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ’den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kurada ismi çıkan vatandaşlarımızın gözleri aydın olsun diyorum, yeni yuvalarında inşallah güle güle otursunlar. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler. Biz sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 760 bin konut üretmiş bir iktidarız. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat Asrın Felaketi’nin izlerini 3 yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul’da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz.”
Önce 500 bin konutu yapacaklarını, ardından da eserlerine yenilerini ekleyeceklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’ye ve Türk milletine sevdalı olduklarını, “Hizmet edenin izzet bulur” prensibinin siyasetteki pusulaları olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiçbirinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken, bitmiş eserleri hizmete açarken buralarda bulur, iş ve icraat üretirken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. Bizi arayan bu milletin derdiyle dertlenirken, sevincine ortak olurken bulur.”
Bugüne kadar gerçekleştirilen konut projelerinin ve muhalefetin tutumunun anlatıldığı videonun gösterilmesinin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“İşte AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın vizyonu budur. İşte Türkiye’nin son 23 yılda şehircilikte ulaştığı seviye budur. Hepsinden önemlisi siyasette itibar işte böyle kazanılır. İşte böyle korunur. Milletin gönlüne lafla, polemikle, tehditle, şantajla değil, işte böyle eserle, hizmetle, yatırımla, icraatla girilir. Milletimiz bize inansın, güvensin. Biz bu güveni evelallah boşa çıkarmadık, çıkarmayız. Rabb’im ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek, inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız.”
Son 23 yıldır büyük küçük demeden milletin her türlü derdiyle ilgilendiklerini, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attıklarını, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup, sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik. Yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. ‘Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız’ gibi antidemokratik yollara asla tevessül etmedik.” ifadelerini kullandı.
“Yıllardır bizi basın özgürlüğü konusunda topa tutanların iki yüzlü tavrına kısa bir parantez açmak istiyorum.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz hafta sonu İstanbul’da 100 bin konutun kura çekim törenini yaparken aynı saatlerde CHP Genel Başkanı belediye başkanlarıyla toplantıdaydı. Toplantı sonrasında çıktı, yine ipe sapa gelmez bir sürü ithamda bulundu. Son derece seviyesiz ifadelerle şahsımızı ve partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı, Türkiye’nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba, dinleyenler muhatap oldu. Bir defa şu derin çelişkiyi herkes görüyor: yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, bakıyorsunuz basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor, rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor.”
“BEYTÜLMALE EL UZATMIŞSANIZ ADALETE HESAP VERMEYE ALIŞACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca basın özgürlüğünden, farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan, eleştirilere kulak vermekten bahsedenlerin daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladıklarını belirterek, “Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim: beyler, cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz. Kabul etseniz de, etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok.” diye konuştu.
Gazetelerin CHP’nin basın bülteni gibi çıktığı, ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği ve aykırı seslerin susturulduğu günlerin artık geride kaldığını vurgulayan Erdoğan, “Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır.” değerlendirmelerinde bulundu.
Bakan Işıkhan’dan emekliye bayram ikramiyesi açıklaması
“CENABIALLAH BU MİLLETİ, BU ÜLKEYİ CHP ZİHNİYETİNİN ELİNE DÜŞÜRMESİN”
Her gün yeni bir skandalın patlak verdiğini dile getiren Erdoğan, CHP yönetiminin aklına, iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmanın geldiğini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:
“Beyefendilerin aklına para kuleleriyle baklava kutularıyla mücadele değil, bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. ‘Yolsuzluklardan arınalım, Gazi’nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım’ gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Yahu ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlüğü olsun? Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir öz eleştiri yapar. Başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın, bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenabıallah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin. Biz yoğun mesaimiz arasında esasen bunlara nefes ve vakit harcamayı tamamen israf olarak görüyoruz. Bizim CHP’deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne niyetimiz, doğrusunu söylemek gerekirse ne de bunlara ayıracak vaktimiz var, midemiz var.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında kendisine, “Tayyip dede, seni seviyorum.” şeklinde seslenen bir çocuğa, “Ben de seni seviyorum.” diyerek karşılık verdi.
Bir taraftan 500 bin sosyal konutun kurasını çektiklerini, bir taraftan da Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nda Yatırımlar İçin Güçlü Merkez şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında Meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz, ‘istikrar adası’ vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi, üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.
“BİZ BU YOLA BÖLGEMİZDE OYNANAN SİNSİ OYUNLARI BOZMAK İÇİN ÇIKTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik şahlanışlarının bir diğer lokomotifinin Terörsüz Türkiye süreci olduğuna işaret ederek, Türkiye’ye maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüklerinde Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün daha da hızlanacağını vurguladı.
Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Maruz kaldığımız tüm gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte 18. ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Komisyon raporunun ışığında, siyasi partilerimizin de desteğiyle, Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar, açık söylüyorum, gerçeklerle değil, tamamen vehimleriyle hareket etmektedir.
23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi, olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir. Süreç, olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Çünkü biz bu yola İttifak olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil, Türkiye’nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar, sabırla, samimiyetle ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Birbirimize, kulaklarımızla birlikte kalplerimizi de açtığımızda inanıyorum ki bu yolculuk daha kolay, daha hızlı olacak.”
Bölgenin içinden geçtiği sancılı dönemde sürece katkı veren herkesin tarihe adını kaydettireceğini vurgulayan Erdoğan, “Aynı şekilde süreci zorlaştıran, süreci yokuşa süren, tahrik eden her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumluluk duygusuyla hareket etmesini, sürecin yükünü artıracak söylem ve eylemlerden özenle kaçınmasını bekliyoruz. Cumhur İttifakı olarak, bu ülkenin bagajlarından kurtulması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kuşatıcı, kucaklayıcı ve yapıcı bir anlayışla hareket etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.
“ANA MUHALEFETİN MECLİSİ TIKAMASINA, YASAMA FAALİYETLERİNİ ENGELLEMESİNE MÜSAADE EDEMEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla görüşmelerinde, halkın kendilerinden hizmet, proje, eser ve dertlerine derman olacak reçeteler beklediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hiçbirimizin, hangi sebeple olursa olsun, milletin umutlarını boşa çıkarma lüksüne sahip olmadığını tekraren dile getirmek isterim. Eğer milletimiz bizi buraya kendisini temsil etmek üzere gönderdiyse, bu kutsal görevimizi bahane aramadan, engellere takılmadan, muhalefetin tuzaklarına düşmeden layıkıyla icra etmek zorundayız. Özellikle siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclisi tıkamasına, yasama faaliyetlerini engellemesine müsaade edemeyiz. Şunu lütfen unutmayın, biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek, Meclisin çalışması demektir. Gerek komisyon gerekse Genel Kurul boyutuyla Yüce Meclisin, yasama vazifesini tam ve eksiksiz bir şekilde yapmasını sağlamak, iktidar partisi olarak bizim asli görevimizdir. Sizlerden bu vazifeyi partimize ve değerlerimize yakışır biçimde en güzel ve en verimli şekilde yerine getirmenizi bekliyorum. Rabb’im yar ve yardımcınız olsun.”

Beyaz Saray buz kesti! Kral Charles konuştu, Trump neye uğradığını şaşırdı: ‘Biz olmasak Fransızca konuşurdunuz’…

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davası! Adem Soytekin'den duruşmaya damga vuran sözler: Rüşvet başkanım rüşvet

‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davası! Adem Soytekin’den duruşmaya damga vuran sözler: Rüşvet başkanım rüşvet

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
İlginizi Çekebilir
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
SOYTEKİN’DEN DURUŞMAYA DAMGA VURAN İFADELER
Dünkü duruşmada örgüt yöneticisi tutuklu sanık Adem Soytekin’in savunması dikkat çekmişti. Duruşmada, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, KİPTAŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Kurt’a 1,5 milyon doları ne için gönderdiğini sorduğu tutuklu sanık Adem Soytekin, “Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır.” ifadesini kullanmıştı.
“BUNLARIN HEPSİ RÜŞVETMİŞ”
Sanık Soytekin, çapraz sorgusunda Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, “Önceki ifadenizde yaptığınız birçok ortak projeyi saymışsınız. ‘Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti, müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiştir. Ben bu işleri tamamen reel olarak yaptım.’ Bu beyanınız doğru mu?” sorusuna, “Bu rüşvet midir irtikap mıdır ya da başka bir şey midir, tanımını tam olarak bilmem ama müteahhitlerin de söylediklerine bakarsanız bu rüşvet. Çünkü zaten bu, müteahhitlerin konuşmalarıyla ve basına yansıyan bilgilerle çıkıyor. Ben ilk etapta, ifade öncesinde böyle bilmiyordum fakat bunların hepsi rüşvetmiş.” yanıtını verdi.
“RÜŞVET BAŞKANIM RÜŞVET”
Mahkeme Başkanı Aylan’ın, KİPTAŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Kurt’a 1,5 milyon doları ne için gönderdiğini sorması üzerine Soytekin “Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır.” dedi.
Cumhuriyet savcısının “Bu operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var. Siz, ‘Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için para bulunamamıştır. Operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu bana, ‘Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak sen de listedesin.’ dedi.’ şeklinde beyanınız var, doğru mu?” sorusuna sanık Soytekin, “Doğru. Ekrem Bey ‘Hazırlıklı ol.’ dedi. Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu. Mehmet Pehlivan da oradaydı. Bunların hepsi konuşulan şeyler.” cevabını verdi.
Bakan Bayraktar: BP ile şaşıracağınız bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz! İmza aşamasına geldik
PARA KULELERİ
Soytekin, duruşma savcısının “Beyanlarınızda ‘Para kuleleriyle gündeme gelen CHP binasının satın alınması olayını açık bir şekilde anlatmak istiyorum. Bu paraların CHP’li belediyelerden bir şekilde toplandığını, toplanan paraların Fatih Keleş ile Tuncay Yılmaz tarafından bu binanın satın alınması için götürüldüğünü, herhangi bir bağış olmadığını biliyorum. Bu olay kamuoyuna yansıdıktan sonra Beylikdüzü’nde Turan Taşkın Özer’in ofisinde ben ve İlhan Akbayır isimli müteahhit arkadaşımla buluştuk. Turan Taşkın bu toplantıda bizden yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Turan Taşkın Özer’in, bunun Ekrem İmamoğlu’nun talimatı olduğunu söylemesi üzerine biz de bunu kabul ettik ve verdik.’ ifadeniz doğru mu?” sorusuna “Aynen doğrudur.” yanıtını verdi.
YURT DIŞINA KAÇIRILMAK İSTENDİ Mİ?
Savcının, operasyon öncesi gizli toplantı yapıldığı ve bir kısım sanıkların yurt dışına kaçırılmak istendiği iddiasını sorması üzerine sanık Soytekin, “Toplantıda ‘Gitmek istersen seni de gönderebiliriz.’ gibi konuşuldu. Ben direkt ‘Benim her şeyim burada çıkmam.’ dedim.” şeklinde ifade kullandığını söyledi.
İMAMOĞLU ‘OPERASYON YAPILACAK’ DEDİ
Cumhuriyet savcısının “Bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var. Siz de beyanlarınızda söz konusu operasyonun çok öncesinden duyurulduğunu ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere avukat Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörlerin uyarıldığını ve bu yüzden operasyon esnasında para bulunamadığını, Fatih Keleş’in sistemin paralarını güvenli evlerde sakladığını bildiğinizi söylemişsiniz. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun konutunda yaptığınız görüşmede Ekrem İmamoğlu’nun size ‘Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak. Sen de listedesin. Eğer emanet etmen gereken para veya değerli varlığın varsa bunları Turan Taşkın Özer’e emanet ver.’ dediğini söylemişsiniz. Bu beyanlarınız doğru mu?” sorusuna sanık Soytekin “Aynen doğrudur.” cevabını verdi.
Beyaz Saray buz kesti! Kral Charles konuştu, Trump neye uğradığını şaşırdı: ‘Biz olmasak Fransızca konuşurdunuz’
İMAMOĞLU’NDAN SOYTEKİN’E SORU
Duruşmada sanık Soytekin’e soru sormak için söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, “Sayın Adem Soytekin size de kolay gelsin ne diyeyim. 2008 yılından beri benim firmamla ticaret yaptınız, bu ticaret siyasi dönemimde de sürdü. Ben bu işin ciğerini, damarını bilirim. İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette karşılığını alamadığınız 1 kuruş oldu mu?” ifadelerini kullandı.
Sanık Soytekin, herhangi bir alacağının olmadığını söyledi.
DAVANIN 29. DURUŞMASI SONA ERDİ
“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü”ne ilişkin 92’si tutuklu, 5’i müşteki-sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 29. duruşması sona erdi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Adem Başer’in savunması alındı.
İddianamede, Cebeci Maden sahasına herhangi bir izin olmaksızın kaçak döküm yapılarak 31 milyar liranın üzerinde suç geliri elde edilmesi ve bunun neticesinde 80 milyar lira kamu zararına neden olunmasına ilişkin eylemde sorumluluğu bulunduğu öne sürülen sanık Başer, kimlik tespitinde finans yöneticisi olduğunu söyledi.
Sanık Başer, Güney Cebecilik Şirketi’nde genel müdür yardımcılığı yaptığını, Ağaçlı bölgesindeki şantiyede çalıştığını, personelin çalışma düzeni, mıcır satışı gibi konularla ilgilendiğini ve yetkilerinin sınırlı olduğunu öne sürdü.
Kaçak döküm adı altında herhangi bir sistem kurulmadığını iddia eden Başer, savunmasında şu beyanlarda bulundu:
“Benim ve finans biriminin görevi hesaba gelen paraların günlük nakit akışına dahil edilmesi olmuştur. Sistemde herhangi bir faturalı, faturasız, barkodlu veya barkodsuz gibi bir ayrımı gösteren bir yazılım yoktur. Bu yazılım da 2015 yılından itibaren İSTAÇ’ın döküm şantiyelerinde kullandığı yazılımdır. Ayrıca bu bölgede döküm faaliyeti başlamadan önce herhangi bir görüşmeye Murat Gülibrahimoğlu (firari sanık) ile birlikte katılmadım. Bu işe başlanacağını diğer şirket çalışanlarıyla aynı anda öğrendim. Cebeci Maden Bölgesi’ndeki izin işleri Gülibrahimoğlu tarafından birebir yürütülmekteydi, benim döküm işlerinde hiçbir tasarrufum yoktu, bu alanda bir uzmanlığım da yoktur. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır”
İddianamede, sanık Gülibrahimoğlu ile müşterek fail olarak anıldığını kaydeden Başer, hakkındaki örgüt üyeliği suçlamasının da çok ağır olduğunu söyledi.
Başer, 12 yıllık şirket elemanlığı görevinden müdür yardımcılığı pozisyonunda ayrıldığını belirterek, “Cebeci maden bölgesinde yaptığımız işlerden dolayı bakanlıktan, valilikten veya İBB’den bir teşekkür plaketi almayı umuyorduk ama şu an burada yargılanıyorum. Herhangi bir suç örgütüne üye değilim.” şeklinde savunma yaptı.
Duruşmaya yarın devam edilecek….

Faciadan kıl payı kurtuldular! Güngören'de iş makinesi dehşeti; önüne ne kattıysa ezdi

Faciadan kıl payı kurtuldular! Güngören’de iş makinesi dehşeti; önüne ne kattıysa ezdi

Olay, Merkez Mahallesi Öz Sokakta öğle saatlerinde meydana geldi. Sokakta bulunan inşaata yük taşıyan iş makinesi yokuşta henüz bilinmeyen bir nedenle geri kaydı.
İlginizi Çekebilir
İş makinesi park halindeki hafif ticari araca ve bir binaya çarptı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken binada ve 4 araçta hasar meydana geldi.
‘OPERATÖR ÇIKMAYA ÇALIŞIYORDU’
İş makinesi olay yerine çağırılan vinç yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı. Esnaflık yapan Ramazan Aykut “Arkadaki iş yeri bizim ofisimiz. Grafik tasarım çalışması yaparken bir ses duyduk. Dışarı çıktığımızda iş makinesinin binaya doğru yaslandığını gördük. Operatör çıkmaya çalışıyordu. Onun dışarıya çıkmasına yardımcı oldum; bir sıkıntısı yoktu. Araçlarda ve vurduğu binada hasar var. Hasarla atlatılmış bir kaza” dedi.
KAZA KAMERADA
Çevredeki güvenlik kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, yokuşta kayan iş makinesinin hafif ticari araca ve binaya çarptığı anlar yer aldı.
Haber Detay Görsel Slider
Soğuk hava dalgası termometreleri bile şaşırtacak! Bakanlık tarih verdi: Sıcaklık 3 dereceye kadar iniyor
KAAN’ın milli yumruğu hazır! Dakikada 2 bin atım… İşte gökyüzünün yeni muhafızı
Kavgayı ayırmak isterken canından oldu! Beykoz’daki vahşette kan donduran detaylar……

KAAN'ın milli yumruğu hazır! Dakikada 2 bin atım..

KAAN’ın milli yumruğu hazır! Dakikada 2 bin atım… İşte gökyüzünün yeni muhafızı

Milli Muharip Uçak KAAN’a güç katacak 6 namlulu 20 mm top sisteminin geldiği aşama SAHA 2026’da gözler önüne serilecek.
Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs’ta İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Çok namlulu topları milli olarak üretmek için yola çıkan, 3 namlulu topu kullanıma sunan TR Mekatronik, ürün ve yeteneklerini SAHA 2026’da tanıtacak. Şirket, testleri süren 6 namlulu topu da fuara taşıyacak.
İlginizi Çekebilir
Fuarda sergilenecek en önemli yeni ürünlerden biri olan 6 namlulu 20 mm top sistemi, tasarımdan üretime kadar tamamen yerli imkanlarla geliştiriliyor, elektronik ekipman tarafında dahi ihracat kısıtı oluşturmayacak bileşenler tercih ediliyor. Bu sayede sistem genelinde yüzde 95’in üzerinde yerlilik oranına ulaşılıyor.
Sistem, TR Mekatronik’in orta kalibre silah sistemleri alanında ulaştığı mühendislik seviyesinin en somut göstergelerinden birini oluşturuyor. 6 namlulu 20 mm top sistemi, 3 namlulu sistemindeki birikim ve tecrübenin üzerine inşa edildi.
TR Mekatronik Genel Müdürü Fatih Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin kurulmasına 2018’de karar verildiğini ve 2019’da faaliyete geçtiğini söyledi.

Soğuk hava dalgası termometreleri bile şaşırtacak! Bakanlık tarih verdi: Sıcaklık 3 dereceye kadar iniyor
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ve Sarsılmaz’ın eşit ortaklığıyla kurulan şirketin, kuruluş amacı doğrultusunda ATAK helikopterlerinin ihracatındaki kısıtlardan bir tanesi olan burun topunu yerli ve milli olarak tasarlamak ve üretmek için çalışmalar yaptığını anlatan Çevik, şöyle konuştu:
“Şirketimizin başlangıç projesi dediğimiz 3 namlulu sistemin tüm elektromekanikleri, kontrol üniteleriyle beraber projelendirilmesi, üretilmesi, testlerinin yapılması ve teslimatları 2024 yılının başlarına kadar sürdü. 2024 yılından sonra da seri üretim olarak devam ediyor. Şu anda 10 tane ATAK helikopterimizde bazıları yurt dışında, bizim silahlarımız var. Bundan sonra üretilen tüm ATAK helikopterlerinde de bizim sistemlerimiz olacak inşallah. Önemli bu başarı. Tamamen özgün bir tasarım oldu. Bu tabii ki önümüzde örneğimiz vardı ama bir örnek hepsini üretmeye yetmiyor. Yolda çok başımıza bu sektörde bilmemiz gereken şeyler, engeller çıktı. Hepsini öğrendik. Mühendislik gücümüzle hepsinin üstesinden geldik ve çok başarılı testlerle projeyi tamamladık. Tam anlamıyla kalifiye olmuş Türkiye’deki ilk orta kalibre özgün tasarım sistem diyebilirim.”

‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında 29’uncu duruşma! Küfür iddiası: Tansiyon yükseldi
3 namlulu topun bir baz silah olarak düşünülebileceğini, buradan hareketle daha katma değerli, farklı platformlarda kullanılabilecek 6 namlulu ve daha yüksek atımlı versiyonuna çalışmaya başladıklarını dile getiren Çevik, şu bilgileri verdi:
“6 namlulu versiyonumuzla da dakikada 2 bin atımla hava platformuna takılacak bir çalışmaya geçtik. Böyle bir hedef platformumuz var. Dakikada 3 bin atım hava savunma sistemlerinde kullanılmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. Burada da ön testlerimizi tamamladık. Kalifiye olmuş bir baz sisteminin üzerine inşa ettiğimiz birçok testi geçmişte yaptığımız şeylerle çok rahat geçeceğimizi ya da geçtiğimizi göstermiş oluyoruz. Bunlar devam ediyor. Yakın bir zamanda inşallah hem silahımız platformuyla beraber gökyüzünde olacak hem de hava savunma anlamında kabiliyetlerimizi herkese göstereceğiz.”

Kavgayı ayırmak isterken canından oldu! Beykoz’daki vahşette kan donduran detaylar…
Fatih Çevik, 6 namlulu topa yönelik olarak TUSAŞ ile bir sözleşmeleri bulunduğunu ifade ederek, “KAAN uçağı için bu sistemi geliştiriyoruz. Onun dışında Türkiye’de üretilen farklı platformlarda da alternatif takabilir miyiz diye çalışıyoruz. Bazıları henüz başlangıç aşamasında ama yani KAAN için sözleşmemiz var ve devam ediyoruz çalışmaya.” dedi….

Kavgayı ayırmak isterken canından oldu! Beykoz'daki vahşette kan donduran detaylar...

Kavgayı ayırmak isterken canından oldu! Beykoz’daki vahşette kan donduran detaylar…

Olay, 24 Nisan günü saat 20.30 sıralarında Kavacık Mahallesi Sayman Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, su getiren kurye ile sporcu Murat Kaan Günaydın arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine sesleri duyan üst komşu Alican Tekin tarafları ayırmak için araya girdi. Bu sırada elinde bıçak olan Murat Kaan Günaydın, kavgayı ayırmak isteyen Alican Tekin’i 6 yerinden bıçakladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda bıçaklanan Alican Tekin’in ağır yaralandığı belirlendi. Hastaneye kaldırılan Tekin yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
İlginizi Çekebilir
TUTUKLANDI
Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan şüpheli Murat Kaan Günaydın çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hayatını kaybeden Alican Tekin’in cenazesi ise Kanlıca Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘OĞLUMU KANLAR İÇİNDE BULDUM’
Hayatını kaybeden Alican Tekin’in babası Ahmet Önder Tekin (62), ” Cuma akşamı evime geldim, oğlumla 5 dakika muhabbetimiz oldu. Sonra ben duşa girdim. Duştan çıktıktan sonra evde bir anormallik hissettim cama çıktım. Aşağıdan bir bayan sesi duydum. Bunun üzerine 1 kat aşağıya indim. Asansörün önünde oğlumu kanlar içerisinde buldum. Yanında iki tane komşumuz vardı. Olayı görünce polisi ve ambulansı aradım. Kendisi (Murat Kaan Günaydın) 3 senedir burada oturuyordu. Her gelen kişiyle gerek kuryelerle gerek apartman sakinleriyle herkesle kavga ediyordu. Bunun geçmişi 3 sene öncesine dayanıyor” dedi.

‘6 YERİNDEN BIÇAKLAMIŞ’
Ahmet Önder Tekin, “Eşi (Murat Kaan Günaydın’ın) uygulama üzerinden su siparişi vermiş. Sucu apartmanın içine girememiş eşiyle ve kendisiyle kavga etmiş. Kavga ederken küfürler savurmuş sucuya. Oğlum camdan sucuya ‘Ne oldu, niye münakaşa ediyorsunuz’ diye sormuş. Sucu ise ‘Abi bana saldırdı, yarı çıplak vaziyette üstüme geliyordu, ben kaçtım’ demiş. Tabi öyle olunca oğlum da ‘İyisini yapmışsın, o zaten normal bir insan değil’ demiş. Ve bunun üzerine aşağıda oldukları için oğlumu tahrik edercesine küfürler etmiş. Oğlum delikanlı çocuk, bu konularda da çok hassas, aşağı inmiş. Aşağı indiği zaman böyle bir canavarca olay gerçekleşmiş. 6 yerinden bıçaklamış, son anlarına yetişebildik” dedi.

‘ONUN YAŞADIKLARI HER AN BENİM GÖZÜMÜN ÖNÜNDE’
Hayatını kaybeden Alican Tekin’in annesi Ayşın Tekin (64), “Ben evde yoktum, tiyatroya gitmiştim. Komşum beni telefonla arayıp ‘Ayşın gel hemen, Alican’la alttaki çocuk kavga etti ve Alican çok kötü durumda, ambulans çağırdık’ dedi. Apar topar tiyatro salonundan çıktım ve tekrar aradım ‘Dışarı çıkıp bakar mısın, durumu ne çocuğumun’ dedim. Ne olduğunu bilmediğim için korktum. Ambulans zaten hastaneye götürmüş bizde oraya gittik. Oraya gittiğimizde doktorlar ve hemşireler sürekli bir koşuşturma halindeydi. Ben çocuğumu soruyorum, müdahale ediliyor. ‘Daha sonra size bilgi vereceğiz’ dediler. Bizde bekledik. Babasını doktor çağırdı ve bilgiyi verdikten sonra tabi perişan bir haldeydik. O kadar öldürücü darbeler vurmuş ki yavruma her tarafı kan gölü içinde. Cuma gününden beri perişanız. İnşallah cezasını çeker, adalet yerini bulur. Onun yaşadıkları her an benim gözümün önünde” ifadelerini kullandı.

‘AHMET MİNGUZZİ’NİN OLAYINDA DA YÜREĞİMİZ YANDI’
Ayşın Tekin, “3 yıldır ev sahibine şikayet ediyorduk. Ev sahibi de bizi ‘Beni ilgilendirmez’ diyerek tehdit etti. Sen istediğin kadar tehdit et ben ne yapabilirim? Kocaman 35 yaşında bir delikanlı. Sen nasıl katledersin ya canavarca? Ahmet Minguzzi’nin olayında da yüreğimiz yandı. Tüylerim diken diken acımı tarif edemem” diye konuştu”

‘BENİM ABİM GERÇEKTEN MELEK GİBİ BİR İNSANDI’
Alican Tekin’in kız kardeşi Senanur Arslan, “Benim abim gerçekten melek gibi bir insandı. Herkese sorduğumuzda onun ne kadar şu an iyi bir insan olduğunu, ne kadar insanları incitmekten çekindiğini anlatır. Herkes ne kadar ince biri olduğundan bahsediyor. O caniyle ilgili de zaten normal biri olmadığını çok iyi biliyorduk, hepimiz biliyorduk. Kargocuyla, sucusuyla herkesle kavga edip ve normal bir ses tonu olmayacak şekilde hep bağırırdı. Ben bir üst katta oturduğumuz için onun seslerini çok duyuyordum. Daha önce insanları tehdit ettiğini öldürmekle, ve tanıdığı olduğunu, ona bir şey olmayacağını ifade ettiğini çok duydum. Abim olacağını sadece tahmin edemedim, ama hep korkum vardı zaten. Herkese ‘Bakmayın, muhatap olmayın’ diyordum. Gördüğümde başımı öne eğip geçerdim. Ama maalesef abimi öldürmüş. Yani bu nasıl bir şey ise olayın ardından kapıyı kapatıp içeri girmişler abimi öyle bırakıp. Zaten verdiği darbelerin hiçbirisi bel altı da değilmiş. Doktorların dediği ‘Hastanenin önünde olsa bile sadece yaşamını uzatırdık’ demişler” diye konuştu.

Soğuk hava dalgası termometreleri bile şaşırtacak! Bakanlık tarih verdi: Sıcaklık 3 dereceye kadar iniyor
‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında 29’uncu duruşma! Küfür iddiası: Tansiyon yükseldi…

Antalya'da şok görüntü! Anıta çıkıp üzerine benzin döktü, dans etti: 'Yakacağım kendimi'

Antalya’da şok görüntü! Anıta çıkıp üzerine benzin döktü, dans etti: ‘Yakacağım kendimi’

Olay, öğle saatlerinde Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda meydana geldi. Ertan Ö., elinde benzin bidonu ve sopa ile Ulusal Yükseliş Anıtı’na tırmandı. Ertan Ö., kendini ateşe vereceğini söyleyince durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi.
İlginizi Çekebilir
İhbarla olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen polis ekipleri, şerit çekerek meydanda geniş güvenlik önlemi aldı ve kalabalığı bölgeden uzaklaştırdı.
Anıt üzerinde zaman zaman yanında getirdiği içkiyi içen Ertan Ö., kendisiyle konuşmaya çalışan polislere annesi ve kardeşinin olay yerine gelmesini istediğini söyledi. Yakınları şehir dışında olan Ertan Ö., kendisini ikna etmeye çalışan polislere, 10 sene önce attığı mesaj nedeniyle hapis cezası aldığını, bu nedenle zor durumda kaldığını söyledi.
KAYMAKAM DA OLAY YERİNE GELDİ
Elindeki bidonu göstererek kendisini yakacağını söyleyen Ertan Ö., bir süre sonra kulaklığını takıp müzik dinleyerek dans etmeye başladı. Bu sırada Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara olay yerine geldi.

Kara, Ertan Ö.’ye uzaktan kendisini duyamadığını belirterek, aşağı inmesini söyledi. Ertan Ö., Kaymakam Kara’ya inmeyeceğini söyleyip, yanına çağırdı. Bunun üzerine Kara olay yerinden ayrıldı.

ÜZERİNE BENZİN DÖKTÜ
Bir yandan içki içmeye devam eden Ertan Ö., yine kendisini yakacağını söyleyerek, bidondan üzerine benzin dökmeye başladı. Anıtın üzerinde bekleyişini sürdüren ve zaman zaman elindeki benzin bidonuyla tehditler savuran Ertan Ö.’yü ikna etmek için polis ekipleri yoğun çaba sarf etti.

Bu sırada kenti gezen turist kafileleri de olanları meraklı gözlerle izledi, bazıları o anlar cep telefonu ile kaydetti.

HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜ
Bu sırada olay yerine, Ertan Ö.’nün arkadaşı olduğunu söyleyen bir kişi geldi. Anıtın önüne giderek oturan ve Ertan Ö. ile konuşmaya çalışan kişi, bir süre sonra ayrıldı. Müzakereci polisin ikna çabaları sonucu Ertan Ö., polisin itfaiye sepeti ile yanına gelmesini kabul etti.

İtfaiye aracının sepetine binen polis, Ertan Ö. ile konuşmaya başladı. Ertan Ö.’nün sorunlarına çözüm bulacaklarını söyleyen polisin 2 saat süren ikna çalışmaları sonuç verdi.

Eylemine son veren Ertan Ö., anıtın yanına yanaştırılan itfaiye aracının sepetine alınarak güvenli şekilde indirildi. Olay yerinde hazır bekletilen ambulansta sağlık kontrolü yapılan Ertan Ö., hastaneye götürüldü.

Geldiği gibi gidiyor! Galatasaray’daki ayrılığı İtalyanlar duyurdu
Humeyni’nin Türkiye’deki gizli adresi! MİT arşivinden çıktı…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibominterbahissekabet girişpusulabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetmatadorbetcasibomsekabetbetsalvadorpusulabetsmartbahistambetsekabetjojobetjojobet girişbetgarantiesbetbetpuansonbahismersobahisbetsalvadorpalacebet1wingrandpashabet1wingrandpashabetcratosroyalbetvdcasinosekabetmatbetimajbetgrandpashabet giriştambetbetsalvadorholiganbetsonbahisbetplaybetsalvadorbetplaycasinoroyalsonbahiscasinoroyalbetplaybetplaybetplaysonbahispusulabetmarsbahisPusulabet Pusulabet slotbarsuperbetinbetgitcasinopercasibomcasibom girişgrandpashabetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerbets10JojobetJojobetCasibom GirişCasibomJojobetJojobethttps://google3.comHoliganbetCasibomCasibombetmarinobetnanoGrandpashabetholiganbettürk ifşaextrabetextrabet girişgalabetroyalbetholiganbetcasino apionwincashwinkralbetdizipalluxbetluxbetmeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetjojobetpadişahbetbovbetsahabetmatadorbetmatadorbetbetasusjojobetholiganbet girişAvvabetAvvabetAvvabet